Arama
-
231. Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz (YN ÖKC) Kullanımına İlişkin Rehber
Perakende ticaretle uğraşan birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışların ve yaptıkları işlerin belgelendirilmesinde YN ÖKC kullanmak ve en az bir banka veya diğer kuruluş ya da ödeme hizmet sağlayıcısı ile üye iş yeri anlaşması yaparak banka veya kredi kartı ile ödeme imkânı sunması gerekmektedir. Bu kapsamda hazırlanan “Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz (YN ÖKC) Kullanımına İlişkin Rehber” kullanıma sunulmuştur. Söz konusu Rehberde; YN ÖKC türleri, YN ÖKC’lerin nereden ve nasıl alınacağı, YN ÖKC kullanmak zorunda olanlar, İnternet üzerinden yapılan satışlarda YN ÖKC zorunluluğu, YN ÖKC kullanma ve banka kartlarıyla ödeme kabul etme mecburiyetine uyulmaması durumunda uygulanacak cezalar, Ödeme Kaydedici Cihaz Fişi, Hatalı düzenlenen ÖKC fişleriyle ilgili yapılması gerekenler, e-Fatura ve e-Arşiv fatura uygulamasına dahil olanlarda YN ÖKC kullanımı, YN ÖKC’lerden Düzenlenen Z Raporlarına Ait Mali Bilgilerin bildirilmesi, YN ÖKC’lerin kullanım süreleri ve hurdaya ayırma işlemleri, gibi konularda açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir. Rehbere ulaşmak için tıklayınız. YN ÖKC Kullanma ve Kartla Ödeme Kabul Etme Zorunluluğu Hakkında İnfografik için tıklayınız. YN ÖKC Kullanma Mecburiyeti Bulunmayanlar Hakkında İnfografik için tıklayınız.
-
232. Ticaret Sicil Gazetesi: İşlemler, İlanlar ve Sorgulama Rehberi
Ticaret Sicil Gazetesi Nedir? Ticaret Sicil Gazetesi, Türkiye'de ticaretle ilgili işlemlerin resmi bir kaynağını sunan, her gün yayımlanan bir gazete olup, tatil ve özel günlerde yayımlanmaz. Bu gazete, ticaret siciline kayıtlı işletmelerin gerçekleştirdikleri ticari işlemleri ve şirket içindeki değişiklikleri duyurur. Bu duyurular, şirket kuruluşlarından adres değişikliklerine, sermaye artırımından yönetim kurulu değişikliklerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na ve 5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu'na dayalı olarak yayımlanan bu gazete, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından çıkarılır. Ticaret Sicil Gazetesi Neden Gereklidir? Ticaret Sicil Gazetesi, ticaretin şeffaflığını sağlamak ve yasal zorunlulukları yerine getirmek için büyük öneme sahiptir. İşletmelerin faaliyetlerini ve önemli değişikliklerini halka duyurması, ticaretin düzenli işleyişini sağlamak adına kritik bir rol oynar. İşte Ticaret Sicil Gazetesi’nin gerekliliğini ortaya koyan bazı sebepler: Şeffaflık Sağlama : Ticari işlemler kamuoyuna duyurularak, üçüncü şahıslar, iş ortakları, müşteriler ve yatırımcılar, işletmelerin güncel durumlarını öğrenebilir ve bilinçli kararlar verebilirler. Yasal Zorunluluk : Türk Ticaret Kanunu’na göre, ticari işlemlerin duyurulması yasal bir gerekliliktir. Şirket kuruluşları, birleşmeler, sermaye değişiklikleri gibi işlemler ticaret siciline bildirildikten sonra Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanmalıdır. Resmi Belge Niteliği : Gazetede yayımlanan bilgiler, mahkemeler ve resmi kurumlar nezdinde resmi belge olarak kabul edilir. Ticari İtibar : Ticaret Sicil Gazetesi'ne verilen ilanlar, şirketlerin itibarını artırır ve güvenilirliklerini güçlendirir. Ticaret Sicil Gazetesi Sorgulama Ticaret Sicil Gazetesi sorgulama, şirketlerin ve tüccarların ticaret sicilinde yer alan duyuruları incelemelerine imkan tanır. Bu işlem, şirketlerle iş yapmadan önce güvenilirliklerini kontrol etmek, markaların tescil edilip edilmediğini öğrenmek gibi çeşitli amaçlarla kullanılır. Ticaret Sicil Gazetesi üzerinde yapılan sorgulamalar, ticari güvenliği artıran önemli bir adımdır. Örneğin, bir şirketin yeni kurulduğunu, bir markanın tescil edildiğini veya bir şirketin iflas kararı aldığını öğrenmek için Ticaret Sicil Gazetesi sorgulaması yapılabilir. Böylece, potansiyel iş ilişkilerinde güvenli adımlar atılabilir. Ticaret Sicil Gazetesi’ndeki Duyuru Tipleri Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanan duyurular, ticaret dünyasında meydana gelen önemli değişiklikleri duyurur. İlan edilen duyuru tipleri şunlardır: Yeni Şirket Kuruluşları : Yeni kurulan şirketlerin adı, faaliyet alanı ve yönetim bilgileri. Sözleşme Değişiklikleri : Şirketlerin tüzük veya sözleşmelerinde yapılan değişiklikler. Yönetim ve Genel Kurul Değişiklikleri : Yönetim kadrosunda yapılan değişiklikler, yeni yönetim kurulunun atanması. İflas ve Konkordato Kararları : Şirketlerin iflas veya konkordato ilanları. İsim Değişiklikleri : Şirketlerin unvan (isim) değişiklikleri. Diğer Ticari İlanlar : Ticaretle ilgili her türlü resmi duyuru. Ticaret Sicil Gazetesi Hangi Şirket Türlerine Aittir? Ticaret Sicil Gazetesi'ne ilan verme zorunluluğu olan şirket türleri, sermaye şirketleridir. Bu şirketler şunlardır: Anonim Şirketler Limited Şirketler Paylı Komandit Şirketler Şahıs şirketleri, Ticaret Sicil Gazetesi'ne ilan verme zorunluluğuna tabi değildir. Ancak, bazı durumlarda şahıs şirketlerinin de ticaret sicil gazetesinde yer alması gerekebilir. Ticaret Sicil Gazetesi'ne Nasıl İlan Verilir? Ticaret Sicil Gazetesi'ne ilan vermek isteyenler için belirli bir prosedür vardır. İlan vermek için şu adımları takip edebilirsiniz: İlan Metninin Hazırlanması : İlan metninizin, gazetenin formatına uygun ve açık olması gerekir. Metinde yapılacak işlemin özeti yer almalıdır. Ücretin Ödenmesi : İlan verilecek tipine göre belirlenen ücret ödenmelidir. Ücret, genellikle kelime sayısına göre hesaplanır. Metnin Gönderilmesi : İlan metni, Ticaret Sicil Gazetesi Müdürlüğü’ne gönderilir. Faksla başvuru kabul edilmez, metin fiziksel olarak iletilmelidir. İlanın Yayımlanması : Gönderilen metin incelenip onaylandıktan sonra, Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanır. Ticaret Sicil Gazetesi’ne Üyelik ve Abonelik Ticaret Sicil Gazetesi, günlük olarak yayımlandığı için abonelik sistemiyle çalışır. Şirketler ve ilgilenen kişiler, Ticaret Sicil Gazetesi’ne abone olabilirler. Abonelik için gerekli adımlar: Web Sitesine Üyelik Başvurusu : Ticaret Sicil Gazetesi’nin resmi web sitesinde üyelik oluşturulmalıdır. Abonelik Ücretinin Ödenmesi : Abonelik ücretini ödedikten sonra, gazete belirlenen şekilde günlük olarak tarafınıza gönderilir. Ticaret Sicil Gazetesi Nereden Alınır? Ticaret Sicil Gazetesi perakende satışa sunulmaz, ancak abone olarak günlük olarak edinilebilir. Abonelik işlemleri tamamlandıktan sonra gazete abonenin istediği şekilde ulaştırılır. Ticaret Sicil Gazetesi, ticaretin resmi süreçlerini duyurmak ve şirketlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmek adına büyük bir öneme sahiptir. Şirket kuruluşundan, sözleşme değişikliklerine kadar pek çok önemli ticari işlem bu gazetede yayımlanır. Ticaret Sicil Gazetesi’ne verilecek ilanlar, şirketlerin itibarını pekiştirebilirken, bu gazetenin düzenli takip edilmesi de ticaretle ilgili bilgilerin güncel tutulmasını sağlar.
-
233. Kurumlar Vergisinde Oran Uygulamaları Rehberi Yayımlandı
Kurumlar Vergisinde Oran Uygulamaları Rehberi Yayımlandı Kurumlar vergisi mükelleflerine yönelik olarak yeni hazırlanan “Kurumlar Vergisinde Oran Uygulamaları Rehberi” kullanıma sunulmuştur. Söz konusu Rehberde, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununda düzenlenmiş olan oranlar hakkında açıklamalar yapılmıştır. Bu kapsamda; Yıllık kurum kazancına uygulanan %25 ve %30 oranları, Geçici vergi ve stopaj (tevkifat) oranları, Cumhurbaşkanınca ilan edilen ülkelere ilişkin ödemeler üzerinden yapılan kesinti oranı, Yabancı ulaştırma kurumlarına uygulanan vergi oranları, İndirimli oran uygulamaları, İndirimli kurumlar vergisi, İndirimli oran ve indirimli kurumlar vergisi uygulamasında öncelik sırası, Ödenmesi gereken yurt içi asgari kurumlar vergisinin belirlenmesinde indirimli oran ve indirimli kurumlar vergisi, konuları örnekler yardımıyla ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Kurumlar Vergisinde Oran Uygulamaları Rehberine ulaşmak için tıklayınız. Konu hakkında detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini VİMER-189 arayabilirsiniz.
-
234. Gelir Vergisi Dilimleri 2025’te Ne Kadar Oldu? Maaşlara ve Vergi Yüküne Etkisi Ne?
Gelir Vergisi Nedir ve Neden Dilimlere Ayrılır? Gelir vergisi , gerçek kişilerin bir takvim yılı içinde elde ettikleri kazançlar üzerinden alınan bir vergidir. Türkiye’de artan oranlı vergi sistemi uygulandığı için gelir arttıkça vergi oranı da artar. Bu sistem, gelirin büyüklüğüne göre daha yüksek katkı sağlanmasını amaçlar. Gelir vergisi dilimleri , farklı gelir aralıklarına farklı vergi oranları uygulanmasını sağlar. Bu sayede düşük gelirliler korunurken, yüksek gelir elde edenlerden daha fazla vergi alınır. Gelir Vergisi Dilimleri 2025 Yılında Nasıl Güncellendi? 2025 yılı gelir vergisi dilimleri , Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan Gelir Vergisi Genel Tebliği ile duyuruldu. Buna göre, 2025 yılı için geçerli olan dilimler ve oranlar şu şekildedir: Gelir Aralığı (TL) Vergi Oranı (%) 0 – 110.000 TL %15 110.001 – 230.000 TL %20 230.001 – 870.000 TL %27 870.001 – 3.000.000 TL %35 3.000.001 TL ve üzeri %40 Not: Bu dilimler ücret gelirleri, serbest meslek kazançları, ticari kazançlar ve kira gelirleri dahil tüm gelir türlerini kapsamaktadır. 2025 Gelir Vergisi Dilimleri Maaşları Nasıl Etkiliyor? Gelir vergisi dilimleri 2025 yılı itibarıyla güncellense de, çalışanlar yıl içinde ilerledikçe bir üst dilime geçerek daha yüksek oranda vergi ödemeye başlar. Bu da özellikle yılın ikinci yarısında net maaşlarda düşüş yaşanmasına neden olur. Örneğin: Ocak ayında %15’lik dilimden vergi ödeyen bir çalışan, Temmuz’da %20’lik dilime, Kasım’da ise %27’lik dilime geçebilir. Bu geçiş, aylık net maaşın düşmesine neden olur ve "vergi dilimi mağduriyeti" olarak adlandırılır. Kimler Daha Fazla Etkilenecek? 2025’te özellikle: Orta gelir grubundaki çalışanlar, Serbest meslek sahipleri, Yüksek kira geliri elde eden mülk sahipleri, gelir vergisi dilimlerinin genişlemesinden doğrudan etkilenecek gruplar arasında yer alır. Daha yüksek gelire sahip olan kişiler, yılın büyük bölümünü üst vergi dilimlerinde geçirerek %35 ila %40 arasında vergi ödemek durumunda kalacak. Gelir Vergisi Hesaplamasında Dikkat Edilmesi Gerekenler Brüt maaş değil, vergi matrahı esas alınır. SGK primleri ve BES kesintileri vergilendirilecek geliri azaltır. Yıl içinde alınan prim, ikramiye ve yan haklar sizi daha hızlı üst dilime çıkarabilir. Her ay ödenen vergi oranı değişebilir; bu nedenle net ücretiniz yıl boyunca sabit kalmaz. Vergi Planlaması İçin Ne Yapılabilir? Çalışanlar ve işverenler, gelir vergisi dilimleri 2025 yapısını dikkate alarak aşağıdaki yöntemlerle vergi planlaması yapabilir: Brüt ücret yerine net ücrete dayalı sözleşmeler yapılabilir. Ücretli çalışandan kesilen vergilerin analizi yapılarak net maaş dengelemeleri uygulanabilir. Serbest meslek sahipleri gelirlerini yıl içine dengeli dağıtarak vergi yükünü hafifletebilir. Sonuç: 2025’te Gelir Vergisi Bilincini Artırmak Şart Gelir vergisi dilimleri 2025 , vergi yükünüzü doğrudan etkiler. Bu nedenle yıl içinde vergi dilimlerine göre planlama yapmak, hem maaş yönetiminde hem de finansal kararlarınızda size avantaj sağlar. Vergi dilimlerine göre ücret değişikliklerini önceden bilmek, finansal öngörü ve bütçe yönetimi açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle bordro yönetimi yapan işletmelerin ve serbest çalışanların, bu güncellemeleri yakından takip etmesi gerekir. Sıkça Sorulan Sorular (SSS) Gelir vergisi dilimleri her yıl değişir mi? Evet. Her yıl yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncellenir. 2025’te kaç vergi dilimi var? Beş gelir dilimi ve bu dilimlere karşılık gelen beş vergi oranı uygulanmaktadır. Üst vergi dilimine giren çalışan daha az maaş mı alır? Evet. Vergi oranı yükseldikçe net maaş azalır.
-
235. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) Nedir? 2026 Zorunlu Kesinti Detayları
2026 yılı itibarıyla sosyal güvenlik sisteminde önemli bir dönüşüm gündemde. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) ile çalışanların maaşlarından belirli oranlarda kesinti yapılarak ikinci bir emeklilik geliri oluşturulması planlanıyor. Peki tamamlayıcı emeklilik sistemi nedir , kimleri kapsıyor, zorunlu mu, kıdem tazminatı ile ilişkisi ne, ne zaman devreye girecek? Bu rehberde TES’e dair tüm merak edilenleri mevzuat dayanağıyla açıklıyoruz. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Ne Demek? Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) , çalışanların mevcut SGK emekliliğine ek olarak ikinci bir emeklilik geliri elde etmesini amaçlayan, prim esaslı bir tasarruf modelidir. Planlanan sisteme göre: 💰 Çalışan maaşından %3 kesinti 💼 İşveren katkısı %1 🇹🇷 Devlet katkısı %30 Bu tutarlar bireysel hesapta birikir ve emeklilik yaşına gelindiğinde ikinci bir maaş oluşturur. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Yüzde Kaç? Planlanan katkı oranı: Örnek: 10.000 TL brüt maaş üzerinden: 300 TL çalışan katkısı 100 TL işveren katkısı 120 TL devlet katkısı (400 TL’nin %30’u) Toplam aylık birikim: 520 TL Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Ne Zaman Başlıyor? Taslak düzenlemeler ve 2026 Cumhurbaşkanlığı Programı kapsamında sistemin 2026 yılı içerisinde devreye alınması planlanmaktadır. Ancak: ⚠️ Kesinti oranı, devlet katkısı ve uygulama detayları Resmî Gazete’de yayımlanacak düzenleme ile kesinleşecektir. Bu nedenle “tamamlayici emeklilik sistemi son dakika” gelişmeleri Resmî Gazete ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı duyurularından takip edilmelidir. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Zorunlu Mu? Evet. Planlanan modele göre TES, mevcut BES’ten farklı olarak zorunlu olacaktır. BES ile TES Arasındaki Fark Kriter BES TES Katılım İsteğe bağlı Zorunlu Çıkış Süresi 3-5 yıl En az 10 yıl Devlet Katkısı %30 %30 İşveren Katkısı Yok %1 Sistem Amacı Tasarruf İkinci Emeklilik Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Kimleri Kapsıyor? Planlanan kapsam: 4A (SSK) çalışanlar Özel sektör çalışanları Belirli kamu çalışanları “Tamamlayıcı emeklilik sistemi kimleri kapsıyor?” sorusunun net cevabı, Resmî Gazete düzenlemesiyle kesinleşecektir. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Emeklileri Kapsıyor Mu? Hayır. Mevcut taslaklara göre sistem aktif çalışanları hedeflemektedir. Emekli olup çalışmaya devam edenlerin kapsam durumu ise düzenleme metnine göre netleşecektir. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Yaş Sınırı Var Mı? Evet. Planlanan modelde: 👩 Kadınlar: 58 yaş 👨 Erkekler: 60 yaş en az 10 yıl sistemde kalma şartıyla ikinci maaşa hak kazanacaktır. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi ve Kıdem Tazminatı İlişkisi “Tamamlayıcı emeklilik sistemi kıdem tazminatı ile bağlantılı mı?” sorusu en çok merak edilen konudur. Taslak çalışmalarda kıdem tazminatının fon sistemiyle entegre edilmesi zaman zaman gündeme gelmiştir. Ancak 2026 taslaklarında TES ile kıdem tazminatının tamamen birleştirildiğine dair kesinleşmiş bir hüküm bulunmamaktadır. Kıdem tazminatı halen 1475 Sayılı İş Kanunu Madde 14 kapsamında yürürlüktedir. TES’te Kısmi Çekiş Hakkı Var Mı? Planlanan sistemde aşağıdaki durumlarda birikimin %10–20’sine kadar çekim hakkı öngörülmektedir: Evlilik İşsizlik İlk konut alımı Ağır hastalık Mevzuat Dayanağı 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 4632 Sayılı Bireysel Emeklilik Kanunu (referans model) Resmî Gazete’de yayımlanacak TES düzenlemesi (beklenmektedir) TES 2026 Finansal Etki Tablosu Maaş (TL) %3 Kesinti %1 İşveren Devlet %30 Aylık Toplam 10.000 300 100 120 520 20.000 600 200 240 1.040 30.000 900 300 360 1.560 Uzun vadede bileşik getiri etkisiyle ciddi bir ikinci gelir oluşabilir. Sık Sorulan Sorular (SSS) Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi nedir? SGK emekliliğine ek ikinci maaş oluşturan zorunlu tasarruf sistemidir. Tamamlayıcı emeklilik sistemi zorunlu mu? Taslak düzenlemeye göre evet. Tamamlayıcı emeklilik sistemi ne zaman devreye girecek? 2026 yılı içinde yürürlüğe alınması planlanmaktadır. Tamamlayıcı emeklilik sistemi yüzde kaç kesinti? Çalışan %3, işveren %1, devlet %30 katkı. TES emeklileri kapsıyor mu? Mevcut taslaklara göre aktif çalışanları kapsamaktadır. Yaş sınırı var mı? Kadınlar 58, erkekler 60 yaş. 10 yıldan önce çıkılabilir mi? En az 10 yıl sistemde kalma şartı öngörülmektedir. TES ile kıdem tazminatı birleşiyor mu? Şu an için kesinleşmiş bir birleşme düzenlemesi bulunmamaktadır. İlgili içerik: 👉 2026 Kıdem Tazminatı Tavanı Ne Kadar?
-
236. Yeni Torba Yasada Neler Var? Yeni Düzenlemelerin Olası Etkileri Neler Olacak?
Türkiye Büyük Millet Meclisi, yeni yasama yılına hızlı bir başlangıç yaptı ve gündeminin ilk sırasına Torba Yasa Taslağı nı aldı. Her yıl olduğu gibi bu torba yasadan da en büyük beklenti, yeni bir vergi affı veya borç yapılandırması düzenlemesi yönündeydi. Ancak taslak metin açıklandığında bu beklentinin karşılanmadığı görüldü. Yeni düzenleme, vatandaşların yükünü hafifletmekten çok, yeni vergiler, oran artışları ve cezalar içeren bir yapı ile dikkat çekiyor. Taslak metin 36 maddeden oluşuyor ve bazı maddelerin yasalaşması halinde özellikle mali müşavirler, gayrimenkul sahipleri ve işverenler açısından önemli etkiler doğuracak. Aşağıda, torba yasa taslağında öne çıkan düzenlemeleri özetledik. Mesken Kira Geliri İstisnası Kaldırılıyor Taslak yasaya göre, mesken kira gelirine tanınan istisna kaldırılıyor. Artık sadece emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı alanlar bu istisnadan yararlanabilecek. Bu düzenleme, kira geliri elde eden milyonlarca vatandaş için ek vergi yükü anlamına geliyor. Böylece kira geliri elde eden, ancak emekli olmayan mükellefler artık tam beyan yapmak zorunda kalacak. Konut Kredisi Faizleri Artık Gider Yazılamayacak Bugüne kadar kiraya verilen ev için çekilen konut kredilerinin faizleri, beyan edilen kira gelirinden gider olarak düşülebiliyordu. Yeni düzenleme ile bu uygulamaya son veriliyor. Amaç; kredili ve kredisiz konut sahipleri arasında ortaya çıkan vergi yükü farklılıklarını ortadan kaldırmak ve tasarrufların üretken yatırımlara yönelmesini sağlamak. Ancak bu değişiklik, konut kredisi kullanarak ev alıp kiraya verenler açısından önemli bir maliyet artışı yaratacak. Dördüncü Geçici Vergi Dönemi Geri Geliyor Geçici vergi dönemlerinin sayısı yeniden dörde çıkarılıyor. Bu düzenleme, gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri için ek bir beyan dönemi anlamına geliyor. Mali müşavirler için bu durum özellikle yoğun bir dönemi daha da zorlayacak. Çünkü Mart-Nisan-Mayıs ayları zaten yıllık beyannamelerin verildiği dönemlerken, buna bir de dördüncü geçici vergi beyannamesi eklenecek. Bu nedenle meslek camiası, “ Eğer dördüncü dönem geri geliyorsa, birinci dönem kaldırılsın ” görüşünü savunuyor. Tapuda Düşük Beyan Edenlere Ağır Ceza Tapu işlemlerinde düşük bedel beyan edenler için cezalar ağırlaşıyor. Mevcut durumda fark üzerinden %25 oranında vergi ziyaı cezası uygulanırken, yeni düzenleme ile bu oran bir katına çıkarılıyor. Amaç, gayrimenkul satış bedellerinin gerçek değeriyle beyan edilmesini sağlamak. Bu değişiklik özellikle gayrimenkul alım-satım işlemlerinde daha yüksek tapu harcı anlamına geliyor. Araç Satışlarında Noter Harcı Geliyor Yeni torba yasa taslağına göre, noterlerde yapılan araç satışlarında binde 2 oranında harç alınacak. Bu harç, hem sıfır araçların ilk tescilinde hem de ikinci el araç satışlarında geçerli olacak. Uygulama, otomotiv sektöründe satış maliyetlerini artıracak ve özellikle yüksek bedelli araç işlemlerinde hissedilir bir fark yaratacak. Yıllık Harç Uygulaması Genişletiliyor Taslakta dikkat çeken bir diğer düzenleme, yıllık harç uygulamasının kapsamının genişletilmesi. Artık sadece ruhsat alınırken değil, belirli meslek ve işletme alanlarında her yıl harç ödenmesi gerekecek. Yıllık harca tabi olacak yeni alanlar arasında şunlar bulunuyor: Özel hastaneler, laboratuvarlar ve diş klinikleri Veteriner muayenehaneleri ve hayvan hastaneleri Kuyumculuk, ikinci el taşıt ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri Havayolu işletmeleri ve kıymetli maden kuruluşları Bu değişiklikle birlikte birçok sektörde yeni bir mali yük oluşacak. Çeklerde Vade Tarihi Uygulaması 2028’e Uzatılıyor 5941 sayılı Çek Kanunu’nda yer alan düzenleme uyarınca, çekin düzenleme tarihinden önce bankaya ibrazı geçersiz sayılıyordu. Bu uygulamanın süresi 31 Aralık 2028’e kadar uzatılıyor. Düzenlemenin amacı, ticaret hayatında nakit akışının korunması ve çek sahiplerinin likidite sorununa düşmemesi . Aksi durumda, erken ibraz edilen çeklerin ödenmesi zorunlu hale geleceğinden piyasalarda zincirleme ödeme sorunları doğabileceği belirtiliyor. SGK Düzenlemelerinde Artış Dönemi Torba yasa taslağı, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafında da önemli değişiklikler içeriyor. Yeni maddelere göre: SGK borçlanma oranı %45’e çıkarılıyor. BES devlet katkı oranı yeniden düzenleniyor. Emekli prim oranı artırılıyor. İşveren prim teşviki %4’ten %2’ye düşürülüyor. SGK tavan sınırı 7,5 kattan 9 kata çıkarılıyor. Emekli aylıklarından %25 borç tahsilatı yapılabilecek. Askerlik borçlanması oranı %32’den %45’e yükseltiliyor. Bu düzenlemeler, çalışanlar ve işverenler açısından artırılmış prim yükü anlamına geliyor. Umut Taslakta Kaldı Yeni torba yasa, ekonomik dengeyi sağlama amacı taşısa da birçok madde yük artırıcı nitelikte. Vergi, harç ve prim artışları ile istisnaların kaldırılması, hem mükellefler hem de iş dünyası için zorlu bir döneme işaret ediyor. En çok beklenen af veya yapılandırma düzenlemesinin taslakta yer almaması ise dikkat çekici. Yine de yasalaşma süreci devam ediyor ve umarız bazı maddeler taslakta kalır, yapılandırma ise yasaya eklenir.
-
237. İlk Defa İsteğe Bağlı Sigortalı Nasıl Olunur? Kimler Başvurabilir?
Sosyal güvenlik sisteminde herkesin çalışma hayatı boyunca düzenli prim ödeyerek emeklilik ve sağlık güvencesinden yararlanması esastır. Ancak bazı kişiler, çeşitli sebeplerle zorunlu sigortalılık kapsamında yer alamaz. Bu noktada isteğe bağlı sigorta devreye girer. Peki, isteğe bağlı sigortalı olmak için kimler başvurabilir, nasıl başvuru yapılır ve ne kadar prim ödenir? İşte tüm detaylar… Kimler İsteğe Bağlı Sigortalı Olabilir? Türkiye’de ikamet eden veya yurt dışında sosyal güvenlik sözleşmesi bulunmayan ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları, belirli şartları sağladıklarında isteğe bağlı sigortalı olabilir. İsteğe bağlı sigortalılık için şartlar: 18 yaşını doldurmuş olmak, 5510 sayılı Kanun’a tabi zorunlu sigortalı olmayı gerektirecek şekilde çalışmıyor olmak, Kısmi süreli çalışan veya ayda 30 günden az çalışan olmak, Kendi sigortalılığı nedeniyle malullük veya yaşlılık aylığı almıyor olmak. Ayrıca, kanunun yürürlük tarihinden önce isteğe bağlı sigortaya devam edenlerin hakları da otomatik olarak korunur. İsteğe Bağlı Sigortalı Olmak İçin Nereye ve Nasıl Başvurulur? İlk defa isteğe bağlı sigortalı olmak isteyenler, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nde yer alan “İsteğe Bağlı Sigorta Giriş Bildirgesi” ile ikamet ettikleri yerdeki SGK müdürlüklerine başvurabilir. Alternatif olarak, e-Devlet üzerinden de hızlı ve kolay şekilde online başvuru yapılabilir. Daha önce isteğe bağlı sigortası sona ermiş olanların tekrar başvurması içinse yalnızca dilekçe vermeleri yeterlidir. İsteğe Bağlı Sigortanın Başlangıcı Ne Zaman Olur? Başvuru yapıldıktan sonra isteğe bağlı sigortalılık, SGK kayıtlarına intikal eden tarihi takip eden günden itibaren başlar. Yani başvurunun resmi olarak sisteme işlenmesi, sigortalılığın başlangıcı açısından kritik önem taşır. İsteğe Bağlı Sigortada Prim Tutarı Ne Kadar? İsteğe bağlı sigortalıların ödeyeceği prim, prime esas günlük kazanç alt sınırı ile üst sınırı arasında sigortalının kendi beyanına göre belirlenir. Prim oranı: %32 %20’si: Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları %12’si: Genel sağlık sigortası 📌 2025 yılı için en düşük isteğe bağlı sigorta primi aylık 8.321,76 TL’dir. Önemli nokta: Ait olduğu ayın primleri en geç 12 ay içinde ödenmelidir. Aksi halde prim borcu silinir ve o ay için hizmet süresi sayılmaz. İsteğe Bağlı Sigortalılık Ne Zaman Sona Erer? İsteğe bağlı sigortalılık şu durumlarda sona erer: Sigortalının kendi isteğiyle çıkış talep etmesi, Emekli aylığı talebinde bulunması, Sigortalının vefat etmesi. Sona erme, prim ödenen son günü takip eden günden itibaren geçerlidir. İsteğe Bağlı Sigortalılık Hangi Statüde Değerlendirilir? 01/10/2008 tarihinden itibaren ilk defa isteğe bağlı sigortalı olanların primleri, 5510 sayılı Kanun’un 4/b (Bağ-Kur) kapsamında değerlendirilir. Dolayısıyla isteğe bağlı sigortalılık süreleri, Bağ-Kur hizmet süresi olarak sayılır. İsteğe bağlı sigorta, çalışmayan, kısmi çalışan veya sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde yaşayan Türk vatandaşları için önemli bir emeklilik ve sağlık güvencesi imkânıdır. Başvuru sürecinin kolay olması ve e-Devlet üzerinden yapılabilmesi, bu sistemi erişilebilir hale getirmektedir. Primlerin zamanında ve düzenli ödenmesi, ileride alınacak emekli maaşı ve sağlık haklarından eksiksiz yararlanmak için kritik önem taşır.
-
238. Tasfiye Halindeki Şirketlerde Beyanname ve Vergi Süreçleri 2025’te Nasıl Yürütülür?
Tasfiye Süreci Nedir? Tasfiye, şirketin malvarlıklarının nakde çevrilmesi, borçlarının ödenmesi ve varsa kalan tutarın ortaklara dağıtılması sürecidir. Şirketin hukuken sona ermesi için tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olması gerekir. 2025 Yılında Tasfiye Sürecinde Dikkat Edilmesi Gereken Vergi ve Beyanname Yükümlülükleri Tasfiye Başlangıcında Yapılması Gerekenler: Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne tasfiye kararının tescil ettirilmesi GİB’e “Tasfiye Giriş Bildirimi” verilmesi Vergi dairesine tasfiye kararının ve tasfiye memurunun bildirimi Beyanname Yükümlülükleri Nelerdir? Tasfiye Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasfiye giriş tarihi ile yıl sonu arasında oluşan kazanç için verilir. Her yılın sonunda verilir, tasfiye süreci boyunca yıllık olarak devam eder. Tasfiye Sonu Kurumlar Vergisi Beyannamesi Tasfiye işlemlerinin tamamlandığı dönemi kapsar. Tasfiye kapanışını izleyen 30 gün içinde verilir. Geçici Vergi Beyannamesi Tasfiye süresince geçici vergi yükümlülüğü devam eder. Üçer aylık dönemler için beyan edilir. KDV Beyannamesi Şirket tasfiye halindeyken KDV mükellefiyeti devam eder. Ay ay takip edilerek her ayın 26’sına kadar verilir. Muhtasar Beyanname ve SGK Bildirimleri Çalışan varsa; ücret, stopaj, SGK bildirimi gibi yükümlülükler sürer. Çalışma durduysa, boş beyan verilmesi zorunludur. Tasfiye Süresi Ne Kadardır? Genellikle 6 ay - 1 yıl arasında sürer. Tasfiye süreci uzarsa, beyanname verme ve vergi ödeme yükümlülükleri tasfiye bitene kadar devam eder. 2025’te Güncel Uygulama Detayları E-Beyanname sistemi üzerinden tasfiye kodu seçilerek gönderim yapılır. Tasfiye zararı, tasfiye süresi boyunca oluşan zararlar vergisel açıdan dikkate alınabilir ancak ortaklara dağıtılmaz. E-defter ve e-fatura yükümlülüğü, şirketin tasfiye haline geçmesiyle otomatik olarak sona ermez, aktifse devam eder. Sonuç: Tasfiye sürecinde vergi yükümlülükleri sona ermez , aksine dikkatli takip edilmesi gereken bir dönem başlar. Hem ceza risklerinden kaçınmak hem de yasal süreci sağlıklı yönetmek için, beyan ve bildirimlerin zamanında ve doğru yapılması gerekir. 2025’te dijital sistemler üzerinden yapılan işlemlerle birlikte süreç hem kolaylaşmakta hem de daha yakından izlenmektedir.
-
239. Yurt İçi Faaliyetlerde Asgari Geçici Vergi Uygulaması Neleri Kapsıyor?
Asgari Geçici Vergi Nedir? Asgari geçici vergi, kurumlar vergisi mükelleflerinin geçici vergi dönemlerinde asgari düzeyde bir matrah üzerinden vergi ödeme yükümlülüğü getiren yeni bir sistemdir. Vergi matrahı oluşmasa ya da dönem zararı açıklansa bile, belirlenen asgari tutar üzerinden geçici vergi ödenmesi gerekir. Bu düzenlemeyle amaçlanan; kayıt dışı hasılatı caydırmak, vergi tabanını genişletmek ve vergide adalet ilkesini güçlendirmektir. Uygulama Yalnızca Yurt İçi Faaliyetleri mi Kapsıyor? Evet. 2025 yılı düzenlemesine göre asgari geçici vergi uygulaması sadece yurt içi faaliyetlerden elde edilen gelirler üzerinden uygulanır. Yurt dışı şube kazançları, ihracat istisnaları ve yurt dışında elde edilen diğer kazançlar, hesaplamada dışarıda bırakılır. Hangi Gelirler Kapsama Dahildir? Aşağıdaki yurt içi faaliyetler sonucu oluşan gelir kalemleri, asgari geçici vergi uygulamasının matrah hesabına dahil edilir: Mal ve hizmet satış hasılatı Yurt içi kira gelirleri Faaliyet karı (istisnalar hariç) Yurt içi komisyon, prim, hizmet gelirleri Diğer olağan gelirler ve kârlar 📌 Not: Bu gelirler kurumun mali tablolarından alınır ve belirli bir oranla çarpılarak asgari matrah hesaplanır. Ardından bu matrah üzerinden %25 oranında geçici vergi hesaplanır. Hangi Kazançlar Dışarıda Kalır? Aşağıdaki kalemler, asgari geçici vergi matrahı oluşturulurken dışarıda bırakılır : Yurt dışı şube kazançları Yurt dışı inşaat, montaj ve teknik hizmet gelirleri Kurumlar vergisinden istisna edilen taşınmaz satış kazancı İştirak kazançları istisnası Teknokent, AR-GE ve üretim istisnaları Kapsam dışında bırakılan teşvik belgeli yatırımlar Asgari Geçici Vergi Hesaplama Örneği (Kapsama Dayalı) 📊 Örnek Firma (Yurt içi faaliyetleri olan bir anonim şirket): Net satışlar (yurt içi): 10.000.000 TL İştirak kazancı: 800.000 TL (istisna) Brüt kar: 1.500.000 TL Faaliyet zararı (gider fazlası nedeniyle): -300.000 TL 🔍 Asgari matrah hesabı: → Sadece yurt içi satış hasılatı esas alınır: 10.000.000 TL x %2 (belirlenen oran) = 200.000 TL asgari matrah → %25 oranıyla geçici vergi hesaplanır: 200.000 TL x %25 = 50.000 TL ödenecek asgari geçici vergi 📌 İştirak kazancı, zarar ve diğer istisnalar dikkate alınmaz. Bu Uygulama Hangi Firmaları Daha Çok Etkiler? Dönemsel zarar açıklayan ancak satış hacmi yüksek olan firmalar Yoğun şekilde istisna uygulayan (örneğin teknokent, yatırım teşvikli vb.) şirketler Kâr marjı düşük ama ciroyu yüksek tutarak büyüyen işletmeler Sonuç: Gelir Yoksa Bile Vergi Var 2025 yılı itibarıyla “kazanç yoksa vergi yok” anlayışı, geçici vergi dönemleri için geçerliliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Asgari geçici vergi uygulaması, mükelleflerin yurt içi faaliyet hacmine göre vergilendirilmesini sağlayarak kayıt dışılığı azaltmayı ve vergisel eşitliği hedeflemektedir. Mali müşavirler açısından bu düzenleme, beyan süreçlerinde daha dikkatli bir matrah analizi ve istisna ayrıştırması yapılmasını gerektirmektedir.
-
240. Avans Kâr Payı Dağıtımı Nasıl Yapılır ve Muhasebe Kayıtları Nasıl Olmalıdır?
Şirketlerin dönem sonunu beklemeden, ara dönem finansal tablolarına göre elde ettikleri kârı ortaklarına dağıtması, iş dünyasında sıklıkla başvurulan bir finansal araçtır. Nakit akışını yönetmek ve ortakların beklentilerini karşılamak adına önemli bir adım olan bu süreç, "avans kâr payı dağıtımı" olarak adlandırılır. Peki, bu dağıtımın hukuki ve muhasebesel çerçevesi nedir? Avans kâr payı dağıtımı muhasebe kayıtları nasıl yapılır ve nelere dikkat edilmelidir? Bu yazımızda, avans kâr payı dağıtımına dair tüm merak edilenleri detaylı bir şekilde ele alacağız. Avans Kâr Payı Nedir? Avans kâr payı, şirketlerin hesap dönemi sonunda oluşacak net dönem kârını beklemeden, üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolarına göre hesaplanan kârları üzerinden ortaklarına yaptıkları ön ödemedir. Esasen, yıl sonunda dağıtılması muhtemel olan kâr payına mahsuben bir avans ödemesidir. Bu uygulama, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili tebliğler ile düzenlenmiştir. "Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğ" bu konudaki en temel düzenleyici metindir ve sürecin tüm adımlarını belirler. Peki, avans payı ne demek? Avans payı, avans kâr payı ile aynı anlama gelir. Şirket ortağının, dönem sonu kârından alacağı paya karşılık olarak yıl içinde aldığı ön ödemeyi ifade eder. Bu, şirketin likidite durumunu ve ortakların nakit ihtiyacını dengeleyen stratejik bir hamledir. Avans Kâr Payı Dağıtımının Şartları ve Süreci Bir şirketin avans kâr payı dağıtabilmesi için belirli şartları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu şartların başında, şirketin genel kurulunun bu yönde bir karar alması gelir. İşte adım adım süreç: Genel Kurul Kararı: Avans kâr payı dağıtımı için ilk ve en önemli adım, şirket genel kurulunun toplanarak bu yönde bir karar almasıdır. Bu kararda, dağıtımın hangi ara döneme ait olduğu, dağıtılacak avans tutarı ve ödeme takvimi gibi detaylar yer almalıdır. Bir avans kâr payı dağıtımı genel kurul karar örneği incelenerek, kararın usulüne uygun şekilde hazırlanması sağlanmalıdır. Ara Dönem Finansal Tabloları: Dağıtıma esas alınacak kârın, ilgili ara dönem (3, 6 veya 9 aylık) için Türkiye Muhasebe Standartları'na (TMS) uygun olarak hazırlanmış ve bağımsız denetimden geçmiş (denetime tabi şirketler için) finansal tablolara göre belirlenmesi zorunludur. Kârın Hesaplanması: Ara dönem kârından geçmiş yıl zararları, vergi ve diğer yasal yükümlülükler düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden dağıtım yapılabilir. Stopaj Yükümlülüğü: Dağıtılan avans kâr payı üzerinden, ödemenin yapıldığı tarihte Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca avans kâr payı dağıtımı stopaj hesaplanmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenmelidir. Avans Kâr Payları Hangi Hesapta İzlenir? Muhasebe sistematiği açısından avans kâr paylarının doğru hesaplarda takip edilmesi büyük önem taşır. Ödeme yapıldığında, bu tutarlar doğrudan bir gider hesabı yerine bilançonun aktifinde yer alan bir alacak hesabında izlenir. Genellikle kullanılan hesap "232. İştiraklerden Alacaklar" veya "131. Ortaklardan Alacaklar" hesabıdır. Avans kâr payı ortaklara ödendiğinde bu hesaplara borç kaydedilir. Dönem sonunda kesinleşen kâr dağıtımı kararı alındığında ise bu hesap, "570. Geçmiş Yıllar Kârları" hesabından yapılacak mahsuplaşma ile kapatılır. Bu sayede, dönem içinde yapılan avans ödemesinin, dönem sonu kârından düşüldüğü net bir şekilde muhasebe kayıtlarında görülür. Avans Kâr Payı Dağıtımı Muhasebe Kayıtları: Avans kâr payı dağıtımı muhasebe kayıtları, sürecin en kritik noktalarından biridir. Gelin, bir avans kâr payı dağıtımı örnek uygulaması üzerinden bu kayıtları inceleyelim. Örnek: XYZ A.Ş., 2025 yılı altı aylık ara dönem bilançosuna göre 500.000 TL kâr elde etmiştir. Genel kurul kararıyla bu kârın 200.000 TL'sini avans kâr payı olarak dağıtma kararı almıştır. Stopaj oranı %10 olarak varsayılmıştır. 1. Avans Kâr Payı Tahakkuk ve Ödeme Kaydı: Genel kurul kararına istinaden avans kâr payı tahakkuk ettirildiğinde ve ortaklara ödendiğinde yapılacak kayıt: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR 200.000 TL (Ortak A: 100.000 TL) (Ortak B: 100.000 TL) 102 BANKALAR 180.000 TL 360 ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 20.000 TL (Gelir Vergisi Stopajı: 200.000 × %10) Bu kayıtla, ortaklara net 180.000 TL ödeme yapılmış, 20.000 TL vergi kesintisi (stopaj) tahakkuk ettirilmiş ve ortaklara ödenen 200.000 TL brüt tutar, onlardan bir alacak olarak kaydedilmiştir. 2. Dönem Sonu Kâr Dağıtımı ve Mahsup Kaydı: Yıl sonunda şirketin 600.000 TL net dönem kârı elde ettiğini ve bu kârın dağıtımına karar verildiğini varsayalım. Öncelikle dönem sonu kârı "Geçmiş Yıllar Kârları" hesabına aktarılır: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 590 DÖNEM NET KÂRI 600.000 TL 570 GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI 600.000 TL Avans Kâr Payı Dağıtımı Nasıl Yapılır ve Muhasebe Kayıtları Nasıl Olmalıdır? Şirketlerin dönem sonunu beklemeden, ara dönem finansal tablolarına göre elde ettikleri kârı ortaklarına dağıtması, iş dünyasında sıklıkla başvurulan bir finansal araçtır. Nakit akışını yönetmek ve ortakların beklentilerini karşılamak adına önemli bir adım olan bu süreç, "avans kâr payı dağıtımı" olarak adlandırılır. Peki, bu dağıtımın hukuki ve muhasebesel çerçevesi nedir? Avans kâr payı dağıtımı muhasebe kayıtları nasıl yapılır ve nelere dikkat edilmelidir? Bu yazımızda, avans kâr payı dağıtımına dair tüm merak edilenleri detaylı bir şekilde ele alacağız. Avans Kâr Payı Nedir? Avans kâr payı, şirketlerin hesap dönemi sonunda oluşacak net dönem kârını beklemeden, üç, altı veya dokuz aylık ara dönem finansal tablolarına göre hesaplanan kârları üzerinden ortaklarına yaptıkları ön ödemedir. Esasen, yıl sonunda dağıtılması muhtemel olan kâr payına mahsuben bir avans ödemesidir. Bu uygulama, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili tebliğler ile düzenlenmiştir. "Kâr Payı Avansı Dağıtımı Hakkında Tebliğ" bu konudaki en temel düzenleyici metindir ve sürecin tüm adımlarını belirler. Peki, avans payı ne demek? Avans payı, avans kâr payı ile aynı anlama gelir. Şirket ortağının, dönem sonu kârından alacağı paya karşılık olarak yıl içinde aldığı ön ödemeyi ifade eder. Bu, şirketin likidite durumunu ve ortakların nakit ihtiyacını dengeleyen stratejik bir hamledir. Avans Kâr Payı Dağıtımının Şartları ve Süreci Bir şirketin avans kâr payı dağıtabilmesi için belirli şartları yerine getirmesi gerekmektedir. Bu şartların başında, şirketin genel kurulunun bu yönde bir karar alması gelir. İşte adım adım süreç: Genel Kurul Kararı: Avans kâr payı dağıtımı için ilk ve en önemli adım, şirket genel kurulunun toplanarak bu yönde bir karar almasıdır. Bu kararda, dağıtımın hangi ara döneme ait olduğu, dağıtılacak avans tutarı ve ödeme takvimi gibi detaylar yer almalıdır. Bir avans kâr payı dağıtımı genel kurul karar örneği incelenerek, kararın usulüne uygun şekilde hazırlanması sağlanmalıdır. Ara Dönem Finansal Tabloları: Dağıtıma esas alınacak kârın, ilgili ara dönem (3, 6 veya 9 aylık) için Türkiye Muhasebe Standartları'na (TMS) uygun olarak hazırlanmış ve bağımsız denetimden geçmiş (denetime tabi şirketler için) finansal tablolara göre belirlenmesi zorunludur. Kârın Hesaplanması: Ara dönem kârından geçmiş yıl zararları, vergi ve diğer yasal yükümlülükler düşüldükten sonra kalan tutar üzerinden dağıtım yapılabilir. Stopaj Yükümlülüğü: Dağıtılan avans kâr payı üzerinden, ödemenin yapıldığı tarihte Gelir Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca avans kâr payı dağıtımı stopaj hesaplanmalı ve muhtasar beyanname ile beyan edilip ödenmelidir. Avans Kâr Payları Hangi Hesapta İzlenir? Muhasebe sistematiği açısından avans kâr paylarının doğru hesaplarda takip edilmesi büyük önem taşır. Ödeme yapıldığında, bu tutarlar doğrudan bir gider hesabı yerine bilançonun aktifinde yer alan bir alacak hesabında izlenir. Genellikle kullanılan hesap "232. İştiraklerden Alacaklar" veya "131. Ortaklardan Alacaklar" hesabıdır. Avans kâr payı ortaklara ödendiğinde bu hesaplara borç kaydedilir. Dönem sonunda kesinleşen kâr dağıtımı kararı alındığında ise bu hesap, "570. Geçmiş Yıllar Kârları" hesabından yapılacak mahsuplaşma ile kapatılır. Bu sayede, dönem içinde yapılan avans ödemesinin, dönem sonu kârından düşüldüğü net bir şekilde muhasebe kayıtlarında görülür. Avans Kâr Payı Dağıtımı Muhasebe Kayıtları: Örnek Uygulama Avans kâr payı dağıtımı muhasebe kayıtları, sürecin en kritik noktalarından biridir. Gelin, bir avans kâr payı dağıtımı örnek uygulaması üzerinden bu kayıtları inceleyelim. Örnek: XYZ A.Ş., 2025 yılı altı aylık ara dönem bilançosuna göre 500.000 TL kâr elde etmiştir. Genel kurul kararıyla bu kârın 200.000 TL'sini avans kâr payı olarak dağıtma kararı almıştır. Stopaj oranı %10 olarak varsayılmıştır. 1. Avans Kâr Payı Tahakkuk ve Ödeme Kaydı: Genel kurul kararına istinaden avans kâr payı tahakkuk ettirildiğinde ve ortaklara ödendiğinde yapılacak kayıt: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR 200.000 TL (Ortak A: 100.000 TL) (Ortak B: 100.000 TL) 102. BANKALAR 180.000 TL 360. ÖDENECEK VERGİ VE FONLAR 20.000 TL (Gelir Vergisi Stopajı: 200.000 * %10) E-Tablolar'a aktar Bu kayıtla, ortaklara net 180.000 TL ödeme yapılmış, 20.000 TL vergi kesintisi (stopaj) tahakkuk ettirilmiş ve ortaklara ödenen 200.000 TL brüt tutar, onlardan bir alacak olarak kaydedilmiştir. 2. Dönem Sonu Kâr Dağıtımı ve Mahsup Kaydı: Yıl sonunda şirketin 600.000 TL net dönem kârı elde ettiğini ve bu kârın dağıtımına karar verildiğini varsayalım. Öncelikle dönem sonu kârı "Geçmiş Yıllar Kârları" hesabına aktarılır: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 590 DÖNEM NET KÂRI 600.000 TL 570. GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI 600.000 TL Daha sonra kâr dağıtım kararına istinaden mahsup işlemi yapılır: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 570 GEÇMİŞ YILLAR KÂRLARI 200.000 TL 131 ORTAKLARDAN ALACAKLAR 200.000 TL Bu kayıtla, dönem içinde avans olarak ödenen ve "Ortaklardan Alacaklar" hesabında takip edilen tutar, dönem sonunda dağıtılan kârdan mahsup edilerek hesap kapatılmış olur. Benzer bir mantık, katılım bankalarından elde edilen gelirler için yapılan banka kar payı muhasebe kaydı işlemlerinde de geçerlidir. Elde edilen kâr payı gelir olarak kaydedilirken, ilgili vergisel yükümlülükler de muhasebeleştirilir. Avans Kâr Payı Hesaplama Tablosu Aşağıda, avans kâr payı dağıtım sürecini özetleyen basit bir avans kâr payı dağıtımı hesaplama tablosu örneği yer almaktadır: Açıklama Tutar Ara Dönem Kârı (Örn: 6 Aylık) 500.000 TL (–) Geçmiş Yıl Zararları (50.000 TL) (–) Vergi ve Yasal Yükümlülük Karşılıkları (100.000 TL) Dağıtıma Esas Avans Kâr Payı Tutarı 350.000 TL Genel Kurul Kararı ile Dağıtılacak Tutar 200.000 TL (–) Gelir Vergisi Stopajı (%10) (20.000 TL) Ortaklara Ödenecek Net Tutar 180.000 TL Avans Kâr Payı Ne Zaman Beyan Edilir? Avans kâr payı dağıtımında en çok karıştırılan konulardan biri de beyan zamanıdır. Dağıtılan avans kâr payı üzerinden kesilen stopaj, ödemenin yapıldığı ayı takip eden ayın 26. gününe kadar muhtasar ve prim hizmet beyannamesi ile beyan edilip ödenmelidir. Ortaklar açısından ise, elde edilen bu gelir, avansın alındığı yılın değil, kâr dağıtımının yapıldığı (yani ana sözleşmeye göre dönem sonu kârının dağıtıldığı) yılın geliri olarak kabul edilir ve o yılın gelir vergisi beyannamesine dahil edilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken, elde edilen kâr payının yarısının gelir vergisinden istisna olduğudur. Sonuç olarak, avans kâr payı dağıtımı, şirketlere ve ortaklarına önemli bir finansal esneklik sunmaktadır. Ancak bu sürecin, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili tebliğlere uygun olarak, doğru genel kurul kararları ve titiz muhasebe kayıtları ile yürütülmesi, ileride karşılaşılabilecek hukuki ve vergisel riskleri ortadan kaldırmak için hayati önem taşımaktadır.