Arama
-
41. 5 Puan SGK İndirimi ile Asgari Ücret İşveren Maliyeti 2026’da Kaç TL?
2026 yılında işletmeler açısından en çok merak edilen konulardan biri asgari ücret işveren maliyeti olmaktadır. Özellikle 5 puan SGK prim indirimi uygulaması sayesinde işverenlerin ödeyeceği toplam maliyet önemli ölçüde düşebilmektedir. Bu yazıda; 2026 asgari ücret işveren maliyeti 5 puan prim indirimi nedir 2026 SGK prim hesaplama işveren maliyeti hesaplama tablosu net maaş – brüt maaş farkı gibi konular detaylı şekilde ele alınmaktadır. 2026 Asgari Ücret Ne Kadar? 2026 yılı itibarıyla asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalarda temel alınan kalemler şunlardır: Brüt asgari ücret SGK işçi primi İşsizlik sigortası primi SGK işveren primi İşveren işsizlik sigortası primi Bu kalemler birlikte değerlendirildiğinde işveren maliyeti ortaya çıkmaktadır. Asgari Ücret İşveren Maliyeti Nasıl Hesaplanır? İşveren maliyetinin hesaplanmasında temel formül şu şekildedir: Ancak 5 puan SGK prim indirimi uygulandığında işveren prim oranı düşmektedir. 2026 Asgari Ücret İşveren Maliyeti (5 Puan İndirimli) 2026 yılı için örnek hesaplama aşağıdaki gibidir. Kalem Tutar Brüt Asgari Ücret 26.005 TL SGK İşçi Primi (%14) 3.640 TL İşsizlik Primi İşçi (%1) 260 TL SGK İşveren Primi (%15,5 – indirimli) 4.031 TL İşveren İşsizlik Primi (%2) 520 TL Toplam İşveren Maliyeti Hesaplama Tutar Brüt ücret 26.005 TL İşveren SGK primi 4.031 TL İşveren işsizlik primi 520 TL Toplam işveren maliyeti 30.556 TL 📌 Buna göre 2026 yılında 5 puan prim indiriminden yararlanan bir işveren için asgari ücretli bir çalışanın toplam maliyeti yaklaşık 30.556 TL civarındadır. 5 Puan SGK Prim İndirimi Nedir? 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesi kapsamında işverenlere 5 puanlık SGK prim indirimi uygulanmaktadır. Normalde işveren SGK prim oranı: %20,5 5 puan indirim uygulanınca: %15,5 Bu indirim işveren maliyetini doğrudan azaltmaktadır. 5 Puan SGK İndiriminden Yararlanma Şartları İşverenlerin 5 puan prim indiriminden yararlanabilmesi için aşağıdaki şartları sağlaması gerekir: SGK primlerinin süresinde ödenmesi Kuruma vadesi geçmiş borç bulunmaması Aylık prim ve hizmet belgelerinin zamanında verilmesi Kayıt dışı sigortalı çalıştırılmaması Bu şartların sağlanmaması halinde indirim iptal edilebilir. 5 Puan İndirimsiz İşveren Maliyeti İndirim uygulanmazsa işveren maliyeti artmaktadır. Kalem Tutar Brüt ücret 26.005 TL SGK işveren primi (%20,5) 5.331 TL İşveren işsizlik primi (%2) 520 TL Toplam maliyet 31.856 TL 📌 Görüldüğü gibi 5 puan indirim sayesinde işveren başına yaklaşık 1.300 TL avantaj sağlanmaktadır. Asgari Ücret İşveren Maliyeti İşletmeleri Nasıl Etkiler? 2026 yılında artan iş gücü maliyetleri özellikle şu işletmeleri doğrudan etkilemektedir: KOBİ’ler Perakende işletmeleri Hizmet sektörü İnşaat sektörü Lojistik ve üretim şirketleri Bu nedenle işverenler için SGK teşvikleri ve prim indirimleri büyük önem taşımaktadır. İşverenler İçin SGK Teşviklerinin Önemi SGK teşvikleri sayesinde: İş gücü maliyeti düşer İstihdam artar İşletmeler rekabet avantajı elde eder Özellikle 5 puan prim indirimi , Türkiye’de en yaygın kullanılan teşviklerden biridir. Mevzuat Kaynakları 2026 asgari ücret ve prim hesaplamaları aşağıdaki mevzuata dayanmaktadır: 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu Asgari Ücret Tespit Komisyonu kararları SGK prim oranları düzenlemeleri Gelir Vergisi Kanunu istisna hükümleri Aşağıdaki konular da ilginizi çekebilir: SGK Prim Borcu Taksitlendirme 2026 SGK Borcu Ödenmezse Ne Olur? 2026 İstihdam Teşvikleri Sık Sorulan Sorular 2026 asgari ücret işveren maliyeti ne kadar? 5 puan SGK prim indirimi uygulandığında yaklaşık 30.556 TL civarındadır. 5 puan SGK indirimi nedir? İşveren SGK prim oranının %20,5’ten %15,5’e düşürülmesini sağlayan teşviktir. Her işveren 5 puan indirimden yararlanabilir mi? Prim borcu olmayan ve SGK yükümlülüklerini zamanında yerine getiren işverenler yararlanabilir. SGK prim borcu olursa indirim uygulanır mı? Hayır. Vadesi geçmiş borç varsa indirim uygulanmaz. 5 puan indirim kaldırılabilir mi? Mevzuat değişikliği olması halinde kaldırılabilir veya güncellenebilir. Asgari ücret işveren maliyeti nasıl hesaplanır? Brüt ücret + işveren SGK primi + işveren işsizlik primi formülü ile hesaplanır.
-
42. 2026 Asgari Ücret Ne Kadar Oldu? Asgari Ücret Açıklandı Mı?
Milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren 2026 asgari ücret , Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun Aralık ayında gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından netleşti. Asgari ücret son dakika 2026 gelişmesi kapsamında yapılan açıklamaya göre, Ocak 2026 asgari ücret tutarı resmen duyuruldu. 2026 Asgari Ücret Ne Kadar Oldu? Yapılan açıklamaya göre 2026 yılı için net asgari ücret 28.075 TL olarak belirlendi. Bu tutar, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren geçerli olacak ve yıl boyunca uygulanacak. Belirlenen rakam; çalışanların alım gücü, enflasyon verileri ve işveren maliyetleri dikkate alınarak kararlaştırıldı. Böylece asgari ücret 2026 , bir önceki yıla kıyasla önemli bir artış göstermiş oldu. Asgari Ücret 2026 Toplantısı Ne Zaman Yapıldı? 2026 asgari ücret belirleme süreci, her yıl olduğu gibi 3 toplantı şeklinde yürütüldü. İlk toplantıda ekonomik veriler ve beklentiler ele alındı. İkinci toplantıda zam oranları masaya yatırıldı. Asgari ücret üçüncü toplantı sonrasında ise nihai karar alındı ve kamuoyuna açıklandı. Bu süreç sonunda asgari ücret son dakika 2026 kararı kesinleşmiş oldu. 2025 Asgari Ücret Ne Kadardı, Ne Kadar Zam Geldi? 2025 yılında uygulanan asgari ücret ile karşılaştırıldığında, 2026 asgari ücret ciddi bir artış içermektedir. 2025 yılında belirlenen tutar üzerinden yapılan artış, hem çalışanların net gelirini hem de işverenin SGK ve prim maliyetlerini doğrudan etkilemiştir. 2026 yılı için açıklanan net 28.075 TL , 2025’e kıyasla yüksek oranlı bir zam anlamına gelmektedir. Asgari Ücret %30 Artarsa Ne Kadar Olur Hesabı Gerçekleşti mi? Kamuoyunda sıkça sorulan “Asgari ücret %30 artarsa ne kadar olur?” sorusu, açıklanan rakamla büyük ölçüde yanıt bulmuştur. Yapılan artış, bu beklentiye yakın bir seviyede gerçekleşmiş ve çalışanların net maaşlarında belirgin bir yükseliş sağlamıştır. Bu artış aynı zamanda: Bordro hesaplamalarını, SGK primlerini, İşveren maliyetlerini yeniden şekillendirmiştir. Ocak 2026 Asgari Ücret Bordroları Nasıl Etkilenecek? Ocak 2026 asgari ücret , yalnızca net maaşı değil; SGK prime esas kazançları, Fazla mesai hesaplarını, Kıdem ve ihbar tazminatı tutarlarını, Teşvik ve indirim uygulamalarını doğrudan etkileyecektir. Bu nedenle işverenlerin ve meslek mensuplarının bordro ve maliyet hesaplarını 2026 yılı için güncellemeleri büyük önem taşımaktadır. Sonuç: 2026 Asgari Ücret Ne Anlama Geliyor? 2026 asgari ücret , net 28.075 TL olarak belirlenerek resmen yürürlüğe girmiştir. Bu tutar, çalışanlar açısından gelir artışı sağlarken; işverenler ve mali müşavirler için yeni bir mali planlama dönemini başlatmaktadır. Asgari ücret son dakika 2026 gelişmeleri, yalnızca bir maaş artışı değil; sosyal güvenlik, bordrolama ve maliyet yönetimi açısından da yeni bir dönemin habercisidir.
-
43. Emzirme Ödeneği (Süt Parası) Nedir? Doğum Rapor Parası Nedir?
Doğum yapan sigortalılar için SGK tarafından sağlanan ödemeler genellikle tek bir başlık altında düşünülse de, uygulamada emzirme ödeneği (süt parası) ile doğum rapor parası birbirinden tamamen farklı iki destektir. Bu iki ödeme; kimlere verildiği, ne kadar olduğu, kaç gün/kaç kez ödendiği ve nasıl alındığı açısından önemli farklılıklar içerir. Bu yazıda, 2026 yılı itibarıyla sgk emzirme ödeneği 2026 ile analık geçici iş göremezlik ödeneğini karşılaştırmalı olarak ele alıyoruz. Emzirme Ödeneği (Süt Parası) Nedir? Emzirme ödeneği , canlı doğum yapılması halinde SGK tarafından tek seferlik olarak ödenen bir destektir. Halk arasında süt parası olarak bilinir. Bu ödeme: Çocuğun doğmuş olması şartına bağlıdır Aylık veya dönemsel değil, bir defaya mahsus ödenir Doğum tarihindeki geçerli tutar esas alınır Ödeme, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılır. Emzirme Ödeneği Ne Kadar 2026? 2026 yılı için belirlenen emzirme ödeneği (süt parası) tutarı: 2026 emzirme ödeneği: 1.621 TL 2025 emzirme ödeneği: 1.238 TL Bu tutar çocuk başına ve tek seferlik ödenir. Emzirme Ödeneği Kimlere Verilir? Emzirme ödeneği; Doğum yapan sigortalı kadına , Sigortalı olmayan eşinin doğum yapması halinde sigortalı erkeğe verilir. 4/a (SSK) ve 4/b (Bağ-Kur) kapsamında çalışanlar için şartlar farklıdır ancak her iki statüde de 120 gün prim şartı temel kriterdir. Doğum Rapor Parası (Analık Geçici İş Göremezlik Ödeneği) Nedir? Doğum rapor parası , doğum yapan sigortalı kadının doğumdan önce ve sonra çalışmadığı günler için ödenen geçici iş göremezlik ödeneğidir . Bu ödeme: Canlı doğum şartına bağlı değildir Çalışmama süresine göre hesaplanır Günlük kazanç üzerinden yapılır Toplu (tek seferde) ödenir Doğum Rapor Parası Kaç Gün Üzerinden Ödenir? Normal doğumda: 8 hafta doğum öncesi 8 hafta doğum sonrası → Toplam 112 gün Çoğul gebelikte: Doğum öncesine +2 hafta eklenir → Toplam 126 gün Doğum Rapor Parası Ne Kadar? (2026) Doğum rapor parası sabit bir tutar değildir. Hesaplama: Günlük kazancın ⅔’ü Toplam rapor günü ile çarpılır Örnek: Günlük brüt kazanç: 1.000 TL Günlük ödeme: ~666 TL 112 gün → yaklaşık 74.500 TL Bu nedenle doğum rapor parası, çoğu durumda emzirme ödeneğinden çok daha yüksek bir tutara ulaşır. Emzirme Ödeneği ile Doğum Rapor Parasının Farkları Kriter Emzirme Ödeneği (Süt Parası) Doğum Rapor Parası Ödeme Türü Tek seferlik Toplu (rapor süresi kadar) 2026 Tutarı 1.621 TL Kişiye göre değişir Canlı Doğum Şartı Var Yok Kim Alır Anne veya baba Sadece anne Çalışma Şartı Prim yeterli Aktif sigortalı olmalı Süre 1 kez 112–126 gün e-Devlet Sorgu SGK şahıs ödemeleri SGK rapor ödemeleri Emzirme Ödeneği ve Doğum Rapor Parası Birlikte Alınabilir mi? Evet. Şartlar sağlanıyorsa: Doğum rapor parası Emzirme ödeneği (süt parası) aynı doğum için birlikte alınabilir. Bu iki ödeme birbirini etkilemez ve biri diğerine engel değildir. e-Devlet’ten Nasıl Sorgulanır? Her iki ödeme de e-Devlet üzerinden sorgulanabilir: Emzirme ödeneği sorgulama: SGK → Şahıs Ödemeleri Sorgulama Doğum rapor parası sorgulama: SGK → 4A/4B İş Göremezlik Ödemeleri Ödemeler genellikle PTT veya tanımlı banka hesaplarına yapılır. Sık Karıştırılan Nokta: “6 Ay Süt Parası” Uygulamada sıkça sorulan “6 ay süt parası” ifadesi, SGK mevzuatında yer alan bir ödeme değildir. Emzirme ödeneği: Tek seferliktir 6 ay boyunca ödenen destekler: Doğum yardımı gibi başka sosyal desteklerdir Bu nedenle kavramların birbirinden ayrılması önemlidir. Hangisi Daha Avantajlı? Bu bir tercih değil, hak meselesidir : Emzirme ödeneği: Herkese açık, düşük tutarlı ama net bir destektir Doğum rapor parası: Sigortalı anne için en yüksek doğum sonrası ödemedir Şartlar sağlanıyorsa ikisi de birlikte alınmalıdır .
-
44. 7566 Sayılı Kanun ile Vergi ve Sosyal Güvenlik Mevzuatında Yapılan Değişiklikler
Mali Müşavirler İçin 2025–2026 Uygulama Rehberi 7566 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 19 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Söz konusu Kanun; gelir vergisi, geçici vergi, harçlar, emlak vergisi, KDV, sosyal güvenlik primleri ve çeşitli kamu uygulamalarında önemli değişiklikler içermektedir. Bu blog yazısında, Müşavir Rotası kapsamında meslek mensuplarını doğrudan ilgilendiren düzenlemeler, sirkülere sadık kalınarak, uygulamaya yönelik bir bakış açısıyla ele alınmaktadır. Gelir Vergisi Kanununda Yapılan Değişiklikler Konut Kira Gelirlerinde Borç Faizi İndiriminin Kaldırılması 7566 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 74. maddesinde yapılan değişiklik sonucu, konut kira gelirlerinde iktisapta kullanılan borçlara ait faizlerin gider olarak indirilmesi uygulamasına son verilmiştir. Bu düzenleme: Yalnızca konut olarak kiraya verilen taşınmazlar için geçerlidir. Konut dışında kalan mal ve hakların (işyeri, arsa vb.) iktisabında kullanılan borç faizleri gider olarak dikkate alınmaya devam eder . 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren elde edilen gelirler için uygulanacaktır. Bu kapsamda, 2025 yılı gelir vergisi beyannameleri hazırlanırken konut kira gelirlerine ilişkin gider hesaplamalarının yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Geçici Vergi Uygulamasında Önemli Değişiklik: 4. Dönem Geri Geldi Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinde yapılan değişiklikle, daha önce kaldırılan 4. geçici vergi beyan dönemi yeniden uygulamaya alınmıştır . Bu düzenlemeye göre: 2025 yılı gelir ve kazançları için 4. geçici vergi beyannamesi verilecektir . Beyan süresi 17 Şubat 2026 tarihinde sona erecektir. Bu değişiklik, özellikle yıl sonu vergi planlaması ve nakit akışı yönetimi açısından mükellefler ve mali müşavirler için kritik önem taşımaktadır. Yatırım Fonları ve Menkul Sermaye Gelirlerine İlişkin Düzenlemeler Gelir Vergisi Kanunu’nun Geçici 67. maddesinde yapılan değişiklikle; Yalnızca nitelikli yatırımcılara satılan , TEFAS’ta işlem görmeyen , Fon portföyüne alınacak varlıklar açısından oransal sınırlamaya tabi olmayan yatırım fonları, bir yıldan fazla elde tutulması halinde uygulanan tevkifat istisnası kapsamı dışına çıkarılmıştır. Bu düzenleme, yatırımcıların vergi yükünü doğrudan etkilemekte olup, özellikle portföy yönetimi ve stopaj hesaplamalarında dikkatle izlenmelidir. Harçlar ve Tapu İşlemlerine İlişkin Değişiklikler Tapu Harçlarında Ceza Artışı Gerçek alım satım bedelinin düşük beyan edilmesi nedeniyle eksik ödenen tapu harcı için uygulanan %25 oranındaki vergi ziyaı cezası , bir kat (%100) olarak yeniden düzenlenmiştir. Bu değişiklik, tapu işlemlerinde doğru beyanın önemini artırmakta ve mükellefler açısından ciddi mali riskler doğurmaktadır. Araç Satış ve Devirlerinde Yeni Harç Uygulaması 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu kapsamında: Tescilli araçların satış ve devirlerinde, 1.000 TL’den az olmamak üzere , satış ve devir bedeli üzerinden binde 2 oranında harç alınacaktır. Ancak, ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesine sahip işletmelere yapılan satışlar bu uygulama dışında bırakılmıştır. Ayrıca noterler tarafından gerçekleştirilen ikinci el araç satış ve devir işlemlerine ilişkin harç istisnası kaldırılmıştır . Emlak Vergisi Uygulamalarında Yeni Esaslar Vergi Değeri Artışına Üst Sınır 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda yapılan değişiklikle: 2026 yılı bina ve arazi vergi değerleri , 2025 yılı vergi değerlerinin iki katını geçemeyecektir . Yeniden Değerleme Oranı Değişikliği Emlak vergisi değer artış oranı, önceki uygulamada olduğu gibi yeniden değerleme oranının yarısı değil, tam yeniden değerleme oranı olarak belirlenmiştir. Bu düzenleme, özellikle yüksek değerli taşınmazlara sahip mükellefler açısından vergi yükünü artırabilecek niteliktedir. Katma Değer Vergisi (KDV) İstisnaları 7566 sayılı Kanun ile KDV uygulamalarında da önemli değişiklikler yapılmıştır: Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlıklarının (YİKOB) mülkiyetindeki taşınmazların satışları KDV’den istisna edilmiştir. UEFA organizasyonları (2026 Avrupa Ligi Finali, 2027 Konferans Ligi Finali, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası) kapsamında yapılan mal teslimleri ve hizmet ifaları için KDV istisnası getirilmiştir. İSMEP kapsamında yapılan teslim ve hizmetlerde KDV istisnası uygulamasının süresi 31.12.2035 tarihine kadar uzatılmıştır. Sosyal Güvenlik ve Prim Uygulamalarındaki Değişiklikler Borçlanma ve Prim Oranları Doğum borçlanması hariç olmak üzere, borçlanma prim oranları %32’den %45’e çıkarılmıştır. Bağ-Kur sigortalılık sürelerinin ihyasında uygulanan prim oranı da %45 olarak belirlenmiştir. SGK Teşvik ve İndirimleri Uzun vadeli sigorta kolları prim oranında 1 puanlık artış yapılmıştır. 4 puanlık prim indirimi , 2 puana düşürülmüş; imalat sektöründe ise 5 puan olarak uygulanmaya devam edilmiştir. Genç girişimciler için 1 yıl süreyle prim desteği uygulamasına son verilmiştir. Prime esas kazanç üst sınırı , asgari ücretin 9 katı olarak yeniden belirlenmiştir. Çek Hukuku ve Diğer Düzenlemeler Üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin bankaya ibraz edilemeyeceğine ilişkin uygulamanın süresi 31 Aralık 2028 tarihine kadar uzatılmıştır. Kentsel dönüşüm kapsamında özel hesap kapatma süresi 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatılmıştır. Bireysel Emeklilik Sistemi’nde %30 olan devlet katkı oranının %0 ile %50 arasında belirlenmesi konusunda Cumhurbaşkanına yetki verilmiştir. Değerlendirme 7566 Sayılı Kanun, 2025 yılı kapanış işlemleri , 2026 yılı mali planlamaları ve müşteri danışmanlığı süreçleri açısından mali müşavirlerin dikkatle takip etmesi gereken kapsamlı düzenlemeler içermektedir. Özellikle: Geçici vergi uygulaması, SGK prim maliyetleri, Tapu ve araç işlemleri, Emlak vergisi değer artışları konularında mükelleflerin doğru yönlendirilmesi, ileride doğabilecek vergi ve ceza risklerinin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kaynak: 7566 Sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Sirküleri (21.12.2025)
-
45. Yıllık İzin Ücreti ve Kıdem Avansı Vergisel Açıdan Nasıl Değerlendirilir?
Kullanılmayan Yıllık İzin Ücretleri Nedir? 4857 sayılı İş Kanunu’na göre çalışanlar, en az bir yıl çalışmış olmak koşuluyla yıllık ücretli izin hakkı kazanır. Bu izin, çalışanın isteğine bağlı olarak kullanılamaz; işverenin izni ve yasal zorunluluk çerçevesinde kullandırılması gerekir. Ancak bazı durumlarda, çalışan hak ettiği izni kullanamadan işten ayrılır. Bu durumda kullanılmayan yıllık izin süresine ilişkin ücret, işçinin son brüt maaşı üzerinden hesaplanarak kendisine ödenir. Vergi ve SGK Açısından Yıllık İzin Ücretinin Değerlendirilmesi Yıllık izin ücreti ödemesi, iş akdi sona erdikten sonra yapıldığı için; Damga vergisine tabidir. Gelir vergisine tabidir. SGK primi kesintisine tabi değildir. Bu ödeme, işverenin bordrosunda "işten çıkış sonrası yapılan yıllık izin ücreti ödemesi" olarak gösterilmeli ve ilgili vergisel kesintiler yasal süresinde beyan edilmelidir. Yargıtay Uygulamaları Yargıtay kararlarında, işverenin yıllık izni kullandırma yükümlülüğü vurgulanmakta ve çalışanın bu haktan feragat edemeyeceği ifade edilmektedir. Bu nedenle iş sözleşmesinde “izin hakkından vazgeçtiğine” dair hükümlerin hukuki geçerliliği bulunmamaktadır. Kıdem Tazminatı Avansları Nedir? Kıdem tazminatı, iş akdinin belirli nedenlerle sona ermesi halinde işçiye yapılan toplu ödemedir. Ancak uygulamada bazı işverenler, ileride doğacak kıdem tazminatını önceden "avans" olarak ödemektedir. Örnek: 10 yıl çalışmış bir işçiye, iş akdi devam ederken 5 yıllık kıdem tazminatı karşılığı avans ödenmesi. Vergi Mevzuatında Kıdem Tazminatı Avansının Yeri Kıdem tazminatı, Gelir Vergisi Kanunu'nun 25. maddesi uyarınca belli şartlarla gelir vergisinden istisnadır. Ancak; İş akdi sona ermeden yapılan kıdem tazminatı ödemeleri, istisna kapsamına girmez. Bu tür ödemeler, ücret olarak değerlendirilir ve gelir vergisi ile SGK primine tabidir. Yani “avans” adı altında yapılsa bile, ödemeye konu tutarın vergiye tabi olması gerekir. Muhasebe ve Beyan Açısından Dikkat Edilecekler Kıdem tazminatı avansı ödemesi, bordroda ücret ödemesi gibi gösterilmeli ve tüm vergisel yükümlülükleri yerine getirilmelidir. İş akdi sona erdiğinde, daha önce ödenmiş avans düşülerek eksik kalan tutar net olarak hesaplanmalıdır. Avans adı altında yapılan kıdem tazminatı ödemeleri, vergi incelemelerinde riskli kabul edilebilir. Yargıtay Kararları Ne Diyor? Yargıtay, kıdem tazminatı avansı konusunda net bir yaklaşım sergilemiştir: İşçiye yapılan bu tür ödemelerin, iş akdi sona ermediği sürece kıdem tazminatı olarak değerlendirilemeyeceği, Ve bu ödemelerin iade istenemeyecekse, hukuken tazminat sayılacağı yönünde kararlar vermiştir. Bu da işveren açısından vergisel ve hukuki sorumluluğu artıran bir unsurdur. Öneriler: İşveren ve Mali Müşavirler İçin Uygulama Rehberi Kullanılmayan yıllık izinlerin kayıt altına alınması ve zamanında kullandırılması önerilir. İşten ayrılan personel için izin ücreti hesaplamalarında brüt ücret esas alınmalı, SGK ve vergi kuralları dikkate alınmalıdır. Kıdem tazminatı ödemeleri, ancak iş akdinin feshedilmesi sonrası yapılmalı, avans ödemelerinden kaçınılmalıdır. Muhasebe kayıtlarında bu ödemeler, net ayrımlarla gösterilmeli ve beyan hatalarından kaçınılmalıdır. Sonuç: Vergisel Risklerden Kaçınmak İçin Dikkatli Olun Hem kullanılmayan yıllık izin ücretleri hem de kıdem tazminatı avansları, işletmelerin sıklıkla karşılaştığı ve dikkatli yönetilmesi gereken ödeme kalemleridir. Bu tür ödemelerin vergi, SGK ve iş hukuku açısından doğru şekilde değerlendirilmesi; hem işletmelerin ceza riskini azaltır hem de iş ilişkilerinde şeffaflık sağlar. Uygulamalarda kararsız kalınan durumlarda, iş hukuku uzmanı ve mali müşavir desteğiyle hareket etmek en sağlıklı yoldur. SSS – Sıkça Sorulan Sorular Yıllık izin ücretinde SGK primi ödenir mi? Hayır. İşten ayrıldıktan sonra ödenen yıllık izin ücretlerinde SGK primi kesintisi yapılmaz. Kıdem tazminatı avansı vergiye tabi mi? Evet. İş akdi sona ermeden yapılan kıdem tazminatı ödemeleri, vergiye tabidir. İzin haklarından işçi vazgeçebilir mi? Hayır. Yıllık izin, işçinin vazgeçemeyeceği anayasal bir haktır.
-
46. Vergi Barışı Nedir ve Nasıl Yararlanılır?
Vergi Barışı Nedir? Vergi barışı, devletin belirli dönemlerde vergi mükelleflerine gecikmiş veya eksik ödenmiş vergileri yapılandırma ve ödeme kolaylıkları sunma imkânı verdiği bir düzenlemedir. Bu süreçte; Vergi borçları belirli oranlarda indirimli veya taksitlendirilmiş şekilde ödenebilir, Vergi incelemeleri kapsamında işletmeler için ek fırsatlar sunulabilir, Vergi ile ilgili ihtilaflar uzlaşma yoluyla çözüme kavuşturulabilir. Vergi Barışından Kimler Yararlanabilir? Vergi barışı uygulaması, geniş bir mükellef grubuna hitap eder. Vergi borcu bulunan bireysel ve kurumsal mükellefler, bu düzenlemeden faydalanabilir. Başlıca yararlanabilecek kesimler şunlardır: Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri Katma Değer Vergisi (KDV) borcu olanlar Stopaj ve SGK prim borcu olan işletmeler MTV (Motorlu Taşıtlar Vergisi) borçluları Belediyelere ait borçları bulunanlar Vergi davaları devam eden işletmeler Bu düzenleme, devletin vergi gelirlerini artırmayı ve mükellefleri ödeme sürecine teşvik etmeyi amaçlamaktadır. Vergi Barışından Nasıl Yararlanılır? Vergi barışından yararlanmak için izlenmesi gereken süreç şu şekildedir: Başvuru Süreci Vergi barışı için belirlenen başvuru süreleri içerisinde, mükelleflerin bağlı oldukları vergi dairelerine veya Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) online platformlarına başvuruda bulunması gerekmektedir. Başvuruda mükelleflerin dikkat etmesi gereken bazı temel adımlar şunlardır: Vergi borcunun türü ve dönemi belirlenmelidir. Yapılandırılacak borç tutarı ve ödeme seçenekleri gözden geçirilmelidir. Başvuru formu eksiksiz şekilde doldurulmalıdır. Online başvurularda e-Devlet veya GİB portalı üzerinden işlemler tamamlanabilir. Ödeme Seçenekleri Vergi barışı kapsamında borçlarını yapılandıran mükellefler için çeşitli ödeme seçenekleri sunulmaktadır: Peşin ödeme : Vergi borcunun tek seferde ödenmesi durumunda ek indirimler uygulanabilir. Taksitli ödeme : 6, 12, 18 ve 24 aya kadar taksitlendirme seçenekleri sunulmaktadır. Faiz ve gecikme zammı avantajları : Ana borcun belirli bir kısmı ödenirken, gecikme faizleri ve cezalar düşürülebilmektedir. Borç İndirim ve Affı Vergi barışı düzenlemesi kapsamında gecikme faizleri ve cezaların bir kısmı silinebilir . Yapılandırılan borçlar düzenli ödendiğinde, ek vergi incelemeleriyle karşılaşma riski de azalır. Vergi Barışının Avantajları Nelerdir? Vergi barışı, mükellefler için birçok avantaj sunmaktadır: Mali yükümlülüklerin hafifletilmesi : Vergi borçları yeniden yapılandırılarak ödeme kolaylığı sağlanır. İşletme ve bireysel mali sicilin temizlenmesi : Vergi borcu olan şirketlerin bankalarla olan kredi süreçleri olumlu yönde etkilenebilir. Yasal takip süreçlerinin önlenmesi : Vergi borçları nedeniyle haciz veya icra gibi yaptırımlardan kaçınılabilir. Devlet teşviklerinden yararlanma imkânı : Vergi barışı ile borçlarını düzenleyen işletmeler, ilerleyen dönemlerde devlet desteklerinden daha rahat faydalanabilir. Vergi Barışı Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Vergi barışından yararlanırken dikkat edilmesi gereken bazı kritik noktalar vardır: Başvuru sürelerini kaçırmamak : Vergi barışı genellikle belirli dönemlerde uygulanır ve süresi içinde başvuru yapılması gerekir. Ödeme planına sadık kalmak : Yapılandırılan borçlar, belirlenen takvim çerçevesinde ödenmelidir. Aksi takdirde yapılandırma hakkı kaybedilebilir. Muhasebe kayıtlarının doğru tutulması : Vergi barışı sonrası mali kayıtların düzenli şekilde tutulması ve beyanların eksiksiz yapılması önemlidir. Profesyonel destek almak : Vergi barışı sürecinde mali müşavir veya vergi danışmanlarından destek almak, avantajların en iyi şekilde değerlendirilmesini sağlar. Vergi barışı, işletmeler ve bireysel mükellefler için vergi yüklerini hafifletmek ve mali yapılarını güçlendirmek adına büyük bir fırsattır. Vergi borcu bulunan herkesin bu süreçten faydalanarak ödeme kolaylığı sağlaması mümkündür. Düzenleme dönemsel olarak yürürlüğe girdiğinden, mükelleflerin güncel gelişmeleri takip ederek hızlı hareket etmesi büyük önem taşır. Eğer siz de vergi barışından yararlanmayı düşünüyorsanız, süreci dikkatle takip ederek avantajlarından en iyi şekilde faydalanabilirsiniz.
-
47. Ayni Yardım Nedir? Neleri Kapsar?
Ayni yardımların hukuki temeli, Türkiye’deki iki ana kanunda şekillenir: 4857 sayılı İş Kanunu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu . İş Kanunu, işçi ve işveren arasındaki genel ilişkiyi düzenlerken, Sosyal Sigortalar Kanunu, ayni yardımların sosyal güvenlik primine tabi olup olmadığını belirler. Ayni Yardım Nedir? Ayni yardımlar, işverenlere vergi ve prim avantajları sağlayarak, çalışanların hayat kalitesini artırmayı amaçlar. Ayni yardım, işverenler tarafından çalışanlara nakit yerine mal veya hizmet şeklinde yapılan desteklerdir. Bu yardımlar, işçinin yaşam kalitesini artırırken, işverenlere de vergi ve SGK prim avantajları sağlar. Ayni Yardım Türleri Ayni yardımlar, işverenin çalışanlarının çeşitli ihtiyaçlarına yönelik sunduğu mal veya hizmet şeklinde olabilir. Bu yardım türleri aşağıdaki gibidir; Yemek Yardımı: Çalışanlara iş yerinde yemek sağlanması veya yemek kartı/çeki verilmesi. Ayrıca, işverenlerin yemek yardımlarını çeşitli lokantalarla anlaşarak sağlaması da mümkündür. Ulaşım Yardımı: Çalışanların ulaşım masraflarını karşılamak için toplu taşıma kartları sağlanabilir ya da servis hizmeti sunulabilir. Giyim Yardımı: Çalışanlara iş elbiseleri ya da kıyafet çeki verilmesi gibi destekler. Sağlık Yardımı: Sağlık sigortası, düzenli sağlık kontrolleri veya sağlık giderlerinin karşılanması. Eğitim Yardımı: Çalışanın veya ailesinin eğitim masraflarına katkı sağlanması. Bu, okul masrafları için burs ya da eğitim materyalleri temini şeklinde olabilir. Diğer Yardımlar: Deterjan, havlu gibi günlük malzemeler de ayni yardım kapsamında değerlendirilebilir. Ayni Yardım ve Nakdi Yardım Arasındaki Farklar Ayni yardım ile nakdi yardım arasında hem şekil hem de yasal yükümlülükler açısından önemli farklar bulunmaktadır. Aşağıda, her iki yardım türü arasındaki farkları inceleyebilirsiniz: Kriter Ayni Yardım Nakdi Yardım Şekil Mal veya hizmet Nakit Vergilendirme Bazı durumlarda vergiden muaf Tamamı vergilendirilir SGK Primi Belirli sınırlar içinde primden muaf Tam prim matrahına dâhil edilir Esneklik Belirli ihtiyaçlara yöneliktir Genel kullanım için uygundur Ayni Yardım Kimlere Verilir? Ayni yardımlar, işverenlerin çalışanlarına sağladığı sosyal desteklerin önemli bir parçasıdır. Aşağıdaki gruplara ayni yardım sağlanabilir: Aktif Çalışanlar: Tam zamanlı veya yarı zamanlı çalışanlar, ayni yardımlardan yararlanabilir. Çalışan Aileleri: İşverenin, çalışanının eşine ve çocuklarına yönelik sağlık veya eğitim yardımları sağlaması mümkündür. Emekli Çalışanlar: Uzun süreli çalışan personelin, emeklilik sonrası da ayni yardımlar alması sağlanabilir. Stajyerler: Stajyerler de yemek ve ulaşım gibi temel yardımlarla desteklenebilir. Ayni Yardımın Avantajları Ayni yardımlar, hem işverenler hem de çalışanlar için pek çok avantaj sunar: Vergisel Avantajlar: Yemek ve ulaşım gibi belirli yardımlar, belirlenen sınırlar dâhilinde vergi ve SGK priminden muaf tutulabilir. Çalışan Motivasyonu ve Bağlılık: Çalışanların özel ihtiyaçlarını karşılamak, iş tatminini artırır ve çalışan bağlılığını güçlendirir. Maliyet Yönetimi: Nakit ödemeler yerine ayni yardımlar sunarak işverenler, daha düşük maliyetle çalışan memnuniyetini artırabilir. Ayni Yardım Zorunlu mu? Ayni yardım, işverenin inisiyatifiyle sunulabilen bir destek türüdür. Ancak, bazı durumlarda ayni yardım sağlanması zorunlu hale gelebilir: Toplu İş Sözleşmeleri ve İş Sözleşmeleri: Bazı toplu iş sözleşmelerinde, işverenlerin çalışanlarına ayni yardım sağlaması zorunludur. Sektörel Düzenlemeler: Gıda veya sağlık sektörlerinde, hijyen malzemelerinin sağlanması gibi düzenlemeler, işverenleri belirli ayni yardımlar sağlamaya mecbur bırakabilir. İşveren Politikaları: İşveren, kurumsal politikalarının bir parçası olarak ayni yardımlar sunabilir. Ayni Yardım Bordroda Nasıl Gösterilir? Ayni yardımların bordroya doğru bir şekilde işlenmesi, hem işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini hem de çalışanların haklarının korunmasını sağlar. Ayni Yardımın Değerinin Belirlenmesi: Yardımın parasal değeri, bordroda brüt maaşa eklenir. Örneğin, yemek kartı için yüklenen bakiye ya da sağlanan kıyafetlerin piyasa değeri, brüt maaşa dahil edilir. Vergi ve Sosyal Güvenlik Primleri: Ayni yardımların vergi ve SGK primine tabi olup olmadığı, yardımın türüne ve sınırlarına göre değişir. Yardımın muafiyet sınırlarını aşan kısmı, vergiye ve SGK primine tabi tutulur. Bordroya Dâhil Edilmesi: Vergiden muaf olan yardımlar, bordroda ayrı bir kategori olarak belirtilir. Yemek ve ulaşım yardımları gibi bazı yardımların belirli muafiyet sınırları vardır. Bu sınırların üzerinde kalan tutarlar, vergi ve SGK primi hesaplamalarına dâhil edilir. Ayni yardımın nakit ödenmesi durumunda, yardım nakdi yardım olarak değerlendirilir ve farklı vergi ve prim hesaplamaları yapılır. Yasal değişiklikler ve güncel mevzuat hükümleri takip edilmelidir. Ayni yardımlar, kıdem ve ihbar tazminatlarında da dikkate alınmalıdır. Ayni yardımlar, işverenler ve çalışanlar için önemli bir sosyal destek mekanizmasıdır. Ancak, bu yardımların doğru bir şekilde bordroya işlenmesi, işverenin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi açısından kritik bir rol oynar. Ayni yardımların vergi, SGK primi ve yasal bildirimler açısından doğru şekilde yönetilmesi, hem işverenin cezaî yaptırımlardan korunmasını sağlar hem de çalışanların haklarını güvence altına alır. Bu nedenle, ayni yardımlar konusunda uzman bir bordro yönetimi ve güncel mevzuat bilgisi büyük önem taşır.
-
48. 2025 Asgari Ücret Desteği Ne Kadar? Hangi Güncellemeler Getirildi?
2025 Asgari Ücret Desteği Nedir? 2025 yılı itibarıyla işverenlere yönelik asgari ücret desteği, çalışan başına günlük 33,33 TL olarak belirlenmiştir. Bu destek, sigortalı çalışanların prim ödeme gün sayısı ile çarpılarak hesaplanacaktır. Örneğin: Aylık 30 gün çalışan bir işçi için aylık asgari ücret desteği 999,90 TL olacaktır. İşletmeler, toplam çalışan sayısına göre daha büyük desteklerden faydalanabilecektir. Asgari Ücret Desteğinden Kimler Yararlanabilir? 2025 yılı asgari ücret desteğinden aşağıdaki işletmeler yararlanabilir: Özel sektör işverenleri 2025’ten önce SGK’ya tescilli işyerleri 2025 yılında ilk defa tescil edilen işyerleri Kamu kurumları ve belediyeler bu destekten yararlanamaz. Asgari Ücret Desteği Şartları Nelerdir? İşverenlerin asgari ücret desteği alabilmesi için belirlenen şartlar şunlardır: SGK’ya aylık prim ve hizmet belgelerinin zamanında teslim edilmesi. Sigorta primlerinin düzenli olarak ödenmesi. İşyerinin kayıtlı çalışanlarının olması ve kayıt dışı istihdamın tespit edilmemesi. SGK’ya vadesi geçmiş borcun bulunmaması (yapılandırılmış borçlar hariç). Çalışanların fiilen çalıştırılması ve bordro kayıtlarının eksiksiz tutulması. Bu kriterleri karşılayan işverenler, asgari ücret desteği avantajlarından faydalanabileceklerdir. Asgari Ücret Desteği Hesaplama 2025 Asgari ücret desteği, çalışan başına günlük 33,33 TL olarak hesaplanır ve işverenin SGK prim borcundan düşülür. Örnek hesaplama: 10 çalışanı olan bir işyeri için: 10 x 999,90 TL = 9.999 TL / Ay 50 çalışanı olan bir işyeri için: 50 x 999,90 TL = 49.995 TL / Ay Bu tutarlar, işverenin maliyetlerini önemli ölçüde düşürecek ve asgari ücret desteği sayesinde işletmeler faydalanabilecek. Asgari Ücret Desteği Hangi Durumlarda Kesilir? İşverenlerin bazı durumlarda asgari ücret desteğinden yararlanma hakkı iptal edilebilir: Sigortalı çalışan bildirimlerinde usulsüzlük tespit edilirse. SGK prim borçları zamanında ödenmezse. Çalışanların eksik gün sayıları bildirilmez veya yanlış beyan edilirse. SGK denetimleri sonucunda kayıt dışı istihdam belirlenirse. Bu gibi durumlar, asgari ücret desteği haklarının kaybedilmesine ve ödenen desteklerin geri talep edilmesine yol açabilir. Sonuç: Asgari Ücret Desteğinden Maksimum Faydalanın! Asgari ücret desteği 2025 yılı itibarıyla işverenler için önemli bir mali avantaj sunmaktadır. İşverenlerin, SGK mevzuatına tam uyum sağlamaları ve asgari ücret desteği şartlarını yerine getirmeleri , bu teşvikten sorunsuz bir şekilde yararlanmalarını sağlayacak. Eğer işletmeniz asgari ücret desteği kapsamında destek alabilecek durumda ise, en kısa sürede SGK süreçlerini takip ederek başvurularınızı yapabilirsiniz.
-
49. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Nasıl Düzenlenir?
Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Nedir? Bu beyanname, iki farklı yükümlülüğü tek bir çatı altında toplar: Vergi kesintileri: İşverenler tarafından çalışanlara yapılan maaş ödemeleri üzerinden kesilen gelir vergisi stopajı ve damga vergisi bu beyanname ile devlete bildirilir. SGK primleri: Çalışanların sigorta primleri ve işsizlik sigortası ödemeleri de aynı beyanname üzerinden SGK’ya beyan edilir. Bu sayede işverenler hem çalışanlarının sigorta primlerini düzenli olarak bildirir hem de stopaj yoluyla tahsil edilen vergileri eksiksiz şekilde devlete sunar. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Kimler Tarafından Verilir? MPHB, çalışan çalıştıran tüm işletmeler ve serbest meslek erbapları tarafından düzenlenmek zorundadır. Ancak işçi çalıştırmayan işletmelerin sadece muhtasar kısmını beyan etmesi yeterlidir. Beyannamenin verilme sıklığı işletmenin büyüklüğüne göre değişir: Büyük ölçekli işletmeler ve bilanço esasına tabi mükellefler: Aylık olarak MPHB düzenler. Küçük ölçekli işletmeler ve işletme defteri tutan mükellefler: Üç ayda bir (çeyrek dönemlerde) beyanname verir. SGK bildirimleri yalnızca aylık bazda verildiğinden, üç ayda bir beyanname veren işletmeler yine de SGK kısmını her ay beyan etmek zorundadır. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi Nasıl Hazırlanır? MPHB’nin düzenlenmesi ve verilmesi için İnteraktif Vergi Dairesi (İVD) veya e-Beyanname sistemi kullanılır. Beyannamenin hazırlanması için şu adımları takip etmek gerekir: 1. Gerekli Bilgilerin Hazırlanması Beyanname doldurmadan önce şu bilgiler eksiksiz toplanmalıdır: İşverenin vergi kimlik bilgileri Çalışanların sigorta bilgileri (SGK sicil numarası, sigorta kolları, gün sayısı ve kazanç bilgileri) Ödenen maaş tutarları ve yapılan vergi kesintileri Damga vergisi hesaplamaları SGK prim oranları ve işsizlik sigortası payları Bu bilgiler doğrultusunda beyan edilecek matrahlar ve ödenecek vergi tutarları hesaplanır. 2. e-Beyanname Sistemine Giriş ve Formun Doldurulması MPHB, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) e-Beyanname sistemi üzerinden verilir. İşletme sahipleri veya mali müşavirler, sistemdeki Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi formunu doldurarak beyanname sürecini başlatır. Beyanname şu iki ana bölümden oluşur: Muhtasar Kısmı: Gelir vergisi stopajı Kira, ücret ve serbest meslek ödemeleri üzerinden yapılan kesintiler Damga vergisi bildirimleri SGK Kısmı: Çalışanların SGK primleri ve işsizlik sigortası Brüt maaş, sigorta gün sayısı ve prim oranları İlgili tüm bilgiler girildikten sonra beyanname sistem üzerinden onaylanır ve gönderilir. 3. Beyanname Gönderimi ve Ödeme Süreci Beyanname başarıyla sisteme gönderildiğinde, Maliye Bakanlığı tarafından onay alınır. Ödeme süresi ise beyanname verilen ayın sonuna kadar devam eder. Vergi ve prim ödemeleri şu kanallar üzerinden yapılabilir: İnteraktif Vergi Dairesi üzerinden online ödeme Banka şubeleri veya internet bankacılığı Vergi dairelerinden doğrudan ödeme Beyan edilen tutarların zamanında ödenmesi, gecikme faizlerinden ve cezai işlemlerden kaçınılmasını sağlar. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesinde En Sık Yapılan Hatalar MPHB düzenlenirken işletmelerin dikkat etmesi gereken bazı kritik noktalar vardır. En sık yapılan hatalar şunlardır: Yanlış sigorta prim oranları girilmesi : SGK primleri hesaplanırken yanlış işkolu kodlarının seçilmesi, fazla veya eksik ödeme yapılmasına neden olabilir. Vergi stopajlarının eksik veya fazla hesaplanması : Ücret stopajı hesaplanırken yanlış matrah üzerinden işlem yapılması, vergi cezalarına yol açabilir. Yanlış dönem beyan edilmesi : Çeyrek dönem esasına tabi olan işletmelerin aylık beyanname vermesi veya tam tersi durumlarda sistemden uyarı almadan yanlış beyanname vermesi mümkündür. Geç beyanname verilmesi : MPHB’nin zamanında verilmemesi gecikme faizi ve özel usulsüzlük cezaları ile karşılaşmaya neden olabilir. Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi, işletmelerin gelir vergisi stopajlarını ve çalışanlarının SGK primlerini tek bir formda beyan edebilmelerine olanak sağlayan önemli bir beyannamedir. Doğru şekilde doldurulması ve zamanında beyan edilmesi, işletmelerin mali yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi açısından kritik bir öneme sahiptir.
-
50. SGK 2025/10 Genelgesi ile Hangi Değişiklikler Geldi?
SGK 2025/10 Genelgesi Nedir? 2025/10 sayılı genelge, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun mevcut mevzuat uygulamalarını güncellemek, yeni düzenlemeleri açıklığa kavuşturmak ve uygulama birliği sağlamak amacıyla yayımladığı rehber nitelikli bir metindir. Hem kamu hem özel sektörü ilgilendiren çeşitli konular bu genelgede detaylandırılmıştır. Genelgede Öne Çıkan Yeni Düzenlemeler 1. Eksik Gün Bildirimi ve Belgelendirme Zorunluluğu Güncellendi Artık eksik gün bildirimi yapılırken kullanılan belgeler dijital ortamda yüklenmek zorunda. Ayrıca "puantaj kayıtları" yeterli görülmeyip, iş sözleşmeleri veya izin belgeleriyle desteklenmesi isteniyor. 2. Kısmi Süreli Çalışanların Prim Hesaplaması Değişti Ay içinde 10 günün altında çalışan sigortalılar için asgari kazanç üzerinden prim ödeme uygulaması kaldırıldı, artık fiili çalışma gününe göre prim hesaplanacak. 3. Tehlikeli ve Çok Tehlikeli İşlerde SGK Denetimi Artacak SGK, bu işyerlerinde daha sık denetim ve bildirilmeyen çalışanların tespiti için yeni bir denetim modeli uygulayacak. Ayrıca elektronik ortamda risk bildirim zorunluluğu getirildi. 4. Yabancı Uyruklu Çalışan Bildiriminde Yeni Kurallar Yabancı çalışanların işe giriş bildirgeleri sadece e-Devlet üzerinden ve İçişleri Bakanlığı uyum sistemiyle entegre şekilde yapılacak. 5. Mahkeme Kararlarının SGK Sistemine Yansıtılması Hızlandırıldı İşçilik alacakları ve hizmet tespitine ilişkin mahkeme kararları artık otomatik entegrasyon ile sistemsel olarak SGK’ya aktarılacak. Kurum, ek evrak talebinde bulunmayacak. Kimler Etkileniyor? İşverenler Muhasebe ve insan kaynakları uzmanları Kısmi süreli çalışanlar SGK denetimine tabi sektörler Yabancı personel çalıştıran firmalar SGK 2025/10 Genelgesi, işveren yükümlülüklerini dijitalleştiren ve beyan süreçlerini daha şeffaf hale getiren önemli bir adımdır. Bu genelgeye uyum sağlamak hem idari para cezalarının önüne geçmek hem de sigorta süreçlerini sağlıklı yürütmek açısından büyük önem taşır.