Arama

Tüm Kategorilerde SGK Prim Ödemesi Rehberi için 379 sonuç bulundu

  • 31. Vergiye Yönelik Düzenlemeleri de İçeren Kanun Teklifi Yasalaştı

    Vergiye Yönelik Düzenlemeleri de İçeren Kanun Teklifi Yasalaştı – Açıklamalar Vergiye Yönelik Düzenlemeleri de İçeren Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi Vergiye yönelik düzenlemeleri de içeren Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. ÖZET: Temel düzenlemeler özetle şöyle: Gayrimenkul kiralarında gider indirimi değişiyor: Konut hariç kiraya verilen mallarda faiz gideri indirimi kaldırılıyor; konutlarda ise yalnızca 1 konut için 5 yıl boyunca %5 iktisap bedeli indirimi uygulanacak (2025’ten itibaren). Geçici vergi dönemi 4’e çıkarıldı: Artık 3-6-9-12 aylık dönemlerde geçici vergi beyanı alınacak (2025’ten itibaren). Fon ve hisse senedi gelirlerinde istisna düzenlemeleri güncellendi. MTV ve tapu işlemlerinde çeşitli istisnalar genişletildi; noter harçlarında yeni düzenlemeler yapıldı. Özel sağlık kuruluşları, kuyumcular, ikinci el araç ve taşınmaz ticareti işletmeleri için yıllık ruhsat/izin harçları getirildi (bazıları 2026’dan itibaren). Emlak vergisi değer artışlarına üst sınır getirildi; değer artışları 2025 vergi değerinin iki katını aşamayacak. Vakıf üniversitesi ücret artışları için yeni kurallar , araç satışlarında noter harç istisnasının kaldırılması ve bazı KDV istisnaları (UEFA organizasyonları dahil) kabul edildi. SGK prim oranları ve prime esas kazanç üst sınırı artırıldı; birçok sosyal güvenlik düzenlemesi 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’na borçlanma yetkisi verildi. Çeklerin ileri tarihli ibraz yasağı 2028 sonuna kadar uzatıldı. Kredi kullanarak satın aldığı gayrimenkulleri kiraya verenlerin, bu krediler için ödediği faizleri kira gelirlerini beyan ederken gider olarak indirme imkanına sahip olmaları nedeniyle kiraya verilen gayrimenkulü kredili veya kredisiz alan kişiler arasında vergi yükü açısından ortaya çıkan farklılığın ortadan kaldırılması, tasarrufların üretken yatırımlara yönlendirilmesi ve servet edinimi için katlanılan borç giderlerinin vergiye tabi gelirin tespitinde gider olarak dikkate alınmak suretiyle vergi matrahında neden olduğu erozyonun önlenmesi hedefleniyor. Buna göre, konutlar hariç olmak üzere kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren 5 yıl süreyle iktisap bedelinin yüzde 5’i indirilebilecek. Bu hüküm, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına ilişkin verilecek beyannamelerde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Geçici vergi mükellefiyeti bulunan mükelleflerin kazançları 3, 6, 9 ve 12 aylık dönemlerle tespit edilebilecek . Böylece dördüncü geçici vergi dönemi sisteme dahil edilerek bu dönem faaliyet sonuçlarını içeren geçici vergi beyannamesi alınması sağlanacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemleri gelir ve kazançlarına ilişkin verilecek beyannamelerde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Sürekli olarak portföyünün en az yüzde 51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan fonlardan, katılma payları sadece nitelikli yatırımcılara satılabilen, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu’nda (TEFAS) işlem görmeyen ve fon portföyüne alınacak varlık ve işlemlere ilişkin herhangi bir oransal sınırlamaya tabi olmayanlar için bir yıllık elde tutma süresine bağlı tevkifat istisnası uygulanmayacak. Bunların dışında kalan, sürekli olarak portföyünün en az yüzde 51’i Borsa İstanbul’da işlem gören hisse senetlerinden oluşan fonların katılma payı sahipleri ise söz konusu istisnadan yararlanmaya devam edecek. – İstisna ve harç düzenlemeleri Düzenlemeyle Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu ‘nda yapılan değişikliğe göre, büyükşehir olan illerde il özel idareleri yerine kurulan yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları da il özel idarelerinde olduğu gibi adlarına kayıt ve tescilli taşıtların motorlu taşıtlar vergisinden istisna tutulacak. Harçlar Kanunu’nda yapılan düzenlemeye göre, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıkları, il özel idarelerinde olduğu gibi taşınmaz edinimlerinde ve satışlarında tapu harçlarından istisna olacak. Tapuda yapılan işlemden sonra, emlak vergisi değerinden daha düşük bir bedel üzerinden harç ödendiğinin veya beyan edilen devir ve iktisap bedelinin gerçek durumu yansıtmadığının tespit edilmesi halinde aradaki farka isabet eden harcın tarh edilmesinde, vergi ziyaı cezası yüzde 25 yerine “bir kat” şeklinde uygulanacak. Kanun’a bağlı tarifedeki “değer veya ağırlık üzerinden alınan nispi harçlar” bölümünde yapılan değişikliğe göre, noterde yapılan sıfır araçların ilk tescili işlemlerinden ve tescil edilmiş araçların (ikinci el araçların) satış ve devrine ilişkin işlemlerden, 1000 liradan az olmamak üzere satış ve devir bedeli üzerinden nispi noter harcı alınacak. Tescil edilmiş araçların ikinci el motorlu kara taşıtı ticareti yetki belgesi bulunanlara yapılan satış ve devirlerinde, bu harç alınmayacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek. Gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak veya trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün emlak vergisi değerinden az olmamak üzere beyan edilen devir ve iktisap bedeli üzerinden (cebri icra ve şüyuun izalesi hallerinde satış bedeli, istimlaklerde takdir edilen bedel üzerinden) devir eden ve devir alan için ayrı ayrı, tapuda kaydı bulunmayan gayrimenkullerin, zilyetlik devir sözleşmeleri ile devrinde de hükümdeki oran uygulanacak. Kanunla, mevcut durumda harca tabi olmayan ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşları ile ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait belgeler, veteriner hekim muayenehane ve poliklinikleri ile hayvan hastanelerine verilen ruhsatlar ve kıymetli madenler kuruluş ve faaliyet izin belgeleri, kuyum, ikinci el motorlu kara taşıtı ve taşınmaz ticareti yetki belgeleri ile ticari havayolu ve genel havacılık işletme ruhsatlarından yıllık harç alınacak. Mevcut durumda sadece ruhsat alımında harca tabi hususi hastaneleri ve laboratuvarları açmak için düzenlenen ruhsatnameler ile turizm müessesesi işletme belgelerine ilişkin harç, yıllık alınacak. Buna göre, her yıl için kuyum ticareti ile iştigal edilebilmesi için şubeler dahil kuyum işletmeleri adına düzenlenen yetki belgelerinden 30 bin lira, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal edilebilmesi için şubeler dahil işletme adına düzenlenen yetki belgeleri ile taşınmaz ticaretiyle iştigal edilebilmesi için şubeler dahil işletme ve sözleşmeli işletmeler adına düzenlenen yetki belgelerinden 20 bin lira alınacak. Bu harçlar, büyükşehir belediyesi olan illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30 bini geçmeyen ilçeler hariç olmak üzere bir kat artırımlı uygulanacak. Hususi hastaneler açma ruhsatnameleri ile laboratuvarlara ait ruhsatnameler de her yıl için alınacak. Laboratuvarlara ait ruhsatnameler arasına özel gıda kontrol laboratuvarlarına verilen kuruluş izin belgeleri de eklenecek. Ayakta teşhis ve tedavi yapılan özel sağlık kuruluşlarına ait ruhsatnameler kapsamında her yıl için muayenehane uygunluk belgesi 20 bin lira, özel poliklinik ruhsatnamesi 30 bin lira, özel tıp merkezi ruhsatnamesi 50 bin lira olacak. Ağız ve diş sağlığı hizmeti sunulan özel sağlık kuruluşlarına ait ruhsatnameler çerçevesinde ise her yıl için alınacak bedel, ağız ve diş sağlığı muayenehanelerinden 20 bin lira, ağız ve diş sağlığı polikliniklerinden 30 bin lira, ağız ve diş sağlığı merkezlerinden 40 bin lira, ağız ve diş sağlığı hastanelerinden 40 bin lira olacak. Bu harçlar, büyükşehir belediyesi illerde, bir önceki takvim yılının son günü itibarıyla TÜİK tarafından yayımlanmış son verilere göre nüfusu 30 bini geçmeyen ilçeler hariç olmak üzere, bir kat artırımlı uygulanacak. Turizm müessese belgeleri kapsamında birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıf turizm müessesesi işletme belgelerine ödenen harçlar da yıllık alınacak. Hayvanların muayene edildiği, hastalıklarının teşhis ve tedavilerinin yapıldığı muayenehane ve poliklinikler ile hastanelere verilen ruhsatnameler kapsamında alınacak harç bedeli, her yıl için veteriner hekim muayenehane ruhsatı 10 bin lira, veteriner hekim poliklinik ruhsatı 20 bin lira, hayvan hastanesi ruhsatı 40 bin lira olarak uygulanacak. Harç bedeli, kıymetli maden rafinerileri kuruluş izin belgeleri 7 milyon 500 bin lira, kıymetli maden rafinerileri faaliyet izin belgeleri her yıl için 7 milyon 500 bin lira, kıymetli madenler aracı kurum ve kuruluşları faaliyet izin belgeleri her yıl için 5 milyon lira olacak. Hava yolu ve genel havacılık işletme ruhsat harçları da düzenleniyor. Buna göre, her yıl için alınacak harç bedeli, tarifeli ve tarifesiz seferlerle yolcu ve yük taşımacılığı yapacak hava yolu işletmelerine verilen ruhsatlarda 2 milyon lira, sadece tarifesiz seferlerle yolcu ve yük taşımacılığı yapacak hava yolu işletmelerine verilen ruhsatlarda 1 milyon 500 bin lira, tarifeli ve tarifesiz seferlerle sadece yük taşımacılığı yapacak hava yolu işletmelerine verilen ruhsatlarda 1 milyon lira, hava taksi işletmesi ruhsat harcında 500 bin lira, genel havacılık işletme ruhsatında 100 bin lira olarak uygulanacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek. Genel Kurul’da kabul edilen önergeye göre, Emlak Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, 2025’te 2026 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri dikkate alınarak vergi değeri 2026 yılı için hesaplanan bina ve arazi vergi değerleri, 2025 yılına ait vergi değerlerinin iki kat fazlasını geçemeyecek. Vergi değerinin tadil edilmesi durumunda, mükellefiyet tesisi gereken hallerde bina ve arazi vergi değerlerinin hesaplamasında, 2026 yılında uygulanmak üzere 2025 yılında takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınacak. Esas alınan bu değerler, ilk yıl 2025 yılına ilişkin uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin 2 kat fazlasını geçemeyecek. Bir bina veya arazinin taksim veya ifraz edilmesi veya mükellefinin değişmesi durumunda, aynı şartlar geçerli olacak. Takip eden 2027, 2028 ve 2029 yıllarında, bina ve arazi vergisi matrahları ile asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri aynı hüküm üzerinden hesaplanacak. Emlak vergi değeri veya asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerleri esas alınarak uygulanan vergi, harç ve diğer mali yükümlülükler için de bu hükümlere göre belirlenen değerler dikkate alınarak uygulanacak. Hükmün uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkili olacak. Düzenlemeye ihdas edilen yeni maddeyle de Emlak Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Vergi değerinin hesaplanmasında, mükellefiyetin başlangıç yılını takip eden yıldan itibaren her yıl, bir önceki yıl vergi değerinin aynı yıl için tespit edilen yeniden değerleme oranında artırılacak. – Vakıf yükseköğretim kurumlarında ücretlerin güncellemesine ilişkin kurallar belirlendi Yükseköğretim Kanunu ‘nda yapılan değişiklikle vakıf yükseköğretim kurumlarında mütevelli heyet tarafından tespit edilen ücretlerin güncellemesine ilişkin kurallar belirleniyor. Buna göre, hazırlık sınıfına ve/veya birinci sınıfa yerleştirme yılı dışındaki öğrenim ücretleri, cari yıl haziran ayı yıllık üretici fiyat endeksi artışı ile cari yıl haziran ayı yıllık tüketici fiyat endeksi artışı ortalaması da dikkate alınarak Yükseköğretim Kurulunun tespit edeceği esaslara göre olacak. Karayolları Trafik Kanunu ‘nda yapılan değişikliğe göre, noterler tarafından gerçekleştirilen tescil edilmiş araçların (ikinci el araçların) satış ve devir işlemlerine ilişkin harç istisnası kaldırılacak. Bu hüküm 1 Ocak 2026’dan itibaren yürürlüğe girecek. Katma Değer Vergisi Kanunu ‘nda yapılan düzenlemeye göre, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlıklarının mülkiyetindeki taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV’den istisna tutulacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımını izleyen ayın başında yürürlüğe girecek. 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali müsabakaları ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası organizasyonuna ilişkin olmak üzere Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişilerden iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanlara, bu müsabakalar ve organizasyon dolayısıyla yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifaları ile bunların bu müsabakalar ve organizasyon dolayısıyla yapacakları mal teslimleri ve hizmet ifaları katma değer vergisinden müstesna tutulacak. Bu istisnalar dolayısıyla yüklenilen vergiler, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan vergilerden indirilecek. İndirim yoluyla telafi edilemeyen vergiler ise ilgili hükümler uyarınca istisna kapsamında işlem yapan mükellefin talebi üzerine nakden veya mahsuben iade edilecek. Hazine ve Maliye Bakanlığı istisna ve iadenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olacak. Ölçüler ve Ayar Kanunu ‘na geçici madde ekleniyor. Buna göre 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla damga süresi geçmiş su sayaçları için; 31 Aralık 2028 tarihine kadar muayenesinin yaptırılması veya geçerli muayenesi olan bir sayaçla değiştirilmesi şartıyla bu sayaçlara el konularak mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilmeyecek ve idari para cezası verilmeyecek, verilenler tebliğ edilmeyecek, tebliğ edilenlerin tahsilatından vazgeçilecek, varsa açılmış davalar hakkında mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilecek, yargılama ve takip giderleri taraflar üzerinde bırakılacak ve vekalet ücretine hükmedilemeyecek. Söz konusu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce tahsil edilmiş idari para cezaları iade edilmeyecek. 31 Aralık 2028 tarihini bir yıla kadar uzatmaya Bakanlık yetkili olacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek. Kıyı Kanunu ‘na eklenen hükme göre, kroki ile listede sınır ve koordinatları gösterilen Orta Karadeniz Serbest Bölgesi alanında Serbest Bölgeler Kanunu uyarınca sınai, ticari ve hizmetle ilgili faaliyetlerin yürütülebilmesi amacıyla yapı ve tesisler inşa edilebilecek. İşsizlik Sigortası Kanunu ‘na eklenen geçici maddeye göre, imalat sanayi sektörlerinde istihdamı koruma ve artırma amacıyla bu sektörlerde faaliyet yürüten işletmelere yönelik, 1 Ocak 2026 ile 31 Aralık 2026 tarihleri arasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı tarafından çalışan sigortalılar için uygulanacak destek programlarında ihtiyaç duyulacak kaynak, İşsizlik Sigortası Fonu’nun 2025 yılı prim gelirlerinin yüzde 15’ini aşmamak kaydıyla, Fon tarafından Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı merkez muhasebe birimi hesabına yatırılacak ve genel bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilecek. Kaydedilen bu tutarlar karşılığı, ilgili idare bütçelerine gerektiğinde hazine yardımıyla ilişkilendirmek suretiyle ödenek eklemeye Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Bu madde kapsamında Fon kaynakları kullanılarak uygulanan destek programının uygulama esasları, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı ile Bakanlık tarafından müştereken belirlenecek. Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ‘na göre, işveren tarafından ödenenler hariç Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı katılımcılar ile Türk Vatandaşlığı Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamındaki katılımcılar adına bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı paylarının yüzde 30’una karşılık gelen tutar, şirketler tarafından emeklilik gözetim merkezine iletilen bilgiler esas alınarak devlet katkısı olarak emeklilik gözetim merkezince hesaplanacak. Cumhurbaşkanı, bu oranı yüzde 50’sine kadar artırabilecek, sıfıra kadar da indirme yetkisine sahip olacak. Düzenlemeyle 2023 yılında yaşanan deprem afetinin ekonomik ve sosyal etkilerinin azaltılması amacıyla yapılan harcamalar ile 2025 yılı gelir yönlü bütçe gelişmeleri nedeniyle ortaya çıkan ilave finansman ihtiyacının karşılanması ve Hazine nakit rezervinin belirli bir seviyede tutulabilmesi amacıyla sene başında yılı bütçe kanunu ile belirlenen net borç kullanım tutarının artırılması hedefleniyor. Bu amaçla Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’a eklenen geçici maddeye göre, hükümde düzenlenen net borç kullanımı tutarı 2025 yılı için, 1 Ocak 2025’ten geçerli olmak üzere Bakan ve Cumhurbaşkanı tarafından artırılan net borç kullanım tutarına 595 milyar lira ilave edilerek uygulanacak. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ‘nda değişikliğe gidilerek durdurulan sigortalılık süresinin ihya maliyetinin, yasal süresinde ödenen prim maliyetinden yüksek tutularak sigortalıların primlerini yasal süresinde ödeme alışkanlığının artırılması ve prim tutarlarını zamanında ödeyen sigortalılarımızın dezavantajlı duruma düşmemeleri amaçlanıyor. Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanan sigortalılar için de borçlanma prim oranları yüzde 45 alınarak sigortalılar arasında eşitlik sağlanması hedefleniyor. Bu hüküm, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek. Asgari ücretin 7,5 katı olarak uygulanan prime esas kazanç üst sınırı, asgari ücretin 9 katına çıkarılacak. TBMM Genel Kurulunda kabul edilen Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarında prim oranında artış yapılıyor. Kanun’un “İsteğe bağlı sigorta prim ve ödemeleri”, “tarım ve orman işlerinde hizmet akdi ile süreksiz olarak çalışanların sigortalılığı”, “bazı kısmi süreli çalışanlar” ile “ev hizmetlerinde çalışanların sigortalılığı ve konut kapıcılığı” başlıklı hükümlerde yer alan sigorta prim oranlarında değişiklik yapılıyor. Bu hüküm, 2026 yılı Ocak ayı başında yürürlüğe girecek. Düzenlemeyle uzun vadeli sigorta kolları prim oranında artış sağlanarak, Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) aktüeryal dengesinin korunması ve uzun vadede sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğine katkı sağlanması hedefleniyor. Kanun’un “Prim oranları ve Devlet katkısı” başlıklı hükmündeki ilgili prim oranları değiştiriliyor. Bu hüküm, 2026 yılı Ocak ayı başında yürürlüğe girecek. Asgari ücretin 7,5 katı uygulanan prime esas kazanç üst sınırı, asgari ücretin 9 katına çıkarılacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek. SGK’den gelir veya aylık alanların, kendi sigortalılığı ve/veya hak sahibi olduğu kişinin sigortalılığı nedeniyle oluşan genel sağlık sigortası primi dahil prim ve prime ilişkin borçları, yüzde 25 oranını geçmemek üzere gelir veya aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edilecek. Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar, SGK tarafından düzenlenecek. Bu hüküm 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek. Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre yapılan borçlanma tutarları ile Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu’nun ilgili hükmü kapsamında Türk Silahlı Kuvvetlerinde geçmiş kabul edilen sürelere ait emekli keseneği ve kurum karşılık tutarlarının hesaplanmasında kesenek ve karşılık veya borçlanma yüzde 45 oranında uygulanacak. Bu hüküm doğrultusunda Kanun’da teknik düzenleme yapılıyor. Bu hüküm 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek. Bu yıl götürü bedel üzerinden hizmet alım sözleşmesi yapılmış kamu üniversite sağlık hizmeti sunucularının SGK’ye 31 Aralık 2025 tarihine kadar bu sözleşme kapsamında verdikleri tedavi hizmetlerine ilişkin toplam tahakkuk tutarının götürü bedel sözleşme tutarından düşük olması durumunda, aradaki fark terkin edilecek. Terkin edilen tutar, Bakanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilecek ödenekten karşılanacak. Bu düzenlemeye ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak Kurumca belirlenecek. – İstisnalar Kurumlar Vergisi Kanunu ‘ndaki değişiklikle, dernek veya vakıflarca elde edilen kesinti suretiyle vergilendirilmiş kira gelirleri ile menkul kıymet ve faiz gelirleri, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullardaki atölye ve uygulama birimleri ile çıraklık ve halk eğitim merkezlerindeki uygulama birimlerine bağlı döner sermaye işletmelerinin gelirleri nedeniyle iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacağına yönelik düzenlemenin uygulama süresi 31 Aralık 2035’e kadar uzatılacak. 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali ve 2027 UEFA Konferans Ligi Finali müsabakalarının Türkiye’de oynanması ile 2032 UEFA Avrupa Futbol Şampiyonası’nın Türkiye’de düzenlenmesine ilişkin olarak Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratları dolayısıyla Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) ile iş yeri, kanuni ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayan katılımcı takımlar ve organizasyonda görevli tüzel kişiler, gelir ve kurumlar vergisinden muaf olacak. Bu muafiyet, tevkif yoluyla alınan vergileri de kapsayacak. Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA) Türkiye Ofisinin bu müsabakalar ve şampiyona kapsamında elde ettiği gelirler dolayısıyla iktisadi işletme oluşmuş sayılmayacak. Çek Kanunu ‘ndaki değişiklikle, ticaretin sürdürülebilirliğinin sağlanması ile çek hesabı sahiplerinin nakit akışlarını planlayabilmelerine imkan tanınması amacıyla üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihinden önce çeklerin ödenmek için muhatap bankaya ibrazının geçersiz olmasına ilişkin düzenlemenin süresi uzatılacak. Buna göre, 31 Aralık 2028’e kadar üzerinde yazılı düzenleme tarihinden önce çekin ödenmek için muhatap bankaya ibrazı geçersiz olacak. Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ‘da değişiklik yapılacak. Buna göre, İstanbul Sismik Riskin Azaltılması ve Acil Durum Hazırlık Projesi (İSMEP) kapsamında, İstanbul Valiliğine bağlı faaliyet gösteren İstanbul Proje Koordinasyon birimine yapılacak teslim ve hizmetler, finansmanı yabancı devletler, uluslararası kurum ve kuruluşlarca karşılanmak şartıyla 31 Aralık 2035’e kadar katma değer vergisinden müstesna olacak. – Kentsel Dönüşüm Başkanlığına borçlanma yetkisi Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ‘daki değişiklikle, kanun kapsamında açılan dönüşüm projeleri özel hesabı 31 Aralık 2027 itibarıyla kapatılacak. 31 Aralık 2027’ye kadar ilgili mevzuata göre özel hesaba kaydedilen gelirler, bu tarihten sonra Kentsel Dönüşüm Başkanlığı bütçesine gelir kaydedilecek, özel hesaptan yapılan harcamalar ise Başkanlık bütçesine bu amaçla tahsis edilen ödeneklerden karşılanacak. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, 31 Aralık 2027’ye kadar kanun kapsamındaki uygulamalarda kullanılmak üzere kaynak temin etmek maksadıyla taksitli toplam alacak miktarı esas alınarak sermayesinin yarısından fazlası doğrudan veya dolaylı olarak kamuya ait olan bankalardan iç borçlanma yapabilecek. Anapara, faiz ve borçlanma nedenli giderlerin toplamı, muhasebe kayıtlarında gösterilen taksitli toplam alacak miktarının yüzde 25’ini aşamayacak. Bu kapsamda yapılacak borçlanma miktarı ve ödeme yapısı, bu alacakların vade yapısına uyumlu belirlenecek. Bu kapsamda söz konusu alacaklardan tahsil edilen tutarlar, öncelikle borçlanma sebebiyle ortaya çıkan anapara, faiz ve diğer borçlanma giderleri için kullanılacak. Bu hüküm, 1 Ocak 2025’ten geçerli olmak üzere düzenlemenin yayımı tarihinde yürürlüğe girecek. Askeralma Kanunu ‘nda yapılan değişikliğe göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinde geçmiş kabul edilen sürelere ait emekli keseneği ve kurum karşılık tutarlarının hesaplanmasında kesenek ve karşılık veya borçlanma oranının yüzde 45 belirlenmesi nedeniyle uyum düzenlemesine gidiliyor. Bu hüküm, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girecek. Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Mali ve Sosyal Haklarında Düzenlemeler ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ‘deki değişiklikle, belediye başkanları, belediye meclisi üyeleri ve il genel meclisi üyeleri ile il özel idareleri, belediyeler, il özel idareleri ve belediyelerin bağlı kuruluşları, kurdukları veya üye oldukları birlikler ile doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte ya da ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlasına sahip oldukları şirketlerde istihdam edilen her statüdeki personelin, kanun kapsamında sayılan görevleri bakımından yalnızca bir görevi için ödeme alabilmesi hedefleniyor. Mahalli idareler bünyesindeki organlarda ve bu organlara bağlı yürütülen komisyonlarda kanun gereği yürütülmesi zorunlu hizmetler bakımından 631 sayılı KHK’nin ilgili hükmü kapsamından muaf tutulacak ve bu kişilere şirketlerde görev almaları durumunda ödenek ve huzur haklarından yalnızca biri ödenecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının görevleri arasına, “ İşletmelere, kapasite geliştirme, ölçek ekonomisi oluşturma, verimlilik artırma, istihdamı koruma, piyasa koşullarındaki değişimlere karşı dayanıklılık kazandırma, rekabet gücünü koruma ve işletme sürdürülebilirliğini sağlama amaçlarıyla destek vermek ve bu desteklere ilişkin usul ve esasları belirlemek .” de eklenecek. – Tekliften 2 madde çıkarıldı Öte yandan, tekliften, sahip oldukları binaları mesken olarak kiraya verenlerin bir takvim yılı içinde elde ettikleri mesken kira gelirlerine ilişkin istisna, kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından emekli, maluliyet, dul ve yetim aylığı alanlara yönelik yeniden düzenlenmesine ilişkin hüküm çıkarıldı. Tekliften, genel aydınlatma kapsamında aydınlatılan yerlerde gerçekleşen aydınlatma giderlerinin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten ve ilgili belediyeler ile il özel idarelerinin genel bütçe vergi gelirleri payından karşılanmasına ilişkin hüküm de çıkarıldı. Kaynak: TBMM


  • 32. 2025 Yılında KOBİ’ler İçin En Sık Denetlenen Konular Nelerdir?

    1. Kasa Mevcudu ve Ortak Cari Hesapları Denetimi Gelir İdaresi Başkanlığı'nın son yıllarda yoğunlaştığı denetim alanlarından biri, kasa hesabının şişkin olması ve ortaklara borç alacak ilişkilerinin net gösterilmemesi. 2025 yılında da bu eğilim devam ediyor. Özellikle aşağıdaki senaryolar riskli bulunuyor: Yüksek tutarda kasada görünen ama fiziksel olarak bulunmayan meblağlar Ortağın şirkete sürekli borç vermesi veya şahsi harcamaların şirket üzerinden geçmesi Uzun süre tahsil edilmeyen ortak alacakları Bu durumlar örtülü kazanç dağıtımı, transfer fiyatlandırması ya da belgesiz ödeme riski doğurabiliyor. KOBİ’lerin yıl sonu itibarıyla bu hesapları gözden geçirmesi büyük önem taşıyor. 2. Belgesiz Giderler ve Faturasız Alımlar KOBİ’lerin özellikle alışverişlerini nakit ve fişle gerçekleştirdiği durumlarda, belge eksiklikleri vergi incelemelerinde ciddi bir sorun teşkil ediyor. 2025 itibarıyla e-belge sistemleriyle eşleştirilmeyen masraflar ve karşılığı olmayan gider kayıtları, doğrudan inceleme sebebi haline gelmiş durumda. En sık karşılaşılan belgelenemeyen giderler: Ağırlama ve temsil giderleri Yol, konaklama ve seyahat harcamaları Kredi kartı ile yapılan ama açıklaması olmayan ödemeler GİB sistemlerinde bu harcamaların karşılığı olan e-fatura ve fişlerin olmaması, vergi ziyaı iddiasını gündeme getiriyor. 3. Personel Bildirimleri ve SGK Prim Uygulamaları 2025 yılında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), özellikle asgari ücretli bordrolarda eksik prim gösterimi, kayıt dışı istihdam ve fazla mesai ödemelerinde bordro uyumsuzluğu gibi konularda daha sıkı kontroller uygulamaktadır. KOBİ’ler için öne çıkan risk alanları şunlardır: Gerçek maaş ile bordrodaki maaşın farklı olması Çalışanlara yapılan prim ve ikramiyelerin bordro dışında ödenmesi Eksik gün veya ücretsiz izin uygulamalarının belgelenmemesi SGK denetmenleri, bu verileri e-bildirge, işyeri kayıtları ve banka hesap hareketleriyle karşılaştırarak inceler. 2025 itibarıyla risk analiz sistemi, sistematik olarak şüpheli bordro desenlerini otomatik tespit edebilmektedir. 4. E-Fatura, E-Arşiv ve E-Defter Uygulamalarındaki Uyum Sorunları Elektronik belge kullanımının zorunlu hale gelmesiyle birlikte, 2025 yılında e-fatura ve e-defter uygulamalarındaki uyum problemleri, denetimlerin merkezine oturdu. Özellikle şu konular sıklıkla denetlenmektedir: E-fatura sistemine geçmesine rağmen hâlâ kâğıt fatura kesilmesi E-defter beratlarının zamanında GİB sistemine yüklenmemesi E-fatura ile e-defterdeki satış rakamlarının uyuşmaması E-arşiv faturalarının usulsüz olarak düzenlenmesi (tarih, saat, tutar farkları) GİB bu farkları dijital ortamda doğrudan karşılaştırmakta ve riskli mükellefleri otomatik denetime almaktadır. Bu sebeple KOBİ’lerin dijital entegrasyonlarını titizlikle yürütmesi gereklidir. 5. KDV İadeleri ve Ödeme-Kayıt Uyuşmazlıkları KDV iadesi talep eden firmaların iade öncesi kontrollerinde, karşılıklı fatura eşleşmeleri ve banka ödeme belgeleri kritik hale gelmiştir. 2025'te KOBİ'ler için öne çıkan inceleme başlıkları şunlardır: Faturası alınmış ama ödemesi yapılmamış mal veya hizmetler KDV iadesi alınan ama karşı firmada kayıt altına alınmamış işlemler İade talep edilen tutarın haksız yere fazla gösterilmesi Eksik ya da geç girilmiş yurt dışı ihracat beyannameleri Bu tür uyuşmazlıklar, iade sürecinin tıkanmasına neden olabileceği gibi vergi incelemesine dönüşebilir. 6. Kâr Dağıtımı, Sermaye İşlemleri ve Örtülü Sermaye Riskleri KOBİ’lerde sık karşılaşılan bir diğer denetim konusu, kâr dağıtımı yapılmadan ortaklara ödeme yapılması, sermaye artırımlarının belgeye dayanmaması ve sermaye eksiği olmasına rağmen borçlanma yapılmasıdır. Bu durumlar, Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında hem örtülü kazanç hem de örtülü sermaye riskini beraberinde getirir. 2025 yılı denetim uygulamalarında, şirketlerin öz sermaye yapısı ve ortaklar arası fon hareketleri detaylıca incelenmektedir. Özellikle şirketin kendi ortaklarına veya ilişkili kişilere faizsiz borç vermesi ya da bedelsiz tahsislerde bulunması, doğrudan ceza konusu olabilmektedir. Sonuç 2025 yılında gerek Gelir İdaresi Başkanlığı gerekse SGK tarafından yapılan denetimlerde öncelik riske dayalı analizlere veriliyor. Bu durum, KOBİ’lerin yalnızca geçmiş kayıtları değil, aynı zamanda güncel uygulamalarıyla uyumlu bir yapı kurmasını zorunlu hale getiriyor. İşletmelerin yıl içinde düzenli iç denetim yapması, mali müşavirleriyle yakın çalışması ve e-belge sistemlerini hatasız kullanması, cezai yaptırımların önüne geçmek açısından kritik önem taşıyor.


  • 33. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Nedir, Kimleri Kapsıyor?

    Türkiye’de sosyal güvenlik reformlarının en önemli adımlarından biri olarak gündeme gelen Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES), çalışanların gelecekte daha yüksek emekli maaşı alabilmelerini amaçlayan yeni bir modeldir. Son dakika gelişmeleriyle birlikte tamamlayıcı emeklilik sistemi Resmî Gazete üzerinden kamuoyuna duyurulmuştur. Peki, tamamlayıcı emeklilik sistemi nedir, kimleri kapsıyor ve ne zaman yürürlüğe girecek? Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Nedir? Tamamlayıcı emeklilik sistemi, mevcut Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) emeklilik sistemine ek olarak çalışanların tasarruflarını artırmayı hedefleyen bir ikinci basamak emeklilik modelidir. TES sayesinde çalışanların primleri belirli bir oranda fona aktarılır, böylece emeklilik döneminde daha yüksek gelir elde etme imkânı sağlanır. Bu sistem, aynı zamanda kıdem tazminatı ile de bağlantılıdır. Belirli koşullar altında kıdem tazminatının bir kısmı tamamlayıcı emeklilik fonuna aktarılabilecek ve çalışanların ileride emeklilik maaşına ek bir gelir oluşturacaktır. TES Emeklilik Sistemi Kimleri Kapsıyor? Yeni emeklilik sistemi kimleri kapsıyor sorusu çalışanların en çok merak ettiği konuların başında gelir. Tamamlayıcı emeklilik sistemi kimleri kapsıyor denildiğinde, özel sektör çalışanları başta olmak üzere sigortalı çalışanların bu sistemden faydalanacağı görülmektedir. Özellikle uzun vadeli prim ödemesi yapan çalışanların TES’ten daha fazla yararlanması beklenmektedir. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Yaş Sınırı Var mı? Tamamlayıcı emeklilik sistemi yaş sınırı, uygulamanın en önemli detaylarından biridir. Sistem, belirli bir yaş grubunu değil, tüm çalışanları kapsayacak şekilde tasarlanmıştır. Ancak, fonlardan yararlanabilmek için belli bir süre sistemde kalma şartı aranacaktır. Bu süreyi tamamlayan çalışanlar, emeklilik döneminde ikinci bir gelir elde edebilecektir. Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi Ne Zaman Devreye Girecek? Tamamlayıcı emeklilik sistemi ne zaman yürürlüğe girecek sorusu, çalışanlar ve işverenler için kritik öneme sahiptir. Yapılan açıklamalara göre, sistemin 2025 ve sonrasındaki dönemde aşamalı olarak devreye alınması planlanmaktadır. Detaylar, Resmî Gazete yayınlarıyla netleşecek ve uygulama süreci kamuoyuna duyurulacaktır. 4 Adet Sık Sorulan Soru 1. Tamamlayıcı emeklilik sistemi zorunlu mu olacak? Sistemin başlangıçta zorunlu ya da gönüllü olup olmayacağı Resmî Gazete’de yayımlanacak düzenlemelere göre netleşecektir. 2. TES kapsamında kıdem tazminatı kaybolacak mı? Hayır. Kıdem tazminatı tamamen kaldırılmayacak, ancak belirli oranlarda fon sistemine yönlendirilecektir. 3. TES için e-Devlet üzerinden başvuru yapılabilecek mi? Evet. Sistemin yürürlüğe girmesiyle birlikte e-Devlet üzerinden TES sorgulama ve işlemlerinin yapılabilmesi öngörülmektedir. 4. Tamamlayıcı emeklilik sistemi gram altın gibi yatırım araçlarına bağlı mı olacak? Fonların yönetiminde farklı yatırım enstrümanları kullanılabilecek. Bu kapsamda gram altın, devlet tahvili veya hisse senedi gibi araçlar değerlendirilebilecektir.


  • 34. Vergi Affı 2026 Çıktı mı? 7582 Sayılı Kanun ve Vergi Borçlularının Yapması Gerekenler

    Vergi affı, devletin tahsil edilemeyen ya da tahsilinde güçlük yaşanan kamu alacaklarını daha kolay tahsil edebilmek için vergi borçları, cezalar, faizler ve gecikme zamları üzerinde özel düzenleme yapmasıdır. Uygulamada çoğu zaman “tam af” yerine yapılandırma modeli görülür; yani vergi aslı korunur, bazı fer’î alacaklarda indirim yapılır ve borç taksite bağlanır. Geçmişte kapsamlı yapılandırmalar çıkarılmış olsa da 2026 yılı itibarıyla Resmî Gazete’de yayımlanmış yeni bir genel vergi affı veya yeni bir yapılandırma kanunu bulunmamaktadır. Bu yazıda: vergi affı nedir, 2026’da yeni vergi affı var mı, hangi borçlar kapsama girebilir, başvuru nasıl yapılır, vergi borcu 5 yıl sonra silinir mi, yeni bir vergi paketi çıkarsa nasıl takip edilmeli sorularını detaylı şekilde ele alıyoruz. Vergi Affı Nedir ve Neden Yapılır? Vergi affı, devletin geçmiş dönemlere ait tahsil edilemeyen vergi borçlarını, gecikme faizlerini, gecikme zamlarını ve bazı cezaları yeniden düzenlemesidir. Amaç çoğu zaman borcu tamamen ortadan kaldırmak değil; ödenebilir hale getirerek tahsilatı artırmaktır. Bu nedenle vergi affı düzenlemeleri çoğunlukla taksit, Yİ-ÜFE’ye göre güncelleme, ceza indirimi ve başvuru süresi gibi araçlarla kurgulanır. TBMM’de 2026 başında verilen bazı teklif metinlerinde de amaç, borçları tamamen silmekten çok “ödenebilir hale getirmek” olarak ifade edilmiştir. Vergi affı ya da yapılandırma düzenlemeleri genellikle şu dönemlerde daha çok gündeme gelir: kamu tahsilat ihtiyacının arttığı dönemlerde, ekonomik daralma veya finansman sıkışıklığı zamanlarında, çok sayıda mükellefin borçlarını ödemekte zorlandığı süreçlerde. Bu noktada önemli ayrım şudur: Her beklenti, yürürlüğe girmiş bir af anlamına gelmez. Düzenleme ancak kanunlaşır ve Resmî Gazete’de yayımlanırsa uygulanabilir hale gelir. 2026 Vergi Yapılandırması Gelecek mi? 2026 yılı için şu an yürürlükte olan yeni bir genel vergi affı bulunmuyor. Resmî Gazete, GİB ve TBMM kaynaklarında yeni bir kapsamlı yapılandırmanın yürürlüğe girdiğine dair resmî sonuç görünmüyor. Bununla birlikte TBMM’de zaman zaman kamu borçları, kredi borçları veya belirli alanlara dönük yeniden yapılandırma teklifleri verilebiliyor; fakat teklif verilmiş olması, düzenlemenin kabul edildiği anlamına gelmiyor. 2026 içinde TBMM kayıtlarında bazı yeniden yapılandırma içerikli teklifler yer alsa da bunlar yürürlüğe girmiş genel bir vergi affı olarak değerlendirilemez. Bu nedenle 2026 açısından en doğru ifade şu olur: Yeni vergi affı beklentileri konuşuluyor olabilir; ancak bugün itibarıyla kesinleşmiş, yürürlükte bir genel yapılandırma kanunu yoktur. En Son Kapsamlı Vergi Yapılandırması Ne Zaman Çıktı? Son geniş kapsamlı yapılandırma düzenlemesi 7440 sayılı Kanun ile yapılmıştı. GİB’in dijital sistemlerinde hâlâ 7440 sayılı düzenlemeye ilişkin ödeme ve hesaplama ekranları yer almaktadır; bu da geçmiş yapılandırmanın idari altyapısının sürdüğünü gösterir. Ancak bu ekranların bulunması, 2026’da yeni bir af çıktığı anlamına gelmez. Hangi Borçlar Vergi Affına Girebilir? Yeni bir yapılandırma kanunu çıkarsa, geçmiş uygulamalara bakılarak şu borç türlerinin kapsama alınması beklenebilir: gelir vergisi borçları, stopaj borçları, kurumlar vergisi borçları, KDV borçları, MTV ve bazı trafik para cezaları, belediyelere ait bazı alacaklar, SGK prim borçları, usulsüzlük ve vergi cezalarının bazı türleri, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’î alacaklar. Geçmiş yapılandırmalarda GİB’in MTV ve trafik cezası alanlarına, belediye ve SGK borçlarına dair benzer kapsama yer verildiği görülmüştür. GİB’in borç ve ödeme ekranları da bu tip kamu alacaklarının dijital takibini mümkün kılmaktadır. Vergi Affı Başvurusu Nasıl Yapılır? Yeni bir yapılandırma düzenlemesi yürürlüğe girerse başvurular genellikle şu kanallardan yapılır: Başvuru Yolu Açıklama Dijital Vergi Dairesi Online başvuru ve ödeme planı takibi e-Devlet bağlantılı vergi hizmetleri Kimlik doğrulama ile erişim Vergi dairesi Şahsen başvuru imkanı GİB ödeme ve hesaplama ekranları Borç görüntüleme, ödeme planı işlemleri Bugün itibarıyla GİB’in Dijital Vergi Dairesi’nde “ödeme planı numarası ile yapılandırma ödemesi” ve gecikme zammı/faizi hesaplama ekranları yer almaktadır. Bu ekranlar, yürürlükteki veya geçmiş yapılandırmaların takibi açısından önemlidir. Başvuruda genellikle şu bilgiler istenir: yapılandırılacak borcun türü, vergi dönemi, taksit sayısı tercihi, ödeme planı bilgisi. Vergi Affı ile Hangi Kalemler Silinir? Geçmiş düzenlemelere göre yapılandırmalarda en sık görülen model şudur: Borç Kalemi Olası Uygulama Vergi aslı Genellikle korunur Gecikme faizi / gecikme zammı Silinip Yİ-ÜFE ile güncelleme yapılabilir Vergi aslına bağlı olmayan cezalar Kısmen ya da tamamen silinebilir Vergi ziyaı cezaları Belirli oranda indirim uygulanabilir Taksitlendirme Kanundaki katsayıya göre yapılabilir Burada kritik nokta, her düzenlemenin kendi kanun metnine göre değişmesidir. Dolayısıyla “her vergi affında aynı oranlar uygulanır” demek doğru olmaz. Kesin oranlar ancak ilgili kanun yayımlandığında belli olur. GİB’in hesaplama ekranlarında da yapılandırma ve Yİ-ÜFE temelli hesaplama mantığına ilişkin ayrı modüller bulunmaktadır. Vergi Borcu 5 Yıl Sonra Silinir mi? Vergi alacaklarında tahsil zamanaşımı konusu 6183 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilir. Genel kural olarak 5 yıllık tahsil zamanaşımı söz konusu olabilir; ancak bu süre her durumda borcun otomatik silineceği anlamına gelmez. Çünkü ödeme emri gönderilmesi, cebrî tahsil işlemleri, haciz, taksitlendirme veya benzeri tahsil işlemleri zamanaşımını etkileyebilir. Bu yüzden “5 yıl geçti, borç kesin silinir” yaklaşımı yanıltıcıdır. Zamanaşımı değerlendirmesi somut dosya bazında yapılmalıdır. 6183 sayılı Kanun bu alanın temel mevzuatıdır. Yeni Vergi Paketi Ne Zaman Yürürlüğe Girebilir? 2026’da vergi alanında yeni teklif ve düzenleme çalışmaları TBMM gündemine gelebilmektedir. Nitekim 2025 sonu ve 2026 başında vergiye ilişkin çeşitli kanun teklifleri TBMM gündeminde yer aldı. Ancak bir teklifin gündeme gelmesi ile yürürlüğe girmesi arasında önemli fark vardır. Yürürlük için teklifin yasalaşması ve Resmî Gazete’de yayımlanması gerekir. Bu nedenle “paket geliyor” haberleri ile “paket yürürlüğe girdi” bilgisini ayırmak gerekir. Emlak Vergisi ve Motorlu Taşıtlar Vergisi Yapılandırmaya Dahil Olur mu? Geçmiş yapılandırma örneklerinde MTV , trafik para cezaları ve bazı yerel idare alacakları kapsama alınabildi. GİB’in MTV ve trafik cezalarına ilişkin özel bilgi sayfaları ile dijital ödeme altyapısı, bu kalemlerin kamu borcu takibinde önemli yer tuttuğunu gösteriyor. Bu nedenle yeni bir yapılandırma çıkarsa emlak vergisi ve MTV benzeri borçların tekrar gündeme gelmesi mümkündür; fakat bu, ancak yeni kanun metninde açıkça yer alırsa kesinleşir. Yeni Vergi Affı Çıkarsa Nasıl Takip Etmeli? Yeni bir vergi affı ya da yapılandırma çıkarsa en güvenilir kaynaklar şunlardır: Resmî Gazete Gelir İdaresi Başkanlığı Dijital Vergi Dairesi TBMM yasama kayıtları GİB’in yayınlar sayfasında 2026 vergi takvimi ve güncel rehberler yer almakta; Dijital Vergi Dairesi’nde de ödeme, hesaplama ve borç işlemleri için aktif ekranlar bulunmaktadır. Bu nedenle sosyal medya söylentileri yerine resmî kaynak takibi yapılmalıdır. 2026 İçin Kısa Değerlendirme 2026 yılı itibarıyla: yeni bir genel vergi affı yürürlüğe girmemiştir , geçmiş yapılandırmalara ait dijital altyapı GİB üzerinde görünmeye devam etmektedir , TBMM’de çeşitli teklif ve tartışmalar olsa da bunların tamamı kanunlaşmış değildir . Bu nedenle mükellefler için en sağlıklı yaklaşım, mevcut borçlarını Dijital Vergi Dairesi üzerinden kontrol etmek ve yeni bir düzenleme çıkarsa resmî başvuru süresini kaçırmamaktır. Sıkça Sorulan Sorular 2026’da yeni vergi affı var mı? Hayır. Şu an için yürürlüğe girmiş yeni bir genel vergi affı veya yapılandırma kanunu bulunmuyor. En son kapsamlı yapılandırma hangi düzenlemeydi? GİB sistemlerinde hâlâ görülen son büyük yapılandırma altyapısı 7440 sayılı Kanun’a aittir. Vergi affı başvurusu elektronik ortamda yapılabilir mi? Yeni bir düzenleme çıkarsa başvurular genellikle Dijital Vergi Dairesi ve ilgili elektronik kanallar üzerinden yapılabilir. GİB’in mevcut altyapısı bu tür işlemlere uygundur. Vergi borcu 5 yıl sonra otomatik silinir mi? Hayır. Tahsil zamanaşımı konusu 6183 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilir ve tahsil işlemleri süreyi etkileyebilir. Yapılandırmada ilk taksit ödenmezse ne olur? Bu, ilgili kanundaki şartlara bağlıdır. Geçmiş yapılandırmalarda ilk taksitin süresinde ödenmesi kritik önem taşımıştır; yeni bir düzenleme çıkarsa detay yine kanun metninde yer alır. Ayrıca şu yazımızı da okuyun; Vergi Affı Son Durum Nedir? 2025’te Yeni Bir Yapılandırma Bekleniyor mu? Ayrıca podcasti dinleyin; 7269 Sayılı Kanun Kapsamında Vergi Muafiyeti: Kimler Yararlanabilir, Şartlar Neler?


  • 35. Vergi Teşviki Nedir, Kimler Yararlanabilir ve 2025 Muafiyet Tutarı Ne Kadar?

    Vergi Teşviki Ne Demek? Vergi teşviki, mükelleflerin ödemesi gereken verginin bir kısmının indirilmesi, ertelenmesi ya da tamamen kaldırılması yoluyla sağlanan destek uygulamalarıdır. Bu teşvikler, kimi zaman bir bölgeye, sektöre veya yatırım türüne özgü olarak tasarlanır. Amaç, ekonomik faaliyetleri canlandırmak, istihdamı artırmak ve girişimciliği teşvik etmektir. Vergi teşvikleri; vergi indirimi, vergi istisnası, vergi muafiyeti gibi farklı yollarla uygulanabilir. Türkiye’de Uygulanan Yatırım Teşvikleri Nelerdir? Türkiye'de yürürlükte olan başlıca yatırım teşvikleri şunlardır: KDV istisnası: Yeni makine ve teçhizat alımlarında KDV ödenmez. Gümrük vergisi muafiyeti: İthal edilen makinelerde uygulanır. Vergi indirimi: Kurumlar vergisinde belirli oranda indirim yapılır. Sigorta primi işveren hissesi desteği: İşverenin SGK prim yükü azaltılır. Yatırım yeri tahsisi: Sanayi arsalarının tahsis edilmesi. Faiz ve kar payı desteği: Yatırım kredilerine destek sağlanır. Bu vergi teşvikleri, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmektedir. Vergi Avantajından Kimler Yararlanabilir? Vergi avantajları, hem bireyler hem de şirketler için farklı şekillerde uygulanmaktadır. Özellikle şu gruplar bu haklardan yararlanabilir: Yatırımcı şirketler: Teşvik belgesi kapsamında üretim yapan işletmeler. İhracatçılar: GVK ve KVK kapsamında çeşitli muafiyet ve indirimler. Ar-Ge merkezleri: Kurumlar vergisi, gelir vergisi ve SGK prim teşvikleri. Engelli çalışan istihdam eden işverenler: SGK prim desteği. Serbest meslek erbapları ve genç girişimciler: Girişimcilik destekleri ve gelir vergisi istisnaları. Ayrıca, şirketlere vergi muafiyeti, yatırım teşvik sistemine göre bölgesel, stratejik veya büyük ölçekli yatırımlarda uygulanabilir. 2025 Yılı Gelir Vergisi Muafiyeti Ne Kadar? 2025 yılı gelir vergisi muafiyeti, özellikle ücretli çalışanlar ve genç girişimciler açısından önemlidir. 2025 yılında gelir vergisine esas matrahların yeniden değerleme oranıyla güncellenmesi sonucunda: Ücret gelirleri için istisna tutarı (asgari ücret düzeyindeki gelir için): 20.002,50 TL x 12 ay = 240.030 TL yıllık gelir vergisinden muaftır. Genç girişimciler için gelir vergisi istisnası (3 yıl boyunca): Yıllık 150.000 TL’ye kadar gelir vergiden muaftır. Bu muafiyetler sayesinde girişimciler ve çalışanlar üzerindeki vergi yükü hafifletilmektedir. Vergi Muafiyeti ile Vergi İstisnası Arasındaki Fark Nedir? Vergi muafiyeti, belirli kişi veya kurumların belirli bir vergi türünden tamamen muaf tutulmasıdır. (Örn: Dernek ve vakıflar) Vergi istisnası ise belirli gelir türlerinin vergilendirme dışı bırakılmasıdır. (Örn: Konut kira gelirinde yıllık 33.000 TL’ye kadar istisna) Her iki uygulama da vergi avantajları sağlar ancak kapsam ve süre açısından farklıdır. Vergi Teşvikleri ile Ekonomik Kazanım Mümkün Vergi teşvikleri, yalnızca yatırımcıların değil, girişimcilerin, çalışanların ve ihracatçıların da faydalanabileceği önemli uygulamalardır. 2025 yılında da vergi indirimi, vergi muafiyeti ve vergi istisnası gibi teşviklerle hem bireysel hem kurumsal ekonomik hareketlilik desteklenmektedir. Özellikle şirketlere vergi muafiyeti ve gelir vergisi istisnaları, doğru kullanıldığında önemli bir mali avantaj sunmaktadır.


  • 36. Serbest Meslek Erbabı İçin Sigortalılık ve Prim Ödeme Zorunlulukları

    Serbest Meslek Erbabı Kimdir? Serbest meslek erbabı, bir işverene bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan kişilerdir. Gelir Vergisi Kanunu'na göre serbest meslek faaliyeti, kişisel bilgi ve beceriye dayalı olarak yapılan ve sermayeden ziyade şahsi mesaiye bağlı olan işler olarak tanımlanır. Serbest meslek erbaplarına örnek olarak: Doktorlar, Avukatlar, Mimarlar, Mühendisler, Mali müşavirler, Yazılım geliştiriciler, Danışmanlar verilebilir. Serbest Meslek Erbabının Sigortalılık Zorunluluğu Serbest meslek erbapları, 4/B (Bağ-Kur) sigortalısı olmak zorundadır. SGK mevzuatına göre: Vergi kaydı açılan her serbest meslek erbabı, 30 gün içinde SGK’ya başvurarak 4/B sigortalısı olmak zorundadır. Sigortalılık başlangıcı, vergi mükellefiyetinin başladığı tarihtir. Zorunlu sigortalı olmasına rağmen bağlı olduğu vergi dairesi tarafından bildirilmeyen kişiler, SGK tarafından resen tescil edilir. Serbest Meslek Erbabı İçin Prim Ödeme Esasları Bağ-Kur kapsamında sigortalı olan serbest meslek erbapları, her ay düzenli olarak prim ödemekle yükümlüdür. 1. Prim Hesaplaması ve Ödeme Süreci Serbest meslek erbabının ödeyeceği prim, asgari ücretin belirli bir oranına göre hesaplanır. 2024 yılı itibarıyla prim hesaplama yöntemi şöyledir: Aylık Prim Tutarı = Asgari Ücret x %32,5 (SGK ve Genel Sağlık Sigortası Primi) Örnek hesaplama: Asgari ücret: 20.000 TL (varsayalım) Bağ-Kur primi: 20.000 TL x %32,5 = 6.500 TL/ay Prim ödemeleri her ayın sonuna kadar SGK’ya yatırılmalıdır. 2. Prim Borçları ve Gecikme Faizi Primler aylık olarak ödenmezse gecikme zammı ve faizi uygulanır. 4/B kapsamındaki sigortalıların 90 günden fazla prim borcu olması durumunda sağlık hizmetlerinden yararlanamaz. Prim borçlarını yapılandırma imkanı SGK tarafından belirli dönemlerde sunulmaktadır. Sigorta Primi Ödeyen Serbest Meslek Erbabının Hakları Serbest meslek erbapları, prim ödemeleri sayesinde şu sosyal güvenlik haklarından yararlanır: Genel Sağlık Sigortası (GSS): Kendisi ve bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri sağlık hizmetlerinden faydalanır. Emeklilik Hakkı: En az 9000 gün prim ödemesi yapıldığında emekliliğe hak kazanır. Malullük ve İş Göremezlik Yardımı: İş kazası veya hastalık sonucu çalışma gücünün en az %60’ını kaybedenler, malulen emekli olabilir. Analık ve Doğum Yardımı: Kadın sigortalılar doğum yapmaları halinde SGK tarafından belirlenen doğum ödeneği ve geçici iş göremezlik ödeneği alabilir. Cenaze ve Ölüm Aylığı: Vefat halinde sigortalının hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanır. Serbest Meslek Erbabı İçin Prim Ödeme Avantajları Serbest meslek sahipleri için prim ödemelerinin bazı avantajları bulunmaktadır: Gelir Vergisi Matrahından Düşülebilir: Bağ-Kur primleri, ticari kazançtan gider olarak düşülebilir , böylece vergi avantajı sağlanır. Primlerin Geriye Dönük Ödenmesi: Belirli koşulları sağlayan kişiler geçmiş dönemlere ait borçlarını yapılandırabilir. Yatırım ve Kredi Kolaylığı: SGK’ya düzenli prim ödemek, bankalardan kredi veya yatırım desteği alırken olumlu bir faktör olabilir. Serbest Meslek Erbabı İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler SGK kaydı vergi mükellefiyeti başladıktan sonra en geç 30 gün içinde yapılmalıdır. Prim borçlarının geciktirilmemesi önemlidir, aksi takdirde sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı kaybedilir. Emeklilik planlaması yaparken prim ödeme gün sayıları düzenli takip edilmelidir. Vergi avantajlarından yararlanmak için prim ödemeleri gider olarak gösterilmelidir. Serbest meslek erbapları, bağımsız çalışmanın sağladığı avantajlardan yararlanırken sosyal güvenlik yükümlülüklerini de ihmal etmemelidir. SGK sigortalılığı ve prim ödemeleri, hem emeklilik hem de sağlık haklarından kesintisiz faydalanmayı sağlar. Zorunlu sigortalılık süreçlerinin doğru yönetilmesi, primlerin düzenli ödenmesi ve vergisel avantajların kullanılması, serbest meslek sahipleri için uzun vadede finansal güvence sunar.


  • 37. 5 Puanlık SGK İndirimi Nedir? 2025’te Hangi Şartlarla Uygulanıyor?

    5 Puanlık SGK İndirimi Nedir? 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 81. maddesi uyarınca uygulanan bu teşvik, işverenin ödemesi gereken malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası priminde 5 puanlık bir indirim sağlar. Normalde %20 olan bu prim oranı, teşvikten yararlanan işverenler için %15’e düşürülür. Bu indirim doğrudan SGK prim borcuna yansıtılır ve işverenin maliyetini düşürür. 2025 Yılında 5 Puanlık SGK İndirimi Devam Ediyor mu? Evet. 5 puanlık SGK indirimi 2025 yılında da geçerliliğini korumaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın koordinasyonuyla uygulanan bu teşvik, hem mikro hem de büyük ölçekli işletmeler tarafından kullanılmaktadır. Kimler 5 Puanlık SGK İndiriminden Yararlanabilir? Aşağıdaki koşulları sağlayan özel sektör işverenleri bu indirimden faydalanabilir: Kanunlara uygun olarak sigortalı çalıştırıyor olmak , SGK prim belgelerini süresi içinde eksiksiz bildirmek , Prim ödemelerini düzenli yapmak veya yapılandırma hükümlerine uymak , Herhangi bir sahte sigortalılık veya usulsüzlük tespitinin bulunmaması. Kamu kurumları, dernekler ve vakıflar bu teşvikten yararlanamaz. 5 Puanlık SGK İndirimi Nasıl Hesaplanır? Örneğin 2025 yılında bir çalışanın brüt ücreti 20.002 TL ise: Normalde işveren prim oranı: %20 → 4.000 TL 5 puanlık indirim sonrası: %15 → 3.000 TL Aylık işçi başına 1.000 TL’ye kadar indirim sağlanabilir. Bu da özellikle çok sayıda çalışanı olan işletmeler için ciddi bir yıllık tasarruf anlamına gelir. İndirimden Nasıl Yararlanılır? Başvuru gerekmez. SGK sistemi, işverenin şartları sağlaması halinde beyan edilen aylık prim ve hizmet belgelerinde bu indirimi otomatik olarak uygular. Ancak sistemin sağlıklı çalışması için: Teşvik kodlarının doğru seçilmesi, Eksiksiz bildirim yapılması, e-SGK ekranlarının düzenli kontrol edilmesi önemlidir. Diğer SGK Teşvikleri ile Birlikte Kullanılabilir mi? Hayır. 5 puanlık SGK indirimi , diğer bazı teşviklerle birlikte kullanılamaz. Aynı ayda bir sigortalı için yalnızca tek bir teşvikten faydalanılabilir. İşveren, en avantajlı olanı seçmek zorundadır. Ancak bazı özel uygulamalarda 5 puanlık indirim + ilave teşvik kombinasyonu sınırlı şekilde uygulanabilmektedir (örneğin 6111 veya 17103 gibi özel teşviklerde). İşverenler İçin Avantajları Neler? Aylık prim maliyetini azaltır Nakit akışını iyileştirir Çalışan sayısı arttıkça yıllık tasarruf büyür Uygulama kolaydır, ek başvuru gerekmez Sıkça Sorulan Sorular (SSS) 5 puanlık SGK indirimi 2025 yılında devam ediyor mu? Evet, uygulama 2025’te de yürürlükte ve aktif olarak uygulanıyor. İndirim tüm işverenler için geçerli mi? Sadece özel sektör işverenleri, yasal şartları sağladıkları takdirde bu teşvikten yararlanabilir. Bir çalışan için hem 5 puanlık indirim hem de başka bir teşvikten yararlanılabilir mi? Genellikle hayır. Aynı sigortalı için tek teşvik uygulanır; ancak bazı özel durumlarda birleştirme mümkündür. İndirimden yararlanmak için başvuru gerekiyor mu? Hayır. SGK sistemi otomatik olarak uygular, yalnızca doğru bildirim yapılması gerekir.


  • 38. 2025 İşveren Sigorta Primi Ne Kadar Oldu? İşverenin SGK Yükü Nasıl Hesaplanır?

    2025 Yılında İşveren Sigorta Primi Nasıl Hesaplanır? İşverenlerin SGK'ya ödemekle yükümlü olduğu sigorta primi, çalışanların brüt maaşı üzerinden belirli oranlara göre hesaplanır. 2025 işveren sigorta primi ne kadar sorusuna yanıt verirken, brüt asgari ücretin 2025 yılı itibarıyla 20.002 TL olarak açıklandığını dikkate almak gerekir. SGK primi, işçi ve işveren payı olarak ikiye ayrılır. Toplam sigorta primi oranı %37,5 civarındadır. Bunun yaklaşık %22,5’lik kısmı işveren , kalan kısmı ise çalışan tarafından karşılanır. Yani 2025’te asgari ücretle çalışan bir işçi için, işverenin ödemesi gereken sigorta primi aylık yaklaşık 4.500 TL civarındadır. Bu tutar, prim teşvikleri uygulanmadığı durumda geçerlidir. Prim Teşvikleri ve İndirimler 2025’te Devam Ediyor mu? İşverenlerin sigorta prim yükünü azaltan en önemli unsurlardan biri 5 puanlık SGK prim teşviki ve asgari ücret desteği gibi uygulamalardır. Bu kapsamda 2025 işveren sigorta primi ne kadar sorusu teşvik uygulanıp uygulanmadığına göre değişiklik gösterebilir. 5 puanlık indirim uygulandığında, işverenin SGK primi oranı %22,5 yerine yaklaşık %17,5 olur. Bu da asgari ücretli bir çalışan için aylık yaklaşık 3.500 TL’ye denk gelir. Ayrıca, 2025 yılında devam eden 700 TL’lik asgari ücret desteği , küçük işletmeler için prim yükünü bir nebze hafifletmektedir. İşveren Sigorta Primleri Hangi Kalemleri Kapsar? Sigorta primi yalnızca emeklilik için ödenen bir katkı değildir. 2025 işveren sigorta primi ne kadar sorusuna verilen yanıt aynı zamanda iş kazası, işsizlik sigortası ve genel sağlık sigortası paylarını da kapsar. İşveren tarafından ödenen prim oranları genel olarak şöyle dağılır: malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası %11, sağlık primi %7,5, işsizlik sigortası %2 ve kısa vadeli sigorta kolları %2. Bu nedenle işverenin her ay ödediği sigorta primi, sadece bir maliyet değil aynı zamanda çalışanın sosyal güvencesine katkıdır. İşveren Prim Borçları ve Erteleme İmkânları 2025'te Geçerli mi? Pandemi sonrası dönemlerde uygulanan bazı prim erteleme veya yapılandırma düzenlemeleri, 2025 yılında büyük ölçüde sona ermiştir. Ancak bazı sektörlerde faaliyet gösteren işverenler için geçici süreli ertelemeler veya taksitlendirme olanakları hâlâ SGK tarafından duyurulmaktadır. Bu noktada, 2025 işveren sigorta primi ne kadar sorusunun cevabı kadar, ödeme planı ve muhtemel yapılandırma duyurularının da dikkatle takip edilmesi gerekir. Sonuç: 2025 İşveren Sigorta Primi İşletmeler İçin Stratejik Bir Kalem Özetle, 2025 işveren sigorta primi ne kadar sorusunun yanıtı yalnızca teknik bir hesaplama değil, işletmelerin personel planlaması, nakit akışı ve mali stratejileri açısından da belirleyici bir faktördür. Güncel prim oranları, teşvik ve destek uygulamaları, sektörel farklar ve bordro planlamaları bu konuda etkili rol oynar. Her işverenin, çalışan başına aylık sigorta maliyetini net şekilde hesaplaması, hem yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi hem de finansal sürdürülebilirliği sağlaması açısından büyük önem taşır.


  • 39. Kısmi Süreli Sigortalı Ne Demek, SGK Bildirimi Nasıl Yapılır?

    Kısmi süreli sigortalı ne demek? 4/a kapsamındaki part-time çalışanların SGK bildirimi, sigorta primi ve emekliliğe etkisi hakkında detaylar. Kısmi süreli 4/a sigortalılar, yani part-time çalışanlar, iş kanununda özel olarak düzenlenmiş çalışma türlerinden biridir. Özellikle 4857 sayılı İş Kanunu’na göre kısmi süreli çalışan sigortalıların SGK bildirimi işverenlerin sorumluluğundadır. Peki, kısmi süreli sigortalı ne demek, sigorta primi nasıl hesaplanır ve emekliliğe etkisi nedir? Kısmi Süreli Çalışanlar SGK’ya Nasıl Bildirilir? Kısmi süreli çalışanların SGK bildirimi, işverenler tarafından Aylık Prim ve Hizmet Belgesi (APHB) veya Muhtasar ve Prim Hizmet Beyannamesi ile yapılır. Çalışanın fiili çalışma gün sayısı ve prim ödeme gün sayısı tam olarak sisteme girilmelidir. Kısmi süreli 4/a sigortalılar, eksik gün nedeni olarak “06 – Kısmi süreli çalışma” kodu ile SGK’ya bildirilir. Kısmi Çalışanlar SGK’dan Yararlanabilir mi? Evet, kısmi süreli çalışan sigortalılar SGK’dan yararlanabilir. Ancak sağlık hizmetlerinden yararlanabilmek için 30 gün prim şartı vardır. Kısmi süreli çalışanlarda bu süre tamamlanmazsa genel sağlık sigortası (GSS) kapsamında prim ödemesi gerekebilir. Kısmi Süreli Çalışmada Sigorta Primi Ne Kadardır? Saatlik sigorta ücreti ve kısmi süreli sigorta primi, çalışanın günlük kazancı üzerinden hesaplanır. Yevmiye usulü çalışma sigortası yapan işçilerde de benzer şekilde prim, günlük çalışma üzerinden belirlenir. Çalışılan saatler asgari ücretin saatlik tutarına bölünerek prim hesaplanır. Böylece part-time çalışanların sigorta primleri, tam zamanlı çalışanlardan daha düşük olur. Kısmi Süreli Sigortalı Ne Demek? Kısmi süreli sigortalı, haftalık normal çalışma süresinin üçte ikisinden az süreyle çalışan kişidir. Yani part-time sigorta ile normal sigorta arasındaki fark, prim gün sayısından kaynaklanır. Tam zamanlı çalışan bir işçi ayda 30 gün prim öderken, kısmi süreli çalışan sadece çalıştığı gün kadar prim öder. Bu da emeklilik süresini doğrudan etkiler. 4 Sık Sorulan Soru 1. Part-time sigorta emekliliği etkiler mi? Evet, prim gün sayısı düşük olduğu için emeklilik süresi uzar. Eksik günler isteğe bağlı sigorta ile tamamlanabilir. 2. Saatlik sigorta nasıl yapılır? Asgari ücretin saatlik tutarı baz alınır, çalışılan saat kadar prim SGK’ya bildirilir. 3. Kısmi süreli çalışan sigorta primi eksik yatırılırsa ne olur? Eksik günlerin gerekçesi SGK’ya bildirilmelidir, aksi durumda işveren ceza alabilir. 4. Kısmi süreli çalışan işsizlik maaşı alabilir mi? Evet, ancak işsizlik ödeneği için son 3 yılda 600 gün prim şartı aranır, bu nedenle kısmi süreli çalışanlar için daha zor olabilir.


  • 40. GSS Prim Borcu Nedir? Nasıl Sorgulanır ve Ödenir?

    GSS prim borcu nedir, kimleri kapsar ve nasıl ödenir? Gelir testi, borç silme, af ve yapılandırma süreçlerine dair 2025 güncel bilgileri bu rehberde bulabilirsiniz. GSS Prim Borcu Nedir? GSS prim borcu, herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan bireylerin, sağlık hizmetlerinden yararlanabilmeleri için Genel Sağlık Sigortası (GSS) kapsamında devlete ödemeleri gereken prim tutarını ifade eder. Bu borç, sistem tarafından otomatik olarak tescil edilen kişilere gelir testi sonucuna göre belirlenir. Prim borçları zamanında ödenmezse, gecikme faizi uygulanır ve tutar artış gösterir. Genel Sağlık Sigortası’nın amacı, Türkiye’de ikamet eden her bireyin gelir durumuna bakılmaksızın sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlamaktır. GSS Nedir? Genel Sağlık Sigortası (GSS), Türkiye’de yaşayan her bireyin temel sağlık güvencesini sağlayan zorunlu bir sosyal güvenlik sistemidir. 18 yaşını dolduran her birey bu kapsama alınır. Eğer kişinin başka bir sosyal güvencesi (örneğin işyeri sigortası, emeklilik veya eş üzerinden sağlık güvencesi) yoksa, sistem tarafından otomatik olarak GSS tescili yapılır. Kişinin gelir durumu belirlenen sınırın üzerinde ise prim ödemesi kendisine aittir. Geliri sınırın altında kalan bireylerin primleri ise devlet tarafından karşılanır. Bu kapsamda yapılan gelir testleri, bireyin hane gelirinin asgari ücretin üçte birinden az olup olmadığını ölçer. GSS Prim Borcu Ödeme Nasıl Yapılır? GSS prim borcu ödemesi için birden fazla yöntem kullanılabilir: 1. e-Devlet Üzerinden Ödeme turkiye.gov.tr adresine giriş yapılır. SGK > Genel Sağlık Sigortası Tescil ve Prim Borcu Sorgulama hizmeti seçilir. T.C. kimlik numarasıyla giriş yaparak borç detayları görüntülenir ve ödeme işlemi tamamlanır. 2. Bankalar ve Vergi Daireleri Anlaşmalı bankaların internet şubeleri veya mobil uygulamaları üzerinden “SGK Prim Ödemesi” menüsünden GSS borcu ödenebilir. Ayrıca, bağlı olunan vergi dairesine giderek nakit ya da kredi kartı ile ödeme yapılabilir. 3. Yapılandırma Kapsamında Ödeme Zaman zaman çıkarılan yapılandırma kanunları ile GSS prim borçları faizsiz veya taksitli şekilde ödenebilir. Bu durumlarda kişiler, bağlı bulundukları SGK il/ilçe müdürlüklerine başvurarak yapılandırma talebinde bulunabilir. GSS Prim Borcu Affı Nedir? Devlet tarafından çıkarılan GSS prim borcu affı, borçlu vatandaşların gecikme faizlerinden veya cezalardan kurtulmasını sağlayan yasal düzenlemelerdir. Bu düzenlemeler kapsamında: Gecikme faizleri silinebilir, Borç aslı sabit kalabilir, Faizsiz taksitlendirme yapılabilir. Af uygulamaları Resmî Gazete’de yayımlandıktan sonra yürürlüğe girer ve genellikle 2–3 aylık başvuru süreleriyle sınırlıdır. Başvuru süresi kaçırılırsa af hakkı da kaybedilir. GSS Prim Borcu Sildirme Şartları Bazı durumlarda GSS prim borcu tamamen silinebilir. Ancak bunun için SGK’nın belirlediği özel koşulların sağlanması gerekir. 1. Gelir Testi Sonucuna Göre Silme: Hane geliri asgari ücretin üçte birinden düşükse , kişinin primleri devlet tarafından karşılanır. Gelir testi sonradan yaptırılmış olsa dahi, geriye dönük borçlar iptal edilebilir. 2. Yanlış Tescil Durumu: Kişinin hâlihazırda bir sigortası varken sistemde sigortasız görünmesi durumunda SGK’ya başvurularak yanlış tescil düzeltilebilir ve borç iptal edilir. 3. Öğrencilik veya Askerlik Durumu: 25 yaş altı öğrenciler ve askerlik döneminde olan bireyler adına çıkan GSS prim borçları da silinebilir. Bu kişilerin ilgili belgeleri SGK’ya sunmaları yeterlidir. GSS Prim Borcu Ödenmezse Ne Olur? GSS prim borçları ödenmediğinde şu sonuçlarla karşılaşılabilir: Sağlık hizmetlerinden yararlanılamaz, Gecikme faizi uygulanır, Borç vergi dairesine devredilir, E-haciz ve icra işlemleri başlatılabilir, Finansal işlemlerde (örneğin kredi başvurusu) olumsuz etki yaratır. Bu nedenle borçların düzenli takip edilmesi veya yapılandırma dönemlerinin kaçırılmaması büyük önem taşır. GSS Prim Borcu Sorgulama Nasıl Yapılır? 1. e-Devlet Üzerinden Sorgulama: “SGK – Genel Sağlık Sigortası Tescil ve Prim Borcu Sorgulama” ekranı üzerinden T.C. kimlik numarasıyla sorgulama yapılabilir. 2. SGK Müdürlüklerinden Öğrenme: Kimlik ibraz edilerek doğrudan SGK il veya ilçe müdürlüklerinden borç bilgisi alınabilir. 3. ALO 170 Çağrı Merkezi: Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi üzerinden GSS borç bilgileri öğrenilebilir. Bu yöntemlerle borcun nedeni, toplam tutarı, ödeme geçmişi ve varsa yapılandırma durumu görüntülenebilir. Sıkça Sorulan Sorular 1. GSS prim borcu sigortası olan kişiye çıkar mı? Hayır. Başka bir sigorta (4A, 4B, 4C) kapsamında olan kişilere GSS borcu çıkarılmaz. 2. Öğrencilik süresinde oluşan GSS borcu silinir mi? Evet. 25 yaş altı öğrenciler için belgeler SGK’ya sunulduğunda borç silinebilir. 3. Gelir testi her yıl yeniden mi yapılmalı? Hayır. Ancak gelir durumunda değişiklik olursa yeniden test talep edilebilir. 4. Emeklilikten sonra GSS borcu çıkar mı? Hayır. Emekli olan kişiler GSS kapsamı dışındadır, ayrıca prim ödemezler.