Arama

Tüm Kategorilerde SGK Prim Ödemesi Rehberi için 385 sonuç bulundu

  • 251. Tasfiye Sürecinde Kurumlar Vergisi Beyannamesi Ne Zaman Verilir?

    Tasfiye Sürecinde Beyanname Verme Takvimi 1. Tasfiye Aynı Yıl İçerisinde Sonuçlanıyorsa: Tasfiye işlemleri, şirketin aynı takvim yılı içinde başlamış ve bitmişse, tasfiye sonu beyannamesi, tasfiyenin tamamlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde verilmelidir. 📌 Örnek: Tasfiye 5 Eylül 2025'te tamamlandıysa, beyanname en geç 5 Ekim 2025 tarihinde verilmelidir. 2. Tasfiye Süreci Birden Fazla Yıla Yayılıyorsa: Tasfiye, birden fazla yıla yayılan bir süreçse, her yıl için ayrı beyanname düzenlenir. Bu durumda; Her takvim yılının sonunda, o yıla ait tasfiye dönemi için izleyen yılın dördüncü ayının sonuna kadar beyanname verilir. 📌 Örnek: Tasfiye süreci 2024’te başladı ve 2025’te devam ediyorsa, 2024 yılına ait tasfiye dönemi beyannamesi 30 Nisan 2025 tarihine kadar verilmelidir. Tasfiye Sonunda Zarar Varsa Ne Olur? Rehbere göre, tasfiye zararla sonuçlanmışsa, geçmişte fazla ödenmiş kurumlar vergisi varsa, düzeltme beyannamesiyle vergi iadesi talep edilebilir. Ayrıca, tasfiye süresince gerçekleşen vergi oranı değişiklikleri nedeniyle geriye dönük herhangi bir düzeltme yapılmaz. Beyanname Hangi Vergi Dairesine Verilir? Tasfiye sonu beyannamesi, tasfiyenin sonuçlandığı tarih itibarıyla mükellefin bağlı olduğu vergi dairesine elektronik ortamda (Dijital Vergi Dairesi) verilir. Beyannameye aşağıdaki belgeler mutlaka eklenmelidir: Ayrıntılı bilanço Gelir tablosu Dağıtılan varlıkların listesi Kapanış kayıtları Tasfiyede Vergi Oranı Değişirse Ne Yapılır? 2025 Kurumlar Vergisi Rehberi’ne göre, tasfiye sürecindeki vergi oranı değişiklikleri için geriye dönük düzeltme yapılmaz. Yani, tasfiyenin başladığı tarihteki vergi oranı geçerliliğini korur. Sonuç: Tasfiye Süreci Vergisel Açıdan Göz Ardı Edilmemeli Tasfiye döneminde Kurumlar Vergisi beyannamesinin doğru zamanda verilmesi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi gibi riskleri ortadan kaldırır. Özellikle beyan döneminin tasfiyenin yapısına göre belirlenmesi, mali müşavirlerin dikkat etmesi gereken en kritik noktalardan biridir. Zamanında ve doğru beyanda bulunmak için rehberdeki hükümlere uygun hareket edilmeli ve süreç yetkin bir mali müşavir eşliğinde yürütülmelidir. Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı – Kurumlar Vergisi Beyannamesi 2025 Rehberi


  • 252. 2025 Engelli Vergi İndirimi Ne Kadar? Nasıl Başvuru Yapılır?

    Engelli Vergi İndirimi Nasıl Yapılır? Engelli vergi indirimi başvuru işlemleri, ikamet edilen yerdeki vergi dairesi aracılığıyla yapılır. Ayrıca e-devlet engelli vergi indirimi başvuru ekranı üzerinden başvuru durumu takip edilebilir. Başvuru için gerekli belgeler: Engelli sağlık kurulu raporu (en az %40 engellilik oranı) Çalıştığınız kuruma ait belgeler Kimlik fotokopisi İkametgah belgesi Başvuru kabul edildikten sonra vergi dairesi engelli vergi indirimi sorgulama e-devlet ekranından takip sağlanabilir. %40 Engelli Vergi İndirimi Ne Kadar? %40 engelli vergi indirimi 2025 yılı için 3. derece engellilik indirimi kapsamındadır. 2025 yılı gelir vergisi indirimi tutarları şu şekildedir: 1. Derece Engelli (≥ %80): 6.900 TL 2. Derece Engelli (%60 - %79): 4.000 TL 3. Derece Engelli (%40 - %59): 1.700 TL Bu tutarlar aylık gelir vergisi matrahından düşülür. Engelli vergi indirimi maaşa ne kadar yansır sorusunun cevabı kişinin maaşına ve vergi dilimi oranlarına göre değişmekle birlikte 3. derece için aylık yaklaşık 250 – 300 TL civarında bir avantaj sağlar. Engelliler Hangi Vergilerden Muaf Olur? Engelli vergi indirimi, yalnızca gelir vergisi dilimleri üzerinden indirim sağlar. Ancak bazı durumlarda engellilik oranları doğrultusunda farklı vergilerden de muafiyet tanınabilir: Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) muafiyeti (özel tertibatlı araç şartıyla) ÖTV muafiyeti (%90 ve üzeri engellilik durumunda) Emlak vergisi muafiyeti (tek konut şartıyla) Bu muafiyetler, engelli vergi affı kapsamında değil, doğrudan mevzuattan kaynaklanan haklardır. Engelliler Vergi İndirimi Kalktı mı? Engelli vergi indirimi kalktı mı? Hayır, engelli vergi indirimi 2025 yılında da devam etmektedir. Hatta her yıl vergi dilimi tutarları ve engellilik indirimi tutarları yeniden değerleme oranına göre artırılmaktadır. Güncel vergi avantajlarından yararlanmak için engelli vergi indirimi başvuru e-devlet üzerinden kontrol sağlanabilir. Engelli Vergi İndirimi Hesaplama Robotu Nasıl Kullanılır? Engelli vergi indirimi hesaplama robotu, Gelir İdaresi Başkanlığı’nın (GİB) sunduğu bir hizmettir. Bu sistem ile maaş, vergi dilimleri, engellilik oranları gibi bilgileri girerek indirim tutarı kolayca hesaplanabilir. Ayrıca e-devlet sağlık raporu sorgulama sonrası alınan engelli vergi indirimi hakkı sisteme otomatik tanımlanır. Geriye Dönük Engelli Vergi İndirimi Alınabilir mi? Geriye dönük engelli vergi indirimi, başvurunun onaylandığı tarihten geriye doğru alınmaz. İndirim hakkı başvuru sonrası engelli vergi indirimi hesaplama robotu üzerinden maaş bordrolarına yansıtılır. Ancak bazı istisnai durumlarda, eksik yansıyan indirimler için işveren ve vergi dairesi aracılığıyla düzeltme talep edilebilir. Engelli Vergi İndirimi 2025’te de Devam Ediyor Engelli vergi indirimi 2025 yılında da vergi affı, vergi dilimleri, gelir vergisi dilimleri, engellilik oranları kapsamında avantaj sağlamaya devam ediyor. Bireysel başvuru veya e-devlet üzerinden işlemler tamamlanarak engelli vergi indirimi maaşa yansıtılır. Özellikle %40 engelli vergi indirimi ile 3. derece engelli vergi indirimi 2025 yılında da ekonomik katkı sağlamaktadır. İlgili mevzuata bakabilirsiniz; Engelliler İçin Vergi Rehberi Yayınlandı Podcastimizi dinleyebilirsiniz; Engelli Çalışan İstihdamı: Haklar ve Teşvikler


  • 253. Engellilik İndiriminde Hangi Raporlar Geçerlidir? Merkez Sağlık Kurulu Onayı Neden Zorunludur?

    Engellilik indirimi hangi raporlarla geçerli olur? Merkez Sağlık Kurulu onayı neden zorunlu? Detaylar blogda! Engellilik İndirimi Nedir? Engellilik indirimi, çalışma gücünün belirli bir oranını kaybeden çalışanlar, serbest meslek erbabı veya bakmakla yükümlü olduğu engelli birey bulunan mükellefler için, gelir vergisi matrahından yapılan bir vergi avantajıdır. Bu indirim, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 31. maddesi uyarınca uygulanır ve her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenen tutarlarda yürürlüğe girer. Hangi Raporlar Engellilik İndirimi İçin Geçerlidir? Engellilik indiriminden yararlanmak isteyen kişiler, Merkez Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilmiş Engelli Sağlık Kurulu Raporu sunmak zorundadır. Ancak vatandaşların farklı kurumlara başvuru süreçlerinde (örneğin işe giriş, engelli kimlik kartı, sosyal yardımlar, araç alımı gibi) aldıkları raporlar her zaman geçerli sayılmaz. Geçerli Olmayan Raporlar İşe giriş için alınan sağlık raporları Sosyal yardım başvurularında kullanılan raporlar Engelli kimlik kartı veya özel eğitim amaçlı raporlar Merkez Sağlık Kurulu tarafından onaylanmamış engelli raporları Bu raporlar, Merkez Sağlık Kurulu onayından geçmedikçe engellilik indirimi için kullanılamaz. Merkez Sağlık Kurulu Onayı Neden Zorunludur? Engellilik indirimiyle vergi avantajı sağlanabilmesi için, raporun ülke genelinde tek bir değerlendirme standardına göre incelenmesi gerekir. Bu nedenle Hazine ve Maliye Bakanlığı bünyesindeki Merkez Sağlık Kurulu , raporun: Formatını, Engellilik oranının doğru hesaplanıp hesaplanmadığını, Vergi indirimine uygun olup olmadığını kontrol eder ve nihai onayı verir. Böylece her mükellef için eşit, objektif ve yasal olarak geçerli bir değerlendirme yapılmış olur. Daha Önce Alınan Raporlar Yeniden Kullanılabilir mi? Vatandaşlar, başka bir kurumun sevkiyle alınan raporları engellilik indirimi için kullanmak istediklerinde, bu raporların Merkez Sağlık Kurulu tarafından yeniden değerlendirilmesi mümkündür. Eğer raporun şekli, oranı ve tarih bilgileri yönetmelik standartlarına uygunsa, yeniden rapor almaya gerek kalmadan mevcut rapor üzerinden işlem yapılabilir. Başvuru Süreci Nasıl İşler? Başvuru: Mükellef, ikamet ettiği yerdeki vergi dairesine engellilik indirimi talebiyle başvurur. Rapor Temini: Vergi dairesi tarafından verilen sevkle, yetkili hastanelerden Engelli Sağlık Kurulu Raporu alınır. Değerlendirme: Rapor, Merkez Sağlık Kurulu’na gönderilir ve burada nihai oran belirlenir. Sonuç: Onaylanan raporla birlikte, mükellef gelir vergisi beyannamesinde veya bordrosunda engellilik indiriminden yararlanmaya başlar. Özetle Başka amaçlarla alınmış raporlar, Merkez Sağlık Kurulu tarafından değerlendirilmemişse engellilik indirimi için geçerli değildir. Ancak bu raporlar uygun formatta ise, yeniden değerlendirme süreciyle engellilik indirimi kapsamında kullanılabilir. Yasal Dayanaklar 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu – Madde 31 Mevzuat Metni Engelli Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik (Resmî Gazete – 20.02.2019) Yönetmelik Linki GİB Engellilik İndirimi Rehberi ve Duyuruları gib.gov.tr Sıkça Sorulan Sorular 1. Engelli kimlik kartı için alınan rapor, vergi indirimi için geçerli midir? Hayır. Engelli kimlik kartı veya sosyal yardım amaçlı raporlar, Merkez Sağlık Kurulu tarafından onaylanmadıkça engellilik indirimi için kullanılamaz. 2. Daha önce alınmış bir raporla başvuru yapılabilir mi? Evet, ancak raporun geçerli olabilmesi için Merkez Sağlık Kurulu’na yeniden gönderilmesi ve uygun bulunması gerekir. 3. Engellilik indirimi için hangi kuruma başvuru yapılır? Başvurular, mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesine yapılır. Vergi dairesi sevk işlemini başlatır ve süreci Merkez Sağlık Kurulu’na iletir. 4. Rapor oranım değişirse engellilik indirimim iptal olur mu? Evet. Merkez Sağlık Kurulu’nun güncel değerlendirmesinde oran değişirse, indirim hakkı yeni oran üzerinden yeniden belirlenir.


  • 254. 2026 SMMM ve YMM Sınav Tarihleri Ne Zaman? Güncel Takvim

    2026 yılında mali müşavir olmak isteyen adayların en çok merak ettiği konulardan biri: 👉 SMMM sınavı ne zaman? 👉 YMM sınav tarihleri ne zaman? 👉 Staja giriş sınavı başvuruları ne zaman? TÜRMOB tarafından açıklanan 2026 sınav takvimi , adayların tüm planlamasını doğrudan etkiliyor. Bu rehberde: 2026 SMMM sınav tarihleri 2026 YMM sınav takvimi Staja giriş sınavı başvuru tarihleri Başvuru ve tekrar başvuru süreçleri detaylı şekilde ele alıyoruz. 2026 SMMM Sınavı Ne Zaman Yapılacak? 2026 yılında SMMM sınavları 3 farklı dönemde yapılacaktır. 2026 SMMM Sınav Takvimi Dönem Sınav Tarihi Başvuru Tarihi Tekrar Başvuru 1. Dönem 25 Nisan 2026 19 Ocak – 6 Şubat 30 Ocak – 20 Şubat 2. Dönem 25 Temmuz 2026 13 Nisan – 8 Mayıs 12 – 19 Haziran 3. Dönem 28 Kasım 2026 17 Ağustos – 11 Eylül 16 – 23 Ekim 📌 Staj süresi tamamlanan adaylar başvuru yapabilir. 2026 YMM Sınav Tarihleri Ne Zaman? Yeminli Mali Müşavir olmak isteyen adaylar için 2026 yılında 3 sınav dönemi planlanmıştır. 2026 YMM Sınav Takvimi Dönem Sınav Tarihi Başvuru Tarihi Tekrar Başvuru 1. Dönem 2 – 11 Mayıs 2026 26 Ocak – 27 Şubat 23 Şubat – 13 Mart 2. Dönem 19 – 28 Eylül 2026 1 Haziran – 3 Temmuz 13 – 31 Temmuz 3. Dönem 12 – 21 Aralık 2026 7 Eylül – 2 Ekim 16 Kasım – 4 Aralık 📌 Hizmet süresi tamamlanan adaylar başvuru yapabilir. 2026 Staja Giriş Sınavı Ne Zaman? Mali müşavirlik sürecinin ilk adımı olan staja giriş sınavı da 2026’da 3 kez yapılacaktır. 2026 Staja Giriş Sınav Takvimi Dönem Sınav Tarihi Başvuru Tarihi 1. Dönem 18 Nisan 2026 2 – 20 Şubat 2. Dönem 18 Temmuz 2026 18 Mayıs – 5 Haziran 3. Dönem 21 Kasım 2026 21 Eylül – 9 Ekim 📌 Başvurular TESMER sistemi üzerinden yapılır. SMMM ve YMM Sınavına Kimler Başvurabilir? SMMM için: Staj süresini tamamlayan adaylar YMM için: Hizmet süresi şartını sağlayan mali müşavirler Başvuru şartları her dönem için ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Sınav Başvurusu Nasıl Yapılır? Başvurular: TESMER sistemi üzerinden Dijital belge yükleme yöntemi ile gerçekleştirilmektedir. 📌 İlk başvurular ve tekrar başvurular ayrı dönemlerde yapılmaktadır. 2026 Sınav Takvimi Neden Önemli? Bu takvim: Kariyer planlaması Staj süreci yönetimi Çalışma programı oluşturma Başvuru kaçırmama açısından kritik öneme sahiptir. Mevzuat ve Kaynak TÜRMOB 2026 Sınav Takvimi TESMER duyuruları 📌 Kaynak: TÜRMOB 2026 Sınav Takvimi PDF Sık Sorulan Sorular 2026 SMMM sınavı ne zaman? 25 Nisan, 25 Temmuz ve 28 Kasım 2026. 2026 YMM sınavı ne zaman? Mayıs, Eylül ve Aralık 2026 dönemlerinde yapılacaktır. Staja giriş sınavı ne zaman? Nisan, Temmuz ve Kasım 2026. Sınav başvuruları nereden yapılır? TESMER sistemi üzerinden. Başvuru kaçırılırsa ne olur? Bir sonraki sınav dönemine başvuru yapılabilir. Bunlara da bakabilirsiniz; 👉 SMMM Nasıl Olunur? 👉 YMM Sınavına Hazırlık Rehberi


  • 255. Muhasebede Yapay Zeka 2026: ChatGPT ile Vergi ve Beyanname

    2026 yılı itibarıyla muhasebe mesleği önemli bir dönüşüm sürecine girmiş durumda. Özellikle muhasebe yapay zeka 2026 trendi, mali müşavirlerin çalışma şekillerini kökten değiştiriyor. Artık: chatgpt vergi soruları için kullanılabiliyor chatgpt beyanname süreçlerinde destek veriyor yapay zeka mevzuat sorgulama yapılabiliyor ai muhasebe programı çözümleri yaygınlaşıyor Peki bu dönüşüm mali müşavirleri nasıl etkileyecek? Muhasebe Yapay Zeka 2026: Neler Değişiyor? 2026’da muhasebe alanında yapay zekanın etkisi şu alanlarda yoğunlaşıyor: Veri analizi ve raporlama Vergi hesaplama süreçleri Beyanname hazırlık süreçleri Mevzuat takibi Denetim ve risk analizi Özellikle smmm yapay zeka araçları , manuel iş yükünü azaltarak verimliliği artırıyor. ChatGPT Vergi Soruları İçin Kullanılır mı? Evet. 2026 itibarıyla chatgpt vergi soruları için aktif şekilde kullanılmaktadır. Örnek kullanım alanları: KDV hesaplama Gelir vergisi yorumları Kurumlar vergisi analizleri Mevzuat açıklamaları Ancak dikkat edilmesi gereken nokta: 📌 Yapay zeka sonuçları her zaman resmi mevzuat ile kontrol edilmelidir. ChatGPT ile Beyanname Hazırlanabilir mi? ChatGPT beyanname süreçlerinde doğrudan işlem yapmaz , ancak güçlü bir destek aracıdır. Kullanım alanları: İşlem Yapay Zeka Katkısı Beyanname kontrolü Hata tespiti Vergi hesaplama Ön analiz Açıklama yazımı Metin üretimi Risk analizi Senaryo üretimi Bu nedenle chatgpt beyanname süreçlerinde yardımcı araç olarak kullanılmalıdır. SMMM Yapay Zeka Araçları Nelerdir? 2026 yılında mali müşavirlerin kullandığı başlıca smmm yapay zeka araçları : ChatGPT (vergi soruları ve analiz) AI muhasebe programı çözümleri e-belge otomasyon sistemleri OCR (fiş okuma sistemleri) Veri analizi araçları Bu araçlar sayesinde muhasebe süreçleri daha hızlı ve hatasız hale gelmektedir. AI Muhasebe Programı Nedir? AI muhasebe programı , yapay zeka destekli muhasebe yazılımlarını ifade eder. Bu programlar: Fişleri otomatik okur Kayıt önerisi sunar Beyanname hazırlık sürecini hızlandırır Riskli işlemleri tespit eder Yapay Zeka ile Mevzuat Sorgulama Mümkün mü? Evet. Yapay zeka mevzuat sorgulama artık aktif olarak kullanılmaktadır. Avantajları: Hızlı bilgi erişimi Karmaşık mevzuatın sadeleştirilmesi Örnekli açıklamalar Ancak: ⚠️ Nihai karar için Resmî Gazete ve GİB kaynakları esas alınmalıdır. Yapay Zeka Muhasebede Nasıl Kullanılır? 2026 itibarıyla kullanım alanları: Alan Kullanım Vergi danışmanlığı Analiz ve yorum Muhasebe kayıtları Otomatik fiş önerisi Denetim Risk analizi Raporlama Otomatik finansal analiz Müşteri iletişimi Otomatik yanıtlar Muhasebede Yapay Zekanın Avantajları Zaman tasarrufu Hata oranının düşmesi Daha hızlı raporlama Stratejik danışmanlık fırsatı Muhasebede Yapay Zekanın Riskleri Yanlış veri yorumlama Mevzuat hatası riski Aşırı otomasyon bağımlılığı Bu nedenle insan kontrolü her zaman gereklidir. 2026’da Mali Müşavirler Ne Yapmalı? Yapay zeka araçlarını öğrenmeli Dijital becerilerini geliştirmeli Danışmanlık rolüne odaklanmalı Sık Sorulan Sorular ChatGPT vergi soruları için güvenilir mi? Yardımcıdır ancak tek başına yeterli değildir. ChatGPT beyanname hazırlayabilir mi? Doğrudan değil, destek amaçlı kullanılabilir. AI muhasebe programı nedir? Yapay zeka destekli muhasebe yazılımlarıdır. Yapay zeka mevzuat sorgulama yapılabilir mi? Evet, ancak resmi kaynak kontrolü gerekir. Yapay zeka mali müşavirlerin yerini alır mı? Hayır, rolünü dönüştürür. Şu içeriklerimize de bakabilirsiniz; 👉 E-Fatura Nedir 👉 e-Defter Rehberi 👉 Vergi İncelemeleri Rehberi 👉 Dijitalleşen Müşavirlik


  • 256. Nisan Ayı Kira Artış Oranı 2026 Ne Kadar? Mart Ayı Enflasyon Beklentisi

    2026 yılında kira artış oranları, hem ev sahipleri hem de kiracılar için en çok takip edilen konular arasında yer alıyor. Özellikle nisan ayı kira artış oranı 2026 ve mart ayı kira artış oranı 2026 , TÜİK tarafından açıklanan enflasyon verileri doğrultusunda belirlenmektedir. Bu yazıda: nisan ayı kira artış oranı 2026 ne kadar mart ayı kira artış oranı 2026 nasıl hesaplandı mart ayı enflasyon beklentisi kira artışını nasıl etkiler kira artış hesaplama örnekleri yasal kira artış sınırları detaylı şekilde ele alınmaktadır. Kira Artış Oranı Nasıl Belirlenir? Türkiye’de kira artış oranları, TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) 12 aylık ortalama verisine göre belirlenmektedir. 📌 Ev sahipleri, kira artışını bu oranı aşmayacak şekilde yapabilir. Mart Ayı Kira Artış Oranı 2026 Ne Kadar? Mart ayı kira artış oranı 2026 , Şubat ayı TÜFE verileri dikkate alınarak hesaplanmaktadır. Bu oran: 12 aylık ortalama TÜFE önceki ay enflasyon verileri baz alınarak belirlenir. 📌 Mart ayı kira artış oranı 2026, sözleşme yenilemeleri açısından kritik bir referans oluşturur. Nisan Ayı Kira Artış Oranı 2026 Ne Kadar? Nisan ayı kira artış oranı 2026 , Mart ayı enflasyon verilerinin açıklanmasıyla netleşmektedir. Bu nedenle: 👉 mart ayı enflasyon beklentisi , nisan ayı kira artış oranı 2026 üzerinde doğrudan etkili olur. Mart Ayı Enflasyon Beklentisi Kira Artışını Nasıl Etkiler? Ekonomistlerin açıkladığı mart ayı enflasyon beklentisi , kira artış oranları açısından önemli bir ön göstergedir. Etki mekanizması: Enflasyon yükselirse → kira artış oranı yükselir Enflasyon düşerse → kira artışı sınırlanır 📌 Bu nedenle özellikle kira sözleşmesi yenileyecek kişiler mart ayı enflasyon beklentisi verilerini yakından takip etmelidir. 2026 Kira Artış Oranı Örnek Hesaplama Örnek: Mevcut kira: 15.000 TL Kira artış oranı: %50 Yeni kira: ➡️ 15.000 x 1,50 = 22.500 TL Kira Artış Oranları Karşılaştırma Tablosu Ay Belirleyici Veri Kira Artış Oranı Mart 2026 Şubat TÜFE TÜFE 12 aylık ortalama Nisan 2026 Mart TÜFE TÜFE 12 aylık ortalama 📌 Bu sistem kira artışlarının otomatik olarak belirlenmesini sağlar. Kira Artışında Yasal Sınır Var mı? 2026 yılı itibarıyla: Kira artış oranı TÜFE 12 aylık ortalamayı aşamaz Sözleşmede farklı bir oran yazsa bile yasal sınır geçerlidir 📌 Bu düzenleme kiracıları korumaya yöneliktir. Ev Sahipleri ve Kiracılar Nelere Dikkat Etmeli? Ev sahipleri: Yasal oranı aşmamalı TÜFE verisini dikkate almalı Kiracılar: Kira artış oranını kontrol etmeli Fazla artış varsa itiraz etmeli Mevzuat Kaynakları Türk Borçlar Kanunu TÜİK enflasyon verileri Kira artış düzenlemeleri Sık Sorulan Sorular (SSS) Nisan ayı kira artış oranı 2026 ne kadar? Mart ayı TÜFE verileri açıklandıktan sonra netleşir. Mart ayı kira artış oranı 2026 neye göre belirlenir? TÜFE 12 aylık ortalamaya göre belirlenir. Mart ayı enflasyon beklentisi kira artışını etkiler mi? Evet, doğrudan etkiler. Kira artışı yüzde kaç olabilir? TÜFE 12 aylık ortalama kadar olabilir. Ev sahibi daha fazla zam yapabilir mi? Hayır, yasal sınırı aşamaz. Diğer Blog Önerileri 👉 Kira Gelir Vergisi Nasıl Hesaplanır 👉 Gelir Vergisi Beyannamesi Rehberi 👉 TÜFE ve Enflasyon Nedir


  • 257. Araç Alış Satış Muhasebe Kaydı

    Araç muhasebe kaydı, işletmelerin ticari faaliyetlerinde kullanmak amacıyla bünyelerine kattıkları veya aktiflerinden çıkardıkları motorlu taşıtların mali süreçlerini yasal defterlere yansıtma işlemidir. Süreç, aracın işletmeye giriş (alış) veya işletmeden çıkış (satış) yönüne göre iki farklı ana grupta incelenmektedir. Araç Alış: Araç alış işlemi, işletmenin ticari veya binek bir taşıtı fatura ya da noter satış sözleşmesi karşılığında aktifine dahil etmesidir. Araç Satış: Araç satış işlemi, işletme aktifinde kayıtlı olan ve amortismana tabi tutulan bir taşıtın üçüncü şahıslara veya kurumlara fatura kesilerek devredilmesidir. Araç Alıştan Muhasebe Kaydı Örneği Araç alıştan muhasebe kaydı, taşıtın niteliğine (ticari, binek veya ikinci el) ve alım yöntemine göre farklı hesap kodlarının kullanılmasını gerektirir. Tüm yevmiye kayıtlarında güncel KDV oranı %20 olarak dikkate alınmıştır. Ticari Araç Alış Kaydı Ticari araç alımlarında ödenen KDV doğrudan indirim konusu yapılabileceği için 191 İndirilecek KDV hesabı borçlandırılır. Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 254 TAŞITLAR (Ticari Araç Bedeli) 1.000.000 TL 191 İNDİRİLECEK KDV (%20) 200.000 TL 102 / 329 BANKALAR / DİĞER TİCARİ BORÇLAR 1.200.000 TL Binek Araç Alış Kaydı Binek araç alımlarında ödenen KDV indirilmediği için yasal tercihe göre doğrudan gider yazılabilir veya maliyete eklenebilir. KDV'nin gider yazıldığı senaryo şu şekildedir: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 254 TAŞITLAR (Araç Çıplak Bedeli) 1.000.000 TL 770 / 760 GENEL YÖNETİM GİDERLERİ (İndirilemeyen KDV) 200.000 TL 102 / 329 BANKALAR / DİĞER TİCARİ BORÇLAR 1.200.000 TL İkinci El Araç Alış Kaydı (Noter Satış Sözleşmesi İle) Vergi mükellefi olmayan bir şahıstan noter satış sözleşmesi ile araç alındığında KDV hesaplanmaz. Şahıstan araç alımlarında kullanılacak Gider Pusulası mevzuatı e-belge standartlarına uygun olmalıdır. Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 254 TAŞITLAR 800.000 TL 100 / 102 KASA / BANKALAR 800.000 TL Araç Satıştan Muhasebe Kaydı (Örnek Yevmiye) Araç satıştan muhasebe kaydı yapılırken aracın birikmiş amortismanları kapatılmalı, satış bedeli ile net defter değeri arasındaki farka göre kâr veya zarar hesaplanmalıdır. Ticari Araç Satış Kaydı (Kârlı Satış Örneği) Maliyeti 1.000.000 TL, birikmiş amortismanı 400.000 TL olan bir ticari aracın 900.000 TL + %20 KDV (180.000 TL) ile nakit/banka yoluyla kârlı satılması durumu: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 102 BANKALAR (Toplam Tahsilat) 1.080.000 TL 257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR (-) 400.000 TL 254 TAŞITLAR (Maliyet Bedeli Kapatılması) 1.000.000 TL 391 HESAPLANAN KDV (%20) 180.000 TL 679 DİĞER OLAĞANDIŞI GELİR VE KÂRLAR 300.000 TL Binek Araç Satış Kaydı (Zararlı Satış Örneği) İşletme aktifine kayıtlı binek araçların satışında uygulanan güncel mevzuata göre KDV oranı %1 olarak dikkate alınmalıdır. Maliyeti 1.000.000 TL, birikmiş amortismanı 200.000 TL olan binek aracın 600.000 TL + %1 KDV (120.000 TL) ile zararına satılması durumu: Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 102 BANKALAR 606.000 TL 257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR (-) 200.000 TL 659 DİĞER OLAĞANDIŞI GİDER VE ZARARLAR 200.000 TL 254 TAŞITLAR 1.000.000 TL 391 HESAPLANAN KDV (%1) 6.000 TL Önemli Not: Binek araçlarda alındığı yıl ayrılmayan amortismanlar (kıst amortisman farkı), satış yılında topluca dikkate alınamaz. Geçmiş yıllarda binek araç kısıtlamalarından dolayı KKEG yapılan amortismanlar varsa, aracın satışı esnasında mali kâr/zarar hesabı yapılırken bu KKEG'lerin mükerrer vergilendirilmemesi için beyannamede düşülmesi gerekir. Yıl sonu işlemlerinde TÜRMOB kıst amortisman hesaplama sirküleri yol gösterici olmaktadır. Yenileme Fonu Kullanılarak Yapılan Araç Satış Kaydı İşletme, sattığı aracın yerine yeni bir araç almayı planlıyorsa, satıştan elde ettiği kârı doğrudan gelir yazmak yerine 3 yıl boyunca pasifte bir fonda bekletebilir. Hesap Kodu Hesap Adı Borç Alacak 102 BANKALAR 1.080.000 TL 257 BİRİKMİŞ AMORTİSMANLAR (-) 400.000 TL 254 TAŞITLAR 1.000.000 TL 391 HESAPLANAN KDV (%20) 180.000 TL 549 ÖZEL FONLAR (Yenileme Fonu) 300.000 TL Araç Alış ve Satıştan KDV Nasıl Düzeltilir? Beyanname Kod Yerleri Araç alış ve satış işlemlerine ait KDV tutarları, Katma Değer Vergisi Beyannamesi’nin ilgili dönem matrah ve indirim kulvarlarında doğru kodlarla gösterilmelidir. Araç Satış KDV Beyanı: Şirket aktifindeki araç kime satılırsa satılsın fatura kesilmesi zorunludur. Araç satış faturasındaki KDV, KDV Beyannamesinin "Matrah" kulvarında yer alan "Diğer İşlemler" tablosundaki "503 - Amortismana Tabi İktisadi Kıymet Satışı" kodu ile beyan edilir. Araç satış işlemlerinde düzenlenmesi gereken faturalar hakkında detaylı bilgiye GİB e-Belge portalı üzerinden ulaşılabilir. Araç Alış / İade KDV Beyanı: Ticari araç alımlarında ödenen KDV, beyannamenin "İndirimler" bölümündeki "101 - Tüm İndirimler" satırına dahil edilir. Alıştan iade durumunda ise VUK'a uygun iade faturası mantığıyla hareket edilerek, düzeltilen KDV tutarı "Hesaplanan KDV" içerisindeki "Diğer İşlemler" satırında gösterilir. Hesap Kodları Hızlı Referans Tablosu Araç alım, satım ve amortisman süreçlerinde yevmiye kayıtlarında en sık kullanılan Tekdüzen Hesap Planı kodları aşağıdaki tabloda özetlenmiştir: Hesap Kodu Hesap Adı Kullanım Amacı 254 Taşıtlar İşletmeye ait binek ve ticari araçların maliyet bedelinin izlendiği hesap. 257 Birikmiş Amortismanlar (-) Araçlar için ayrılan yıpranma paylarının biriktirildiği aktif düzenleyici hesap. 102 Bankalar Araç alım ve satım bedellerinin banka yoluyla tahsilat ve ödeme takibi. 391 Hesaplanan KDV Araç satışında fatura edilen %20 oranındaki katma değer vergisi. 191 İndirilecek KDV Ticari araç alışlarında indirim konusu yapılan KDV. 679 Diğer Olağandışı Gelir ve Kârlar Araç satışından elde edilen net kârın kaydedildiği hesap. 659 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar Araç satışından doğan net zararın kaydedildiği hesap. 549 Özel Fonlar Yeni araç alımı amacıyla satış kârının aktarıldığı yenileme fonu hesabı. Sık Yapılan Hatalar Muhasebe kayıtlarının oluşturulması sırasında mevzuat hükümlerinin gözden kaçırılması işletmeler için cezai müeyyideler oluşabilmektedir. Sık karşılaşılan hatalar şunlardır: Binek Araç KDV ve ÖTV'sinin Yanlış İşlenmesi: Binek otomobil alımında ödenen KDV'nin doğrudan 191 hesaba yazılarak indirim konusu yapılması en yaygın hatalardan biridir. Bu tutarlar maliyete veya gidere atılmalıdır. Binek Otomobil Gider Kısıtlaması Sınırlarının Aşılması: Her yıl GİB tarafından yayımlanan amortisman ve gider sınırlarının üzerinde kalan tutarların doğrudan gider yazılması mevzuata aykırıdır. Sınırı aşan kısımlar KKEG yapılmalıdır. Muhasebe kayıtlarında hata yapmamak için TÜRMOB binek araçlar vergi rehberi dökümanından yararlanabilirsiniz. Amortisman ve Kıst Amortisman Sınırlarına Dikkat Edilmemesi: Binek araçlarda ilk yıl uygulanan kıst amortisman sisteminin göz ardı edilerek tam yıl amortisman ayrılması veya satıldığı yıl geçmişte ayrılmayan payların topluca giderleştirilmesi hatalıdır. Binek ve Ticari Araç Ayrımının Yanlış Yapılması: Aracın ruhsatında "kamyonet" yazmasına rağmen GTİP koduna göre binek (87.03) sayılan araçlara ticari araç muamelesi yapılması vergi ziyaına yol açmaktadır. Araç alış ve satış muhasebe kayıtları; aracın binek veya ticari olması, satışın kârlı ya da zararlı gerçekleşmesi gibi değişkenlere bağlı olarak vergi kanunları çerçevesinde titizlikle yürütülmesi gereken işlemlerdir. Hatalı kod kullanımı veya yanlış KDV beyanları işletmeleri mali risklerle karşı karşıya bırakabilir. İşletmenizin taşıt operasyonlarında yasal cezalardan korunmak ve en doğru yevmiye kayıt süreçlerini kurgulamak için profesyonel destek almanız önem arz etmektedir. Araç Muhasebe Kaydı Yasal Dayanağı ve Belge Düzeni Araç muhasebe kayıtlarının yasal dayanağı; Vergi Usul Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu ve Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu'nun ilgili maddeleriyle şekillendirilmiştir. İşletmelerin bu işlemlerde uyması gereken yasal çerçeve şu şekildedir: Katma Değer Vergisi Kanunu (KDV Md. 30/b): Ticari araçların satın alımında ödenen KDV doğrudan indirim konusu yapılabilirken, binek araçlarda satın alımda ödenen KDV'nin doğrudan gider veya maliyet yazılması zorunludur. Vergi Usul Kanunu (VUK 213,): Taşınmazlar gibi araçlar da maliyet bedeli ile değerlenir. Araç satışlarında fatura düzenleme süresi yasal sınırlara tabi olup, amortisman ve kıst amortisman uygulamaları VUK hükümlerine göre yürütülür. Amortisman uygulamalarının yasal çerçevesi 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında çizilmiştir. Gelir(193 sayılı) ve Kurumlar Vergisi Kanunu(5520) (GVK Md. 40): Ticari kazancın tespitinde indirilecek giderler Gelir Vergisi Kanunu Madde 40 içerisinde açıkça belirtilmiştir. Binek otomobillerdeki amortisman ve gider kısıtlamalarının yasal sınırları bu maddelere göre belirlenmektedir. Güncel tutarlar için Gelir İdaresi Başkanlığı binek araç gider kısıtlaması tebliği incelenmelidir. Vergi matrahından düşülebilecek sınırları GİB güncel binek otomobil amortisman sınırı üzerinden kontrol edebilirsiniz. Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu (MTVK 197 Md. 14) : Binek araçlara ait MTV, gelir ve kurumlar vergisinde kanunen kabul edilmeyen gider (KKEG) olarak değerlendirilirken; ticari araçlara ait MTV doğrudan gider yazılabilmektedir. Sınıflandırma Kriteri (GTİP): Bir aracın binek mi ticari mi olduğunu belirleyen en net unsur Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu (GTİP) kodları listesidir. Ruhsattaki ibare yerine 87.03 tarife pozisyonu binek araç kriterleri esas alınmalıdır. Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır. Araç muhasebe işlemlerinizin firmanıza özel mevzuat uyumluluğunu kontrol etmek ve kayıtlarınızı hatasız gerçekleştirmek için bir mali müşavire danışmanı öneririz. Sıkça Sorulan Sorular (FAQ) Araç alış araç muhasebe kaydı hangi hesap kullanılır? Araç alış işlemlerinde, satın alınan taşıtın maliyet bedelinin kaydedilmesi için dönen veya duran varlıklar grubunda yer alan 254 Taşıtlar Hesabı kullanılır. 254 hesap ne işe yarar? 254 Taşıtlar Hesabı, işletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere satın alınan her türlü motorlu ve motorsuz kara, deniz veya hava taşıtlarının maliyet bedellerinin yasal olarak izlenmesini ve amortisman hesaplamalarına esas teşkil etmesini sağlar. Farklı dönem iadesi nasıl kaydedilir? Farklı vergilendirme dönemlerinde gerçekleşen araç alıştan veya satıştan iade işlemlerinde, cari dönem hesapları yerine geçmiş yıl kâr/zarar hesapları ya da düzeltme kayıtları kullanılır; KDV yönünden ise iadenin gerçekleştiği ayın beyannamesinde düzeltme beyanı verilir. Araç satış zararı hangi hesaba atılır? Aktife kayıtlı bir aracın net defter değerinin altında bir bedelle satılması sonucu oluşan net zarar, 659 Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar Hesabı borcuna kaydedilerek muhasebeleştirilir. İkinci el araç satışında KDV oranı kaç olmalıdır? İkinci el araç satışında KDV oranı satıcının statüsüne ve aracın alış şekline göre değişir. İki gerçek kişi arasındaki satışlar ticari faaliyet sayılmadığı için KDV'ye tabi değildir. İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle uğraşan mükellefler, KDV mükellefi olmayan kişilerden (vatandaştan) aldıkları binek otomobilleri sattıklarında %1 oranı uygularlar; ancak araç KDV ödenerek/indirim hakkı doğacak şekilde alınmışsa veya satıcı bu özel kapsama girmiyorsa oran %20 olur.


  • 258. 2025’te Tasfiye Süreci Nasıl Yönetilir?

    1. Şirket Tasfiyesi Nedir ve Hangi Durumlarda Gerçekleşir? Tasfiye süreci, bir şirketin faaliyetlerini sonlandırarak, tüm borçlarını kapatması, varlıklarını devretmesi ve yasal kayıtlardan silinmesi anlamına gelir. Tasfiye sürecine şu durumlarda ihtiyaç duyulabilir: Şirketin faaliyetlerini sürdüremeyecek duruma gelmesi (mali zorluklar veya iflas gibi nedenlerle) Ortakların iş modelini değiştirme veya şirketi kapatma kararı alması Anonim ve limited şirketlerde ortakların anlaşmazlık yaşaması ve ticari faaliyetin sona erdirilmek istenmesi Şirketin farklı bir işletme modeline geçiş yaparak tüzel kişiliğinin değişmesi Önemli Not: Tasfiye süreci, şirketin türüne (Limited, Anonim veya Şahıs Şirketi) göre değişiklik gösterir. 2. 2025’te Şirket Tasfiye Süreci Nasıl İşler? 2025 yılı itibarıyla, şirket kapanış süreçleri sıkı denetimlere tabi tutulmaktadır. İşte tasfiye sürecinin temel adımları: Aşama 1: Tasfiye Kararının Alınması ve Ticaret Siciline Bildirilmesi Şirketin tasfiye sürecine girmesi için ortakların karar alması gerekmektedir. Tasfiye memuru atanarak karar, Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne bildirilmelidir. Şirket unvanı, "Tasfiye Halinde [Şirket Adı]" olarak değiştirilmeli ve tüm resmi yazışmalarda bu unvan kullanılmalıdır. 📌 Mali Müşavirler İçin Öneri: Müşterilerinize, tasfiye sürecine girmeden önce hukuki ve mali riskleri değerlendirmeleri konusunda danışmanlık sağlayın. Aşama 2: Vergi ve SGK Borçlarının Ödenmesi Şirketin kapanışı için tüm vergi borçlarının kapatılmış olması gerekmektedir. SGK prim borçları, stopaj vergileri ve KDV gibi yükümlülükler eksiksiz ödenmelidir. Vergi dairesine tasfiye sürecinin başladığına dair bildirim yapılmalıdır. 📌 Mali Müşavirler İçin Öneri: Vergi borçlarını tasfiye öncesinde yapılandırarak, müşterilerinizin olası yasal sorunlarla karşılaşmasını engelleyin. Aşama 3: Alacak ve Borçların Kapatılması Şirketin alacaklıları bilgilendirilmeli ve borçları tasfiye edilmelidir. Şirketin varlıkları satılarak, borçlar kapatılabilir ve kalan tutar ortaklara dağıtılabilir. 📌 Mali Müşavirler İçin Öneri: Şirketin tüm finansal işlemlerini detaylı bir şekilde raporlayarak, tasfiye sürecinin şeffaf bir şekilde ilerlemesini sağlayın. Aşama 4: Son Vergi Beyannamesinin Verilmesi Tasfiye süreci boyunca, şirket vergisel yükümlülüklerine devam eder. Son KDV beyannamesi ve kurumlar vergisi beyannamesi verilerek, şirketin vergi süreçleri tamamlanmalıdır. Tasfiye süreci tamamlandıktan sonra "Vergi Kapanış Yazısı" alınmalıdır. 📌 Mali Müşavirler İçin Öneri: Son beyanname sürecinde, müşterilerinizin vergi iadesi alıp alamayacağını değerlendirin. Aşama 5: Ticaret Sicilinden Şirketin Silinmesi Tasfiye işlemi tamamlandıktan sonra, Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne başvuru yapılarak şirket kaydı kapatılmalıdır. Kapanış ilanı, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yayınlanarak resmileştirilir. 📌 Mali Müşavirler İçin Öneri: Şirket kapanışının Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmesiyle, hukuki süreçlerin tamamlandığından emin olun. 3. 2025’te Tasfiye Sürecinde Güncellenen Vergisel ve Hukuki Düzenlemeler Yeni Güncellemeler ve Önemli Noktalar: Tasfiye işlemleri artık dijital ortamda takip edilebilecek. Vergi Dairesi ve SGK, dijital başvurular üzerinden süreçleri hızlandırıyor. E-fatura ve e-defter kullanan işletmelerin, tasfiye süreçlerinde son dönem belgelerini dijital olarak saklaması gerekmektedir. Vergi borçlarının yapılandırılması için ek teşvikler sunulmaktadır. Tasfiye sürecine giren işletmeler, belirli şartları sağladığında vergi borçlarını düşük faiz oranlarıyla kapatma fırsatı bulabilir. Mali Müşavirler İçin Öneri: Tasfiye sürecindeki müşterilerinize, 2025 vergi teşviklerinden nasıl faydalanabileceklerini detaylı şekilde anlatın ve kapanış sürecini vergi avantajlarıyla yönetmelerini sağlayın. 4. Tasfiye Sürecinde En Sık Yapılan Hatalar Vergi borçları tam kapatılmadan tasfiye sürecine girilmesi Borçlar tamamen kapatılmadan Ticaret Sicili kapanışı yapılamaz. Tasfiye sürecinin tamamlanmadan vergi beyannamelerinin verilmemesi Son dönem KDV ve kurumlar vergisi beyannamesi mutlaka verilmelidir. Tasfiye sürecinin Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilmemesi Şirketin tamamen kapatıldığı resmi olarak duyurulmalıdır. 2025’te Şirket Tasfiye Sürecini Sorunsuz Yönetin! 2025 yılında tasfiye süreci, hem mali müşavirler hem de işletmeler için dikkatle yönetilmesi gereken bir süreçtir. Vergi borçlarının zamanında ödenmesi, hukuki yükümlülüklerin eksiksiz tamamlanması ve Ticaret Sicili sürecinin doğru yürütülmesi, şirket kapanışının sorunsuz tamamlanmasını sağlar.


  • 259. 6111 Sayılı Kanun İstihdam Teşviki Nedir? Kimler Yararlanabilir?

    İstihdamın artırılması, gençlerin ve kadınların iş gücüne katılımının desteklenmesi ve kayıtlı çalışmanın teşvik edilmesi amacıyla uygulanan 6111 Sayılı Kanun İstihdam Teşviki , SGK teşvikleri arasında en kapsamlı ve en çok kullanılan düzenlemelerden biridir. Bu teşvik ile belirli şartları sağlayan özel sektör işverenlerinin sigorta primi işveren payı, belirli sürelerle kamu kaynaklarından karşılanmaktadır. 6111 Sayılı Kanun İstihdam Teşviki Nedir? 6111 Sayılı Kanun ile düzenlenen istihdam teşviki; kadınlar, gençler ve mesleki yeterliliği bulunan bireylerin istihdamını artırmak , yeni iş alanları oluşturmak ve mesleki eğitimi özendirmek amacıyla hayata geçirilmiştir. Teşvik, 13.02.2011 tarihinde kabul edilen 6111 Sayılı Kanun’un 74. maddesi ile 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’na eklenen Geçici 10. madde kapsamında yeniden düzenlenmiştir. Bu kapsamda, özel sektör işverenlerinin belirlenen tarihler arasında işe aldıkları sigortalılar için sigorta primine esas kazanç üzerinden hesaplanan işveren payının tamamı , İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanmaktadır. Kimler 6111 Sayılı Teşvikten Yararlanamaz? Aşağıda yer alan kurum ve işverenler bu teşvikten yararlanamaz: 5335 sayılı Kanun’un 30. maddesinin ikinci fıkrası kapsamındaki kamu kurum ve kuruluşları 2886 ve 4734 sayılı Kanunlar kapsamında ihale alan işverenler 4734 sayılı Kanun’un 3. maddesi kapsamında alım ve yapım işi üstlenenler Uluslararası anlaşmalar kapsamında ihale alan işverenler (ihale konusu iş süresince) 6111 Sayılı Kanun Teşvikinden Yararlanma Şartları Teşvikten yararlanma şartları işveren ve sigortalı açısından ayrı ayrı değerlendirilmelidir. İşveren Açısından Yararlanma Şartları 6111 Sayılı İlave İstihdam Teşvikinden yararlanabilmek için işverenlerin aşağıdaki koşulları sağlaması gerekir: Aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içinde SGK’ya verilmiş olması Sigorta primlerinin yasal süresinde ödenmesi Kayıt dışı sigortalı çalıştırılmaması SGK’ya borç bulunmaması; borç varsa yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olması Prim, idari para cezası ve gecikme zammı borcunun bulunmaması Sigortalının, ortalama sigortalı sayısına ilave olarak istihdam edilmesi Sigortalı Açısından Yararlanma Şartları Teşvikten yararlanılacak sigortalı için aranan şartlar şunlardır: 01.03.2011 – 31.12.2023 tarihleri arasında işe alınmış olması 18 yaşından büyük olması İşe alındığı tarihten önceki son 6 ayda işsiz olması Sigortalının kayıt dışı çalışmamış olması İşe girişin, işyerinin ortalama sigortalı sayısına ilave istihdam sağlaması Yaş ve Cinsiyete Göre Özel Durumlar Kadın sigortalılar için yalnızca 18 yaşını doldurmuş olma şartı aranır. Erkek sigortalılar için temel şart 18–29 yaş aralığında olmaktır. 29 yaşından büyük erkek sigortalılar için: İŞKUR’a kayıtlı işsiz olma şartıyla 6 ay süreyle teşvikten yararlanılabilir. 6111 Sayılı Kanun Teşvik Süreleri Teşvikten yararlanma süresi; sigortalının yaşı, cinsiyeti ve mesleki belgelere sahip olup olmamasına göre değişmektedir. Süreler 6 aydan 54 aya kadar uzayabilmektedir. 6111 Sayılı Kanun Teşvik Tutarı Ne Kadardır? 4447 sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesi kapsamında uygulanan teşvik; Sigortalının prime esas kazancı üzerinden hesaplanır. Hesaplanan sigorta priminin işveren hissesinin tamamı teşvik kapsamındadır. İşveren payının: 5 puanlık kısmı Hazine tarafından, Kalan kısmı ise İŞKUR (İşsizlik Sigortası Fonu) tarafından karşılanır. Bu sayede işverenin istihdam maliyeti önemli ölçüde düşmekte, kayıtlı istihdam teşvik edilmektedir. 6111 Sayılı Kanun İstihdam Teşviki; doğru şekilde uygulandığında işverenler için önemli bir maliyet avantajı, çalışanlar için ise kayıtlı ve sürdürülebilir istihdam imkânı sunmaktadır. Ancak teşvikten yararlanabilmek için şartların eksiksiz sağlanması ve SGK uygulamalarının dikkatle takip edilmesi büyük önem taşımaktadır.


  • 260. İşkolu Kodlarında Hangi Güncellemeler Yapıldı? Hangi Yenilikler Eklendi?

    İşkolu Kodu Nedir ve Neden Önemlidir? İşkolu kodu, işyerinin faaliyet alanını ve yapılan işin niteliğini SGK nezdinde tanımlayan 6 haneli bir koddur. Bu kod, hem işverenin yükümlülüklerini hem de çalışanların sigorta prim oranlarını doğrudan etkiler. Her işyerine açılış aşamasında bir işkolu kodu atanır ve bu kod, işyerinin tehlike sınıfını, sigorta prim oranlarını ve denetim süreçlerini belirler. Yanlış veya eksik belirlenmiş bir işkolu kodu, hem hatalı prim tahakkuklarına hem de idari para cezalarına yol açabilir. SGK, bu durumlarda işveren hakkında yaptırım uygulayabilmektedir. 2025 Yılı İşkolu Kodu Güncellemelerinde Neler Değişti? SGK’nın yeni düzenlemesiyle birlikte: Bazı faaliyet alanlarının işkolu kodları yeniden sınıflandırılmış, benzer iş grupları altında birleştirilmiştir. Yeni işkolları tanımlanmış, özellikle teknoloji, e-ticaret, dijital hizmetler gibi alanlara özgü kodlar eklenmiştir. Mevcut işyerlerinin işkolu kodu kontrolleri yapılacak, gerekli durumlarda işverenlerden düzeltme talep edilecektir. İşkolu kodu güncelleme talepleri, SGK’nın dijital sistemleri üzerinden kolaylaştırılmıştır. Bu güncellemeler, hem kayıt dışılığın azaltılmasını hem de prim gelirlerinin daha adil ve dengeli dağılmasını amaçlamaktadır. Yanlış İşkolu Kodu Kullanımının Olası Sonuçları İşverenin SGK sisteminde faaliyet konusu ile uyumsuz bir işkolu kodu kullanması durumunda; Yanlış tehlike sınıfı belirlenmiş olabilir. Çalışanlar için düşük prim ödenmesi söz konusu olabilir. SGK denetiminde hatalı beyan nedeniyle idari para cezası uygulanabilir. Geriye dönük düzeltmelerle birlikte ek prim ve faiz ödemeleri çıkabilir. Bu nedenle, mevcut kayıtların mali müşavirler tarafından gözden geçirilmesi, büyük önem taşır. Mali Müşavirlerin Sorumluluğu ve Süreçteki Rolü Mali müşavirler, işyerlerinin faaliyet alanını doğru tanımlamak ve buna uygun işkolu kodunu kontrol etmekle yükümlüdür. 2025 yılında gelen bu düzenlemelerle birlikte mali müşavirlerin dikkat etmesi gerekenler: İşverenle birlikte faaliyet alanının netleştirilmesi, SGK sistemindeki kayıtların güncel olup olmadığının kontrolü, Gerekiyorsa işkolu kodu güncelleme başvurularının yapılması, Mevzuat değişikliklerinin periyodik olarak izlenmesi. Mali müşavirler, bu süreçte sadece bir bildirici değil; yasal uygunluğun güvencesidir. Sonuç SGK’nın işkolu kodlarıyla ilgili yaptığı yeni düzenlemeler, işverenler için yükümlülüklerini güncelleme ve denetimlere karşı hazırlıklı olma anlamı taşırken, mali müşavirler için de dikkatli ve proaktif bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Yanlış işkolu kodu kullanımının yaratabileceği riskler göz önüne alındığında, işyeri kayıtlarının titizlikle gözden geçirilmesi ve gerekli düzeltmelerin yapılması, hem mali hem de hukuki açıdan güvenli bir zemin sağlar.