Arama

Tüm Kategorilerde SGK Prim Ödemesi Rehberi için 379 sonuç bulundu

  • 361. Sosyal Medya ve Doğum İznine Yönelik Teklif Yasalaştı

    Sosyal Medyaya ve Doğum İznine Yönelik Düzenlemeleri de İçeren Kanun Teklifi TBMM Genel Kurulunda Kabul Edildi TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Kanunla, Gelir Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak. Devlet Memurları Kanunu’nda yapılan değişiklikle, kadın memura verilecek ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, isteği halinde doğumdan önceki izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak. Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek. Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek. – Koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta prim ödemeleri 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da yapılan değişiklikle yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor. Kanuna göre aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiziyle hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak. Sosyal Hizmetler Kanunu’na “İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Evleri Sitesi”, “Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi”, “İhtisaslaşma”, “Sosyal ve Ekonomik Destek”, “Koruyucu Aile”, “Merkezi İzleme Sistemi” tanımları ekleniyor. Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükmü uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek. – Çocukların ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi Sosyal Hizmetler Kanunu’na eklenen hükümle, ekonomik desteğin üst sınırı en yüksek devlet memuru aylığı tutarı ile sınırlandırılıyor, yaş ve eğitim durumuna göre destek tutarının belirleneceği hüküm altına alınıyor. “Sosyal ve ekonomik destek” başlıklı hükme göre, çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak. Sosyal ve ekonomik destek geçici ve süreli olarak sağlanabilecek. Destek ödemeleri en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamayacak. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek, üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenecek. Aylık ödenecek süreli ekonomik destek 2 yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla 2 kez olmak üzere sağlanacak. Geçici ekonomik destek, belirlenen tutarın 3 katına kadar verilebilecek. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla 2 kişi için sağlanacak. Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilecek. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilecek. Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi halinde devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek. İlgili hükümler uyarınca, kapatılmasına karar verilen yatılı kuruluşlarda, ihtiyaç duyulması halinde bakım faaliyetlerinin aksamaması ve hizmetin devamlılığını sağlamak üzere merkezin olağan idari, mali, hukuki, mesleki ve diğer tüm işleri valilikçe yürütülecek. Bu yetki çerçevesinde başka bir kuruluşa nakli hemen yapılamayan kişilere, durumlarına uygun bir kuruluşa yerleştirilinceye kadar ve azami 6 ay süreyle hizmet sunulmasına devam edilecek. Bu süreçte Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı yatılı kuruluşlarda görev yapan personel geçici olarak görevlendirilebilecek. Gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişilerine ait sosyal hizmet kuruluşlarının kurucu müdürü hakkında, “kurucu müdürün kuruluşta hizmet verilen kişilere yönelik tehdit veya baskı ya da özgürlüğün keyfi engellenmesini de içeren fiziksel, cinsel, tıbbi, psikolojik veya ekonomik açıdan zarar veren eylemlerden dolayı cezalandırılmasına karar verilmiş olması” şeklinde belirtilen eylemlerden dolayı adli kovuşturma açılması halinde kovuşturma sonuçlanıncaya kadar valilikçe bu düzenleme kapsamında belirtilen tedbirlerin alınmasına karar verilebilecek. – Devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamına yönelik düzenleme Kanunla, devlet koruması altında yetişen gençlerin istihdamı için aranan şartlar somut hale getiriliyor. Buna göre, devlet koruması altında yetişen gençlerin hüküm kapsamında sağlanan istihdam hakkından yararlanması için “hakkında korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olması, korunma kararı veya bakım tedbiri kararı devam ederken fasılalı olarak geçen yararlanma süreleri dahil en az 5 yıl kuruluş bakımı veya koruyucu aile sosyal hizmet modellerinden fiilen yararlanması ve reşit olduğu tarih itibarıyla fiilen yararlanmaya devam ediyor olması, korunma, bakım tedbir kararı veya Kanun’un ilgili hükmünde belirtilen himaye onayının sona erdiği tarih itibarıyla Türk vatandaşı olması, 14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olması, en az ortaöğretim mezunu olması, 18 yaşın doldurulduğu ve korunma, bakım tedbir kararı veya himaye onayının sona erdiği tarihten itibaren 5 yıl içinde Bakanlığa başvuru yapmış olması ve başvuru tarihi itibarıyla 30 yaşından gün almamış olması” şartlarının tamamını taşınması gerekecek. Düzenlemeyle, söz konusu şartlar kapsamında, hak sahibi olanların işe yerleştirilmeleri için izlenecek usul ve esaslar da belirleniyor. Buna göre, kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun dolu kadro ve pozisyonları toplamının binde biri, bu hüküm kapsamında istihdam edilecekler için ayrılacak ve her yıl belirtilen oranda kişi istihdam edilecek. Dolu kadro ve pozisyon toplamı binden az olan kamu kurum ve kuruluşlarına, talep edilmesi durumunda yerleştirme yapılacak. Hak sahipliği Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından onaylananların merkezi yerleştirme işlemleri, merkezi sınav sonuçlarına göre gerçekleştirilecek. Yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyon sayısı 2 Sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’ne tabi kurumların dolu memur kadroları ile sözleşmeli personel pozisyonları ve işçi kadro sayılarının toplamının binde biri olacak. Toplam kadro ve pozisyon sayısının belirlenmesinde yerleştirme yapılacak yılın başındaki veriler esas alınacak. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından bu hüküm kapsamında hak sahiplerinin istihdam edileceği toplam kadro sayıları her kurum için tespit edilerek kurumlara bildirilecek. Öğretmenlik alanları için Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenen yükseköğretim programlarından mezun olanlar Öğretmenlik Mesleği Kanunu hükümleri uyarınca istihdam edilecek. Milli Eğitim Akademisi ile ilişikleri disiplin soruşturması dışında bir sebeple kesilenler memur unvanlı kadrolara atanacak. Kurumlarca teşkilat bazında dağıtımın bildirilmemesi halinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca belirlenecek usul ve esaslar dahilinde resen yerleştirme yapılacak. Hak sahipleri bu hüküm kapsamındaki istihdam hakkından yalnızca bir defa faydalanabilecek. Hak sahiplerinden herhangi bir kamu kurum ve kuruluşuna yerleştirilip atama onayı alınanlar ile kamu kurum ve kuruluşlarına ait kadro ve pozisyonlara her ne surette olursa olsun atananlar ve Öğretmenlik Mesleği Kanunu’na göre hazırlık eğitimine alınanlar bu hükümde verilen hakkı kullanmış sayılacak. Öğrenim düzeyinin göreve başlama sonrasında değişmesi genel hükümler dışında bir atama veya unvan değişikliğine hak teşkil etmeyecek. Kamu kurum ve kuruluşları, bu hükümde belirtilen haktan yararlanarak yerleştirilenlerin atama işlemlerinin sonucunu, herhangi bir nedenle işten ayrılan personele ilişkin belirlenecek bilgileri ve halen çalışmakta olanların bilgilerini yönetmelikte belirlenecek zaman içerisinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Kamu Personel Bilgi Sisteminin bulunduğu Kuruma bildirecek. Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamı dışında kalan kurumların da bu hüküm kapsamında istihdamla yükümlü oldukları kadro ve pozisyonları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bildirmeleri gerekecek. Ancak bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde ilgili kurumların talep ettikleri kadro ve statüler esas alınacak. Öğrenim durumlarına bakılmaksızın hüküm kapsamına giren kişilerin özel sektörde çalıştırılmaları halinde, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun ilgili hükümlerine göre ödenmesi gereken ve belirlenen prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi, kısa vadeli sigorta kolları primi ve genel sağlık sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesi primlerinin tamamı ile İşsizlik Sigortası Kanunu’na göre ödenmesi gereken işsizlik sigortası primi, sigortalı ve işveren hissesinin tamamı sigortalının işe giriş tarihinden itibaren 5 yıl süre ile Hazine tarafından karşılanacak. Bu kapsamda sağlanan prim teşvikinden işverenler yararlanacak ve Hazine tarafından işverene sağlanan sigortalı primi hissesi teşviki tutarının sigortalıya ödenmesi işverenden talep edilemeyecek. Bu kapsamdaki teşvikten faydalanabilmek için Sosyal Güvenlik Kurumuna verilmesi gereken aylık prim ve hizmet belgelerinin kanuni süresi içinde verilmesi ve Hazine tarafından karşılanmayan primlerin kanuni süresi içinde ödenmesi gerekecek. İşe yerleştirme yükümlülüğünün takip ve denetimine, yerleştirme yapılacak kadro ve pozisyonların belirlenmesine, merkezi sınav ve yerleştirme işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak. – Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı kamera sistemleriyle elde edilen veriler Kanunda yapılan değişiklikle, anayasal ilkeler gözetilerek, yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan sosyal hizmet kalitesinin artırılması, bireylerin ve kuruluşların güvenliğinin sağlanması, bireylerin iyi olma halinin temini, acil durumlara hızlı ve etkili bir şekilde müdahale edilmesi ve suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla yazılım destekli kamera sistemleri kurulacak. Yatılı sosyal hizmet kuruluşlarında sunulan hizmetlerin kalite ve verimliliğinin artırılması, özel gereksinimli bireylerin ihtiyaçlarının tespit edilmesi, suç işlenmesinin önlenmesi ve acil durumlarda erken müdahalenin sağlanması amacıyla Merkezi İzleme Sistemi’ne bağlı yazılım destekli kamera sistemlerinden yararlanılacak. Bu çerçevede elde edilecek kişisel veriler adli veya idari soruşturmaya esas teşkil etmemesi halinde, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve ilgili mevzuatında gösterilen usul çerçevesinde, kayıt tarihinden 2 yıl geçtikten sonra silinecek. Bu veriler mahkeme kararı olmaksızın hiçbir kurum, kuruluş veya kişi ile paylaşılamayacak. Ancak kamu hizmetlerinin kalite ve verimliliğinin artırılması ile plan ve politika geliştirilebilmesi amacıyla bu verilerden anonim hale getirilmek suretiyle yararlanılabilecek. TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Kanunla, Sosyal Hizmetler Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, düzenleme ile diğer kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri ile Bakanlığa verilmiş olan görevleri kapsamında sunulan hizmetlerden yararlanacak kişi ve hanelerin tespiti, ulusal politika ve stratejilerin oluşturulması ve sosyal yardımlardan yararlanacak kişilerin objektif ölçütlere göre belirlenmesinde kullanılmak üzere başvuru konusuyla ilgili olmak kaydıyla, sosyal yardım veya sosyal hizmet başvurusunda bulunan ya da halihazırda bu yardım ve hizmetlerden yararlanan kişiler ile bu kişilerin hanelerine ait taşınır, taşınmaz, sosyal güvenlik, sosyal yardım, sağlık, gelir, gider, varlık, nüfus ve mali durumlarına ilişkin her türlü veri ve bilgiyi gerçek ve tüzel kişilerden talep edebilecek. Söz konusu veri ve bilgiler, genel yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile kamu tüzel kişiliğini haiz kurumlar ve sermayesinin yarısından fazlası doğrudan doğruya veya dolaylı olarak bu kurum ve kuruluşlara ait ortaklıklar ile kamu hizmeti sunan diğer tüzel kişilerden de doğrudan istenebilecek. Bakanlık, bu kapsamda veri ve bilgilerin temin edilmesi, işlenmesi ve kaydedilmesi dahil bunlara ilişkin her türlü işlemi elektronik ortamda yapabilecek ve bunları arşivleyebilecek. Bu veri ve bilgiler, kullanıma açık hale gelmesi ya da Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca belirlenen şartların gerçekleşmesi halinde imha edilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yetkili olacak. Kanunda yapılan değişiklikle, kadın konukevi hizmetinden yararlanan ve geliri bulunmayan veya meslek elemanının görüşü ve değerlendirme komisyonunun kararına göre yeterli geliri olmadığı değerlendirilen kadınlara ve çocuklara, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun kapsamında geçici maddi yardım yapılmasına karar verilmemiş olması halinde, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’da belirtilen orana göre hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Konukevinde kalan kadınların beraberindeki öğrenim gören çocukları ile çeşitli nedenlerle öğrenimine devam etmeyen ve ücretli olarak bir işyerinde çalışmayan çocuklarına, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bağlı çocuk bakım kuruluşlarında kalan çocuklara verilen miktar kadar hiçbir kesinti yapılmaksızın net harçlık verilecek. Bu hükmün uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça hazırlanacak yönetmelikle belirlenecek. – Geçiş hükümleri Sosyal Hizmetler Kanunu’nda yapılan değişiklikler nedeniyle hak kaybı oluşmasının ve mağduriyet yaşanmasının önlenmesi için geçiş sürecine ilişkin düzenleme yapıldı. Buna göre, isteğe bağlı sigorta ödemelerine yönelik yapılan değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce gerçekleştirilen isteğe bağlı sigorta ile sosyal ekonomik destek bedelleri talep edilmeyecek. Korunma kararı veya Çocuk Koruma Kanunu uyarınca bakım tedbiri kararı alınmış olanlara ilgili düzenlemede 5 yıl olarak düzenlenen süre şartı, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihte 16 yaşını doldurmuş olanlar için 2 yıl, 15 yaşını doldurmuş olanlar için 3 yıl, 14 yaşını doldurmuş olanlar için 4 yıl şeklinde uygulanacak. Değişikliğin yürürlüğe girmesinden önce hak sahibi olanlardan daha önce istihdam hakkından yararlanmamış olanlar, bu hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 12 ay içinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvurmaları halinde söz konusu istihdam hakkından yararlanabilecek. Bu kişilerin işe yerleştirilmeleri, hüküm değiştirilmeden önceki usul ve esaslara göre yapılacak. Düzenlemenin “14 yaşını doldurduğu tarihten itibaren kuruluştan ya da koruyucu aile yanından hizmet aldığı süre boyunca fasılalı da olsa Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kayıtlarına göre 90 günden fazla izinsiz ayrılmamış olmak” şartındaki sürenin hesabında hükmün yürürlük tarihinden önceki süreler dikkate alınmayacak. Kanunla, Katma Değer Vergisi Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, Darülaceze’ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar Katma Değer Vergisi’nden istisna tutulacak. – Toplu taşıma hizmeti veren işletmecilere gelir desteği Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Ürettikleri Mal ve Hizmet Tarifeleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da değişikliğe gidiliyor. Buna göre, ilgili fıkra hükümleri kapsamında hizmet verecek toplu taşıma araçları, toplu taşıma hizmetlerinin kapsamı ile bu hizmetlerden ücretsiz ve indirimli yararlanmaya ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye, İçişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıklarının görüşleri alınarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek. İlgili hükümler kapsamında, belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bunların işletmecilerine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bütçesine bu amaçla konulan ödenekten ilgili belediyeler aracılığıyla her ay gelir desteği ödemesi yapılacak. Yapılacak aylık gelir desteği ödemesini yıllık olarak belirlemeye, bu tutarı faaliyette bulunulan yere ve/veya belediyeler tarafından yetki verilen özel şahıs ya da şirketlere ait şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracını taşıma kapasitesine göre farklılaştırmaya ve yapılacak ödemeye ilişkin diğer esas ve usuller Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği ile Hazine ve Maliye bakanlıklarınca müştereken belirlenecek. – Çocuk Koruma Kanunu’nda düzenleme Kanunla, İş Kanunu’nda yapılan değişikliğe göre, kadın işçinin doğum sonrası ücretli izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Böylece kadın işçi doğumdan önce 8 ve doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta ücretli izinli olacak. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçinin talep etmesi halinde doğumdan önce çalışabileceği süre 3 haftadan 2 haftaya düşürülecek. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan işçiye, çocuğun teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün ücretsiz izin verilecek. Kadın işçiye, isteği halinde, 24 haftalık, çoğul gebelik halinde ise 26 haftalık sürenin tamamlanmasının ardından ücretsiz izin verilecek. Kanunda yapılan değişiklikle, işçiye eşinin doğum yapması halinde verilen ücretli izin süresi 5 günden 10 güne çıkarılacak. Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen hükme göre, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak. Bu kapsama giren kişilere aynı hükümde belirtilen iş yerlerinin açılması veya işletilmesi için izin ve ruhsat verilmeyecek. Söz konusu iş yerlerinin bu kapsamdaki kişilerce işletildiğinin tespit edilmesi halinde bu kişilere iş yerinin devri için 6 ay süre tanınacak ve bu sürede kişi iş yerini fiilen işletemeyecek. Bu süre içinde devir işlemi yapılmadığı takdirde verilen izin ve ruhsatlar, bunları veren kamu kurum ve kuruluşları tarafından iptal edilecek. Bu kapsamdaki iş yerlerinde çalışanlar, adli sicil ve arşiv bilgilerine dayanılarak oluşturulan bu iş yerlerinde çalışabileceğini gösterir resmi belgeyi 6 ayda bir işverene ibraz etmek zorunda olacak. Hükme aykırı olarak işçi çalıştıran kişiye, mahallin mülki idare amiri tarafından düzenlemeye aykırı olarak çalıştırdığı her bir kişi başına brüt asgari ücretin 3 katı tutarında idari para cezası verilecek. Aykırılığın cezanın tebliğinden itibaren 1 ay içinde giderilmediğinin tespiti halinde, hükme aykırı olarak çalıştırılan her bir kişi başına brüt asgari ücretin 7 katı tutarında idari para cezası kesilecek. Bu cezanın tebliğinden itibaren bir ay içinde aykırılığın halen giderilmemiş olması halinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen izin ve ruhsatlar iptal edilecek. Düzenlemenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Adalet ile Aile ve Sosyal Hizmetler bakanlıklarınca müştereken belirlenecek. – Ücretli doğum iznine yönelik diğer düzenlemeler Kanunla, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda değişiklik yapılıyor. Buna göre, hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan sigortalı kadının veya sigortalı erkeğin sigortalı olmayan eşinin, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadının ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşinin gebeliğinin başladığı tarihten itibaren doğumdan sonra gebelik ve analık haliyle ilgili rahatsızlık ve engellilik hallerinin analık hali kabul edilmesinde süre 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak. Kanunda yapılan diğer bir değişikliğe göre ise hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılan, köy ve mahalle muhtarları ile hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışan muhtarlar ile ticari kazanç veya serbest meslek kazancı nedeniyle gerçek veya basit usulde gelir vergisi mükellefi olan, gelir vergisinden muaf olup esnaf ve sanatkar siciline kayıtlı olan, tarımsal faaliyette bulunan sigortalı kadının analığı halinde, doğumdan önceki 1 yıl içinde en az 90 gün kısa vadeli sigorta primi bildirilmiş olması şartıyla, doğumdan önceki 8 ve sonraki 16 haftalık sürede, çoğul gebelik halinde ise doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 haftalık süre eklenerek çalışmadığı her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verilecek. Bu kapsamdaki sigortalı kadının erken doğum yapması halinde doğumdan önce kullanamadığı çalıştırılamayacak süreler ile isteği ve hekimin onayıyla doğuma 3 hafta kalıncaya kadar çalışma süresi, “2 hafta kalıncaya kadar” şeklinde değiştirilecek. TBMM Genel Kurulunda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi kabul edilerek yasalaştı. Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze’ye yapılacak bağış ve yardımlar kurumlar vergisi matrahından indirilebilecek. İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’da “oyun”, “oyun dağıtıcı”, “oyun geliştirici” ve “oyun platformu” tanımları hüküm altına alınıyor. Kanunun, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen, “içeriğin yayından çıkarılması ve erişimin engellenmesi” başlıklı hükümde düzenlemeye gidildi. Buna göre, sosyal ağ sağlayıcı 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak ve bu hizmetin sunulmaması konusunda yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri almakla yükümlü olacak. Sosyal ağ sağlayıcı, 15 yaşını doldurmuş çocuklara özgü ayrıştırılmış hizmet sunma konusunda gerekli tedbirleri alacak. Bu kapsamda alınan tedbirler sosyal ağ sağlayıcının kendi internet sitesinde yayınlanacak. Sosyal ağ sağlayıcı, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları ise hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ve kullanım süresinin izlenmesi ve bu sürenin sınırlandırılmasına ilişkin mekanizmaları içerecek. Sosyal ağ sağlayıcı, aldatıcı reklamları engelleyici tedbirleri almakla yükümlü olacak. Türkiye’den günlük erişimi 10 milyondan fazla olan sosyal ağ sağlayıcı, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen kararın gereğini derhal ve en geç bir saat içinde uygulayacak, Kanun uyarınca verilen içeriğin çıkarılması veya erişimin engellenmesi kararlarına konu yayının kendi internet sitesinde yayınlanmaması hususunda gerekli her türlü tedbiri alacak. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı tarafından Türkiye’de mukim vergi mükellefi olan gerçek ve tüzel kişilerin ilgili sosyal ağ sağlayıcısına yeni reklam vermesi yasaklanacak, bu kapsamda yeni sözleşme kurulamayacak ve buna ilişkin para transferi yapılamayacak. Reklam yasağı kararının verildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde söz konusu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, sosyal ağ sağlayıcının internet trafiği bant genişliğinin yüzde 90 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 50’den düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek. Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, reklam yasağı kaldırılacak ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek. – Oyun platformlarının yükümlülükleri Kanunla, oyun platformlarına ilişkin düzenlemeler de yapıldı. Buna göre, oyun platformu usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen oyunları sunamayacak ancak derecelendirilmeyen oyunları en yüksek yaş kriterine göre derecelendirmek kaydıyla sunabilecek. Oyun platformu içerik veya yer sağlayıcı olmasından doğan sorumluluk ve yükümlülükleri saklı kalmak kaydıyla, usulüne uygun olarak derecelendirilmeyen içerikleri çıkarmakla yükümlü olacak. Türkiye’den günlük erişimi 100 binden fazla olan yurt dışı kaynaklı oyun platformu, BTK, Erişim Sağlayıcıları Birliği, adli veya idari makamlarca gönderilecek tebligat, bildirim veya taleplerin gereği ile düzenleme kapsamındaki diğer yükümlülüklerin yerine getirilmesini temin için Türkiye’de gerçek veya tüzel kişi temsilci belirlemekle ve bu temsilciye dair bilgileri BTK’ye bildirmekle yükümlü olacak. Oyun platformu, temsilcinin iletişim bilgilerine kolayca görülebilecek ve doğrudan erişilebilecek şekilde internet sitesinde yer verecek. Oyun platformu, açık, anlaşılır ve kullanıma elverişli ebeveyn kontrol araçları sağlayacak. Ebeveyn kontrol araçları, hesap ayarlarının kontrol edilmesine, satın alma, kiralama ve ücretli üyelik gibi ücrete dayalı işlemlerin ebeveyn iznine veya onayına tabi kılınmasına ilişkin mekanizmaları içerecek. BTK, oyun platformunun bu düzenlemeye uyumuna ilişkin olarak oyun platformundan kurumsal yapı, bilişim sistemleri, veri işleme mekanizmaları dahil olmak üzere bu düzenlemenin uygulanmasıyla doğrudan ilgili açıklamaları talep edebilecek. Oyun platformu, BTK tarafından talep edilen bilgi ve belgeleri derhal ve 15 günü geçmemek üzere BTK tarafından belirlenecek süre içinde vermekle yükümlü olacak. Bu düzenlemenin uygulanmasına, oyun platformunun uyması gereken yükümlülüklere ve yaş kriterlerine göre derecelendirmeye dair usul ve esaslar, BTK tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenecek. Bu kapsamdaki yükümlülükler ile Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikte yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeyen oyun platformuna BTK tarafından bildirimde bulunulacak. Bildirimden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde oyun platformuna BTK Başkanı tarafından 1 milyon Türk lirasından 10 milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilebilecek. Verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde 10 milyon Türk lirasından 30 milyon Türk lirasına kadar bir kez daha idari para cezası verilebilecek. İdari para cezası miktarı ihlalinin niteliği, ağırlığı, kullanıcılar üzerindeki etkisi veya meydana gelen zarar dikkate alınarak takdir edilecek. İkinci kez verilen idari para cezasının tebliğinden itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 30 oranında daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Başvurunun kabulüne ilişkin hakim kararının uygulanmasından itibaren 30 gün içinde bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde BTK Başkanı, oyun platformunun internet trafiği bant genişliğinin yüzde 50 oranına kadar daraltılması için sulh ceza hakimliğine başvurabilecek. Hakim ikinci başvuru üzerine vereceği kararında, yüzde 30’dan düşük olmamak kaydıyla, sunulan hizmetin niteliğini de dikkate alarak daha düşük bir oran belirleyebilecek. Bu kararlara karşı BTK Başkanı tarafından Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre itiraz yoluna gidilebilecek. Hakim tarafından verilen kararlar erişim sağlayıcılara bildirilmek üzere BTK’ye gönderilecek. Kararların gereği, bildirimden itibaren derhal ve en geç 4 saat içinde erişim sağlayıcıları tarafından yerine getirilecek. Bildirime konu yükümlülüğün yerine getirilmesi halinde, verilen idari para cezalarının 4’te biri tahsil edilecek ve hakim kararları kendiliğinden hükümsüz kalacak. İnternet trafiği bant genişliğine yapılan müdahalenin sona erdirilmesi için erişim sağlayıcılara BTK tarafından bildirim yapılacak. Bu hüküm, düzenlemenin yayımı tarihinden 6 ay sonra yürürlüğe girecek. – Askeri personelin ücretli doğum izni süresi Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanunu’nda yapılan değişiklikle kadın personele sağlanan ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya, toplam ücretli doğum izni süresi 24 haftaya çıkarılıyor. En fazla 3 yaşında bir çocuğu eşiyle birlikte veya münferit olarak evlat edinen askeri personele çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren 8 hafta süreyle izin verilecek. Bu izin evlatlık kararı verilmeden önce çocuğun fiilen teslim edildiği durumlarda da uygulanacak. Bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan askeri personele çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek. Kanunla, Darülaceze Nizamnamesi’nde değişikliğe gidildi. Buna göre, Darülaceze yurt içinde ve ilgili mevzuata göre yurt dışında hizmet verebilecek. Darülaceze, ihtiyaç sahiplerine yardım amacıyla ilgili mevzuat hükümlerine göre gıda bankacılığı faaliyetinde bulunabilecek ve ihtiyaç sahiplerine aşevi hizmeti verebilecek. Genel Kurulda AK Parti milletvekillerinin kabul edilen önergesiyle, analık izin süreleri yeniden düzenlenen ve düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ilgili mevzuat uyarınca öngörülen analık izin süresi dolan ancak 1 Nisan 2026 itibarıyla doğumun gerçekleştiği tarihten itibaren 24 haftalık süreyi henüz tamamlamamış personele, hükmün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 10 iş günü içinde talep etmeleri halinde 8 hafta ilave analık izni verilecek. Kaynak: TBMM


  • 362. 4. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi Verilecek mi? Güncel Durum Nedir?

    2025’te 4. dönem geçici vergi beyannamesi verilecek mi? 4. dönem geçici vergi kaldırıldı mı? Geçici vergi dönemleri ve beyanname süreleri hakkında güncel bilgiler. 4. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi Kaldırıldı mı? Evet. Mevzuat değişikliği sonucu 4. dönem geçici vergi beyannamesi uygulaması tamamen kaldırılmıştır . 2025 yılı da dahil olmak üzere geçici vergi; yalnızca 1. dönem, 2. dönem ve 3. dönem için beyan edilmektedir. Bu nedenle Ekim–Kasım–Aralık dönemine ait geçici vergi beyannamesi düzenlenmez ve verilmez. 2025’te Geçici Vergi Dönemleri Hangileridir? 2025 yılı geçici vergi dönemleri aşağıdaki gibidir: 1. Dönem: 1 Ocak – 31 Mart 2. Dönem: 1 Nisan – 30 Haziran 3. Dönem: 1 Temmuz – 30 Eylül Bu üç dönem dışında başka bir geçici vergi dönemi bulunmamaktadır. 4. Dönem Geçici Vergi 2025’te Yeniden Getirildi mi? Hayır. 2025 yılı itibarıyla geçici verginin tekrar 4 döneme çıkmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. Uygulama hala 3 dönem üzerinden devam etmektedir. 4. Dönem Geçici Vergi Beyannamesi Ne Zaman Verilir? Hiçbir zaman verilmez , çünkü 4. dönem geçici vergi uygulaması yürürlükten kaldırılmıştır. Bu nedenle Ekim–Aralık aylarını kapsayan geçici vergi beyanı bulunmamaktadır. 2025’te Geçici Vergi Beyanname Verme Süreleri Nedir? 1. Dönem Beyanname Süresi Beyan: Mayıs ayında Ödeme: Beyan süresi içinde 2. Dönem Beyanname Süresi Beyan: Temmuz/Ağustos dönemi Ödeme: Beyan süresi içinde 3. Dönem Beyanname Süresi Beyan: Kasım ayında Ödeme: Beyan süresi içinde Kesin tarihler her yıl Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ilan edilen Beyanname Düzenleme Takvimi ile netleşmektedir. 4. Dönem Geçici Vergi Verilecek mi? Hayır, verilmeyecek. 2025 yılında geçici vergi, üç dönem üzerinden hesaplanır ve beyan edilir. 2025’te Geçici Vergi Uzatıldı mı? Şu anda 2025 geçici vergi dönemlerine ilişkin genel bir süre uzatımı yapılmamıştır. Yıl içindeki uzatmalar olursa bunlar yalnızca dönemsel ve kısa süreli idari düzenlemeler şeklinde duyurulur. 3. Dönem Geçici Vergi 2025 İçin Beyan Süreci Nasıl İşleyecek? 2025 yılı 3. dönem geçici vergi, Temmuz–Eylül dönemini kapsar. Beyanname Kasım ayında verilir. Hesaplamada yıl içi kazanç durumu, tevsik edici kayıtlar ve yasal indirimler dikkate alınır. Geçici Vergi Nedir? 👉 Geçici Vergi Beyannamesi Kontrol Listesi Nasıl Yapılmalı? başlıklı rehberimizi okuyun. . Güncel Durumda Dönem geçici vergi tamamen kaldırılmıştır. 2025 yılında yalnızca 1., 2. ve 3. dönem geçici vergi beyannamesi verilir. 2025 için yeni bir düzenleme yapılmadığından 4. dönem geçici vergi geri gelmemiştir. Beyanname ve ödeme süreleri yıllık beyan takvimine göre uygulanır. Bu içerik, mali müşavirler ve işletmeler için 2025 yılı geçici vergi uygulamasının en güncel ve güvenli özetidir.


  • 363. Zirai Kazanç Nedir ve Nasıl Vergilendirilir?

    Türkiye, tarımsal potansiyeli yüksek bir ülke olarak milyonlarca çiftçiye ev sahipliği yapıyor. Tarımsal faaliyetlerden elde edilen gelirin doğru bir şekilde vergilendirilmesi ise hem çiftçiler hem de ülke ekonomisi için büyük önem taşıyor. Peki, zirai kazanç nedir? Hangi faaliyetler bu kapsama girer ve 2025 yılı itibarıyla vergilendirme süreci nasıl işler? Bu rehberimizde, Gelir Vergisi Kanunu'nda önemli bir yer tutan zirai kazancın tanımından vergilendirme yöntemlerine, muafiyet ve istisnalardan beyan süreçlerine kadar tüm merak edilenleri detaylı bir şekilde ele alacağız. Amacımız, çiftçilerin ve bu alanda faaliyet gösteren işletmelerin vergi yükümlülüklerini net bir şekilde anlamalarını sağlamaktır. Zirai Faaliyet ve Zirai Kazanç Ne Anlama Gelir? Gelir Vergisi Kanunu'nun 52. maddesine göre zirai faaliyet , arazide, denizde, göllerde ve nehirlerde; ekim, dikim, bakım, üretme, yetiştirme ve ıslah yollarıyla veya doğrudan doğruya tabiattan istifade etmek suretiyle bitki, orman, hayvan, balık ve bunların mahsullerinin üretilmesini, avlanmasını, avcıları ve yetiştiricileri tarafından muhafazasını, taşınmasını, satılmasını veya bu mahsullerden sair bir şekilde faydalanılmasını ifade eder. Kısacası, tarlada domates yetiştirmekten arıcılığa, hayvancılıktan balıkçılığa kadar geniş bir yelpaze zirai faaliyet olarak kabul edilir. Bu faaliyetler neticesinde elde edilen gelire ise zirai kazanç denir. Zirai Kazancın Vergilendirilmesinde Yöntemler Zirai kazancın vergilendirilmesi iki temel yönteme ayrılır: Stopaj (Tevkifat) Yoluyla Vergilendirme: Bu, en yaygın yöntemdir. Çiftçiler, sattıkları ürünlerin bedelleri üzerinden kanunen belirlenmiş oranlarda vergi kesintisine (stopaj) tabi tutulur. Bu kesintiyi, ürünü satın alan vergi mükellefleri (tüccar, sanayici vb.) yapar ve çiftçi adına vergi dairesine öder. Bu yöntemdeki çiftçilerin büyük bir kısmı için beyanname verme zorunluluğu yoktur. Gerçek Usulde Vergilendirme: Belirli işletme büyüklüğü ölçülerini aşan veya kendi isteğiyle bu usulü seçen çiftçilerin tabi olduğu yöntemdir. Bu usulde çiftçiler, tıpkı ticari kazanç sahipleri gibi defter tutar, yıl içindeki gelirlerinden giderlerini düşer ve kalan net kâr üzerinden vergi öderler. Zirai Kazanç Vergisi Kimler Öder? Bu sorunun cevabı, çiftçinin hangi vergilendirme usulüne tabi olduğuna göre değişir. Stopaj Usulüne Tabi Olanlar: Bu çiftçiler vergiyi doğrudan ödemezler. Vergi, ürünlerini sattıkları alıcılar tarafından kaynaktan kesilir ve onlar adına devlete ödenir. Gerçek Usule Tabi Olanlar: Gelir Vergisi Kanunu'nun 54. maddesinde belirtilen işletme büyüklüğü ölçülerini (örneğin, sahip olunan arazi büyüklüğü, hayvan sayısı vb.) aşan çiftçiler, zirai kazançlarını yıllık beyanname ile beyan etmek ve hesaplanan vergiyi doğrudan kendileri ödemekle yükümlüdürler. Bu çiftçiler, aynı zamanda "gerçek usulde vergilendirilen çiftçi" olarak anılırlar. Zirai Kazanç İstisnası Var Mı? Evet, Gelir Vergisi Kanunu'nda zirai kazançlar için önemli bir istisna mevcuttur. Kanunun 94. maddesi uyarınca, zirai ürünleri satın alanların yapacağı stopaj kesintisi nihai vergilendirme olarak kabul edilir ve bu şekilde vergilendirilen çiftçilerin, elde ettikleri bu kazançlar için (belirli hadleri aşmadığı sürece) beyanname verme yükümlülüğü yoktur. Bu durum, "zirai kazanç istisnası" veya daha doğru bir tabirle "çiftçi vergi muafiyeti" olarak pratikte karşılık bulur. Ancak, bir çiftçinin zirai kazancı stopaj yoluyla vergilendirilmiş olsa dahi, bu kazançların toplamı Gelir Vergisi Kanunu'nun 103. maddesinde yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2025 yılı için güncellenecek tutar) aşıyorsa, bu kazancın tamamı için yıllık beyanname verilmesi zorunlu hale gelir. Zirai Kazançta Stopaj Oranı Kaçtır? Çiftçilerden ürün satın alanların yapması gereken vergi kesintisi oranları, Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinde belirlenmiştir. 2025 yılı için geçerli olan temel zirai kazançta stopaj oranları şöyledir: Hayvanlar ve bunların mahsulleri ile kara ve su avcılığı mahsulleri için %2 Diğer zirai mahsuller için %4 Eğer alım-satım borsaya tescil ettirilirse, bu oranlar sırasıyla %1 ve %2 olarak uygulanır. Orman idaresine veya orman idaresince yetkili kılınanlara yapılan kereste, reçine gibi ürün satışlarında ise stopaj oranı %2 'dir. Zirai Kazanç Nasıl Hesaplanır? (Gerçek Usul) Gerçek usulde vergilendirilen çiftçiler için zirai kazancın tespiti, ticari kazanç hesaplamasına benzer. Yıl sonunda net kazanç şu şekilde bulunur: Zirai Hasılat - İndirilebilir Zirai Giderler = Safi Zirai Kazanç (Vergi Matrahı) 1. Zirai Hasılat: Yıl içinde satılan veya işletmede kullanılan tüm ürünlerin değeri. Zirai makine ve aletlerin satılması durumunda oluşan kâr. Alınan destekleme ödemeleri ve tazminatlar. 2. İndirilebilir Zirai Giderler: İşletme ile ilgili tohum, gübre, yem, ilaç gibi harcamalar. İşçi ücretleri ve sigorta primleri. Amortismanlar (makine, tesisat ve binalar için ayrılan yıpranma payı). Kira ve faiz giderleri. Genel işletme giderleri (aydınlatma, su, ısıtma vb.). Gelir / Gider Kalemi Tutar (TL) A. TOPLAM ZİRAİ HASILAT 850.000 - Satılan Ürün Bedelleri 700.000 - Devlet Destekleme Ödemeleri 100.000 - Zirai Ekipman Satış Kârı 50.000 B. İNDİRİLEBİLİR GİDERLER (550.000) - Tohum, Gübre, Yem Giderleri (250.000) - İşçilik Giderleri ve SGK (120.000) - Amortisman Giderleri (80.000) - Faiz ve Kira Giderleri (50.000) - Genel Giderler (50.000) C. SAFİ ZİRAİ KAZANÇ (Vergi Matrahı) 300.000 Bu örnekte çiftçi, 300.000 TL'lik matrah üzerinden, o yıl için geçerli olan artan oranlı gelir vergisi tarifesine göre vergisini hesaplayacak ve yıllık beyanname ile beyan edip ödeyecektir. Sonuç olarak, zirai kazancın vergilendirilmesi, çiftçinin faaliyet hacmine ve seçtiği usule göre farklılık gösteren, kendine özgü dinamiklere sahip bir alandır. Vergi yükümlülüklerini doğru anlamak ve güncel mevzuatı takip etmek, olası cezalardan kaçınmak ve mali sağlığı korumak için vazgeçilmezdir.


  • 364. Yatırım Teşvik Belgesi Nedir ve Avantajları Nelerdir?

    Türkiye'de yeni bir yatırım yapmayı veya mevcut işletmenizi büyütmeyi mi planlıyorsunuz? O halde, devletin yatırımcılara sunduğu en güçlü enstrümanlardan biri olan "Yatırım Teşvik Belgesi" hakkında bilgi sahibi olmanız, projenizin maliyetini düşürmek ve rekabet gücünüzü artırmak için atacağınız en önemli adımdır. Peki, bu belge tam olarak nedir, hangi destekleri sağlar ve bu imkanlardan nasıl faydalanabilirsiniz? Bu rehberimizde, 2025 yılı güncel verileriyle yatırım teşvik belgesi nasıl alınır, şartları nelerdir ve yatırımcılara ne gibi somut avantajlar sunar gibi kritik soruları yanıtlayarak, yatırım yolculuğunuzda size ışık tutacağız. Yatırım Teşvik Belgesi Ne İşe Yarar? Yatırım teşvik belgesi, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından, belirlenen şartları taşıyan yatırımlar için düzenlenen ve sahibine bir dizi vergi indirimi, istisna ve hibe desteği sağlayan resmi bir belgedir. Bu belgenin temel amacı; Katma değerli üretimi artırmak, Bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak, İstihdamı teşvik etmek, İthalata olan bağımlılığı azaltacak stratejik yatırımları desteklemek, Teknolojik dönüşümü ve Ar-Ge faaliyetlerini hızlandırmaktır. Kısacası, bu belge bir projenin "desteklenmeye değer" olduğunu devlet nezdinde tescil eder ve yatırımcıyı ciddi bir mali yükten kurtararak projesini daha kârlı ve sürdürülebilir hale getirir. Sağladığı temel avantajlar arasında vergi indirimi, sigorta primi desteği, KDV istisnası, gümrük vergisi muafiyeti ve faiz desteği gibi çok önemli kalemler bulunur. Yatırım Teşvik Belgesi Hangi Sektörleri Kapsar? Yatırım teşvik sistemi, birkaç istisnai faaliyet alanı dışında imalat sanayiinden tarıma, turizmden madenciliğe, eğitimden sağlığa kadar ekonominin hemen her alanını kapsayacak şekilde geniş bir yelpazeye sahiptir. Teşvik edilmeyecek veya teşviki belirli şartlara bağlanmış bazı alanlar dışında kalan tüm sektörler bu desteklerden faydalanabilir. Özellikle imalat, yazılım, teknoloji geliştirme, yenilenebilir enerji, turizm konaklama tesisleri, özel hastaneler, okullar ve hayvancılık gibi alanlar teşviklerin yoğun olarak kullanıldığı sektörlerin başında gelmektedir. Yatırımınızın hangi destek unsurlarından ne ölçüde faydalanabileceği, yatırımın yapılacağı bölgeye ve projenin niteliğine (Genel, Bölgesel, Öncelikli, Stratejik) göre değişiklik göstermektedir. Türkiye, sosyo-ekonomik gelişmişlik seviyelerine göre 6 farklı teşvik bölgesine ayrılmıştır ve gelişmişliği daha az olan bölgelere (örneğin 5. ve 6. bölgeler) sağlanan destek oranları çok daha yüksektir. Yatırım Teşvik Belgesi Nereden Alınır? Geçmişte fiziksel olarak yapılan başvurular, artık tamamen dijitalleşmiş durumdadır. Yatırım teşvik belgesi başvuruları, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na bağlı Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen Elektronik Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Bilgi Sistemi (E-TUYS) üzerinden online olarak yapılmaktadır. E-TUYS sistemi , yatırımcının yetkilendirdiği kullanıcılar tarafından erişilebilen bir platformdur. Başvuru süreci genel hatlarıyla şu adımları içerir: Yetkilendirme: Öncelikle, şirketi E-TUYS sisteminde temsil edecek kişi için yetkilendirme başvurusu yapılır. Proje Bilgilerinin Girişi: Yetkilendirilmiş kullanıcı, yatırım projesine ait detaylı bilgileri (yatırımın konusu, kapasitesi, adresi, toplam sabit yatırım tutarı, makine-teçhizat listesi vb.) sisteme girer. Belgelerin Yüklenmesi: Başvuru için gerekli olan diğer belgeler (imza sirküleri, ticaret sicil gazetesi, kapasite raporu vb.) sisteme taranarak yüklenir. Başvurunun Onaya Gönderilmesi: Tüm bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra başvuru online olarak Bakanlık onayına sunulur. Değerlendirme ve Sonuç: Bakanlık uzmanları projeyi inceler. Eksik veya hatalı bir durum yoksa başvuruyu onaylayarak yatırım teşvik belgesini elektronik ortamda düzenler. Yatırım Teşvik Belgesi KDV İstisnası Nedir? Belgenin sağladığı en önemli ve en çok bilinen avantajlardan biri yatırım teşvik belgesi KDV istisnası dır. Bu destek, belge sahibi yatırımcıların, belge kapsamında yapacakları makine ve teçhizat alımlarında Katma Değer Vergisi (KDV) ödememesini sağlar. Peki, bu süreç nasıl işler? Yurt İçi Alımlar: Yatırımcı, teşvik belgesi kapsamında onaylanmış listede yer alan bir makineyi yurt içindeki bir satıcıdan alırken, satıcıya belgesini ibraz eder. Satıcı firma, bu satış için KDV hesaplamaz ve faturayı "Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında KDV'den istisnadır" şerhi ile düzenler. Bu sayede yatırımcı, %10 veya %20 gibi ciddi bir maliyetten en başta kurtulmuş olur. İthalat: Yatırımcı, onaylı listedeki bir makineyi ithal ediyorsa, gümrük idaresine teşvik belgesini sunar. Gümrük idaresi, bu ithalat işlemi için hem Gümrük Vergisi hem de KDV uygulamaz. Bu durum, özellikle ithal makine ağırlıklı yatırımlarda muazzam bir maliyet avantajı yaratır. Özetle, yatırım teşvik belgesi, bir fikri hayata geçirmek için yola çıkan girişimcilerin ve büyümeyi hedefleyen işletmelerin önündeki finansal engelleri kaldırmayı amaçlayan güçlü bir kaldıraçtır. Doğru bir proje ve profesyonel bir başvuru süreci ile bu desteklerden faydalanarak, yatırımınızı çok daha verimli ve rekabetçi bir yapıya kavuşturabilirsiniz.


  • 365. Faiz Nedir, Türleri Nelerdir ve Faiz Nasıl Hesaplanır?

    Finans dünyasını anlamanın ilk adımı, en temel kavramlardan biri olan faizi doğru anlamaktan geçer. Paramızın zaman içindeki değerini ifade eden faiz, hem birikimlerimizi değerlendirirken hem de kredi kullanırken hayatımızın merkezinde yer alır. Peki, ekonominin bu temel taşı tam olarak nedir? Faiz oranları neden sürekli değişir ve bilmeniz gereken faiz çeşitleri nelerdir? Bu rehberimizde, faizle ilgili tüm merak ettiklerinizi basit ve anlaşılır bir dille açıklıyoruz. Faiz Nedir? Ekonomideki Rolü En basit tanımıyla faiz, paranın kullanımı için ödenen bedeldir. Birikim sahibi (borç veren) için parasını belirli bir süre kullandırmasının karşılığında elde ettiği bir gelir , kredi kullanan (borç alan) için ise başkasının parasını kullanmanın maliyeti dir. Faiz, ekonomideki fonların tasarruf sahiplerinden yatırımcılara veya tüketicilere akmasını sağlayan kritik bir köprü görevi görür. Bankaya yatırdığınız mevduatınız için banka size faiz öderken, bankadan çektiğiniz kredi için siz bankaya faiz ödersiniz. Bu döngü, ekonomik aktivitenin devamlılığı için vazgeçilmezdir. Faiz Oranlarını Etkileyen Faktörler Nelerdir? Faiz oranları sabit değildir ve piyasadaki birçok dinamikten etkilenir. Bu değişimin arkasındaki ana nedenler şunlardır: Merkez Bankası Politikaları: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) gibi merkez bankaları, belirledikleri politika faizi ile piyasadaki genel faiz seviyesini doğrudan yönlendirir. Enflasyonu kontrol etmek veya ekonomik büyümeyi canlandırmak amacıyla politika faizini artırabilir veya azaltabilirler. Enflasyon Beklentileri: Enflasyon, paranın alım gücünün zamanla düşmesidir. Yüksek enflasyon dönemlerinde, yatırımcılar paralarının değerini korumak için daha yüksek faiz talep ederler. Bu nedenle, enflasyon ile faiz oranları arasında güçlü bir ilişki bulunur. Ekonomik Büyüme ve Durgunluk: Ekonominin canlı olduğu ve yatırım iştahının yüksek olduğu dönemlerde kredi talebi artar, bu da faiz oranlarını yukarı çekebilir. Ekonomik durgunluk dönemlerinde ise talebin azalmasıyla faizler düşme eğilimi gösterir. Risk ve Belirsizlik: Ülkenin ekonomik ve siyasi riskleri, yatırımcıların beklentilerini etkiler. Risk algısı arttığında, bu riski telafi etmek için faiz oranları da yükselir. En Sık Karşılaşılan Faiz Türleri Faizin hesaplanma şekline ve kullanım amacına göre farklı türleri bulunur. Finansal kararlarınızı verirken bu ayrımları bilmek oldukça önemlidir: 1. Basit Faiz Belirlenen faiz oranının, yalnızca başlangıçtaki anapara üzerinden hesaplandığı faiz türüdür. Vade boyunca kazanılan faiz, anaparaya eklenmeden ayrı olarak değerlendirilir. Genellikle kısa vadeli finansal ürünlerde kullanılır. 2. Bileşik Faiz "Faizin de faiz kazanması" prensibine dayanan bileşik faiz, her faiz dönemi sonunda kazanılan faizin anaparaya eklenmesi ve bir sonraki dönemde bu yeni toplam tutar üzerinden tekrar faiz hesaplanmasıdır. Uzun vadeli yatırımlarda servet artışını hızlandıran en önemli güç olarak kabul edilir. 3. Nominal Faiz ve Reel Faiz Nominal Faiz: Bankaların veya finansal kuruluşların ilan ettiği, piyasada gördüğünüz yıllık faiz oranıdır. Enflasyonun alım gücü üzerindeki etkisini içermez. Reel Faiz: Nominal faizden beklenen enflasyon oranının çıkarılmasıyla bulunan, paranın alım gücündeki gerçek artışı gösteren orandır. Bir yatırımın size reel olarak ne kazandırdığını anlamak için bakılması gereken en önemli göstergedir. 4. Kredi Faizi ve Mevduat Faizi Mevduat Faizi: Bankadaki vadeli hesaplarınıza, tasarruflarınıza karşılık bankanın size ödediği faizdir. Birikimlerinizin getirisini temsil eder. Kredi Faizi: Tüketici, konut veya taşıt kredisi gibi borç para kullandığınızda bankaya ödediğiniz faizdir. Borçlanmanın maliyetini ifade eder. 5. Akdi Faiz ve Temerrüt Faizi Akdi Faiz: Kredi sözleşmesi gibi yasal bir anlaşmada tarafların karşılıklı olarak anlaştığı, sözleşmede belirtilen faiz oranıdır. Temerrüt Faizi: Kredi veya borcun vadesinde ödenmemesi durumunda, geciken süre için uygulanan cezai nitelikteki faizdir. Genellikle akdi faizden daha yüksek bir orana sahiptir. Sonuç olarak, faiz; tasarruflarımızı şekillendiren, yatırım kararlarımızı etkileyen ve borçlanma maliyetlerimizi belirleyen temel bir finansal kavramdır. Faiz türlerini ve oranları etkileyen faktörleri anlamak, kişisel finans yönetiminde daha sağlıklı ve bilinçli adımlar atmanın ilk ve en önemli şartıdır.


  • 366. İki Puanlık İndirim Konulu 06/01/2026 Tarihli ve 2026/1 Sayılı Genelge

    T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : E-41481264-010.06-133427659 06.01.2026 Konu : İki Puanlık İndirim GENELGE 2026/1 1- Genel Açıklamalar Bilindiği gibi, 19.12.2025 tarihli ve 33112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7566 sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un aşağıda yer verilen 23'üncü ve 27'nci maddeleriyle 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 81'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde değişikliğe gidilmiştir. "5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin birinci cümlesinde yer alan "%20'sidir." ibaresi "%21'idir.", ikinci cümlesinde yer alan "%11'i" ibaresi "%12'si", (b) bendinde yer alan "%20" ibareleri "%21" şeklinde, (ı) bendinin birinci cümlesinde yer alan "dört" ibaresi "iki" şeklinde değiştirilmiş ve (k) bendi yürürlükten kaldırılmıştır." " 5510 sayılı Kanunun geçici 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "dört" ibaresi "iki" şeklinde değiştirilmiştir." Buna göre, 2026/Ocak ayı/döneminden itibaren özel sektör işverenlerinin çalıştırdıkları sigortalılara ilişkin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin iki puanlık kısmı Hazinece karşılanacaktır. 2025/Şubat ila 2026/Aralık aylarında/döneminde imalat sektöründe faaliyet gösteren özel sektör işverenlerinin çalıştırdıkları sigortalılara ilişkin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin beş puanlık kısmı karşılanmaya devam edecektir. Ancak, Cumhurbaşkanı, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin beş puanlık kısmının karşılanma süresini 31.12.2027 tarihine kadar uzatmaya yetkilidir. 5510 sayılı Kanun'un 81'inci maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendinde yer alan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesindeki indirimde yapılan değişikliklere ilişkin uygulamanın usul ve esasları aşağıda açıklanmıştır. 2- Malullük, Yaşlılık ve Ölüm Sigortaları Primlerinin İşveren Hissesinin Hazinece Karşılanacak Kısmının Hesaplanması Özel sektör işverenlerinin çalıştırdıkları sigortalıların prime esas kazançları üzerinden hesaplanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin; -2008/Ekim ila 2025/Ocak ayları/döneminde beş puanlık kısmı, -2025/Şubat ila 2025/Aralık ayları/döneminde dört puanlık kısmı, -2026/Ocak ayı/döneminden itibaren iki puanlık kısmı, Hazinece karşılanacaktır. Örnek 1: Elektrik enerjisinin iletimi sektöründe faaliyet gösteren (K) Limited Şirketi tarafından çalıştırılan 2 sigortalı için 2026/Ocak ayında 5510 kanun numarasıyla Kurumumuza bildirilen aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki prime esas kazançlar toplamının 120.000,00 TL, prim ödeme gün sayısının 60 gün olduğu varsayıldığında, ilgili teşvik için aranılan şartların sağlanması kaydıyla bu iki sigortalı için 2026/Ocak ayında ödenmesi gereken prim tutarı aşağıdaki gibi olacaktır. 120.000. 00*%38,75= 46.500,00 TL (Destek öncesi işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı (sigortalı hissesi ve işveren hissesi)) 120.000. 00*%2= 2.400,00 TL (Hazinece karşılanacak tutar), 44.100.00 TL (46.500,00TL-2.400,00TL) (Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin iki puanlık kısmı Hazinece karşılandıktan sonra işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı). Ancak, imalat sektöründe faaliyet gösteren iş yerleri için 2025/Şubat ila 2026/Aralık aylarında/döneminde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin beş puanlık kısmı Hazinece karşılanacaktır. Cumhurbaşkanı tarafından bu sürenin uzatılması halinde imalat sektöründe malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin beş puanlık kısmı 2027/Ocak ila Aralık aylarında/döneminde de Hazinece karşılanacaktır. Beş puanlık indirimden yararlanmaya devam edecek imalat sektörünün kapsamı belirlenirken, Nace Rev.2.1 Ekonomik Faaliyet Sınıflamasında "C (İmalat)" kısmında yer alan iş kolları dikkate alınacaktır. Örnek 2: Giyim eşyalarının imalatı sektöründe faaliyet gösteren (Y) iş yerinde çalışan sigortalı (Z) için 2026/Mayıs ayında 5510 kanun numarasıyla Kurumumuza bildirilen aylık prim ve hizmet belgesindeki/muhtasar ve prim hizmet beyannamesindeki prime esas kazancın 50.000,00 TL, prim ödeme gün sayısının 30 gün olduğu varsayıldığında; ilgili teşvik için aranılan şartların sağlanması kaydıyla söz konusu sigortalı için 2026/Mayıs ayında ödenmesi gereken prim tutarı aşağıdaki gibi olacaktır. 50.000. 00*%38,75= 19.375,00 TL (Destek öncesi işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı (sigortalı hissesi ve işveren hissesi)) 50.000. 00TL*%5= 2.500,00 TL (Hazinece karşılanacak tutar), 16.875.00 TL (19.375,00-2.500,00) (Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin beş puanlık kısmı Hazinece karşılandıktan sonra işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı (sigortalı hissesi ve işveren hissesi)). Diğer taraftan, iş yerinin iş kolu kodunun (nace kodunun) değişmesi halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinde yapılacak indirim puanı, değişiklik tarihini takip eden ay/döneme ait aylık prim ve hizmet belgesinden/muhtasar ve prim hizmet beyannamesinden başlamak üzere iş yerine ait yeni iş kolu kodu dikkate alınarak hesaplanacaktır. Örnek 3: Tütün ürünlerinin imalatı sektöründe faaliyet gösteren iş yeri (M)'nin iş kolu kodunun 22.05.2026 tarihinde toptan ve perakende ticaret olarak değiştiği varsayıldığında, bu iş yeri için malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin; 2025/Şubat ila 2026/Mayıs ayı/dönemi için beş puanlık kısmı, 2026/Haziran ayı/dönemi ve sonrası için iki puanlık kısmı, Hazinece karşılanacaktır. Örnek 4: Yiyecek ve içecek hizmeti sektöründe faaliyet gösteren iş yeri (S)'nin iş kolu kodunun 01.07.2026 tarihinde gıda ürünlerinin imalatı olarak değiştiği varsayıldığında, bu iş yeri için malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinin; 2025/Şubat ila Aralık ayı/dönemi için dört puanlık kısmı, 2026/Ocak ila Temmuz ayı/dönemi için iki puanlık kısmı, 2026/Ağustos ila Aralık ayı/dönemi için beş puanlık kısmı, Hazinece karşılanacaktır. Diğer taraftan, 13.02.2025 tarihinden sonra iş yerine ait iş kolu kodunun geçmişe yönelik olarak değişmesi ve herhangi bir nedenle malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesi indirim puanını içeren kanun numaraları ile geçmişe yönelik olarak aylık prim ve hizmet belgesi/muhtasar ve prim hizmet beyannamesi düzenlenmesi/işleme alınması durumunda, ilgili ay/döneme ait yasal süresi içerisinde verilmiş olan ilk belge dikkate alınarak bu belgenin düzenlendiği tarihte geçerli olan iş yerine ait iş kolu koduna göre malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesi indirim puanı uygulanacaktır. İlgili ay/dönemde dikkate alınacak belge olmaması durumunda ise Kurum sistemindeki iş yerine ait iş kolu kodu geçerlilik tarihleri dikkate alınarak işlem yapılacaktır. Bununla birlikte, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesi indiriminin, diğer sigorta prim destekleriyle aynı dönem için birlikte uygulanması durumunda, iş yerleri bu indirimden öncelikle faydalanmaktadır. Bu durumda, sigortalının prime esas kazancı üzerinden öncelikle malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinden iki/beş puanlık indirim uygulanacak ardından diğer sigorta prim desteği uygulanacaktır. Örnek 5: Gayrimenkul faaliyetleri sektöründe faaliyet gösteren (L) iş yerinde 2026/Temmuz ayında 6111 kanun numarasıyla bildirilen bir kadın sigortalının prim ödeme gün sayısının 30, prime esas kazanç toplamının 70.000,00 TL olduğu varsayıldığında, ilgili teşvik için aranılan şartların sağlanması kaydıyla bu sigortalı için 2026/Temmuz ayında ödenmesi gereken prim tutarı aşağıdaki gibi olacaktır. 70.000. 00 TL*%38,75= 27.125,00 TL (Destek öncesi işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı (sigortalı hissesi ve işveren hissesi)) 70.000. 00 TL* %2 = 1.400, 00 TL (Hazinece karşılanacak tutar), 70.000. 00 TL*%19,75= 13.825,00 TL (İşsizlik Sigortası Fonu tarafından karşılanacak tutar), 11.900,00 TL (27.125,00 TL-15.225,00 TL (1.400,00 +13.825,00)) (Destek sonrası işveren tarafından ödenmesi gereken prim tutarı (sigortalı hissesi ve işveren hissesi)). 3-Diğer Hususlar 1- 2026/Ocak ayı/döneminden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinden yapılacak indirim uygulamasının hesaplaması bu Genelgede belirtildiği şekilde yapılacak olup söz konusu indirimden yararlanmanın usul ve esasları hakkında 2008/93, 2009/139, 2011/45, 2020/1, 2021/26, 2021/30, 2024/11 ve 2025/6 sayılı Genelgelerde belirtilen usul ve esaslar dikkate alınacaktır. 2- İş yerinin malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi işveren hissesinden yapılacak indirim puanından daha yüksek oranda yararlanabilmek için iş yerinin iş kolu kodunun gerçeğe aykırı beyan edilerek tescil edildiğinin sonradan tespit edilmesi halinde bu indirim kapsamında Hazinece karşılanan tutar gecikme cezası ve gecikme zammıyla birlikte işverenden geri alınır. 3- Bu indirimden yararlanabilmek için ayrı bir kanun numarası oluşturulmayacak olup "5510" kanun numarası seçilmek suretiyle bu indirimden yararlanılmaya devam edilecektir. Yararlanılacak indirim puanı iş yerinin iş kolu koduna (nace kodu) göre sistem tarafından otomatik belirlenecektir. 4- Yürürlük Bu genelge hükümleri 01.01.2026 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yayım tarihi itibarıyla yürürlüğe girer. Bilgilerini ve gereğini arz/rica ederim. Dr. Raci KAYA Kurum Başkanı


  • 367. 2024 Takvim Yılı Gelir Vergisi Beyanname Verme Dönemi Devam Ediyor

    2024 takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannameleri 1 Mart – 2 Nisan 2025 (31 Mart – 1 Nisan 2025 tarihlerinin resmi tatile rastlaması nedeniyle) tarihleri arasında verilecektir. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda göndereceklerdir. Geliri sadece ücret, kira, menkul sermaye iradı veya diğer kazanç ve iratların biri veya birkaçından oluşan mükellefler yıllık gelir vergisi beyannamelerini önceden hazırlanmış olan Dijital Vergi Dairesi (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden vergi dairesine gitmeden kolay ve güvenli bir şekilde verebilirler. Mükelleflerimiz sisteme, internet sayfası ( gib.gov.tr ) üzerinden 7 gün 24 saat ulaşabilir. 2024 yılında elde edilen gelirlere ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinin; Birinci taksitinin, damga vergisi ile birlikte 2 Nisan 2025, İkinci taksitinin ise 31 Temmuz 2025, tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir Açıklamalara ve ayrıntılı bilgilere, Başkanlığımız; İnternet sayfasından, Vergi İletişim Merkezinin (VİMER) 189 numaralı telefon hattından, Dijital Vergi Asistanından (GİBİ), Doğrulanmış sosyal medya hesaplarından, Mükellef e-Posta İletişim Sisteminden (MEİS), ulaşabilirsiniz. Mükelleflerimizin, yıllık gelir vergisi beyannamesini verirken yararlanmaları amacıyla gelir unsurları itibarıyla aşağıda yer alan Rehberler, Broşürler ve İnfografikler hazırlanarak kullanıma sunulmuştur. Ticari Kazanç Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Zirai Kazanç Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Serbest Meslek Kazancı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Hazır Beyan Sistemi Broşürü Kira Geliri Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Türkiye'de Yerleşmiş Olmayanlar (Dar Mükellefler) İçin Kira Geliri Rehberi The Guidebook On Rental Incomes For Non-Resident Taxpayers Ücret Geliri Elde Edenler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Menkul Sermaye İradı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Diğer Kazanç ve İratların Vergilendirilmesi Rehberi Gayrimenkullerin 5 Yıl İçinde Elden Çıkarılmasında Gelir Vergisi Beyanı Broşürü ve İnfografikler G.V.K. Geçici 67'inci Madde Uygulaması İle İlgili Olarak Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rehberi Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde Beyan Edilecek Gelirden İndirilecek Eğitim ve Sağlık Harcamaları Broşürü ve İnfografik Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi ve İnfografik Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat/Şahıs Sigorta Primleri ve İnfografik Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Broşürü ve İnfografik Kamuoyuna duyurulur. Link


  • 368. 2025 Takvim Yılı Gelir Vergisi Beyan Dönemi Başladı

    2025 takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannameleri 1–31 Mart 2026 tarihleri arasında verilecektir. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda göndereceklerdir. Geliri sadece ücret, kira, menkul sermaye iradı veya diğer kazanç ve iratların biri veya birkaçından oluşan mükellefler yıllık gelir vergisi beyannamelerini önceden hazırlanmış olan Dijital Vergi Dairesi (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden vergi dairesine gitmeden kolay ve güvenli bir şekilde verebilirler. Mükelleflerimiz sisteme, internet sayfası ( gib.gov.tr ) üzerinden 7 gün 24 saat ulaşabilir. 2025 takvim yılında elde edilen gelirlere ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinin; Birinci taksitinin, damga vergisi ile birlikte 31 Mart 2026, İkinci taksitinin ise 31 Temmuz 2026, tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir Açıklamalara ve ayrıntılı bilgilere, Başkanlığımız; İnternet sayfasından, Vergi İletişim Merkezinin (VİMER) 189 numaralı telefon hattından, Dijital Vergi Asistanından (GİBİ), Doğrulanmış sosyal medya hesaplarından, Mükellef e-Posta İletişim Sisteminden (MEİS), ulaşabilirsiniz. Mükelleflerimizin, yıllık gelir vergisi beyannamesini verirken yararlanmaları amacıyla gelir unsurları itibarıyla aşağıda yer alan Rehberler, Broşürler ve İnfografikler hazırlanarak kullanıma sunulmuştur. Ticari Kazanç Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Zirai Kazanç Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Serbest Meslek Kazancı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Hazır Beyan Sistemi Broşürü Kira Geliri Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Türkiye'de Yerleşmiş Olmayanlar (Dar Mükellefler) İçin Kira Geliri Rehberi The Guidebook On Rental Incomes For Non-Resident Taxpayers Ücret Geliri Elde Edenler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Menkul Sermaye İradı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Diğer Kazanç ve İratların Vergilendirilmesi Rehberi Gayrimenkullerin 5 Yıl İçinde Elden Çıkarılmasında Gelir Vergisi Beyanı Broşürü ve İnfografikler G.V.K. Geçici 67'inci Madde Uygulaması ile İlgili Olarak Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rehberi Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde Bildirilecek Gelirlerden İndirim Konusu Yapılabilecek Eğitim ve Sağlık Harcamaları Broşürü ve İnfografik Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi ve İnfografik Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat/Şahıs Sigorta Primleri Broşürü ve İnfografik Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Broşürü ve İnfografik


  • 369. 2025 Takvim Yılı Gelir Vergisi Beyan Dönemi İçin Son Gün 31 Mart 2026

    2025 takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannameleri 1–31 Mart 2026 tarihleri arasında verilecektir. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda göndereceklerdir. Geliri sadece ücret, kira, menkul sermaye iradı veya diğer kazanç ve iratların biri veya birkaçından oluşan mükellefler yıllık gelir vergisi beyannamelerini önceden hazırlanmış olan Dijital Vergi Dairesi (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden vergi dairesine gitmeden kolay ve güvenli bir şekilde verebilirler. Mükelleflerimiz sisteme, internet sayfası ( gib.gov.tr ) üzerinden 7 gün 24 saat ulaşabilir. 2025 takvim yılında elde edilen gelirlere ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinin; Birinci taksitinin, damga vergisi ile birlikte 31 Mart 2026, İkinci taksitinin ise 31 Temmuz 2026, tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir Açıklamalara ve ayrıntılı bilgilere, Başkanlığımız; İnternet sayfasından, Vergi İletişim Merkezinin (VİMER) 189 numaralı telefon hattından, Dijital Vergi Asistanından (GİBİ), Doğrulanmış sosyal medya hesaplarından, Mükellef e-Posta İletişim Sisteminden (MEİS), ulaşabilirsiniz. Mükelleflerimizin, yıllık gelir vergisi beyannamesini verirken yararlanmaları amacıyla gelir unsurları itibarıyla aşağıda yer alan Rehberler, Broşürler ve İnfografikler hazırlanarak kullanıma sunulmuştur. Ticari Kazanç Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Zirai Kazanç Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Serbest Meslek Kazancı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi Hazır Beyan Sistemi Broşürü Kira Geliri Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Türkiye'de Yerleşmiş Olmayanlar (Dar Mükellefler) İçin Kira Geliri Rehberi The Guidebook On Rental Incomes For Non-Resident Taxpayers Ücret Geliri Elde Edenler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Menkul Sermaye İradı Elde Eden Mükellefler İçin Vergi Rehberi ve İnfografik Diğer Kazanç ve İratların Vergilendirilmesi Rehberi Gayrimenkullerin 5 Yıl İçinde Elden Çıkarılmasında Gelir Vergisi Beyanı Broşürü ve İnfografikler G.V.K. Geçici 67'inci Madde Uygulaması ile İlgili Olarak Gerçek Kişilere Yönelik Vergi Rehberi Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinde Bildirilecek Gelirlerden İndirim Konusu Yapılabilecek Eğitim ve Sağlık Harcamaları Broşürü ve İnfografik Vergi Mevzuatı Yönünden Bağış ve Yardımlar Rehberi ve İnfografik Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat/Şahıs Sigorta Primleri Broşürü ve İnfografik Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Broşürü ve İnfografik Kamuoyuna duyurulur.


  • 370. İzaha Davet Nedir? İzaha Davet Yazısı Geldiğinde Ne Yapmalısınız?

    İzaha Davet Uygulaması, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından vergiye gönüllü uyumu artırmak ve mükellefleri gereksiz incelemelerden korumak amacıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 370. maddesi kapsamında uygulamaya konulan bir sistemdir. Bu sistem, idarenin yaptığı ön tespitler sonucunda vergi ziyaına sebebiyet verme ihtimali bulunan mükelleflerden açıklama talep edilmesini sağlar. İzaha Davet Uygulamasının Amacı Nedir? İzaha davet sistemi, klasik vergi incelemelerine alternatif olarak mükelleflerin sürece aktif şekilde katılımını hedefler. Amaç; Vergi kayıp ve kaçaklarını azaltmak, Mükellef ile idare arasındaki uyuşmazlıkları en aza indirmek, Gönüllü uyumu teşvik ederek vergi sistemine güveni artırmaktır. Bu kapsamda, GİB ve Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan analizlerde vergi ziyaı riski tespit edilen mükelleflere, doğrudan inceleme başlatmak yerine önce “izaha davet yazısı” gönderilir. 📩 İzaha Davet Nasıl Başlatılır? İzaha davet uygulaması mükellef başvurusu ile başlamaz , yalnızca idarenin ön tespitine dayalı olarak yürütülür. Bu süreçte: Ön tespit, GİB veya Vergi Denetim Kurulu bünyesindeki Ön Tespit ve İzah Değerlendirme Komisyonları tarafından yapılır. Komisyon, mükellef hakkında vergi ziyaı riski olduğuna dair bilgi, belge veya veriler tespit ederse, mükellefe izaha davet yazısı tebliğ eder. Yazının tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 günlük bir izah süresi başlar. İzaha Davet Yazısı Geldiğinde Ne Yapmalısınız? Eğer size Gelir İdaresi Başkanlığı’ndan “İzaha Davet Yazısı” geldiyse, bu durum henüz bir vergi incelemesi başlatılmadığı, ancak vergi ziyaı şüphesi bulunduğu anlamına gelir. Bu noktada yapılması gereken adımlar şunlardır: 30 Günlük Süreyi Kaçırmayın İzaha davet yazısının size ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde açıklamanızı yapmanız gerekir. Bu süre içinde izah yapılmazsa, süreç doğrudan vergi incelemesine dönüşebilir. Dijital Vergi Dairesi Üzerinden Başvuru Yapın İzah işlemleri, dijital.gib.gov.tr adresinde yer alan “Bilgilerim → İzaha Davet İşlemleri” menüsünden elektronik olarak yapılabilir. Dilerseniz komisyona yazılı veya sözlü olarak da açıklama sunabilirsiniz. Belgelerle Destekleyin Açıklamanızı, Vergi Usul Kanunu’nun 3. maddesi kapsamında defter, belge veya diğer delillerle desteklemeniz değerlendirme sürecinde önemlidir. Sonucu Takip Edin Komisyon, izahınızı en geç 45 gün içinde değerlendirir. İzah kabul edilirse, mükellef hakkında vergi incelemesine sevk yapılmaz. İzah yetersiz bulunursa, ön tespitte belirtilen tutarın beyan edilmesi ve vergilerin ödenmesi gerekir. İzaha Davet Sürecinde Ceza Uygulaması Nasıl Olur? İzahın yetersiz bulunması durumunda, mükellef ön tespit konusuyla ilgili beyanname vererek ödemesini 30 gün içinde yaparsa, vergi ziyaı cezası %20 oranında indirimli uygulanır. Ancak bu süre geçerse veya ödeme yapılmazsa ceza oranı %50’ye çıkar ve “izah zammı” gecikme faizine dönüşür. 🔸 Önemli: İzaha davet kapsamında işlem yapılan mükellefler, aynı konu için pişmanlık hükümlerinden (VUK 371) yararlanamaz. İzaha Davet Kapsamına Girmeyen Durumlar Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinde tanımlanan kaçakçılık fiilleri (örneğin sahte belge düzenleme) izaha davet kapsamı dışındadır. Ancak, sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge (SMİYB) kullanımına dair tutar: 700.000 TL’yi aşmıyorsa veya İlgili yıldaki toplam mal ve hizmet alışlarının %5’ini geçmiyorsa, bu durumda mükellefe SMİYB ön tespit yazısı gönderilir ve 30 gün içinde düzeltme hakkı tanınır. 💡 İzaha Davet Sürecinde Dikkat Edilmesi Gerekenler Yazı tebliğ edildiği anda süre başlar; itiraz süresi yoktur . Beyanname verirken “ön tespit referans numarasını” mutlaka beyannameye ekleyin. İzah sürecini mali müşavirinizle birlikte yürütmek, belge hazırlığında hataları önler. Süre bitmeden yapılmayan izahlar, indirimli ceza hakkını ortadan kaldırır. İzaha davet sistemi, vergi idaresiyle mükellef arasında diyalog temelli bir denetim anlayışı getirir. Bu sistem sayesinde, vergi ziyaı iddialarına konu olan işlemler incelemeye gitmeden çözülebilir; böylece hem mükellefler cezai yaptırımlardan korunur hem de gönüllü uyum teşvik edilir. Kaynaklar: Gelir İdaresi Başkanlığı – İzaha Davet Uygulaması Rehberi (Ekim 2025, Yayın No: 573) 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu – Madde 370 ve 376 519 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği https://www.gib.gov.tr