Arama
-
261. Kredi Notu Nedir, Nasıl Öğrenilir ve Nasıl Yükseltilir?
Finansal hayatta yapılan her işlem, farkında olunsun ya da olunmasın, belirli bir iz bırakır. Kredi kartı harcamalarından kredi ödemelerine, borçlanma sıklığından ödeme düzenine kadar birçok veri, zaman içinde tek bir göstergede toplanır: kredi notu . Bu puan, bireylerin finansal güvenilirliğini ölçen ve bankalar başta olmak üzere pek çok kurum tarafından referans alınan temel bir göstergedir. Kredi notu yalnızca kredi başvurularında değil; limit artırımı taleplerinde, finansman maliyetlerinde ve hatta bazı sözleşme süreçlerinde dolaylı olarak belirleyici olabilir. Bu nedenle kredi notunu bilmek ve yönetmek, sağlıklı bir finansal planlamanın önemli bir parçasıdır. Peki kredi notu tam olarak neyi ifade eder, nasıl sorgulanır ve hangi adımlarla iyileştirilebilir? Kredi Notu Nedir ve Neden Bu Kadar Önemlidir? Kredi notu; bireylerin bankalar ve finans kuruluşlarıyla olan geçmiş ilişkilerine dayanarak oluşturulan sayısal bir değerlendirmedir. Türkiye’de bu değerlendirme sistemi, Kredi Kayıt Bürosu (KKB) tarafından geliştirilen Findeks altyapısı üzerinden yürütülür. Genellikle 0 ile 1900 arasında değişen bu puan, şu sorulara yanıt verir: Kişi borçlarını zamanında ödüyor mu? Mevcut borç yükü gelirine kıyasla makul mü? Sık ve plansız kredi başvuruları yapıyor mu? Bu sorulara verilen yanıtlar, kredi notunun seviyesini belirler. Yüksek kredi notu; bankalar nezdinde düşük risk anlamına gelirken, düşük kredi notu daha temkinli değerlendirmelere yol açar. Kredi Notu Nasıl Öğrenilir? Kredi notunu öğrenmek, günümüzde oldukça kolay ve büyük ölçüde dijital kanallar üzerinden yapılabilmektedir. Findeks Üzerinden Kredi Notu Sorgulama Kredi notu öğrenmenin en yaygın yolu Findeks platformudur. Sisteme giriş yapılarak, bireyin güncel kredi notu ve finansal risk profili görüntülenebilir. Sunulan raporlar ücretlidir ancak detaylı ve güncel bilgiler içerir. Bankalar Aracılığıyla Kredi Notu Öğrenme Bazı bankalar, kendi dijital kanalları üzerinden müşterilerine kredi notu görüntüleme imkânı sunar. İnternet bankacılığı veya mobil uygulamalar aracılığıyla, Findeks entegrasyonu üzerinden bu bilgiye erişilebilir. Bu tür sorgulamalar, genellikle bilgilendirme amaçlı olup kredi başvurusu anlamına gelmez. Kredi Notunu Belirleyen Temel Unsurlar Nelerdir? Kredi notu tek bir işlemle değil, birçok finansal davranışın birleşimiyle oluşur. Ağırlıklı olarak dikkate alınan başlıca faktörler şunlardır: Ödeme Düzeni Kredi kartı ve kredi taksitlerinin zamanında ödenmesi, kredi notunun en güçlü belirleyicisidir. Gecikmeler ve aksaklıklar notu hızla düşürebilir. Borç ve Limit Kullanım Oranı Kredi kartı limitlerinin sürekli yüksek oranda kullanılması, risk algısını artırır. Mevcut borçların gelirle dengeli olması olumlu bir göstergedir. Kredi Başvuru Sıklığı Kısa sürede çok sayıda kredi başvurusu yapılması, finansal baskı altında olunduğu izlenimi yaratabilir ve kredi notunu olumsuz etkileyebilir. Finansal Geçmişin Süresi Uzun süredir aktif ve düzenli kullanılan kredi ürünleri, kredi notu açısından güven verici kabul edilir. Kredi Notu Nasıl Yükseltilir? Kredi notu düşük ya da orta seviyede olan bireyler için bu durumu iyileştirmek mümkündür. Ancak bu süreç zaman ve disiplin gerektirir. Ödemeleri aksatmadan yapmak Borç miktarını kademeli olarak azaltmak Yeni kredi başvurularını sınırlamak Düşük limitli kredi kartlarını kontrollü kullanmak Otomatik ödeme talimatları ile düzen sağlamak Bu adımlar, kısa vadede mucize yaratmasa da uzun vadede kredi notunun istikrarlı biçimde yükselmesine katkı sağlar. Kredi Notu Düşük Olanlar Nasıl Bir Yol İzlemeli? Kredi notunun düşük olması, finansal hayatın tamamen kilitlendiği anlamına gelmez. Önemli olan mevcut tabloyu doğru okumak ve süreci bilinçli yönetmektir. Öncelikle detaylı risk raporu alınmalı, Gecikmiş borçlar öncelikli olarak kapatılmalı , Not toparlanana kadar yeni başvurulardan kaçınılmalı , Bankalarla iletişim kurularak yapılandırma ve danışmanlık seçenekleri değerlendirilmelidir. Düşük kredi notu, doğru adımlar atıldığında kalıcı bir sorun olmaktan çıkar. Sıkça Sorulan Sorular Kredi notu kaç puan olmalı? Genellikle 1500 ve üzeri puanlar iyi seviyede kabul edilir. Bu aralık, kredi ve finansman işlemlerinde avantaj sağlar. Kredi notu ne kadar sürede yükselir? Düzenli ödeme alışkanlığı sağlandığında birkaç ay içinde olumlu sinyaller görülse de kalıcı yükseliş genellikle 6–12 ay arasında gerçekleşir. Kredi kartı kullanmak kredi notunu artırır mı? Evet, ancak kontrollü ve zamanında ödeme şartıyla. Aksi hâlde olumsuz etki yaratabilir. Kredi notu sıfırlanır mı? Hayır. Ancak uzun süre finansal işlem yapılmazsa not pasifleşebilir ve yeniden işlem yapıldığında tekrar oluşur.
-
262. Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Broşürü Yayınlandı
Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 121 inci maddesine göre, belirlenen şartları taşıyan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’ini, ödenmesi gereken vergiden indirme imkânı hakkında hazırlanan “Vergiye Uyumlu Mükelleflere %5 Vergi İndirimi Broşürü” güncellenerek kullanıma sunulmuştur. Söz konusu Broşürde; %5 vergi indiriminden kimlerin yararlanabileceği, %5 vergi indiriminden yararlanma şartları, Vergi indiriminde üst limit, Vergi indirimi uygulamasına ilişkin örnekler, gibi konulara yer verilmiştir. Broşüre ulaşmak için; Link
-
263. 2024 Takvim Yılı Gelir Vergisi Beyanname Verme Dönemi İçin Son Gün Bugün
2024 takvim yılına ait yıllık gelir vergisi beyannameleri 1 Mart – 7 Nisan 2025 tarihleri arasında verilecektir. Ticari, zirai ve mesleki faaliyetinden dolayı gerçek usulde vergilendirilen gelir vergisi mükellefleri yıllık gelir vergisi beyannamelerini elektronik ortamda göndereceklerdir. Geliri sadece ücret, kira, menkul sermaye iradı veya diğer kazanç ve iratların biri veya birkaçından oluşan mükellefler yıllık gelir vergisi beyannamelerini önceden hazırlanmış olan Dijital Vergi Dairesi (Hazır Beyan Sistemi) üzerinden vergi dairesine gitmeden kolay ve güvenli bir şekilde verebilirler. Mükelleflerimiz sisteme, internet sayfası ( gib.gov.tr ) üzerinden 7 gün 24 saat ulaşabilir. 2024 yılında elde edilen gelirlere ilişkin olarak verilecek yıllık gelir vergisi beyannameleri üzerinden tahakkuk eden gelir vergisinin; Birinci taksitinin, damga vergisi ile birlikte 7 Nisan 2025, İkinci taksitinin ise 31 Temmuz 2025, tarihine kadar ödenmesi gerekmektedir Açıklamalara ve ayrıntılı bilgilere, Başkanlığımız; İnternet sayfasından, Vergi İletişim Merkezinin (VİMER) 189 numaralı telefon hattından, Dijital Vergi Asistanından (GİBİ), Doğrulanmış sosyal medya hesaplarından, Mükellef e-Posta İletişim Sisteminden (MEİS), ulaşabilirsiniz. Mükelleflerimizin, yıllık gelir vergisi beyannamesini verirken yararlanmaları amacıyla gelir unsurları itibarıyla aşağıda yer alan Rehberler, Broşürler ve İnfografikler hazırlanarak kullanıma sunulmuştur. Rehberler; link
-
264. Bazı Kanunlar İle 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
BAZI KANUNLAR İLE 375 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMEDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun No . 7547 Kabul Tarihi: 8/5/202 MADDE 1- 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 61/A maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bakan müşaviri MADDE 61/A- Bakanlıklarda, özel önem ve öncelik taşıyan konularda bakana danışmanlık yapmak üzere bakan müşaviri atanabilir. Bakan müşavirleri doğrudan bakana bağlı olarak çalışır. Bakan müşavirleri, bakanın görev süresiyle sınırlı olarak görev yapar. Bakanın görevi sona erdiğinde, bakan müşavirlerinin görevi de sona erer. Bakan müşavirleri gerektiğinde bakanın görev süresi dolmadan da görevden alınabilir. Bakan müşaviri kadrolarına bu Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve dereceye yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın atama yapılabilir. Ancak bu şekilde atanmış olmak, kamu kurum ve kuruluşlarındaki diğer herhangi bir kadro, pozisyon ve göreve atanma veya kamuda herhangi bir statüde çalışma açısından kazanılmış hak teşkil etmez. Bakan müşaviri kadrolarına açıktan atananlardan görevi sona erenlerin veya görevden alınanların memuriyetle ilişikleri kesilir. Kamu görevlisi iken bakan müşavirliğine atananlar, görevleri sona erdiğinde veya görevden alındıklarında, yönetici kadro, pozisyon ve görevleri hariç olmak üzere önceki kadro veya pozisyonlarına en geç bir ay içinde atanırlar. Bu şekilde atanacaklar için uygun boş kadro veya pozisyon bulunmaması hâlinde, söz konusu kadro veya pozisyonlar başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro veya pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. Atama işlemi tamamlanıncaya kadar bunların her türlü mali ve sosyal hak ve yardımları kurumları tarafından ödenmeye devam olunur. Bakan müşaviri kadrolarında görev yapanlara mevzuatında bakanlık müşaviri kadrosuna bağlı mali ve sosyal hak ve yardımlar aynı usul ve esaslar dahilinde ödenir. Bakanlık müşavirlerine yapılan ödemelerden vergi ve diğer yasal kesintilere tabi olmayanlar, bu maddeye göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz. Bunlar emeklilik hakları bakımından da bakanlık müşavirine denk kabul edilir.” MADDE 2- 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesinin birinci, sekizinci ve dokuzuncu fıkraları aşağıdaki şekilde, yedinci fıkrasında yer alan “kurumların” ibaresi “kurumlar ile Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunun” şeklinde değiştirilmiş ve altıncı fıkrasında yer alan “Devlet Personel Başkanlığının görüşü alınarak” ibaresi madde metninden çıkarılmıştır. “Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla kurumun görev alanına giren konularda çalıştırılmak üzere merkez teşkilatlarında, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığında, Yükseköğretim Kalite Kurulunda, Genelkurmay Başkanlığı ve kuvvet komutanlıklarının merkez karargâhlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilir.” “Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcıları bakanlıkların merkez teşkilatı kadrolarında bulunan uzman ve uzman yardımcıları için mevzuatında öngörülmüş olan mali ve sosyal hak ve yardımlar ile 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi hükmünden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanırlar. Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarına teşkilatlanmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla diğer görevlerinin yanı sıra yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yaptırılabilir. Denetime tabi gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gereken gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep halinde denetimle görevli uzman ve uzman yardımcılarına göstermek, sayılmasına ve incelemesine yardımcı olmak zorundadır. Araştırma, analiz, teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma ile görevli uzman ve uzman yardımcıları, görevleri sırasında tüm resmi daire, kurum, kuruluş ve kamuya yararlı derneklerle, gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup, kanuni bir engel olmadıkça bu isteğin yerine getirilmesi zorunludur. Uzman ve uzman yardımcılarına teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işlerine ilişkin görevlendirmelerinde, 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanununun 33 üncü maddesinin (b) fıkrası hükmü uygulanır. Bunların görevlendirme ve çalışmalarına ilişkin usul ve esaslar kurumlarınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.” MADDE 3- 657 sayılı Kanunun ek 44 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Taşra teşkilatında uzman istihdamı EK MADDE 44- Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla taşra teşkilatlarında uzman ve uzman yardımcısı istihdam edilebilir. Uzman ve uzman yardımcısı istihdamında, ek 41 inci maddenin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil ve tez hazırlama şartı hariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır. Uzman ve uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavları, çalışma usul ve esasları ile diğer hususlar kurumlarınca çıkarılan yönetmelikte düzenlenir. Bu madde kapsamında istihdam edilen uzman ve uzman yardımcılarına teşkilatlanmaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla diğer görevlerinin yanı sıra yönetmelikle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yaptırılabilir. Ancak bu şekilde teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma yapmakla görevlendirilenler yer değiştirme suretiyle atamaya tabi tutulurlar. Uzman ve uzman yardımcılarına teftiş, denetim, inceleme ve soruşturma işlerine ilişkin görevlendirmelerinde, 6245 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin (b) fıkrası hükmü uygulanır. Bunların görevlendirme, çalışma ve yer değiştirmelerine ilişkin usul ve esaslar kurumlarınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Bu madde kapsamında ilk defa ihdas edilecek uzman ve uzman yardımcısı kadrolarında bulunanlar, defterdarlık uzman ve uzman yardımcıları için mevzuatında kadrolarına bağlı olarak öngörülmüş olan mali ve sosyal hak ve yardımlar ile 36 ncı maddenin “Ortak Hükümler” bölümünün (A) fıkrasının (11) numaralı bendi hükmünden aynı usul ve esaslar çerçevesinde yararlanırlar.” MADDE 4- 6/1/1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun geçici 29 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “GEÇİCİ MADDE 29- Bakmakla yükümlü oldukları aile fertleri dâhil olmak üzere; kapatılan Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hâkim sınıfından Başkan, Başsavcı, Daire Başkanı ve üyelerinden emekliye ayrılmış olanlar ile geçici 27 nci maddenin yedinci fıkrası kapsamına girenler ve bunların emeklilerinin 64 üncü maddenin ikinci fıkrası kapsamındaki sağlık giderleri anılan fıkra hükümleri çerçevesinde Danıştay bütçesinden karşılanır.” MADDE 5- 17/8/1983 tarihli ve 2879 sayılı Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun; a) Adı “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği Teşkilatına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun” şeklinde değiştirilmiştir. b) 4 üncü maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü fıkralarında yer alan “İdari İşler Başkanlığı” ibareleri “Genel Sekreterliği”, ikinci ve üçüncü fıkralarında yer alan “İdari İşler Başkanının” ibareleri “Genel Sekreterinin”, onbirinci fıkrasında yer alan “İdari İşler Başkanı” ibareleri “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri”, onbirinci ve ondördüncü fıkralarında yer alan “İdari İşler Başkanlığında” ibareleri “Genel Sekreterliğinde”, onüçüncü fıkrasında yer alan “İdari İşler Başkanlığınca” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğince” şeklinde ve onbeşinci ve onaltıncı fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Cumhurbaşkanınca atananlar hakkında 8/6/1949 tarihli ve 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun 40 ıncı maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz, bunlardan emeklilik veya yaşlılık aylığı almakta olanların aylıkları kesilmez, yazılı talepte bulunanların ise aylıkları kesilir ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkilendirilirler. Cumhurbaşkanlığı hizmetlerinin özelliği ve güvenlik şartına uygun şekilde yerine getirilmesini sağlamak amacıyla; 10/2/1954 tarihli ve 6245 sayılı Harcırah Kanunu, 5/1/1961 tarihli ve 237 sayılı Taşıt Kanunu, 8/9/1983 tarihli ve 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 9/11/1983 tarihli ve 2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu, 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 5/1/2002 tarihli ve 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu Cumhurbaşkanlığı Merkez Teşkilatı ile Devlet Denetleme Kurulu hakkında uygulanmaz. Söz konusu kanunlarda düzenlenen hususlar ile mali iş ve işlemlere ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanlığınca belirlenir.” c) Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İdari İşler Başkanlığındaki” ibareleri “Genel Sekreterliğindeki” şeklinde ve birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “İdari İşler Başkanlığında” ibareleri “Genel Sekreterliğinde” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 6- 7/11/1985 tarihli ve 3238 sayılı Savunma Sanayii ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun geçici 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Savunma Sanayii Başkanı ve Başkan Yardımcısına, sırasıyla Savunma Sanayii Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısı için ilgili mevzuat hükümlerinde kadrosuna bağlı olarak öngörülmüş mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamındaki ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde yapılır. Bu ödemelerden vergi ve diğer kesintilere tabi olmayanlar bu maddeye göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz. Bunlar, emeklilik hakları bakımından da sırasıyla Savunma Sanayii Müsteşarı ve Müsteşar Yardımcısına denk kabul edilir.” MADDE 7- 21/5/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanununun ek 14 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Özel gelir ve hesap EK MADDE 14- (1) Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yürütülen hizmetler kapsamında; a) Bakanlığa veya gençlik ve spor il müdürlüklerine ait veya tahsis edilmiş sayılan her türlü taşınmazın satışı, kiraya verilmesi, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi, anılan taşınmazlar bünyesinde yer alan salon, büfe, kantin, yemekhane, otopark ve benzeri ticari ünitelerin kiraya verilmesi, işletilmesi veya işlettirilmesinden doğan gelirler ile müsabaka, sponsorluk ve reklam gelirleri, b) 16/8/1961 tarihli ve 351 sayılı Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurt Hizmetleri Kanunu ve bağlı mevzuatı çerçevesinde elde edilen gelirler, c) Kredi geri ödemeleri, masraf payı ve faizleri, ç) 3/3/2004 tarihli ve 5102 sayılı Yüksek Öğrenim Öğrencilerine Burs Kredi Verilmesine İlişkin Kanun gereğince diğer kurum ve kuruluşlar tarafından aktarılan burs ödemeleri, d) Bu Kanun ve bağlı mevzuatı çerçevesinde elde edilen gelirler, e) 22/4/2022 tarihli ve 7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu ve bağlı mevzuatı çerçevesinde elde edilen gelirler, f) 29/4/1959 tarihli ve 7258 sayılı Futbol ve Diğer Spor Müsabakalarında Bahis ve Şans Oyunları Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve bağlı mevzuatı çerçevesinde elde edilen gelirler, g) 14/3/2007 tarihli ve 5602 sayılı Şans Oyunları Hasılatından Alınan Vergi, Fon ve Payların Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 7 nci maddesinden elde edilen gelirler, ilgili yıl genel bütçesinin (B) işaretli cetvelinde özel gelir olarak kaydedilir. İlgili yıl genel bütçesinin (B) işaretli cetvelinde özel gelir olarak tahmin edilen gençlik, spor ve yurt hizmetleri gelirleri karşılığı tutar, Bakanlık bütçesinde özel ödenek olarak öngörülür. Ödenek tutarını aşan gelir gerçekleşmeleri karşılığında ödenek eklemeye Bakan yetkilidir. Bakanlık bütçesinin mevcut veya yeni açılacak tertiplerine özel gelir ve ödenek kaydedilen tutarlardan yılı içinde harcanmayan kısımlar ertesi yıl bütçesine devren özel gelir ve özel ödenek kaydedilir. (2) Bu madde kapsamında, gençlik ve spor il müdürlükleri tarafından tahsil edilen gelirler dâhil olmak üzere tüm Bakanlık gelirleri, Strateji Geliştirme Başkanlığı adına açılacak hesapta toplanır. Toplanan bu gelirler, özel gelir karşılığı özel ödenek kaydına esas olmak üzere Bakanlığın merkez muhasebe birimi adına açılacak özel hesaba aktarılır. Bakanlık; özel hesabı gelirlerinin elde edilmesi, tahsili, takibi, bu hesaba Bakanlık bütçesinden aktarılan tutarlar dâhil harcamaların giderleştirilmesi, muhasebeleştirilmesi, denetimi ve özel hesabın işleyişine ilişkin diğer usul ve esasları belirlemeye yetkilidir. (3) Bu kapsamda kaydedilen ödenekler; Bakanlığın gençlik, spor ve yurt hizmetlerinde kullanılacak taşınmazların yapım, kiralama, trampa, satın alma, devir, mülkiyetin gayri ayni hak tesisi, danışmanlık, mal ve hizmet alımı, personel, bakım ve onarım, tefriş, ısınma, su, aydınlatma gibi işletme giderleri ile öğrenim kredisi, burs, barınma, beslenme ve destekleme ödemelerinin karşılanmasında kullanılır. Bu madde kapsamındaki ödenekler ile özel hesaptan yapılacak kullanımlar yılı yatırım programı ile ilişkilendirilmez. (4) Özel hesaba ilişkin muhasebeleştirme işlemlerinde, mali raporlamaya ilişkin hükümler hariç olmak üzere, genel yönetim muhasebe iş ve işlemlerine ilişkin olarak yürürlükteki mevzuat hükümleri uygulanır. Çerçeve hesap planına aykırı olmamak üzere, yeni hesaplar ihdas etmeye ve kullanılacak hesapların yardımcı hesaplarını belirlemeye Bakanlık yetkilidir. Kamu idarelerinin tabi olduğu mevzuatta belirlenmiş yevmiye defteri, büyük defter ve yardımcı hesap defteri tutulması zorunlu defterlerdir.” MADDE 8- 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanunun; a) 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde yer alan “İdari İşler Başkanı” ibareleri “Genel Sekreteri” şeklinde, b) 12 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan “İdari İşler Başkanı” ibareleri “Genel Sekreteri” şeklinde, c) 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanı” ibaresi “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri” şeklinde ve “Bakan yardımcıları” ibaresi “Bakan yardımcıları” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 9- 4483 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce başlamış işlemler, 2/7/2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilen 3 üncü, 12 nci ve 13 üncü maddelerin söz konusu değişikliklerden önceki usul ve esaslarına göre sonuçlandırılır.” MADDE 10- 25/6/2001 tarihli ve 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanununun 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi aşağıdaki şekilde ve (c) bendinde yer alan “Bakanlar, bakan yardımcıları, bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların başkanları, genel müdürleri ve bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk müşavirleri, bölge, il ve ilçe teşkilâtlarının en üst amirleri ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri,” ibaresi “Bakanlar, bakan yardımcıları, bu Kanun kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların başkanları, genel müdürleri ve bunların yardımcıları, yönetim kurulu üyeleri, merkez teşkilâtlarının denetim birimleri yöneticileri ve kurul başkanları, hukuk müşavirleri, bölge, il ve ilçe teşkilâtlarının en üst amirleri ile bunlara eşit veya daha üst düzeyde olan kamu görevlileri,” şeklinde değiştirilmiştir. “a) Cumhurbaşkanlığı merkez teşkilatında, bağlı kurullarında ve Diyanet İşleri Başkanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı ile İletişim Başkanlığı hariç olmak üzere bağlı kuruluşlarında, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinde çalışan kamu görevlileri,” MADDE 11- 4688 sayılı Kanunun 29 uncu maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kamu İşveren Heyeti, Cumhurbaşkanının görevlendireceği Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanın başkanlığında, Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinden oluşur.” MADDE 12- 4688 sayılı Kanunun 34 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (d) ve (e) bentleri ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde, dokuzuncu fıkrasında yer alan “Devlet Personel Başkanlığınca” ibaresi “Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek Cumhurbaşkanı yardımcısı veya bakanlık tarafından” ve “Devlet Personel Başkanlığı” ibaresi “sekretarya hizmetlerini yürüten kurum” şeklinde değiştirilmiştir. “a) Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkan, Başkanvekili, Başkan Yardımcısı veya Daire Başkanları arasından Cumhurbaşkanınca Başkan olarak seçilecek bir üye, b) Cumhurbaşkanınca belirlenen bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarından dört üye,” “d) Üniversitelerin kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme bilim dallarından en az Doçent unvanını taşıyanlar arasından Cumhurbaşkanınca seçilecek bir üye, e) Bağlı sendikaların üye sayısı itibarıyla en fazla üyeye sahip konfederasyon tarafından üç, bağlı sendikaların üye sayısı açısından ikinci ve üçüncü sırada bulunan konfederasyonlar tarafından ikişer olmak üzere (d) bendinde belirtilen bilim dallarından en az Doçent unvanını taşımak kaydıyla, önerilecek toplam yedi öğretim üyesi arasından Cumhurbaşkanınca seçilecek bir üye,” “Birinci fıkranın (b) bendi gereğince belirlenen üyeler, konfederasyonlarca belirlenen üyeler ile öğretim üyeleri, toplu sözleşme görüşmelerinin başlamasından iki hafta önce Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun sekretaryasına bildirilir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulunun Başkan ve diğer üyeleri, toplu sözleşme görüşmeleri başlamadan önce belirlenir. Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Başkanı ve her bir üyesi için aynı usul ve esaslar çerçevesinde birer yedek üye görevlendirilir.” MADDE 13- 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 42/A maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Asılsız çağrı ve asılsız ihbar MADDE 42/A- (1) 112 Acil Çağrı Merkezini meşgul etmek amacıyla arayarak görevlilerle konuşan veya ısrarla çağrı bırakan kişiye, il valileri tarafından binbeşyüz Türk Lirası idari para cezası verilir. (2) 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbarın asılsız olduğunun olay yerine giden ekiplerce tutanakla tespit edilmesi halinde kişiye, il valileri tarafından onbeşbin Türk Lirası idari para cezası verilir. (3) Bu maddede yazılı fiillerin bir yıl içinde tekrarı halinde idari para cezası iki katı olarak uygulanır.” MADDE 14- 7/7/2010 tarihli ve 6004 sayılı Dışişleri Bakanlığı Personeline İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanunun 8 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Ders ücreti MADDE 8- (1) Diplomasi Akademisi Başkanlığında ücret karşılığı ders vermek üzere görevlendirilen Bakanlık personeli ve diğer kişilere, haftada yirmi, bir takvim yılında üç yüz altmış saati aşmamak ve 11/10/1983 tarihli ve 2914 sayılı Yükseköğretim Personel Kanununun 11 inci maddesinde öngörülen azami ek ders ücretlerini geçmemek üzere, Hazine ve Maliye Bakanlığının uygun görüşü üzerine Dışişleri Bakanlığı tarafından belirlenen miktar, esas ve usuller çerçevesinde ders ücreti ödenir.” MADDE 15- 11/12/2010 tarihli ve 6087 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Kanununun; a) 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde yer alan “ve Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı” ibaresi “ve Adalet Bakanlığı Müsteşarı” şeklinde değiştirilmiştir. b) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan “Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı” ibaresi “Adalet Bakanlığı Müsteşarı” şeklinde değiştirilmiştir. c) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “Adalet Bakanlığı ilgili bakan yardımcısı,” ibaresi “Adalet Bakanlığı Müsteşarı,” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 16- 6087 sayılı Kanunun ek 2 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. MADDE 17- 6087 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir. “GEÇİCİ MADDE 8- (1) Bu Kanunda Adalet Bakanlığı Müsteşarına verilen görevler anılan kadro ihdas edilip atama yapılıncaya kadar Adalet Bakanının belirlediği bakan yardımcısı tarafından yerine getirilir.” MADDE 18- 14/6/2012 tarihli ve 6328 sayılı Kamu Denetçiliği Kurumu Kanununun 27 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “(2) Genel Sekretere bakanlık genel müdürlerine uygulanan mali ve sosyal hak ve yardımlara ilişkin hükümler uygulanır. (3) Kamu denetçiliği uzmanlarına aynı derecede bulunan adalet uzmanları, kamu denetçiliği uzman yardımcılarına adalet uzman yardımcıları ve Kurumun diğer personeline ise Adalet Bakanlığında aynı unvanlı ve aynı dereceli kadrolarda çalışanlara uygulanan mali ve sosyal hak ve yardımlara ilişkin hükümler uygulanır. Adalet Bakanlığında emsali personele ödenenlerden vergi ve diğer kesintilere tabi olmayanlar bu maddeye göre de vergi ve diğer kesintilere tabi olmaz.” MADDE 19- 6328 sayılı Kanunun 33 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Başdenetçi ve denetçilerin sigorta primine esas kazanç tutarları, Başdenetçi için en yüksek Devlet memuru, denetçiler için bakanlık genel müdürleri esas alınarak belirlenir. Bu görevleri sırasında 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamına girenlerin bu görevde geçen süreleri makam tazminatı ile temsil tazminatı ödenmesi gereken süre olarak değerlendirilir ve emeklilik yönünden Başdenetçi en yüksek Devlet memuru, denetçiler bakanlık genel müdürleri için belirlenmiş olan ek gösterge, makam tazminatı ile temsil tazminatından aynı usul ve esaslara göre yararlandırılır.” MADDE 20- 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 121/A maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Geçici barınma merkezleri ödeneği MADDE 121/A- (1) Bu Kanun kapsamındaki geçici barınma merkezlerinin işletilmesi ve yönetilmesi amacıyla, Göç İdaresi Başkanlığı bütçesinde geçici barınma merkezleri ödeneği tefrik edilir. Göç İdaresi Başkanlığı bütçesinde gider kaydedilmek suretiyle özel hesaba aktarılarak kullanılacak bu kaynaktan, Göç İdaresi Başkanlığınca uygun görülen hallerde, kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerin hesaplarına da aktarma yapılabilir. Kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idareler de yukarıda belirtilen amaçlarda kullanılmak üzere Göç İdaresi Başkanlığı hesabına aktarma yapabilir. Bu şekilde aktarılan tutarlar, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile mahalli idarelerin bütçelerine gelir kaydedilmeksizin özel hesaplarda izlenir. Geçici barınma merkezlerinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla sınırlı olmak üzere bu hesaptan yapılacak harcamalar 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile 4/1/2002 tarihli ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi değildir; aktarılan bu tutarların harcanması, muhasebeleştirilmesi, denetlenmesi ve alımlara ilişkin usul ve esaslar, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığının uygun görüşü alınarak Göç İdaresi Başkanlığınca belirlenir. (2) Göç İdaresi Başkanlığı bu madde kapsamında belirlenen görevlerini yerine getirirken hizmet satın alabilir.” MADDE 21- 6/4/2016 tarihli ve 6701 sayılı Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu Kanununun 10 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen sekizinci fıkrası aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir. “(2) Kurul; biri Başkan, biri İkinci Başkan olmak üzere Cumhurbaşkanı tarafından seçilen on bir üyeden oluşur. (3) İkinci fıkraya göre Cumhurbaşkanınca seçilen üyelerin görev süreleri dolmadan iki ay önce durum, Kurum tarafından uygun iletişim araçlarıyla kamuoyuna duyurulur. Başvurular Cumhurbaşkanlığına yapılır. İkinci fıkrada belirtilen usule göre yeni seçilen üyeler, yerlerine seçildikleri üyenin görev süresinin bitiminden itibaren göreve başlar.” “(8) Başkan, İkinci Başkan ve üyelerin süreleri dolmadan herhangi bir nedenle görevlerine son verilemez. Ancak üyenin; a) Seçilmesi için gerekli şartları taşımaması ya da sonradan kaybetmesi, b) Kurul kararlarını süresi içinde imzalamaması, c) Kurul tarafından kabul edilebilir mazereti olmaksızın bir takvim yılı içinde toplam beş Kurul toplantısına katılmaması, ç) Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle iş göremeyeceğinin sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi, d) Görevi ile ilgili olarak işlediği suçlardan dolayı hakkında verilen mahkûmiyet kararının kesinleşmesi, e) Geçici iş göremezlik hâlinin üç aydan fazla sürmesi, f) 657 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin (5) numaralı alt bendinde belirtilen suçlardan mahkûm edilip de cezasının infazına fiilen başlanması, hâllerinin Kurul tarafından tespit edilmesi üzerine Cumhurbaşkanı veya görevlendireceği bakanın onayıyla üyeliğine son verilir.” MADDE 22- 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin; a) Ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İdari İşler Başkanlığı” ibaresi “Genel Sekreterliği” şeklinde değiştirilmiştir. b) Ek 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “İdari İşler Başkanlığı” ibaresi “Genel Sekreterliği” şeklinde değiştirilmiştir. c) Ek 38 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “İdari İşler Başkanına” ibaresi “Genel Sekreterine” şeklinde değiştirilmiştir. ç) Geçici 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “İdari İşler Başkanlığı” ibaresi “Genel Sekreterliği” şeklinde değiştirilmiştir. d) Eki (II) sayılı Cetvelin (1) numaralı sırasında yer alan “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri” ile aynı Cetvelin (3) numaralı sırasında yer alan “Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı” ibareleri Cetvelden çıkarılmıştır. e) Eki (IV) sayılı Cetvelin başlığında yer alan “İdari İşler Başkanlığı” ibaresi “Genel Sekreterliği” şeklinde, aynı Cetvelin “I- GENEL İDARE HİZMETLERİ SINIFI” bölümünün (a) sırasında yer alan “Genel Sekreter” ibaresi “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreteri” şeklinde, (ç) sırasında yer alan “Genel Sekreter Yardımcısı” ibaresi “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreter Yardımcısı” şeklinde değiştirilmiştir. f) Eki (V) sayılı Cetvelin (1) numaralı sırasında yer alan “Genel Sekreter” ibaresi “Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı Genel Sekreteri” şeklinde değiştirilmiştir. MADDE 23- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 24 üncü maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör, aktüer istihdamı EK MADDE 24- Bakanlıklar ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülmesi kaydıyla bakanlık, kurum ya da birim düzeyinde müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör, aktüer ile müfettiş yardımcısı, denetmen yardımcısı, denetçi yardımcısı, aktüer yardımcısı ve stajyer kontrolör istihdam edilebilir. Bu madde kapsamında merkez teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil şartı hariç olmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır. Bu madde kapsamında taşra teşkilatına ait kadro veya pozisyonlarda istihdam edilecekler hakkında, 657 sayılı Kanunun ek 41 inci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ile yabancı dil ve tez şartı hariç olmak ve yeterlik sınavı yazılı ve sözlü aşamalardan oluşmak üzere beşinci fıkrasında yer alan hükümler kıyasen uygulanır. Milli Eğitim Bakanlığının bu madde kapsamındaki yardımcılık kadrolarına, ayrıca yapılacak yarışma sınavında başarılı olmak kaydıyla, öğretmen olarak en az sekiz yıl hizmeti bulunanlar arasından da atama yapılabilir. Bu madde kapsamında istihdam edilen yardımcı veya stajyerlerden verilen ilave süre içerisinde tezlerini sunmayan veya ikinci defa hazırladıkları tezleri de kabul edilmeyenler, ikinci sınavda da başarı gösteremeyen veya sınav hakkını kullanmayanlar, yardımcı veya stajyer unvanını kaybederler ve kurumlarında durumlarına uygun kadro veya pozisyonlara atanırlar. Bu madde kapsamında istihdam edileceklerin mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma ve yeterlik sınavları, çalışma usul ve esasları, hizmetin gerektirmesi halinde birim veya görev yeri itibarıyla yer değiştirme esasları ile diğer hususlar kurumlarınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir. Denetime tabi gerçek ve tüzel kişiler, denetim için gereken gizli dahi olsa bütün belge, defter ve bilgileri talep edildiği takdirde ibraz etmek, para ve para hükmündeki evrakı ve ayniyatı ilk talep halinde göstermek, sayılmasına ve incelemesine yardımcı olmak zorundadır. Müfettiş, denetmen, denetçi, kontrolör ve aktüerler ile bunların yardımcı ve stajyerleri, görevleri sırasında tüm resmi daire, kurum, kuruluş ve kamuya yararlı derneklerle, gerçek ve tüzel kişilerden gerekli yardım, bilgi, evrak, kayıt ve belgeleri istemeye yetkili olup, kanuni bir engel olmadıkça bu isteğin yerine getirilmesi zorunludur.” MADDE 24- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 25 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Kurumlar arası geçici görevlendirme EK MADDE 25- Hâkim ve savcılar ile bu meslekten sayılanlar hariç olmak üzere, statülerine bakılmaksızın bir kadro veya pozisyona dayalı olarak kamu kurum veya kuruluşlarında istihdam edilenler, kurumlarının muvafakatiyle bir yılı geçmemek üzere diğer kamu kurum ve kuruluşlarında geçici görevlendirilebilir. Bu süre birer yıl olarak uzatılabilir. Kamu kurum veya kuruluşlarının emrine geçici görevlendirilenler mali ve sosyal hak ve yardımlarını kurumlarından alırlar. Bunlar bu şekilde görevlendirildikleri süre boyunca kurumlarından aylıklı izinli sayılırlar. Kurum veya kuruluşların kadro veya pozisyonlarına geçici görevlendirmenin yapılabilmesi için, görevlendirileceklerin ilgili mevzuat uyarınca kadro veya pozisyona asaleten atanmada aranan, asaleten atanmada sınav şartı aranılan kadro veya görevler için bu sınavlara girebilme hakkının elde edilmiş olması dahil, tüm şartları bir arada taşımaları gerekir. Bu şekilde görevlendirilenler görevlendirildikleri kadro veya pozisyon için öngörülen mali ve sosyal hak ve yardımlardan emsali personel gibi faydalandırılır. Bunlar geçici görevlendirildikleri süre boyunca kurumlarından aylıksız izinli sayılırlar. Bunların Sosyal Güvenlik Kurumu ile ilişkileri kendi kurumlarındaki statüleri dikkate alınarak devam ettirilir. Geçici görevlendirilenlerin özlük hakları devam eder ve bu süreler terfi ve emekliliklerinde hesaba katılır. Terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın süresinde yapılır. Bunların geçici görevlendirildikleri kurumda geçirdikleri süreler kendi kurumlarında geçirilmiş sayılır. Akademik unvanların kazanılması için gerekli şartlar saklıdır. Bu maddeye göre görevlendirilenler, görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür. Toplamda altı ayı geçen görevlendirmelerde personelin muvafakatinin de alınması şarttır. Kanunlarda yer alan geçici görevlendirme hükümleri saklıdır. Bu madde kapsamında geçici görevlendirme yapamayacak kurum ve kuruluşlar ile görevlendirmeye ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca yürürlüğe konulan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 25- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27 nci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Sözleşmeli personel istihdamı EK MADDE 27- 657 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bunlara, mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenen emsali personele mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçmemek üzere Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makamca belirlenir. Bu madde kapsamında sözleşmeli olarak istihdam edilen personel, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır. Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri, sözleşmelerinin feshi ile istihdamlarına dair diğer hususlar kurumlarınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 26- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 28 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “İş mevzuatına tabi personel istihdamı EK MADDE 28- 657 sayılı Kanuna tabi personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmalarına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler iş mevzuatı hükümlerine göre istihdam edilen personel eliyle yürütülür. Bunlara, mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılan bütün ayni ve nakdî ödemelerin bir aylık toplam net tutarı; bu Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 11 inci maddesi uyarınca belirlenen emsali personele mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamında yapılması öngörülen ödemelerin bir aylık toplam net tutarını geçmemek üzere Cumhurbaşkanı veya yetkilendireceği makamca belirlenir. Personele ilişkin tüm ihtilaflar iş mahkemelerinde görülür. Bu kapsamda istihdam edilecek personelde kurumsal hizmetlerin gerektirmesi halinde aranacak öğrenim ve yabancı dil bilgisi şartı ile diğer şartlar, bunların işe alınmaları, sınav ve istisnaları, sözleşme süre, usul ve esasları, görev, yetki ve yükümlülükleri ile istihdamlarına dair diğer hususlar kurumlarınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” MADDE 27- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 34 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları aşağıdaki şekilde ve ikinci fıkrasında yer alan “İdari İşler Başkanı” ibaresi “Genel Sekreteri” şeklinde değiştirilmiştir. “En yüksek Devlet memuru olan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterine mülga mevzuat hükümlerinde Başbakanlık Müsteşarı; Cumhurbaşkanlığındaki daire başkanlarına bakanlık daire başkanları (ana ve yardımcı hizmet birimi) için kadrolarına bağlı olarak öngörülmüş mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamındaki ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde yapılır ve emeklilik hakları bakımından da aynı hükümler esas alınır. İlgili mevzuatta mali ve sosyal hak ve yardımlar ile emeklilik hakları bakımından Başbakanlık Müsteşarına ve en yüksek Devlet memuruna yapılan atıflar Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterine yapılmış sayılır.” “İlgili mevzuatında yer alan hükümler saklı kalmak üzere Strateji ve Bütçe Başkanı ile Siber Güvenlik Başkanına, bakanlık müsteşarı için kadrosuna bağlı olarak mevzuatta öngörülen mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamındaki ödemeler, aynı usul ve esaslar çerçevesinde yapılır ve emeklilik hakları bakımından da aynı hükümler esas alınır. Devlet Arşivleri Başkanı ve Milli Saraylar İdaresi Başkanına Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı; Strateji ve Bütçe Başkan Yardımcılarına bakanlık genel müdürü; İletişim Başkan Yardımcıları, Devlet Arşivleri Başkan Yardımcıları ve Milli Saraylar İdaresi Başkan Yardımcılarına Türkiye İstatistik Kurumu Başkan Yardımcısı için ilgili mevzuatta kadrolarına bağlı olarak öngörülen mali ve sosyal hak ve yardımlar kapsamındaki ödemeler aynı usul ve esaslar çerçevesinde yapılır ve emeklilik hakları bakımından da aynı hükümler esas alınır.” MADDE 28- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 35 inci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, altıncı, yedinci, sekizinci, onuncu ve onbirinci fıkraları aşağıdaki şekilde, dokuzuncu fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan “mülga ek 18 inci ve ek 37 nci maddeler” ibaresi “mülga ek 18 inci, ek 37 nci ve geçici 33 üncü maddeler” şeklinde değiştirilmiş, beşinci cümlesinde yer alan “fiili çalışmaya bağlı ödemeler hariç” ibaresinden sonra gelmek üzere “bakanlık genel müdürüne yapılan ödemeleri geçmemek üzere” ibaresi eklenmiş ve ondokuzuncu cümlesi yürürlükten kaldırılmıştır. “Üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atanabilmek için Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde belirtilen şartları taşımak gerekir. Üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atanacaklar için aranan hizmet süresinin hesabında, dört yıllık yükseköğrenim gördükten sonra kamu kurum ve kuruluşlarında, sosyal güvenlik kurumlarına tabi olmak kaydıyla uluslararası kuruluşlar ile özel sektörde veya serbest olarak fiilen çalışılan sürelerin tamamı dikkate alınır. Üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine, Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde yer alan şartları taşımak kaydıyla 657 sayılı Kanunun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın atama yapılabilir. Ancak bu şekilde atanmış olmak, kamu kurum ve kuruluşlarındaki diğer herhangi bir kadro, pozisyon ve göreve atanma veya kamuda herhangi bir statüde çalışma açısından kazanılmış hak teşkil etmez. Dokuzuncu fıkranın ilgili hükmü saklı kalmak kaydıyla, bu fıkraya göre açıktan atananlardan görevi sona erenlerin veya görevden alınanların memuriyetle ilişikleri kesilir. Cumhurbaşkanınca süreli atanan üst kademe kamu yöneticileri, ilgili kanunlarda öngörülen görevden alma gerekçeleri yanında kurumsal hedeflere ulaşılamaması nedeniyle de süreleri tamamlanmadan görevlerinden alınabilirler.” “Üçüncü fıkra uyarınca atananlar, atandıkları kadro veya pozisyonlar için ilgili mevzuatında öngörülen mali ve sosyal hak ve yardımlardan, 657 sayılı Kanunun kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın, aynı usul ve esaslar dâhilinde yararlanırlar. Bu suretle üst dereceli kadrolara atananların bu kadrolarda geçirdikleri her yıl kademe ilerlemesi ve her üç yıl derece yükselmesi sayılmak suretiyle kazanılmış hak aylık derecelerinin yükselmesinde dikkate alınır. Ancak atandıkları kadro dereceleri, başka görevlere atanma hâlinde kazanılmış hak sayılmaz. Üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atananlar, atandıkları kadro, pozisyon ve görevlerde 657 sayılı Kanunun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak da çalıştırılabilir. Sözleşme taban ve tavan ücretleri; kurum ve kuruluşlar, unvanlar, yapılan hizmetin güçlüğü, sorumluluğu ve riskleri, iş yoğunluğu, çalışma şartları, hizmet yerinin sosyo-ekonomik durumu ve coğrafi özellikleri ile hizmete ve hizmet yerine ilişkin olarak, aynı kadro, pozisyon ve görevlerde bulunmakta olan emsallerine; emsalinin bulunmaması durumunda da benzer kadro, pozisyon ve görevlerde bulunanlara göre farklılıkları ayrı ayrı veya birlikte dikkate alınarak Cumhurbaşkanı tarafından belirlenir. Sözleşme ücreti, taban ve tavan ücretleri aralığında sözleşme imzalamakla yetkili kılınan makam tarafından belirlenir. Kamu görevlisi olmayanlar arasından üst kademe kamu yöneticisi kadro, pozisyon ve görevlerine atananlardan görevleri sona eren veya görevden alınanlara tazminat ödenip ödenmemesi ve tazminat miktarı ile buna ilişkin diğer hususlar Cumhurbaşkanınca belirlenir.” “Bu maddede belirtilen üst kademe kamu yöneticiliğine atananların, görev sürelerinin sona erdiği veya görevden alındıkları tarihte emeklilik aylığı bağlanmasına hak kazanmış olmaları şartıyla, dokuzuncu fıkrada belirtilen kadro veya pozisyonlara atanmak yerine yaş haddini beklemeksizin emekli olmaları durumunda, emeklilik ikramiyeleri hizmet süreleri dikkate alınarak yüzde elli fazlasına kadar ödenebilir. Bu oran Cumhurbaşkanınca artırılabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca belirlenir. Bu madde hükümleri, atanma şartlarını kaybetme, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar hakkında uygulanmaz.” MADDE 29- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 36 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “EK MADDE 36- Kamu kurum ve kuruluşlarının merkez teşkilatındaki üst kademe kamu yöneticisi ve taşra teşkilatındaki il ve bölge müdürü kadro, pozisyon ve görevleri ile bu kadro, pozisyon ve görevlerin dengi ve daha üstü kadro, pozisyon ve görevlere atanabilmek için, öğrenim durumu şartı dışında; a) Belirli bir meslek mensubu, kariyer meslek mensubu ya da kurum personeli olmak, b) 657 sayılı Kanunun 36 ncı maddesinde belirtilen hizmet sınıfları kapsamına dâhil kadrolarda bulunmuş veya bulunuyor olmak, c) Hâkimlik ve savcılık mesleğinden olmak, ç) Belirli kadro veya görevlerde belirli bir süre bulunmuş olmak, gibi özel şartlar aranmaz. Bu madde kapsamında belirtilen kadrolardan genel idare hizmetleri sınıfı dışındaki sınıflara dâhil olanlar ile hâkim-savcılık mesleğine dâhil olanlara kendi hizmet sınıfı dışından atama yapılması halinde, anılan kadroların hizmet sınıfı bu süre zarfında genel idare hizmetleri sınıfı olarak kabul edilir. Bu şekilde atananlara mali haklar kapsamında, kadro veya pozisyonuna bağlı olarak yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamının kurum içerisindeki emsali personele mali haklar kapsamında kadro veya pozisyonuna bağlı olarak yapılmakta olan her türlü ödemeler toplamından düşük olması halinde aradaki fark bu görevde kaldıkları sürece tazminat olarak ödenir. Bu maddede yer alan hükümler; ek 11 inci madde kapsamında yer alan kurumların, Adalet Bakanlığının ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının bu madde kapsamında yer alan kadrolarıyla aynı veya benzer unvanlı kadro, pozisyon ve görevleri ile mevzuatla bu kadrolara denk kabul edilen yönetici kadro, pozisyon ve görevlerine atananlar hakkında da uygulanır. Diğer kanunların bu maddeye aykırı hükümleri uygulanmaz.” MADDE 30- 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 33 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “GEÇİCİ MADDE 33- 9/7/2018 tarihinden önce bakanlık müşaviri kadrolarına atanmış veya çeşitli kanun, kanun hükmünde kararname veya diğer mevzuat hükümlerine göre bakanlık müşaviri veya müşavir ya da danışman kadro veya pozisyonlarına atanmış sayılanlardan bu maddenin önceki hükümleri uyarınca atanmış olup 11/4/2025 tarihi itibarıyla atandıkları söz konusu kadro veya pozisyonlarda bulunanlar; atanma şartlarını kaybedenler, ceza kovuşturması veya disiplin soruşturması sonucunda görevden alınanlar veya görevleri sona erenler hariç olmak üzere, 31/7/2025 tarihine kadar kurumlarına başvurmaları hâlinde atamaya yetkili amirler tarafından 9/7/2018 tarihinden önceki kadro veya pozisyonlarına atanırlar. Bu maddenin önceki hükümleri çerçevesinde şahsa bağlı yönetici kadro veya pozisyonlarına bağlı mali haklardan yararlananlar ile bu fıkra kapsamında başvuruda bulunmayanların mali hakları hakkında önceki hükümlerin aynı usul ve esaslar çerçevesinde uygulanmasına devam edilir. Birinci fıkraya göre atanacakların kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın ihdas edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerine eklenmiş sayılır. İhdas edilmiş sayılan kadro ve pozisyonlar herhangi bir şekilde boşalmalarını müteakiben, başkaca bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmış sayılır. Birinci fıkraya göre atanacakların mevcut kadro veya pozisyonları başka bir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş ve kurumların kadro ve pozisyon cetvellerinin ilgili bölümlerinden çıkarılmış sayılır. Bu madde kapsamında önceki kadro veya pozisyonlarına atananlar, 657 sayılı Kanunun 92 nci maddesinin beşinci fıkrası hükümlerinden yararlandırılırlar. Bu maddenin uygulanması, geçmişe yönelik herhangi bir ödeme yapılmasını gerektirmez.” MADDE 31- Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. MADDE 32- Bu Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür. 15/5/2025
-
265. GÜNCEL ŞEKLİ İLE 1 SIRA NO'LU MALİ TATİL UYGULAMASI HAKKINDA GENEL TEBLİĞİ
Resmi Gazete No: 26568 Resmi Gazete Tarihi: 30/06/2007 1. Giriş 28.03.2007 tarih ve 26476 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarih itibariyle yürürlüğe girmiş bulunan 5604 sayılı Malî Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin uygulamasına ilişkin olarak yapılan açıklamalar ile anılan maddenin (9) numaralı fıkrasının verdiği yetkiye istinaden belirlenen diğer hususlar bu Tebliğin konusunu oluşturmaktadır. 2 . Mali tatilin uygulanacağı tarihler 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasında, "Her yıl temmuz ayının birinden yirmisine kadar (yirmisi dahil) malî tatil uygulanır. Haziran ayının son gününün tatil günü olması halinde, malî tatil, temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden başlar." hükmü yer almaktadır. Söz konusu fıkra hükmüne göre mali tatil, her yıl temmuz ayının birinci gününden (haziran ayının son gününün resmi tatil olması halinde ise temmuz ayının ilk iş gününü takip eden günden) başlayarak aynı ayın yirminci günü sona erecektir. Buna göre mali tatilin ilk defa uygulanacağı 2007 yılında, 30 Haziran 2007 günü resmi tatil olan Cumartesiye rastladığından ve temmuz ayının ilk iş günü de 2 Temmuz 2007 olduğundan; 2007 yılında mali tatil, 3 Temmuz 2007 tarihinde başlayacak ve 20 Temmuz 2007 tarihine kadar (bu tarih dahil) devam edecektir. 3. Mali tatil kapsamında olmayan süreler 14/1/2016 tarihli ve 6661 sayılı Askerlik Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 15/3/2007 tarihli ve 5604 sayılı Malî Tatil İhdas Edilmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan hüküm, “Özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi ile gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh ve/veya tahsil edilen vergi, resim ve harçlarla ilgili olarak malî tatil uygulanmaz." şeklinde değiştirilmiş ve söz konusu değişiklik 27/1/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Söz konusu hükme göre, özel tüketim vergisi, banka ve sigorta muameleleri vergisi, özel iletişim vergisi, şans oyunları vergisi ile gümrük idareleri, il özel idareleri ve belediyeler tarafından tarh ve/veya tahsil edilen vergi, resim ve harçlar (ithalde alınan katma değer vergisi, emlak vergisi, çevre temizlik vergisi gibi) hakkında mali tatil uygulanmayacaktır. Örnek : Mükellef (L) tarafından Haziran/2016 döneminde satışı yapılan dayanıklı tüketim ve diğer mallara ilişkin özel tüketim vergisi beyannamesinin 15 Temmuz 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) bağlı olduğu vergi dairesine verilmesi gerekmekte olup özel tüketim vergisi mali tatil kapsamında olmadığından beyan ve ödeme süresinin mali tatil nedeniyle uzaması söz konusu değildir. Ayrıca, kaynak kullanımını destekleme fonu kesintilerine ilişkin olarak verilmesi gereken bildirimlerin verilme ve ödeme süreleri de mali tatil nedeniyle uzamayacaktır. Diğer taraftan, özel kanunlarında ödeme süreleri tespit edilmemiş amme alacaklarının ödeme sürelerinin, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tayin edilmesi ve tayin edilen sürelerin de mali tatile rastlaması halinde bu alacaklar için belirlenen ödeme sürelerinin, mali tatil nedeniyle uzaması söz konusu olmayacaktır. Örnek : 2548 sayılı Ceza Evleriyle Mahkeme Binaları İnşası Karşılığı Olarak Alınacak Harçlar ve Mahkumlara Ödettirilecek Yiyecek Bedelleri Hakkında Kanun hükümlerine göre hesaplanan yiyecek bedelinin 1 ay içerisinde ödenmesini talep eden yazı, 10 Haziran 2007 tarihinde mükellef (A)'ya tebliğ edilmiştir. Söz konusu alacağın, 10 Temmuz 2007 tarihi mesai saati bitimine kadar ödenmesi gerekmekte olup, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tayin edilen ödeme süresinin mali tatil nedeniyle uzaması mümkün bulunmamaktadır. 4. Mali tatil nedeniyle uzayan süreler 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasına göre, son günü mali tatile rastlayan aşağıda belirtilen süreler, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. 4.1. Beyana dayalı tarhiyatta, kanuni süresinde verilmesi gereken beyannamelerin verilme süreleri Bu Tebliğin "Diğer hususlar" başlıklı (10) numaralı bölümünde belirtilenler hariç olmak üzere, beyanname verme süresinin son günü mali tatil süresi içerisinde kalan vergi, resim ve harçlara ilişkin beyannamelerin verilme süreleri, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzayacaktır. Buna göre 2007 yılı için, mali tatil 3 Temmuz 2007 tarihinde başlayıp 20 Temmuz 2007 tarihinde sona ereceğinden, söz konusu beyannamelerin verilme sürelerinin son günü 27 Temmuz 2007 tarihi olacaktır. Diğer taraftan, mükelleflerin mali tatil süresinin sonunu beklemeden beyannamelerini vermeleri de mümkündür. Örnek : Sürekli damga vergisi mükellefiyeti bulunmayan (B) Limited Şirketinin, 2 Temmuz 2007 tarihinde düzenlediği sözleşmeye ilişkin damga vergisini 488 sayılı Damga Vergisi Kanununun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca kağıdın düzenlendiği tarihi izleyen onbeş gün içinde vergi dairesine bir beyanname ile bildirmesi gerekmekte olup, bu sürenin son günü olan 17 Temmuz 2007 tarihi mali tatile rastladığından, söz konusu beyannamenin verilme süresi, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamak suretiyle 27 Temmuz 2007 tarihinde (bu tarih dahil) sona erecektir. 4.2. İkmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyatta, vadesi mali tatile rastlayan vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları ve gecikme faizlerinin ödeme süresi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 112 nci maddesine göre ikmalen, re'sen veya idarece tarh olunan vergiler taksit zamanlarından evvel tahakkuk etmişse taksit süreleri içinde; taksit süreleri kısmen veya tamamen geçtikten sonra tahakkuk etmişse; geçmiş taksitler, tahakkuk tarihinden itibaren bir ay içinde ödenir. İkmalen, re'sen veya idarece yapılan ve yargı organlarına intikal etmiş olan tarhiyatlarda ise yargı organlarınca tasdik veya tadilen tasdik edilen tutarların ödeme süresi, "Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi (Bildirim)"nin mükellefe tebliğ tarihinden itibaren bir aydır. 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (2) numaralı fıkrasının (b) bendine göre, ikmalen, re'sen veya idarece yapılan tarhiyata ilişkin olup vadesi mali tatile rastlayan vergi, resim ve harçlar ile vergi cezaları ve gecikme faizlerinin ödeme süresi, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. Örnek 1 : Mükellef (C), adına yapılmış olan re'sen tarhiyata karşı uzlaşma talep etmiş, uzlaşma günü olarak belirlenen 18 Haziran 2007 tarihinde yapılan görüşme sonucunda da uzlaşma vaki olmuştur. Uzlaşmaya ilişkin tutanağa göre tahakkuk eden tutarların vadesi 18 Temmuz 2007 tarihi olup, bu tarih mali tatile rastlamaktadır. Mali tatil, 2007 yılı için 20 Temmuz 2007 tarihinde sona ereceğinden, uzlaşma yoluyla kesinleşmiş olan tutarların ödeme süresi 20 temmuz tarihini takip eden günden itibaren yedi gün uzayacak ve 27 Temmuz 2007 tarihi mesai saati bitiminde sona erecektir. Örnek 2 : Mükellef (D)'nin, adına yapılmış olan ikmalen tarhiyatı vergi mahkemesi nezdinde dava konusu yapması ve mahkemenin tasdik şeklindeki kararı üzerine, vergi dairesince düzenlenen "Vergi Mahkemesi/Bölge İdare Mahkemesi/Danıştay Kararına Göre Vergi/Ceza İhbarnamesi (Bildirim)" 12 Haziran 2007 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. Buna göre, mahkeme kararı üzerine tahsil edilebilir hale gelmiş olan tutarların vadesi 12 Temmuz 2007 tarihi olacaktır. Vade mali tatile rastladığından, yukarıdaki örnekte olduğu gibi mahkeme kararı üzerine tahsil edilebilir hale gelmiş olan tutarların ödeme süresinin son günü 27 Temmuz 2007 tarihi olmaktadır. 4.3. Tarh edilen vergilere ve/veya kesilen cezalara karşı uzlaşma talep etme veya cezada indirim hükümlerinden yararlanmak amacıyla yapılacak başvurulara ilişkin süreler İkmalen, re'sen veya idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin uzlaşma talep etme veya cezada indirim talebinde bulunma süresi, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür. Başvuru süresinin son gününün mali tatile rastlaması halinde söz konusu süre, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. Dileyen mükelleflerin, adlarına tarh edilen vergi ve kesilen cezalara karşı mali tatil süresi içinde de uzlaşma veya cezada indirim talebinde bulunabilmesi mümkündür. Örnek 1 : 5 Haziran 2007 tarihinde tebliğ edilmiş olan ikmalen tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamesi üzerine, uzlaşma talep etme veya Vergi Usul Kanununun 376 ncı maddesine göre cezada indirim talebinde bulunma süresi 5 Temmuz 2007 tarihinde sona erecek olup, bu tarih mali tatile rastlamaktadır. Yukarıda yer alan açıklamalara göre, anılan haklardan yararlanma süresi, mali tatilin sona erdiği 20 Temmuz 2007 tarihini takip eden günden itibaren yedi gün uzayacak ve 27 Temmuz 2007 tarihinde (bu tarih dahil) sona erecektir. Öte yandan, gerek tarhiyat öncesi gerekse de tarhiyat sonrası uzlaşmayla ilgili olarak, mükelleflerin bu yönde bir talebi olmadığı müddetçe, mali tatil süresi içinde uzlaşma günü verilemeyecektir. Örnek 2 : Vergi inceleme elemanı tarafından 2007 yılının Mayıs ayında mükellef (E)'nin işyerinde incelemeye başlanılmış, incelemeye ilişkin son tutanak 18 Haziran 2007 tarihinde düzenlenmiş ve mükellefçe tarhiyat öncesi uzlaşma talebinde bulunulmuştur. Mükellefin 10 Temmuz 2007 tarihinin uzlaşma günü olarak belirlenmesine yönelik talebi üzerine (uzlaşma gününden en az 15 gün önce) bu tarih mükellefe bir yazıyla 22 Haziran 2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda, mükellefin talebi üzerine uzlaşma günü mali tatil süresi içinde bir tarih olarak belirlendiğinden, uzlaşma görüşmesinin belirlenen tarihte yapılmasına engel bir durum söz konusu olmayacaktır. 4.4. Devamlı bilgi verme hükümleri kapsamında verilmesi gereken bilgilerin verilmesine ilişkin süreler Kamu idare ve müesseseleri (Kamu hizmeti ifa eden kurum ve kuruluşlar dahil) ile gerçek ve tüzel kişilerden Bakanlığımızca yapılan düzenlemeler çerçevesinde veya re'sen, vergilendirmeye ilişkin olaylarla ilgili olarak Bakanlığımızca veya vergi dairesince devamlı bilgi verme çerçevesinde istenecek bilgilerin verilmesine ilişkin sürenin son gününün mali tatile rastlaması halinde anılan süre, mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılacaktır. 5. Mali tatil nedeniyle işlemeyen süreler 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (3) numaralı fıkrasında, "Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirli sürelerde yapılması gereken muhasebe kayıt süreleri, bildirim süreleri ve vergiyle ilgili işlemlere ilişkin dava açma süreleri malî tatil süresince işlemez. Belirtilen süreler malî tatilin bitiminden itibaren tekrar işlemeye başlar." hükmüne yer verilmiş olup, bu hükmün uygulanmasına ilişkin açıklamalar aşağıda yer almaktadır. 5.1. Muhasebe kayıt süreleri Vergi Usul Kanununun 219 uncu maddesinde muamelelerin defterlere kayıt zamanı belirlenmiş bulunmaktadır. Söz konusu maddeye göre muamelelerin, defterlere işin hacmine ve icabına uygun olarak muhasebenin intizam ve açıklığını bozmayacak bir zaman zarfında kaydedilmesi gerekmekte olup, bu gibi kayıtların on günden fazla geciktirilmesi uygun değildir. Muamelelerin muhasebe fişlerine kaydedilmesi ve defterlere kayıtların bu fişler üzerinden yapılması halinde ise muamelelerin fişlere kaydedilmesi, defterlere kaydedilmesi hükmündedir. Bu durumda, muhasebe fişlerinde yer alan muamelelerin esas defterlere en geç 45 gün içinde işlenmesi gerekmektedir. Söz konusu kayıt sürelerinin mali tatile rastlaması halinde ise süre, mali tatil süresince işlemeyecektir. Örnek 1 : Mükellef (F)'nin, 5 Temmuz 2007 tarihinde yaptığı satışa ilişkin olarak düzenlediği aynı tarihli faturasını defterlerine kaydetme süresi (muamelelerin muhasebe fişi kullanılmadan doğrudan defterlere kaydedildiği durumda), söz konusu faturanın düzenlenme tarihinden itibaren 10 gün olup, bu süre 15 Temmuz 2007 tarihinde sona erecektir. Ancak, söz konusu sürenin mali tatile rastlayan 10 günlük kısmı işlememiş sayılacağından, defterlere kaydetme süresi 30 Temmuz 2007 tarihinde (bu tarih dahil) sona erecektir. Örnek 2 : Muamelelerini muhasebe fişi kullanarak defterlerine kaydeden mükellef (G)'nin, 6 Temmuz 2007 tarihinde satın aldığı ürünlere ilişkin aynı tarihli alış faturasını muhasebe fişine kaydetme süresi, söz konusu faturanın düzenlenme tarihinden itibaren 10 gün olup, bu süre 16 Temmuz 2007 tarihinde sona erecektir. Ancak, söz konusu süre mali tatile rastladığından, anılan işlemin muhasebe fişine kaydedilme süresinin son günü 30 Temmuz 2007 tarihinde (bu tarih dahil), esas defterlere kaydetmeye ilişkin süre ise 3 Eylül 2007 tarihinde (bu tarih dahil) sona erecektir. 5.2. Bildirme süreleri Bildirmeler, Vergi Usul Kanununun 153 ila 170 inci maddeleri arasında düzenlenmiş ve Kanunun 168 inci maddesinde de bildirmelerin hangi süreler içinde yapılacağı belirlenmiştir. Bildirim sürelerinin mali tatile rastlaması halinde ise süre, mali tatil süresince işlemeyecektir. Örnek : Mobilyacılık faaliyeti ile iştigal etmekte olan mükellef (H)'nin, 12 Haziran 2007 tarihinde vergiye tabi olmayı gerektiren muamelelerini tamamen durdurmak suretiyle işini bırakması halinde, işi bırakma bildirimini işi bırakma tarihinden itibaren bir ay içerisinde vergi dairesine vermesi gerekmektedir. Ancak, mali tatil 2007 yılı için 3 Temmuz 2007 tarihinde başladığından, işi bırakma bildiriminde bulunma süresinin mali tatile rastlayan 10 günlük kısmı işlememiş sayılacak ve bildirimde bulunma süresi mali tatilin sona erdiği tarihten itibaren 10 gün uzamak suretiyle 30 Temmuz 2007 tarihinde (bu tarih dahil) sona erecektir. 5.3.Dava açma süreleri İkmalen, re'sen veya idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin dava açma süresi, tarhiyata ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gündür. Dava açma süresinin mali tatile rastlaması halinde süre, mali tatil süresince işlemeyecektir. Mali tatil nedeniyle uzayan dava açma süresinin son gününün 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca çalışmaya ara verme süresine rastlaması durumunda ise dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü izleyen günden itibaren yedi gün uzayacaktır. Örnek : Yapılan ikmalen tarhiyat sonucu düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin 18 Haziran 2007 tarihinde mükellefe tebliğ edilmesi durumunda, söz konusu tarhiyata karşı dava açma süresi 18 Temmuz 2007 tarihinde sona erecektir. Ancak, 2007 yılı için mali tatil 3 Temmuz 2007 tarihinde başladığından, söz konusu sürenin mali tatile rastlayan 16 günlük kısmı işlemeyecek ve dava açma süresi mali tatilin sona erdiği tarihten itibaren 16 gün uzamak suretiyle 5 Ağustos 2007 tarihi mesai saati bitiminde sona erecektir. 5 Ağustos 2007 tarihinin de 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca çalışmaya ara verme süresine rastlaması nedeniyle dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü (5 Eylül 2007) izleyen günden itibaren yedi gün uzayacak ve söz konusu sürenin son günü 12 Eylül 2007 tarihi olacaktır. 6. Mali tatil süresince defter ve belgelerin ibrazı, vergi incelemesine başlama 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (4) numaralı fıkrasında, "Mahkeme kararı veya Cumhuriyet Savcılıklarının talebi üzerine ya da Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre yapılan aramalı incelemeler hariç olmak üzere, malî tatil süresince inceleme amacıyla defter ve belgelerin ibrazı talep edilemez, mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmaz." hükmüne yer verildiğinden, mali tatil süresince (fıkrada yer alan haller dışında) mükellefin işyerinde incelemeye başlanılmayacak ve inceleme amacıyla defter ve belgelerin bu süre içinde ibrazı istenilmeyecektir. Mali tatil süresinden önce başlanılmış olan bir incelemeye bu süreden önce ibraz edilen defter-belge üzerinde devam edilebilecek; ancak, bu süre zarfında mükelleften ilave defter, belge ve bilgi talep edilemeyecek, mükellef veya vergi sorumlusu, inceleme sonucunda yapılacak tespitlerin yer aldığı tutanağı imzalamaya davet edilemeyecektir. Örnek 1 : Vergi incelemesine yetkili olanlar tarafından 15 Haziran 2007 tarihinde mükellef (I)'nın işyerinde incelemeye başlanılmıştır. Bu tarihin mali tatile rastlamaması nedeniyle, başlanılmış olan incelemeye mali tatil süresince (2007 yılı için, 03.07.2007 - 20.07.2007 tarihleri itibariyle) devam edilebilecek, ancak mükelleften mali tatil süresi içinde ilave defter, belge ve bilgi talep edilemeyeceği gibi, mükellef veya vergi sorumlusu, inceleme sonucunda yapılacak tespitlerin yer aldığı tutanağı imzalamaya da davet edilemeyecektir. Öte yandan, vergi inceleme elemanları tarafından mali tatil süresinden önce yapılan tebligat ile mükelleften defter ve belgelerinin ibrazının talep edilmesi ve söz konusu talebe ilişkin olarak da mükellefe tanınan sürenin son gününün mali tatile rastlamış olması halinde, bu sürenin mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren 7 gün uzamış sayılması uygun görülmüştür. Örnek 2 : Vergi inceleme elemanı tarafından 25 Haziran 2007 tarihinde mükellef (J)'ye tebliğ edilen yazıyla defter ve belgelerinin inceleme amacıyla ibrazı istenilmiş olup, söz konusu talebe ilişkin olarak da tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük bir süre tanınmıştır. Bu sürenin son günü (10 Temmuz 2007) mali tatile rastladığından, mükellefe tanınan süre, mali tatil 2007 yılı için 20 Temmuz 2007 tarihinde sona ereceğinden, 20 temmuz tarihini takip eden günden itibaren yedi gün uzayacak ve 27 Temmuz 2007 tarihi mesai saati bitiminde sona erecektir. 7. Mali tatil süresince bilgi isteme ve tebligat işlemleri 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin (5) numaralı fıkrasında, "Tatil süresince, vergi ve ceza ihbarnameleri ile mahsup taleplerine yönelik olanlar hariç, bilgi isteme talepleri mükelleflere, vergi ve ceza sorumlularına bildirilmez. Ancak tatil süresi içinde gerçekleşen tebligat işlemlerinde süre, malî tatilin son gününden itibaren işlemeye başlar." hükmü yer almaktadır. Söz konusu fıkra hükmüne göre vergi/ceza ihbarnameleri mali tatil süresi içinde mükellefler ile vergi ve ceza sorumlularına bildirilmeyecek; tatil süresi içinde gerçekleşen tebligat işlemlerinde ise süre mali tatil süresince işlemeyecektir. İkmalen, re'sen veya idarece yapılmış olan tarhiyatlara karşı mükelleflerin kendilerine tanınan yasal haklardan (dava açma, cezada indirim ve uzlaşma talep etme) herhangi birini kullanma süresi bu tarhiyatlara ilişkin vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün olup, tebligatın mali tatil süresi içinde yapılması halinde süre, mali tatilin son gününden itibaren işlemeye başlayacaktır. Örnek 1 : Yapılan re'sen tarhiyat sonucu düzenlenen ve 28 Haziran 2007 tarihinde postaya verilen vergi/ceza ihbarnamesinin, posta idaresince 4 Temmuz 2007 tarihinde mükellefe tebliğ edilmesi üzerine, söz konusu tarhiyata karşı mükellefin kendisine tanınan yasal haklardan (dava açma, cezada indirim ve uzlaşma talep etme) yararlanmak için başvuru süresi 3 Ağustos 2007 tarihinde sona erecektir. Ancak, tebligat işlemi mali tatil süresi içerisinde gerçekleştiğinden anılan süre, mali tatilin son gününden (20 Temmuz 2007) itibaren işlemeye başlayacak ve 19 Ağustos 2007 tarihinde sona erecektir. Bu tarihin resmi tatile rastlamasından dolayı da süre, 20 Ağustos 2007 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzayacaktır. Dava açma süresi yönünden ise, 20 Ağustos 2007 tarihinin İdari Yargılama Usulü Kanunu uyarınca çalışmaya ara verme süresine rastlaması nedeniyle dava açma süresi, çalışmaya ara vermenin sona erdiği günü (5 Eylül 2007) izleyen günden itibaren yedi gün uzayacak ve söz konusu sürenin son günü 12 Eylül 2007 tarihi olacaktır. Öte yandan, mahsup taleplerine yönelik olanlar hariç, bilgi isteme talepleri ile ilgili olarak da yukarıda yer alan açıklamalara göre işlem yapılacaktır. Mahsup taleplerine yönelik bilgi isteme talepleri ise mali tatil süresi içerisinde de muhataplarına bildirilebilecek olup, gerek mali tatil süresinden önce gerekse de mali tatil süresi içerisinde gerçekleşen söz konusu bilgi isteme taleplerine ilişkin tebligat işlemlerinde sürenin, mali tatil nedeniyle uzaması söz konusu olmayacaktır. Örnek 2 : Mükellef (K), 19 Haziran 2007 tarihinde vergi dairesine verdiği dilekçeyle 2007/04 vergilendirme döneminde istisna uygulanmasından dolayı iadesi gereken katma değer vergisi tutarının diğer vergi borçlarına mahsubunu talep etmiştir. Bunun üzerine vergi dairesinin 26 Haziran 2007 tarihli ve tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde yerine getirilmesi istenilen söz konusu mahsup talebine ilişkin bilgi isteme yazısı, 4 Temmuz 2007 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. Tebligat işlemi mali tatil süresi içinde gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, bilgi isteme talebine ilişkin süre mali tatil nedeniyle uzamayacak ve 19 Temmuz 2007 tarihinde sona erecektir. 8. Mali tatilin sona erdiği günü izleyen beş gün içinde biten kanuni ve idari süreler . 6661 sayılı Kanun ile 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan hüküm, "Malî tatilin sona erdiği günü izleyen beş gün içinde biten bu madde kapsamındaki kanuni ve idari süreler, malî tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren beşinci günün mesai saati bitiminde sona ermiş sayılır." şeklinde değiştirilmiştir. Söz konusu hükme göre, mali tatilin sona erdiği günü izleyen beş gün içinde biten kanuni ve idari süreler, tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren beşinci günün mesai saati bitiminde sona erecektir. Örnek 1 : Vergi dairesinin 16 Haziran 2016 tarihli ve mükellef (M)’ye tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yerine getirilmesi istenilen bilgi isteme talebine ilişkin yazısı, posta idaresince 21 Haziran 2016 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. Mükellefe tanınan 30 günlük idari süre, 21 Temmuz 2016 tarihinde bittiğinden ve bu tarih de mali tatil süresinin sona erdiği günü izleyen beş günlük süre içinde yer aldığından, söz konusu süre 25 Temmuz 2016 tarihinde (bu tarih dahil) sona erecektir.. Örnek 2 : Mükellef (N) adına yapılan ikmalen tarhiyata ilişkin olarak düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesi 22 Haziran 2016 tarihinde mükellefe tebliğ edilmiştir. Tarhiyat sonrası uzlaşma talebinin, vergi/ceza ihbarnamesinin tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılması gerekmektedir. Ancak bu sürenin son günü olan 22 Temmuz 2016 tarihi, mali tatilin sona erdiği günü izleyen beş günlük süre içinde yer aldığından, mükellefin uzlaşma talep etme süresi 25 Temmuz 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzayacaktır. Örnek 3 : Mükellef (O)'nun, Gelir Vergisi Kanununun 98 inci maddesi uyarınca ertesi ayın 23’üncü günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine vermesi gereken Haziran/2016 dönemine ait gelir (stopaj) vergisine ilişkin muhtasar beyannamenin verilme süresi 25 Temmuz 2016 (23, 24 Temmuz 2016 tarihleri resmi tatile rastladığından) tarihi olacak, mali tatil nedeniyle ayrıca bir süre uzatımı olmayacaktır. Bu beyannameye göre tahakkuk eden vergi de 26 Temmuz 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödenecektir. 9. Beyanname verme süresi mali tatil nedeniyle uzamış olan vergilerde ödeme süresi 6661 sayılı Kanun ile 5604 sayılı Kanunun 1 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yer alan hüküm, "Beyana dayanan ve beyanname verme süresi malî tatil nedeniyle uzamış olan vergilerde ödeme süresi (aynı ay içerisinde kalmak kaydıyla), uzayan beyanname verme süresinin son gününü izleyen günün mesai saati bitimine kadar uzamış sayılır." şeklinde değiştirilmiştir. Mali tatil kapsamında olan ve bu Tebliğin "Diğer hususlar" başlıklı 10 numaralı bölümünde belirtilenler hariç olmak üzere, - Verilme süresinin son günü mali tatil süresine rastlayan vergilere ilişkin beyannamelerin verilme süresi, 2016 yılı için 27 Temmuz 2016 tarihi, bu beyannamelere göre tahakkuk eden vergilerin ödeme süresi de 28 Temmuz 2016 tarihi, - Verilme süresinin son günü mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren beşinci günü mesai saati bitimine kadar olan vergilere ilişkin beyannamelerin verilme süresi, 2016 yılı için 25 Temmuz 2016 tarihi, bu beyannamelere göre tahakkuk eden vergilerin ödeme süresi de 26 Temmuz 2016 tarihi mesai saati bitimi olacaktır. Örnek 1 : Haziran/2016 dönemine ait 5602 sayılı Kanunda tanımlanan şans oyunlarıyla ilgili veraset ve intikal vergisi beyannamesinin, 20 Temmuz 2016 tarihi mesai saati sonuna kadar verilmesi gerekmekle birlikte, bu tarih mali tatil süresine rastladığından, söz konusu beyannamenin verilme süresi 27 Temmuz 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil), bu beyannameye göre tahakkuk eden verginin ödeme süresi de 28 Temmuz 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzayacaktır. Örnek 2 : Haziran/2016 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinin verilme süresi 25 Temmuz 2016 (24 Temmuz 2016 tarihi resmi tatile rastladığından) tarihi olacak, mali tatil nedeniyle ayrıca bir süre uzatımı olmayacaktır. Bu beyannameye göre tahakkuk eden vergi de 26 Temmuz 2016 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödenecektir. Haziran/2017 dönemine ait katma değer vergisi beyannamesinin verilme süresinin son günü olan 24 Temmuz 2017 tarihi ise mali tatilin son gününü izleyen tarihten itibaren beş günlük süre içerisine rastladığından, söz konusu beyannamenin verilme süresi 25 Temmuz 2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) uzayacak olup bu beyannameye göre tahakkuk eden vergi 26 Temmuz 2017 tarihine kadar (bu tarih dahil) ödenecektir. İlgili kanunlarına göre temmuz ayında verilmesi icap eden ve verilme süreleri mali tatile rastlayan beyannameler için dileyen mükellef ve sorumluların mali tatil süresi içerisinde de beyanname vermeleri imkan dahilindedir. Bu şekilde verilen beyannamelere göre tahakkuk eden vergilerin, en geç 5604 sayılı Kanuna göre belirlenen sürelerde ödenmesi gerekmekle birlikte, istenirse söz konusu sürelerden önce ödenebileceği de tabiidir. 10. Diğer hususlar Aşağıda belirtilen sürelerin mali tatil nedeniyle uzaması söz konusu olmayacaktır. - İcra yoluyla yapılan satışlarda katma değer vergisi uygulamasına yönelik (5) No.lu katma değer vergisi beyannamesinin, 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-6.2.2) bölümünde belirtilen verilme ve ödeme süreleri, - Sürekli beyanname vermek zorunda olanlar dışındaki resmî kuruluşlar tarafından müzayede mahallerindeki satışlar dolayısıyla tahsil edilen katma değer vergisinin, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (I/B-6.1) bölümünde belirtilen ödeme süresi, - 18/1/1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 118 inci maddesine göre noterler tarafından tahsil edilen damga vergisi ve harç bedellerinin anılan Kanunun 119 uncu maddesi uyarınca ilgili vergi dairesine bildirilmesine ilişkin olarak verilecek beyannameler ile süreksiz yükümlülük şeklinde değerlendirilen ve 2/7/1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa göre verilen (1) ve (4) No.lu beyannamelerin verilme ve ödeme süreleri. Tebliğ olunur. GİB Ayrıca blog yazımızı okuyabilirsiniz; Mali Tatil Nedir, Ne Zaman Uygulanır ve Kimleri Kapsar?
-
266. Kredi Kartı, Banka Kartı, Karekod, Elektronik Cüzdan vb. Ödeme Araçları Kullanılmak Suretiyle Gerçekleştirilen Tahsilatlarda Kullanılan Ödeme Sistemleri ve Cihazlara İlişkin Usul ve Esasların Belirlenmesi Amacıyla VUK Genel Tebliği Taslağı Hazırlandı
Kayıtlı ekonominin desteklenmesi, vergi güvenliğinin sağlanması, mal teslimi veya hizmet ifasında bulunan mükelleflerin satış hasılatlarının doğru bir şekilde tespit edilmesi ile mal teslimi veya hizmet ifası karşılığında fatura veya fatura yerine geçen belgelerin tam ve doğru bir şekilde düzenlenmesini sağlamak amacıyla kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatlarda mükelleflerin kendilerine ait ödeme sistemlerini veya cihazları kullanmalarına ve banka veya ödeme hizmet sağlayıcıları tarafından kendilerine tahsis edilen ödeme sistemlerini veya cihazlarını bayilik veya benzeri iş ilişkileri kapsamında aralarındaki sözleşmeye istinaden başka mükelleflere tahsis etmelerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla bir Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği taslağı hazırlanmıştır. Söz konusu taslak Genel Tebliğin geliştirilmesi ve yayımlanmaya hazır hale getirilmesi için Başkanlığımızca yapılan çalışmalar devam etmekte olup, mevcut taslakta yer alan konuların geliştirilmesi, değiştirilmesi veya katkıda bulunulması ile ilgili görüş ve önerilerinizi 24/7/2025 Perşembe günü sonuna kadar 65.sube@gelirler.gov.tr elektronik posta adresine iletebilirsiniz. Söz konusu Tebliğ taslağına ulaşmak için tıklayınız.
-
267. POS ve Ödeme Sistemlerine İlişkin VUK Tebliği Taslağı Yayımlandı
VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2025/68 KONU: POS ve Ödeme Sistemlerine İlişkin VUK Tebliği Taslağı Yayımlandı Gelir İdaresi Başkanlığınca, kredi kartı, banka kartı, ön ödemeli kart, karekod, elektronik cüzdan ve benzeri ödeme araçları kullanılmak suretiyle gerçekleştirilen tahsilatlarda mükelleflerin kendilerine ait ödeme sistemlerini veya cihazları kullanmalarına ve banka veya ödeme hizmet sağlayıcıları tarafından kendilerine tahsis edilen ödeme sistemlerini veya cihazlarını bayilik veya benzeri iş ilişkileri kapsamında aralarındaki sözleşmeye istinaden başka mükelleflere tahsis etmelerine ilişkin usul ve esasların belirlenmesi amacıyla bir Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği taslağı hazırlanmıştır. Tebliğ Taslağında öne çıkan bazı hususlar aşağıdaki şekilde özetlenmiştir. Fiziki Cihaz Kullanımı: Perakende satış veya hizmet ifasında bulunan mükellefler için Yeni Nesil Ödeme Kaydedici Cihaz (YN ÖKC) kullanımı zorunludur. Ancak bu mükelleflerin, Güvenli Mobil Ödeme ve Elektronik Belge Yönetim Sistemine dâhil olarak bu Sistem kapsamındaki ödeme kabul eden araçları kullanmaları durumunda YN ÖKC kullanma zorunluluğu bulunmamaktadır. Başkasına Ait Cihazların Kullanımı Yasağı: Zorunluluk kapsamında olan mükelleflerin başkalarına ait YN ÖKC veya mobil ödeme sistemlerini kullanmaları yasaktır. Aynı şekilde, bu kapsamda olmayan mükelleflerin aldıkları cihazları da başkalarına kullandırmaları yasaktır. Bayilik İlişkisi Kapsamında Kullanım: Bayilik kapsamında POS cihazlarının başkasına kullandırılabilmesi için Türkiye çapında en az 30 bayiye sahip olunması, bayilik sözleşmesinin yapılması, ödeme sliplerinde ana firmanın bilgilerinin bulunması ve yapılan tahsilatların GİB’e bildirilmesi gibi şartlar yer almaktadır. Sanal POS Kullanımı: Elektronik ticaret ortamında faaliyet gösteren mükellefler (ETHS ve ETAHS) sanal POS uygulamaları üzerinden tahsilat yapabilecektir. Bankalar bu uygulamaları kurmadan önce e-ticaret ortamının varlığını teyit etmekle yükümlüdür. Elektronik ticaret kapsamı dışında kalan işlemlerde, sanal POS uygulamaları doğrudan kullanılamayacak; ancak ana firmaya ait sanal POS uygulaması, Tebliğde sayılan özel koşullar sağlanmak suretiyle bayiler tarafından kullanılabilecektir. Bu kullanım için Türkiye çapında en az 30 bayiye sahip olunması, sabit IP zorunluluğu, fatura düzenleme yükümlülüğü ve GİB'e bildirim gibi şartlar getirilmiştir. POS Kullanımının Takibi ve Denetimi: Bankalar ve ödeme hizmet sağlayıcıları, tahsis ettikleri cihaz ve uygulamaların amaca aykırı kullanılıp kullanılmadığını denetlemek ve uygunsuz kullanımları engellemekle yükümlüdür. Aksi tespit edilen uygulamalar kapatılarak GİB'e bildirilecektir. Cezai Hükümler: Tebliğe aykırı hareket eden mükellefler, banka/ödeme hizmet sağlayıcıları, finans kuruluşları, özel entegratörler ve YN ÖKC firmaları hakkında Vergi Usul Kanunu’nun ilgili ceza hükümleri uygulanacaktır. Diğer Düzenlemeler: Tebliğe uygunluk için yapılacak teknik düzenlemelere ilişkin kurallar, GİB tarafından yayımlanacak teknik kılavuzlarla ayrıca belirlenecek olup, Başkanlık süreleri altı ayı geçmemek üzere uzatma yetkisine sahiptir. Geçiş Süreci: Mevcut POS uygulamaları, Tebliğin yürürlük tarihini takip eden ayın sonuna kadar Tebliğe uygun hale getirilecektir. Aksi takdirde cihazlar kullanıma kapatılacak ve GİB’e bildirilecektir.
-
268. 9 Seri No.lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair 7440 Sayılı Kanun Genel Tebliği 14/7/2025 tarihli ve 32956 sayılı Resmi Gazete’de Yayımlandı
Tebliğde, mücbir sebep hali 30/11/2025 tarihinde sona erecek olan mükelleflerin; Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya illeri ile Gaziantep İlinin İslahiye ve Nurdağı ilçelerindeki dairelere, 7440 sayılı Kanun kapsamında 28/2/2026 (bu tarihin resmî tatile rastlaması nedeniyle 2/3/2026) tarihine kadar başvuru yapılabileceği, birinci taksitin (peşin ödeme dâhil) 31/3/2026 tarihine kadar (bu tarihler dâhil), diğer taksitlerin ise takip eden aylarda ödenmesi gerektiği yönünde açıklamalara yer verilmiştir. Açıklayıcı bilgi notuna ulaşmak için tıklayınız. Söz konusu Genel Tebliğe ulaşmak için tıklayınız.
-
269. Kanun Yolundan Vazgeçme Uygulamasına İlişkin İnfografik Yayınlandı
Kanun yolundan vazgeçme, vergi/ceza ihbarnamesine karşı açılan davalarda, mükelleflerin yargılama sürecinin sonuçlanmasını beklemeksizin istinaf veya temyiz başvuru süresi içerisinde İdareye başvurmaları halinde uyuşmazlıkların çözümlenmesini sağlayan uygulamadır. Bu uygulama ile vergi/ceza ihbarnamesine karşı süresinde açılan davalarda mükelleflerin, istinaf veya temyiz başvuru süresi içerisinde kanun yolundan vazgeçmeleri hâlinde, İdarece de ihtilaflar sürdürülmeyecek, verilen yargı kararının niteliğine göre vergi ve/veya cezalar indirimli olarak tahakkuk edecektir. Bu şekilde tahakkuk eden vergilerin ve/veya cezaların vergiye ilişkin gecikme faiziyle süresinde ödenmesi hâlinde ayrıca indirim uygulanacaktır. Konuya ilişkin detaylı açıklamalar ve örnekler 517 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde yer almaktadır. Kanun Yolundan Vazgeçme uygulaması hakkında açıklamaların yer aldığı İnfografik hazırlanmıştır. İnfografik için tıklayınız. Detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini (VİMER-189) arayabilirsiniz.
-
270. Yabancı Plakalı Taşıtların Faaliyetlerine Dair 4925 Sayılı Kanun ile 655 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Kapsamında Verilen İdari Para Cezalarının Tahsiline İlişkin Yönetmelik
8 Ekim 2025 ÇARŞAMBA Resmî Gazete Sayı : 33041 YÖNETMELİK Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından: YABANCI PLAKALI TAŞITLARIN FAALİYETLERİNE DAİR 4925 SAYILI KANUN İLE 655 SAYILI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME KAPSAMINDA VERİLEN İDARİ PARA CEZALARININ TAHSİLİNE İLİŞKİN YÖNETMELİK Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı ve kapsamı, sürücüsünün tabiiyetine bakılmaksızın yabancı plakalı karayolu taşıtları için 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile 26/9/2011 tarihli ve 655 sayılı Ulaştırma ve Altyapı Alanına İlişkin Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında verilen idari para cezalarının tahsiline ilişkin usul ve esasları belirlemektir. Dayanak MADDE 2- (1) Bu Yönetmelik, 4925 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin üçüncü fıkrası ile 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 28 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak hazırlanmıştır. Tanımlar MADDE 3- (1) Bu Yönetmelikte geçen; a) Bakanlık: Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, b) İdari para cezası karar tutanağı: 4925 sayılı Kanun veya 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yabancı plakalı taşıta ve/veya yabancı plakalı taşıtın sürücüsüne düzenlenen idari para cezası karar tutanağını, c) Muhasebe birimi: Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı genel bütçeli muhasebe birimleri ile vergi dairesi müdürlüklerini, ç) Muhasebe yetkilisi mutemedi: Muhasebe yetkilisi adına ve hesabına para ve parayla ifade edilebilen değerleri geçici olarak almaya, muhafaza etmeye, vermeye, göndermeye yetkili ve bu işlemler ile ilgili olarak doğrudan muhasebe yetkilisine karşı sorumlu olan kamu görevlileri ve yetkili memurları, d) Yabancı plakalı taşıt: Tescil edildiği ülkenin tescil belgesi ve tescil plakası bulunan ve geçici olarak Türkiye’ye girmesine izin verilmiş olan taşıtları, e) Yabancı sürücü: Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan ve motorlu veya motorsuz bir aracı veya taşıtı sevk ve idare eden kişiyi, f) Yetkili kurum: 4925 sayılı Kanun veya 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında idari para cezası karar tutanağı düzenlemeye yetkili; Bakanlık, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Ticaret Bakanlığının sınır kapılarındaki birimleri, belediyelerin ilgili birimlerini, ifade eder. İdari para cezası ve veri paylaşımı MADDE 4- (1) Sürücüsünün tabiiyetine bakılmaksızın 4925 sayılı Kanunun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası veya 655 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye dayanılarak yürürlüğe konulan mevzuata aykırı hareket eden yabancı plakalı taşıtlara yetkili kurumlarca idari para cezası karar tutanağı düzenlenir. (2) İdari para cezası karar tutanakları 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 26 ncı maddesine göre tebliğ edilir. (3) Düzenlenen idari para cezası karar tutanaklarına ilişkin bilgiler anında elektronik ortama aktarılır. Belediyelerce düzenlenen elektronik veya basılı idari para cezası karar tutanaklarının sistem girişleri usulüne uygun olarak Bakanlıkça gerçekleştirilir. (4) Üçüncü fıkraya uygun olarak sistem girişleri gerçekleştirilen idari para cezasına ilişkin tutanakların bilgileri anlık olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğüne aktarılır. (5) Muhasebat Genel Müdürlüğüne aktarılan bilgiler, idari para cezalarının tahsilinde veri olarak kullanılır. (6) İdari para cezasını düzenleyen yetkili kurum, tahsil edilen idari para cezalarına ilişkin verileri Muhasebat Genel Müdürlüğü sisteminden sorgulayarak alabilir. (7) İdari para cezası karar tutanaklarının muhatabına tebliğ edilmesi halinde, idari para cezasına ilişkin tutanakların bilgilerine ek olarak tebliğ tarihi bilgisi Muhasebat Genel Müdürlüğüne gönderilir. (8) İlgilisine tebliğ edilmiş ve kesinleştiği halde süresinde ödenmemiş idari para cezaları 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında takip edilmek üzere cezayı veren kurum tarafından ilgili vergi dairesine aktarılır. Bu cezaların takip edilebilmesi için 5326 sayılı Kanunun 25 inci maddesinde yer alan bilgiler ve Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenmiş olan bilgilerin tutanakta yer alması gerekir. (9) Vergi dairesine takip için bildirilmiş olan idari para cezasının Muhasebat Genel Müdürlüğüne bağlı muhasebe birimleri tarafından tahsil edilmesi halinde, bu tahsilata ilişkin veriler cezayı veren kurumca Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilir. (10) Yabancı sürücüye düzenlenen idari para cezası karar tutanakları ve varsa taşıtın yaptırımlardan muafiyetine ilişkin tutanaklar Göç İdaresi Başkanlığına bildirilir. Tahsilat MADDE 5- (1) Yabancı plakalı taşıtların faaliyetleri kapsamında, bu taşıtlara ve/veya bu taşıtın şoförüne düzenlenen idari para cezaları cezayı veren kuruma, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı muhasebe birimleri ve bu birimlere bağlı muhasebe yetkilisi mutemetlerine, vergi dairelerine, Muhasebat Genel Müdürlüğü ve/veya Gelir İdaresi Başkanlığınca yetkilendirilen banka veya PTT şubelerine ödenir. Banka veya kredi kartı ile tahsilatın yapılabildiği hudut kapılarında, söz konusu cezaların banka veya kredi kartı aracılığıyla da ödenmesi mümkündür. (2) Yabancı plakalı taşıtların faaliyetleri kapsamında, bu taşıtlara ve/veya bu taşıtın şoförüne düzenlenen idari para cezaları, sürücüsü bilgilendirilmek suretiyle tahsil edilir. Bu cezalardan ilgilisine tebliğ edilmemiş olanlar, tahsil edildiği tarihte tebliğ edilmiş sayılır. İdari para cezasının yasal dayanağı ve itiraz süreci de dâhil yazılı veya elektronik formatta muhataplarına yapılacak ek bilgilendirmelerin usulü ve buna ilişkin varsa ek veri paylaşımlarına ilişkin hususlar yetkili kurumlar arası yapılacak protokolle belirlenir. (3) Tebliğ edilip edilmediğine veya kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın idari para cezaları gümrüklerdeki muhasebe birimlerine de ödenebilir. Çıkış izni MADDE 6- (1) Yabancı plakalı taşıtlara ait idari para cezalarının Muhasebat Genel Müdürlüğü sistemi üzerinden bildirilmesi halinde, cezanın tahsili gerçekleşmeden aracın yurt dışına çıkışına gümrük idaresince izin verilmez. Hüküm bulunmayan haller MADDE 7- (1) Bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde, ilgili diğer mevzuat hükümleri ile bu Yönetmeliğin yürütülmesinden sorumlu Bakanlıklarca görev ve yetkileri kapsamında alınacak kararlar uygulanır, ilgili uluslararası sözleşme hükümleri saklıdır. Yürürlük MADDE 8- (1) Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Yürütme MADDE 9- (1) Bu Yönetmelik hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı, İçişleri Bakanı, Ticaret Bakanı ile Ulaştırma ve Altyapı Bakanı birlikte yürütür.