Arama
-
51. SGK Borç Yapılandırması Nedir? Vergi ve SGK Borçlarına Yapılandırma Nasıl Yapılacak?
İşletmelerin mali sağlığı, yasal yükümlülüklerin düzenli olarak yerine getirilmesine bağlıdır. Ancak ekonomik koşullar, nakit akışı sıkıntıları veya operasyonel zorluklar nedeniyle Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primleri, idari para cezaları ve bunlara bağlı gecikme faizleri birikebilir. Devlet, hem kamu alacaklarının tahsilatını sağlamak hem de mükelleflere finansal bir rahatlama sunmak amacıyla belirli dönemlerde "Borç Yapılandırma" kanunlarını yürürlüğe koyar. Peki, bu yapılandırma tam olarak ne anlama gelir? Hangi borçları kapsar ve işletmelere hangi somut avantajları sunar? Bu makalede, SGK borç yapılandırmasının tanımını, mekanizmasını ve işletme yönetimi üzerindeki stratejik etkilerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz. SGK Borç Yapılandırması Nedir? SGK Borç Yapılandırması, vadesi geçmiş ve tahsilatı riskli hale gelmiş sigorta primi, işsizlik sigortası primi, idari para cezası ve GSS primi gibi borçların, yasal bir düzenleme ile yeniden ödenebilir bir plana bağlanmasıdır. Bu bir borç silme veya "af" uygulaması değil, bir finansal yeniden düzenleme aracıdır. Uygulamanın temel mekanizması şu şekildedir: Anapara Korunur: Borcun asıl tutarı (prim anaparası) üzerinde bir indirim yapılmaz. Faizler Güncellenir: Borca işlemiş olan yüksek oranlı gecikme zammı ve gecikme cezaları silinir. Yİ-ÜFE Uygulaması: Silinen faizlerin yerine, borcun vadesinden kanunun çıktığı tarihe kadar olan süre için çok daha düşük bir oran olan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarına göre bir güncelleme yapılır. Taksitlendirme: Ortaya çıkan yeni (güncellenmiş) toplam borç, mükellefin talebine göre peşin veya 12, 18, 24, 36 ay gibi uzun vadelere bölünür. Yapılandırmanın İşletmelere Sağladığı Stratejik Avantajlar Yapılandırma, borcu sadece taksitlendirmenin ötesinde, işletmelere ciddi operasyonel ve finansal faydalar sağlar: İcra Takiplerinin Durdurulması: Yapılandırmaya başvurulup ilk taksitin ödenmesiyle birlikte, SGK tarafından başlatılmış olan tüm icra takipleri ve haciz işlemleri (e-hacizler dahil) durdurulur. Bu, işletmenin banka hesapları ve varlıkları üzerindeki baskıyı kaldırır. Finansal Maliyet Avantajı: Gecikme zammı ve cezaları yerine Yİ-ÜFE'nin uygulanması, toplam borç yükünde ciddi bir nominal indirim sağlar. Peşin Ödeme İndirimi: Yapılandırılan borcun tamamının ilk taksit süresi içinde (peşin) ödenmesi halinde, hesaplanan Yİ-ÜFE tutarı üzerinden ek olarak genellikle %90 oranında bir indirim daha yapılır. Bu, borcu anaparaya en yakın tutarla kapatma fırsatı sunar. Teşvik Devamlılığı: SGK'ya borcu olan işverenler, yasal olarak %5'lik Hazine indirimi başta olmak üzere diğer sigorta primi teşviklerinden yararlanamaz. Yapılandırma yaparak ve taksitleri düzenli ödeyerek "borcu yoktur" statüsü kazanılır ve teşviklerden tekrar yararlanılmaya başlanır. Genel Sağlık Sigortası (GSS) Aktivasyonu: Özellikle Bağ-Kur (4b) sigortalıları ve GSS prim borçluları için yapılandırma, birikmiş borçları ödenebilir hale getirir ve sağlık hizmetlerinden aktif olarak yararlanmalarının önünü açar. Uygulamada Sık Karşılaşılan Yanılgılar (Yapılandırma Ne Değildir?) Yapılandırma süreçlerinde bilgi eksikliği, hak kayıplarına yol açabilmektedir. Aşağıdaki noktalar, sürecin doğru yönetilmesi için kritik öneme sahiptir: Yanılgı 1: "Tüm borç (anapara) siliniyor." Doğrusu: Hayır. Yapılandırmada prim aslı (anapara) borcu asla silinmez. Sadece anaparaya işlemiş olan gecikme faizi ve cezaları gibi fer'i alacaklar silinir, yerine Yİ-ÜFE farkı eklenir. Yanılgı 2: "Başvuru yapmak yeterlidir." Doğrusu: Başvuru, süreci başlatan adımdır ancak yapılandırmayı geçerli kılmaz. Yapılandırmanın yasal olarak geçerli sayılması (ihya olması) için ilk taksitin süresi içinde ve eksiksiz ödenmesi mutlak bir şarttır. Yanılgı 3: "Taksitleri ara sıra aksatmak sorun olmaz." Doğrusu: Yapılandırma kanunları, "ihlal" koşullarını net bir şekilde belirler. Genellikle bir takvim yılı içinde ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi, yapılandırmanın bozulmasına neden olur. Bozulan yapılandırmalarda, borcun tamamı eski yüksek faizleriyle birlikte yeniden canlanır ve icra takibi başlar. Yanılgı 4: "Her türlü SGK borcu kapsama girer." Doğrusu: Kanunlar kapsamı net olarak belirler. Genellikle prim, GSS, işsizlik ve İPC borçları kapsama girerken; rücu alacakları (iş kazası sonrası), kira alacakları veya bazı özel durumlar kapsam dışında kalabilir. Uygulama Örneği: Bir Şirketin Yapılandırma Süreci Firma: X Tekstil San. Tic. A.Ş. Mevcut Borç Durumu: SGK Prim Anapara Borcu: 300.000 TL İşlemiş Gecikme Zammı/Faizi: 110.000 TL Yapılandırma Öncesi Toplam Borç: 410.000 TL Yapılandırma Süreci: Firma, yasal süresi içinde yapılandırma başvurusunda bulunur. SGK, 110.000 TL'lik gecikme zammı ve faizini siler . Bunun yerine 300.000 TL'lik anapara için Yİ-ÜFE oranlarıyla (örneğin) 35.000 TL'lik bir güncelleme farkı hesaplar. Yeni Yapılandırılmış Borç: 300.000 TL (Anapara) + 35.000 TL (Yİ-ÜFE) = 335.000 TL . Finansal Sonuç: Şirket, bu işlemle toplam borcundan 75.000 TL (410.000 - 335.000) tasarruf etmiştir. Operasyonel Sonuç: Şirket, bu 335.000 TL'yi 24 ay taksitle ödemeyi seçer. İlk taksiti ödediği an, banka hesaplarındaki e-hacizler kaldırılır ve teşviklerden yararlanmaya başlar. SGK borç yapılandırması, işletmeler için bir "af" değil, borç disiplinini yeniden sağlamak için sunulan stratejik bir finansal araçtır. Doğru kullanıldığında, işletmeleri yüksek faiz yükünden kurtarır, yasal takibatları durdurur ve ticari faaliyetler için gerekli olan "borcu yoktur" statüsünü geri kazandırır. Ancak süreç, başvuru ve ödeme tarihlerine azami riayet gerektiren teknik bir süreçtir. İşletmenizin borç yapısına en uygun ödeme planının (peşin, taksitli) seçilmesi ve sürecin hatasız yönetilmesi için mutlaka mali müşavirinizden profesyonel destek almanız tavsiye edilir. Şu blog yazısına da göz atabilirsiniz; İşten Ayrılan Personelin SGK ve Vergi Bildirim Nasıl Yapılır? Şu mevzuatı da okuyabilirsiniz; SGK Genelgesi 2025/15 – 2013/11 sayılı Genelgede Değişiklik
-
52. SGK Borcu Sorgulama Nasıl Yapılır? SGK Borcu Yoktur Yazısı Nasıl Alınır?
İhale süreçlerinde, kamu ödemelerinde, banka işlemlerinde veya bazı sözleşmelerde en sık talep edilen belgelerden biri SGK borcu yoktur yazısı dır. Özellikle işverenler için işveren SGK borcu yoktur belgesi, resmi işlemlerin sorunsuz ilerlemesi açısından kritik önem taşır. Bu rehberde; SGK borcu nedir , SGK borcu sorgulama nasıl yapılır , SGK borcu yoktur yazısı e-Devlet üzerinden nasıl alınır , SGK borcu ödeme ve yapılandırma işlemleri nasıl yapılır gibi konuları adım adım ele alıyoruz. SGK Borcu Nedir? SGK Borcu Neden Olur? SGK borcu , işverenlerin veya sigortalıların Sosyal Güvenlik Kurumu’na ödemekle yükümlü olduğu prim, idari para cezası, gecikme zammı veya diğer yasal yükümlülüklerden kaynaklanan borçlardır. SGK borcu neden çıkıyor? En sık karşılaşılan nedenler şunlardır: Aylık prim ve hizmet belgelerinin süresinde verilmemesi Sigorta primlerinin zamanında ödenmemesi Eksik prim bildirimi İdari para cezaları Gecikme faizi ve gecikme zammı Özellikle işverenler açısından SGK borcu , çalışan primlerinin eksik ya da geç ödenmesi durumunda hızla büyüyebilir. Bu nedenle düzenli SGK borcu sorgulama yapılması önemlidir. SGK Borcu Var mı Nasıl Öğrenebilirim? (SGK Borcu Sorgulama) “ SGK borcu var mı nasıl öğrenebilirim? ” sorusu hem bireyler hem de işverenler tarafından sıkça sorulur. SGK borcu sorgulama yöntemleri: 1️⃣ e-Devlet üzerinden SGK borcu sorgulama e-Devlet sistemine giriş yaparak: “SGK Borcu Sorgulama” “4A/4B/4C Borç Bilgileri” “e SGK borcu yoktur” başlıkları üzerinden borç durumu görüntülenebilir. 2️⃣ İşverenler için SGK borcu sorgulama İşverenler, SGK borcu yoktur işveren sistem (e-SGK) üzerinden kullanıcı adı ve şifre ile giriş yaparak borç durumlarını detaylı şekilde kontrol edebilir. Düzenli SGK borcu sorgulama , ileride alınacak SGK borcu yoktur yazısı için sürprizlerle karşılaşmamak adına önemlidir. SGK Borcu Yoktur Yazısı Nasıl Alınır? En çok merak edilen konulardan biri: SGK borcu yoktur yazısını nasıl alabilirim? SGK borcu yoktur yazısı , işverenin SGK’ya prim veya idari para cezası borcu bulunmadığını gösteren resmi belgedir. SGK borcu yoktur yazısı e-Devlet üzerinden alma e-Devlet sistemine giriş yapılır “SGK borcu yoktur yazısı e devlet” araması yapılır “e SGK borcu yoktur” hizmeti seçilir Belge oluşturulur ve indirilebilir Bu belge genellikle PDF formatında alınır. SGK Borcu Yoktur V2 Nedir? SGK borcu yoktur v2 , özellikle ihale ve kamu işlemlerinde kullanılan güncel belge versiyonudur. Bu versiyon, sistem üzerinden alınır ve SGK borcu yoktur doğrulama işlemi yapılabilir. Belge üzerinde yer alan barkod veya doğrulama kodu ile resmi geçerliliği kontrol edilir. SGK Borcu Yoktur Doğrulama Nasıl Yapılır? Alınan SGK borcu yoktur yazısı için doğrulama işlemi: SGK resmi sistemleri üzerinden Belge üzerindeki doğrulama kodu ile e-Devlet doğrulama ekranı aracılığıyla gerçekleştirilir. Özellikle kamu kurumları, ihaleler ve banka işlemleri için SGK borcu yoktur doğrulama süreci önemlidir. SGK Borcu Nasıl Ödenir? (SGK Borcu Ödeme) SGK borcu nasıl ödenir? SGK borcu ödeme işlemleri şu kanallar üzerinden yapılabilir: Banka şubeleri İnternet bankacılığı e-Devlet entegrasyonlu ödeme sistemleri SGK anlaşmalı bankalar İşverenler için SGK borcu ödeme , prim tahakkuk ekranı üzerinden oluşturulan tahakkuk fişine göre yapılır. Borç ödendikten sonra sistem güncellenir ve gerekli durumlarda yeniden SGK borcu yoktur yazısı alınabilir. SGK Borcu Yapılandırma Nasıl Yapılır? Zaman zaman çıkarılan kanunlar kapsamında SGK borcu yapılandırma imkanı sunulmaktadır. SGK borcu yapılandırma avantajları: Gecikme faizi indirimi Taksitlendirme Peşin ödemede ek avantaj Yapılandırma devam ettiği sürece, bazı durumlarda işveren SGK borcu yoktu belgesi alınabilir. Ancak bu durum başvuru türüne göre değişebilir. Şirket SGK Borcu Ödenmezse Ne Olur? “ Şirket SGK borcu ödenmezse ne olur? ” sorusu işverenler açısından kritik bir konudur. Ödenmeyen SGK borcu için: Gecikme zammı işler İcra süreci başlatılabilir İhale ve kamu ödemelerinde engel oluşabilir SGK borcu yoktur yazısı alınamaz Teşviklerden yararlanılamaz Bu nedenle düzenli SGK borcu sorgulama ve zamanında SGK borcu ödeme önemlidir. SGK Borcu Yoktur Yazısı Örneği Nasıldır? Bir SGK borcu yoktur yazısı örneği genellikle şu bilgileri içerir: İşveren unvanı Vergi numarası İş yeri sicil numarası Borç durum bilgisi Belge tarihi Doğrulama kodu Resmi belge, sistem üzerinden alınmalıdır. Manuel düzenlenmiş belgeler geçerli sayılmaz. Sıkça Sorulan Sorular 1️⃣ SGK borcu yoktur yazısını nasıl alabilirim? e-Devlet üzerinden “e SGK borcu yoktur” hizmetine girerek belge oluşturabilirsiniz. İşverenler ayrıca SGK işveren sistem üzerinden de alabilir. 2️⃣ SGK borcu var mı nasıl öğrenebilirim? e-Devlet veya SGK işveren sistemi üzerinden SGK borcu sorgulama yaparak öğrenebilirsiniz. 3️⃣ SGK borcu neden çıkar? Primlerin zamanında ödenmemesi, eksik bildirim, idari para cezası veya gecikme faizi nedeniyle SGK borcu oluşur. 4️⃣ SGK borcu nasıl ödenir? Anlaşmalı bankalar, internet bankacılığı veya e-Devlet üzerinden SGK borcu ödeme yapılabilir. 5️⃣ SGK borcu yapılandırma yapılır mı? Evet. Çıkarılan yapılandırma kanunları kapsamında SGK borcu taksitlendirilebilir. 6️⃣ SGK borcu yoktur doğrulama nasıl yapılır? Belge üzerindeki doğrulama kodu ile SGK veya e-Devlet sisteminden belge geçerliliği kontrol edilebilir.
-
53. SGK Borcu Ödenmezse Ne Olur? Haciz, Gecikme Zammı ve 6183 Süreci 2026
SGK borcu ödenmezse banka blokesi, haciz ve gecikme zammı süreci nasıl işler? 6183 kapsamında 2026 güncel rehber burada. SGK prim borçlarının zamanında ödenmemesi, işletmeler için yalnızca faiz yükü değil; haciz, banka blokesi ve kamu ihalelerinden men edilme gibi ciddi sonuçlar doğurur. Özellikle 2026 yılı itibarıyla SGK alacaklarının tahsilinde 6183 sayılı Kanun hükümleri aktif şekilde uygulanmaktadır. Bu rehberde: SGK borcu ödenmezse ne olur Gecikme zammı nasıl hesaplanır 6183 süreci nasıl işler Banka blokesi nasıl uygulanır Haciz süreci Şirketler ne yapmalı detaylı şekilde ele alıyoruz. SGK Borcu Ödenmezse Ne Olur? SGK prim borcu süresinde ödenmediğinde aşağıdaki süreç başlar: 1️⃣ Gecikme zammı uygulanır 2️⃣ Borç 6183 sayılı Kanun kapsamına girer 3️⃣ Ödeme emri gönderilir 4️⃣ Banka hesaplarına bloke konulabilir 5️⃣ Haciz işlemleri başlatılabilir Buna ek olarak: SGK borcu yoktur yazısı alınamaz Kamu ihalelerine girilemez İstihdam teşviklerinden yararlanılamaz SGK Gecikme Zammı Nasıl Hesaplanır? (2026) SGK prim borçlarında gecikme zammı her ay için uygulanır. 2026 yılı itibarıyla gecikme zammı oranı Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından belirlenmektedir. Hesaplama formülü: Örnek: Ana borç: 500.000 TL Aylık gecikme oranı: %3 6 ay gecikme Gecikme zammı ≈ 90.000 TL Gecikme süresi uzadıkça borç katlanarak artar. 6183 Süreci Nedir? SGK Borcunda 6183 Ne Anlama Gelir? SGK alacakları, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamında tahsil edilir. Süreç şu şekilde işler: Aşama Açıklama 1 Borç vadesinde ödenmez 2 Ödeme emri tebliğ edilir 3 7 gün içinde ödeme / itiraz 4 Banka hesaplarına bloke 5 Haciz işlemi Ödeme emrine 7 gün içinde itiraz edilmezse borç kesinleşir. SGK Banka Blokesi Nasıl Uygulanır? SGK, 6183 kapsamında borçlu işverenin: Banka hesaplarına POS hesaplarına Alacaklarına elektronik haciz (e-haciz) koyabilir. Banka blokesi uygulandığında: Hesaptaki tutar SGK’ya aktarılır Hesap kullanımına kısıtlama gelir İşletme nakit akışı durabilir Bu nedenle SGK borcu ödenmezse banka blokesi riski oldukça yüksektir. SGK Haciz Süreci Nasıl İşler? SGK, ödeme emrinden sonra şu mallara haciz uygulayabilir: Banka mevduatları Araçlar Gayrimenkuller Makine ve ekipmanlar Üçüncü kişilerdeki alacaklar Haciz sonrası satış işlemi başlatılabilir. SGK Borcu Ödenmezse İşletmeye Etkileri Risk Sonuç Gecikme Zammı Borç artışı Banka Blokesi Nakit akışı bozulur Haciz Malvarlığı kaybı Teşvik Kaybı İş gücü maliyeti artar Kamu İhaleleri Katılım engellenir SGK Borcu Olanlar Ne Yapmalı? (2026) 2026 itibarıyla özel yapılandırma kanunu bulunmamakla birlikte: 📌 6183 sayılı Kanunun 48. maddesi kapsamında tecil ve taksitlendirme mümkündür. Bu sayede: Haciz durur Banka blokesi kaldırılabilir Teşvik hakkı korunur SGK Borcu Hangi Sürede Hacze Dönüşür? Ödeme emrinden sonra 7 günlük süre geçtikten sonra SGK icra sürecini başlatabilir. Bu süre içerisinde: Borç ödenmeli Tecil başvurusu yapılmalı İtiraz varsa sunulmalıdır Mevzuat Dayanağı 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Tahsilat Genel Tebliğleri SGK Genelgeleri (2026 güncel uygulamalar) Sık Sorulan Sorular (2026) SGK borcu ödenmezse hemen haciz gelir mi? Önce ödeme emri gönderilir, 7 gün sonra haciz süreci başlar. SGK banka blokesi ne zaman uygulanır? Ödeme emri kesinleştikten sonra. Gecikme zammı oranı 2026 kaç? Hazine tarafından belirlenir ve aylık uygulanır. SGK borcu olan teşvik alabilir mi? Hayır. Ancak 6183 kapsamında tecil edilirse yararlanabilir. SGK borcu taksitlendirilirse haciz durur mu? Evet, tecil süresince haciz durur. SGK borcu yoktur yazısı nasıl alınır? Borç bulunmaması veya tecil edilmiş olması gerekir. 👉 Blog önerileri: SGK Prim Borcu Taksitlendirme 2026 SGK Borcu Yoktur Yazısı Nasıl Alınır?
-
54. Bölgesel Yatırım Teşvikinin SGK Uygulamasında Değişiklikler Yapıldı
ÖZET 1- 6’ncı bölge için belirlenen sürede sigorta primi işveren hissesi desteği veya varsa sigorta primi desteği sağlanmış ve uygulama süresi sona eren yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcının talebi halinde, desteğin sona erdiği ay dâhil önceki 12 aylık dönemde ilgili teşvik belgesi kapsamı yatırım için uygulama yapılan işyeri sicil numarası altında istihdam edilenlerin aylık ortalamasının altına düşülmediği aylar için uygulanmak ve ilgili teşvik belgesinde belirtilen ilave istihdam sayısını geçmemek üzere teşvik belgesi üzerinde herhangi bir işlem yapılmaksızın sigorta primi işveren hissesi ve varsa sigorta primi desteği uygulama süresi konuya ilişkin bilgilerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği tarihi takip eden aybaşından 31/12/2028 tarihine kadar yararlanılması mümkün olacaktır. 2 - Daha önceki uygulamada 1, 2, 3, 4 ve 5. bölgelerde Sigorta Primine Esas Kazanç alt sınırı üzerinden sigorta primi işveren hissesinin tamamı karşılanırken, yeni uygulamada Sigorta Primine Esas Kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta priminin % 50 si karşılanacaktır. 6’ncı bölgedeki uygulamada bir değişiklik olmamıştır. 3- Eski uygulamada 1, 2, 3, 4 ve 5. bölgeler için teşvikten yararlanabilecek azami destek tutarı varken, getirilen yeni düzenlemede 1, 2, 3, 4 ve 5. bölgeler için de teşvikten yararlanabilecek azami destek tutarı sınırlaması bulunmamaktadır. 4- Eski uygulamada gemi inşa yatırımlarında Sigorta Primine Esas Kazanç alt sınırı üzerinden sigorta primi işveren hissesinin tamamı en fazla 18 ay süreyle karşılanmakta iken getirilen yeni uygulamada Sigorta Primine Esas Kazanç alt sınırı üzerinden sigorta primi işveren hissesinin tamamı en fazla 24 ay süreyle karşılanacaktır. Ancak Savunma Sanayi kapsamındaki gemi yatırımları için süre değişebilecektir. 5- Teşvikten yararlanan bazı illerin bölgeleri aşağıdaki tabloda olduğu gibi değiştirilmiştir. İLLER ESKİ BÖLGESİ YENİ BÖLGESİ Bartın 4. Bölge 5. Bölge Bilecik 2. Bölge 3. Bölge Hatay 4. Bölge 5. Bölge Gümüşhane 5. Bölge 6. Bölge İsparta 2. Bölge 3. Bölge Karabük 2. Bölge 3. Bölge Kırklareli 2. Bölge 3. Bölge Mersin 3. Bölge 2. Bölge Nevşehir 4. Bölge 3. Bölge Tekirdağ 1. Bölge 2. Bölge 6- Aşağıdaki tabloda sigorta primi işveren hissesi desteğinin süresi belirtilmiştir. Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi kapsamında desteklenen yatırımlar için bu destek 6’ncı bölgede 12 yıl, diğer bölgelerde 8 yıl süreyle uygulanacaktır. 2025/9903 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı Gereği Bölgeler Bölgesel - Sektörel Yatırım Bölgesel - Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi Yatırım 1 - 8 Yıl 2 1 Yıl 8 Yıl 3 2 Yıl 8 Yıl 4 4 Yıl 8 Yıl 5 8 Yıl 8 Yıl 6 12 Yıl 12 Yıl 5510 SAYILI KANUNUN EK-2 İNCİ MADDESİNDE BELİRTİLEN TEŞVİK UYGULAMASININ USUL VE ESASLARI 5510 sayılı kanunun EK-2 inci maddesinde hüküm altına alınan Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararlar Uyarınca Uygulanan Sigorta Primi Teşviki uygulamasında ilgili mevzuat bölümünde belirtilen Cumhurbaşkanlığı Kararı ile Yatırımlarda Devlet Yardımları Hakkında Kararın Uygulanmasına İlişkin Tebliğde açıklandığı üzere bazı değişiklikler yapılmıştır. Yatırımlarda Devlet yardımları hakkında kararlar çerçevesinde düzenlenen teşvik belgeleri kapsamında gerçekleştirilecek yatırımlarla sigortalıları istihdam eden özel sektör işverenleri, söz konusu kararlarda belirtilen sürede, prime esas kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta primi kadar teşvikten yararlanabilir. Bu teşvik uygulaması, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından belirtilen süre kadar uygulanmaktadır. Teşvikten Yararlanma şartları aşağıdaki açıklanmıştır. - Teşvik belgesi alınmış olması, - Teşvik belgesinin tamamlama vizesinin yapılmış olması (gemi yatırımları hariç), - Aylık prim ve hizmet belgesinin / muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresinde verilmesi, - Primlerin yasal süresinde ödenmesi, - Türkiye genelinde SGK’ ya borcun bulunmaması (varsa da yapılandırılmış/tecil ve taksitlendirilmiş olması ve düzenli ödenmesi), - Kayıt dışı sigortalı çalıştırılmaması, sahte sigortalı bildiriminde bulunulmaması, - 6183 S.K. 22/A maddesi uyarınca vadesi geçmiş vergi borcun bulunmaması gerekmektedir. İlgili mevzuat bölümünde belirtilen mevzuat gereği bölgesel yatarım teşvikinin SGK uygulamasında aşağıdaki değişiklikler yapılmıştır. 1- Yeni teşvik sistemi kapsamında teşvik belgesi düzenlenen yatırımlarda, aşağıda belirtilen koşullardan birinin sağlanması halinde sigorta primi işveren hissesi desteği açısından bulundukları bölgenin bir alt bölgesinde sağlanan, her ikisinin sağlanması halinde bulundukları bölgenin iki alt bölgesinde sağlanan şart ve sürede söz konusu destekten yararlanabileceklerdir. - Yatırımın organize sanayi bölgesinde veya endüstri bölgesinde gerçekleştirilmesi - Yatırımın ilgili mevzuat bölümünde belirtilen Cumhurbaşkanlığı Kararı ekindeki 5 inci tabloda belirtilen ilçelerde gerçekleştirilmesi - 6’ncı bölgede gerçekleştirilecek yatırımlar için sigorta primi işveren hissesi desteği, bölgede geçerli olan süreye iki yıl ilave edilmek suretiyle uygulanacaktır. 2- 6’ncı bölge için belirlenen sürede sigorta primi işveren hissesi desteği veya varsa sigorta primi desteği sağlanmış ve uygulama süresi sona eren yatırım teşvik belgesi sahibi yatırımcının talebi halinde, desteğin sona erdiği ay dâhil önceki 12 aylık dönemde ilgili teşvik belgesi kapsamı yatırım için uygulama yapılan işyeri sicil numarası altında istihdam edilenlerin aylık ortalamasının altına düşülmediği aylar için uygulanmak ve ilgili teşvik belgesinde belirtilen ilave istihdam sayısını geçmemek üzere teşvik belgesi üzerinde herhangi bir işlem yapılmaksızın sigorta primi işveren hissesi ve varsa sigorta primi desteği uygulama süresi konuya ilişkin bilgilerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği tarihi takip eden aybaşından 31/12/2028 tarihine kadar yararlanılması mümkün olacaktır. 3- Daha önceki uygulamada 1, 2, 3, 4 ve 5. bölgelerde Sigorta Primine Esas Kazanç alt sınırı üzerinden sigorta primi işveren hissesinin tamamı karşılanırken, yeni uygulamada Sigorta Primine Esas kazanç Alt sınırı üzerinden hesaplanan sigorta priminin % 50 si karşılanacaktır. 6’ncı bölgede ise uygulamada bir değişiklik olmamıştır. İşverenler yeni sistemde daha az destekten yararlanmış olacaklardır. 4- Hatay ve Bartın illeri 4. Bölgede iken yeni uygulamada 5. Bölgeye, Bilecik, Karabük, Kırklareli ve İsparta illeri 2. Bölgede iken yeni uygulamada 3. Bölgeye, Gümüşhane ili 5. Bölgede iken yeni uygulamada 6. Bölgeye, Mersin ili 3. Bölgede iken yeni uygulamada 2 . bölgeye, Nevşehir ili 4. Bölgede iken yeni uygulamada 3. Bölgeye ve Tekirdağ ili 1. Bölgede iken yeni uygulamada 2. Bölgeye ; alınmıştır. 5- Bölgelere göre teşvikten yararlanma süresi aşağıdaki tabloda belirtilmiştir. Bölgeler Uygulama süresi 1 - 2 1 Yıl 3 2 Yıl 4 4 Yıl 5 8 Yıl 6 12 Yıl Ancak Türkiye Yüzyılı Kalkınma Hamlesi kapsamında desteklenen yatırımlar için bu destek 6’ncı bölgede 12 yıl, diğer bölgelerde 8 yıl süreyle uygulanacaktır. 6- Eski uygulamada 1, 2, 3, 4 ve 5. bölgeler için teşvikten yararlanabilecek azami destek tutarı varken, getirilen yeni düzenleme de 1,2, 3, 4 ve 5. bölgeler için de teşvikten yararlanabilecek azami destek tutarı sınırlaması bulunmamaktadır. Eski uygulamada gemi inşa yatırımlarında Sigorta Primine Esas Kazanç alt sınırı üzerinden sigorta primi işveren hissesinin tamamı en fazla 18 ay süreyle karşılanmakta iken getirilen yeni uygulamada Sigorta Primine Esas Kazanç alt sınırı üzerinden sigorta primi işveren hissesinin tamamı en fazla 24 ay süreyle karşılanacaktır. Ancak Savunma Sanayi kapsamındaki gemi yatırımları için süre değişebilecektir. 7- Sigorta primi işveren hissesi desteği, komple yeni yatırımlarda teşvik belgesi kapsamında gerçekleştirilen yatırımla sağlanan istihdam, diğer yatırım cinslerinde ise mevcuda ilave edilen istihdam için uygulanacaktır. Komple yeni yatırım dışındaki yatırım cinslerinde, aylık prim ve hizmet belgesinde/muhtasar ve hizmet beyannamesinde kayıtlı işçi sayısının mevcut istihdamın altında olması halinde ilgili ay için prim desteği uygulanmaz. Sigorta primi işveren hissesi desteği uygulaması için SGK’ya yapılacak bildirimlerin, tamamlama vizesinin yapıldığı ayı takip eden ay yapılması esastır. Ancak, bu uygulama tarihlerinde Bakanlıkça değişiklik yapılabilir. Sigorta primi işveren hissesi desteği uygulamasına ise, SGK’ ya yapılan bildirimi takip eden aydan itibaren başlanır. Uygulamanın ilk başladığı ay esas alınarak teşvik belgesinde kayıtlı süre kadar destekten yararlandırıldıktan sonra uygulamaya son verilir. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğünce, tamamlama vizesi yapılan ve sigorta primi işveren hissesi desteğinden yararlanabilecek teşvik belgesi sahibi yatırımcılara ilişkin olarak firma ünvanı, teşvik belgesi tarih ve sayısı, yatırım yeri, Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri sicil numarası, yatırımın cinsi, mevcut istihdam, ilave istihdam, vergi dairesi, vergi numarası, destekten yararlanma oranı ve destekten yararlanma süresi SGK’ ya bildirilir. Saygılarımızla... TÜRMOB (23.06.2025)
-
55. SGK Genelgesi 2026/2
T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı: E-24010506-202.99207.01.01.04-133482403 Konu : Prime Esas Kazançların Alt ve Üst Sınırları ile Bazı İşlemlere Esas Tutarlar Tarih: 07.01.2026 GENELGE 2026/2 4857 sayılı İş Kanununun 39 uncu maddesine istinaden Asgari Ücret Tespit Komisyonunca 2026 yılı için uygulanacak olan asgari ücret, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arası için tespit edilerek 26/12/2025 tarihli ve 33119 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmıştır. Asgari Ücret Tespit Komisyonunca alınan karara istinaden, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arası için bir günlük normal çalışma karşılığı asgari ücret 1.101,00 (bin yüz bir) Türk Lirası olarak tespit edilmiştir. SGK Genelgesi 2026/1 – İki Puanlık İndirim Ayrıca 19/12/2025 tarihli ve 7566 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun “Günlük kazanç sınırları” başlıklı 82 nci maddesindeki sigorta primine esas kazanç üst sınırı 1/1/2026 tarihinden geçerli olmak üzere günlük prime esas kazancın 9 katı olarak değiştirilmiştir. Buna göre, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında uygulanmak üzere sigortalılar için sigorta primine esas günlük ve aylık kazançların alt ve üst sınırlarında, yurt dışında geçen süreler ile hizmet borçlanmalarında, isteğe bağlı sigortalılar ve genel sağlık sigortalılarının ödeyecekleri primlerde dikkate alınacak tutarlar ile idari para cezalarında, geçici iş göremezlik, cenaze ve emzirme ödeneklerinde dikkate alınacak tutarlar aşağıda gösterilmiştir. 1- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların sigorta primi ve işsizlik sigortası primlerine esas günlük ve aylık kazançlarının alt ve üst sınırları 1.1- Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalılar için; a) Özel sektörde: 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas Günlük kazanç alt sınırı : 1.101,00 TL Aylık kazanç alt sınırı : 33.030,00 TL Günlük kazanç üst sınırı : 9.909,00 TL Aylık kazanç üst sınırı : 297.270,00 TL b) Kamu sektöründe: 15/12/2025-14/1/2026 döneminde sigorta primine esas kazanç alt sınırı; 2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 866,85 TL x 16 gün = 13.869,60 TL 2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 1.101,00 TL x 14 gün = 15.414,00 TL 15/12/2025-14/1/2026 devresi için : 13.869,60 TL+15.414,00 TL =29.283,60 TL 15/12/2025-14/1/2026 döneminde sigorta primine esas kazanç üst sınırı; 2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 6.501,38 TL x 16 gün = 104.022,08 TL 2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 9.909,00 TL x 14 gün = 138.726,00 TL 15/12/2025 -14/1/2026 devresi için : 104.022,08 TL + 138.726,00 TL= 242.748,08 TL 15/1/2026 ila 14/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas; Aylık kazanç alt sınırı : 33.030,00 TL Aylık kazanç üst sınırı : 297.270,00 TL 1.2- Çırak ve öğrenciler için; 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununun 25 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; aday çırak, çıraklar, işletmelerde mesleki eğitim gören öğrenciler ile mesleki ve teknik ortaöğretim okul ve kurumlarında okumakta iken staja, tamamlayıcı eğitime veya alan eğitimine tabi tutulan öğrencilerin sigorta primleri, asgari ücretin yüzde ellisi üzerinden hesaplanmaktadır. Buna göre, bu kapsamda yer alan çırak ve öğrencilerin prime esas kazançları; a) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 1’i ila 30’u arasında düzenleyenler için; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; Günlük kazanç tutarı : 550,50 TL Aylık kazanç tutarı : 16.515,00 TL b) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 15’i ila takip eden ayın 14’ü arasında düzenleyenler için; 15/12/2025- 14/1/2026 dönemi için; 2025 yılı Aralık ayı günlük kazanç tutarı: 866,85 TL x %50 = 433,43 TL (*) 2026 yılı Ocak ayı günlük kazanç tutarı: 1.101,00 TL x %50 = 550,50 TL 2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 433,43 TL x 16 gün = 6.934,88 TL 2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 550,50 TL x 14 gün = 7.707,00 TL 15/12/2025-14/1/2026 devresi için : 6.934,88 TL + 7.707,00 TL = 14.641,88 TL 15/1/2026 ila 14/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas; Günlük kazanç tutarı : 550,50 TL Aylık kazanç tutarı : 16.515,00 TL 1.3- Yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, kısmi zamanlı çalıştırılan öğrenciler ile bursiyer ve kursiyerler için; Yükseköğrenimleri sırasında staja tabi tutulan öğrenciler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından desteklenen projelerde görevli bursiyerler ve 2547 sayılı Kanunun 46 ncı maddesine tabi olarak kısmi zamanlı çalıştırılan öğrencilerden aylık prime esas kazanç tutarı 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katından fazla olmayanlar ile Türkiye İş Kurumu tarafından düzenlenen meslek edindirme, geliştirme ve değiştirme eğitimine katılan kursiyerlerin sigorta primleri, prime esas günlük kazanç alt sınırı üzerinden hesaplanmaktadır. Buna göre, bu kapsamda yer alan öğrenci, bursiyer ve kursiyerlerin prime esas kazançları; a) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 1’i ila 30’u arasında düzenleyenler için; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; Günlük kazanç tutarı : 1.101,00 TL Aylık kazanç tutarı : 33.030,00 TL b) Aylık prim ve hizmet belgelerini ayın 15’i ila takip eden ayın 14’ü arasında düzenleyenler için; 15/12/2025 – 14/1/2026 döneminde sigorta primine esas kazanç alt sınırı; 2025 yılı Aralık ayının ikinci yarısı için: 866,85 TL x 16 gün = 13.869,60 TL 2026 yılı Ocak ayının ilk yarısı için : 1.101,00 TL x 14 gün = 15.414,00 TL 15/12/2025-14/1/2026 devresi için : 13.869,60 TL + 15.414,00 TL = 29.283,60 TL 15/1/2026 ila 14/12/2026 tarihleri arasında sigorta primine esas; Günlük kazanç tutarı : 1.101,00 TL Aylık kazanç tutarı : 33.030,00 TL 1.4- Prime esas kazançlardan istisna tutulacak yemek parası, çocuk zammı ve aile zammı (yardımı) tutarları; 5510 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine tabi sigortalıların; -Yemek parası: 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında 158,00 TL (Günlük) -Çocuk zammı: 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; 33.030,00 TL x % 2 = 660,60 TL (Aylık) -Aile zammı (yardımı): 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; 33.030,00 TL x %10 = 3.303,00 TL (Aylık) tutarındaki kazançları, prime esas kazanca dahil edilmeyecektir. 1.5- Sosyal Güvenlik Sözleşmesi Olmayan Ülkelerde İş Üstlenen İşverenlerce Yurt Dışındaki İşyerlerinde Çalıştırılmak Üzere Götürülen Sigortalılar için; 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince sigorta primine esas kazanç üst sınırı sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen Türk işçiler için 3 katı olup söz konusu hüküm gereğince sosyal güvenlik sözleşmesi olmayan ülkelerde iş üstlenen işverenlerce yurt dışındaki işyerlerinde çalıştırılmak üzere götürülen sigortalıların; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; Günlük kazanç alt sınırı :1.101,00 TL, Aylık kazanç alt sınırı :33.030,00 TL, Günlük kazanç üst sınırı :3.303,00 TL, Aylık kazanç üst sınırı :99.090,00 TL, olarak uygulanacaktır. 1.6- 5510 sayılı Kanunun ek 9 uncu maddesi kapsamında ev hizmetlerinde ayda 10 gün ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenlerin ödeyecekleri aylık kazançların alt ve üst sınırları ile 10 günden az sigortalı çalıştıranların ödeyeceği iş kazası ve meslek hastalığı primleri ve sigortalılarca yapılacak ödemeler a) 10 gün ve üzerinde sigortalı çalıştıran işverenler a.1- Ev hizmetlerinde sigortalı çalıştıran işverenin sigortalı ve işveren hissesi ile işsizlik sigortası primi dahil 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 10 x % 38,75 = 4.266,38 TL (*) Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 30 x % 38,75 = 12.799,13 TL (*) 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç üst sınırına göre ödeyecekleri tutar Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 10 x % 38,75 = 38.397,38 TL (*) Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 30 x % 38,75 = 115.192,13 TL (*) a.2- Ev hizmetlerinde sosyal güvenlik destek primine tabi sigortalı çalıştıran işverenin sigortalı ve işveren hissesi dahil 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 10 x % 32,25 = 3.550,73 TL (*) Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 1.101,00 TL x 30 x % 32,25 = 10.652,18 TL (*) 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç üst sınırına göre ödeyecekleri tutar Ayda 10 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 10 x % 32,25 = 31.956,53 TL (*) Ayda 30 gün sigortalı çalıştıran için 9.909,00 TL x 30 x % 32,25= 95.869,58 TL (*) b) 10 günden az sigortalı çalıştıranlar ile sigortalılar yönünden yapılacak ödemeler b.1- Ev hizmetlerinde ayda 10 günden az sigortalı çalıştıranların ödeyecekleri iş kazası ve meslek hastalığı primi, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar Ayda 1 gün sigortalı çalıştıranlar için 1.101,00 TL x %2 = 22,02 TL Ayda 9 gün sigortalı çalıştıranlar için 22,02 TL x 9 = 198,18 TL b.2- Ev hizmetlerinde aynı işveren yanında ayda 10 günden az sigortalı çalışanların ödeyecekleri malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel sağlık sigortası primi, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında günlük kazanç alt sınırına göre ödeyecekleri tutar 1.101, 00 TL x 30 x %33,5 = 11.065,05 TL 2- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında primlerini kendileri ödeyen sigortalıların prime esas aylık kazançlarının alt ve üst sınırları ile ödenecek prim tutarları 2.1- 5510 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesine tabi sigortalılar; 5510 sayılı Kanunun ek 5 inci maddesine tabi olarak tarım veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz olarak çalışanlar, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; Günlük kazanç alt sınırına göre :1.101,00 TL x 30 x % 35,5 = 11.725,65 TL, Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 35,5 = 105.530,85 TL, ödeyeceklerdir. 2.2- 5510 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesine tabi sigortalılar 5510 sayılı Kanunun ek 6 ncı maddesine tabi olarak ticari taksi, dolmuş ve benzeri nitelikteki şehir içi toplu taşıma araçlarında çalışanlar ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca belirlenecek alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle bir veya birden fazla kişi tarafından çalıştırılanlar, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında işsizlik sigortası primi ödemek istemeyenler; Günlük kazanç alt sınırına göre : 1.101,00 TL x 30 x % 33,5 = 11.065,05 TL, Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 33,5 = 99.585,45 TL, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında işsizlik sigortası primi dahil ödemek isteyenler; Günlük kazanç alt sınırına göre : 1.101,00 TL x 30 x % 36,5 = 12.055,95 TL, Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 36,5 = 108.503,55 TL, ödeyeceklerdir. 2.3- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılar; a) 5510 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendine göre sadece malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi ödeyenler; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık alt sınırı, 1.101, 00 TL x 30 x % 21 = 6.936,30 TL, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık üst sınırı, 9.909,00 TL x 30 x % 21 = 62.426,70 TL, b) Ay içinde 30 günden az çalışan veya tam gün çalışmayanlardan kalan sürelerinde isteğe bağlı sigortaya prim ödeyenler; İşsizlik sigortası primi ödemek istemeyenler; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında, Aylık kazanç alt sınırına göre: 1.101,00 TL x 30 x % 33 = 10.899,90 TL(/30 x gün sayısı), Aylık kazanç üst sınırına göre: 9.909,00 TL x 30 x % 33 = 98.099,10 TL (/30 x gün sayısı), İşsizlik sigortası primi dahil ödeyecekler; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında, Aylık kazanç alt sınırına göre: 1.101,00 TL x 30 x % 36 = 11.890,80 (/30 x gün sayısı), Aylık kazanç üst sınırına göre: 9.909,00 TL x 30 x % 36 = 107.017,20 TL (/30 x gün sayısı), ödeyeceklerdir. 2.4- 2925 sayılı Kanuna tabi sigortaların prime esas kazanç ve ödeyecekleri prim tutarı; 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalıların prime esas günlük kazançları, 5510 sayılı Kanunun 82 nci maddesine göre belirlenen prime esas kazancın günlük alt sınırı, prim ödeme gün sayısı ise her ay için 15 gündür. Prim oranı %32,5 olup %12,5’i genel sağlık sigortası primi, % 20’si malullük yaşlılık ve ölüm sigortası primidir. Buna göre, 2925 sayılı Kanuna tabi sigortalıların, prime esas kazanç tutarı ve ödeyecekleri prim tutarı: 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; 1.101,00 TL x 15 x % 32,5 = 5.367,38 TL (*) olacaktır. 3- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine tabi sigortalıların prime esas günlük kazançlarının alt ve üst sınırlarına göre ödeyecekleri aylık prim tutarları 3.1- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan sigortalılar; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; Günlük kazanç alt sınırına göre : 1.101,00 TL x 30 x % 35,75 = 11.808,23 TL, (*) Günlük kazanç üst sınırına göre : 9.909,00 TL x 30 x % 35,75 = 106.274,03 TL, (*) prim ödeyeceklerdir. 3.2- 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında isteğe bağlı sigortalılardan; a) Malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası ile genel sağlık sigortası primi ödeyenler; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık alt sınırı, 1.101, 00 TL x 30 x % 33 =10.899,90 TL, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödenebilecek isteğe bağlı sigorta primi aylık üst sınırı, 9.909,00 TL x 30 x %33 = 98.099,10 TL, b) Kanunun geçici 16 ncı maddesine göre sigortalı olan isteğe bağlı kadın sigortalılar; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında; 1.101, 00 TL x 30 x % 33 = 10.899,90 TL prim ödeyeceklerdir. 4- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı ve Ek 13 üncü maddesi kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının ödeyecekleri prim tutarları; 4.1- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ve Ek 13 üncü maddesi kapsamında olanların ödeyecekleri genel sağlık sigortası primi; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı; 33.030,00 TL x % 6 = 1.981,80 TL olacaktır. 4.2- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi kapsamında olanların ödeyecekleri genel sağlık sigortası primi; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı; 33.030,00 TL x 2 = 66.060,00 TL x % 12 = 7.927,20 TL, olacaktır. 4.3- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin yedinci fıkrası kapsamındaki yabancı uyruklu öğrencilerin ödeyecekleri genel sağlık sigortası primi; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı; 33.030,00 TL / 3 = 11.010,00 TL x % 12 = 1.321,20 TL olacaktır. 4.4- 5510 sayılı Kanunun 60 ıncı maddesinin sekizinci fıkrası kapsamında 19/3/1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca avukatlık stajı yapmakta olup bakmakla yükümlü olunan kişi durumunda olmayanlar için Türkiye Barolar Birliği tarafından ödenecek genel sağlık sigortası primi; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında ödeyecekleri genel sağlık sigortası aylık prim tutarı; 33.030,00 x % 6 = 1.981,80 TL, olacaktır. 5- 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre yapılacak hizmet borçlandırılması ile 3201 sayılı Kanuna göre yurt dışında geçen sürelerin borçlandırılmasına esas tutar 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesine göre yapılacak hizmet borçlanmalarında, borçlanılacak günlük tutar, başvuru tarihindeki 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, kendilerince belirlenecek günlük kazancın, – 41 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde bulunanlar için %32’si – Diğer bentlerinde bulunanlar için % 45’idir. 3201 sayılı Kanuna göre yapılacak yurt dışı borçlanmalarında borçlanılacak günlük tutar ise başvuru tarihindeki 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, başvuru sahiplerince belirlenecek günlük kazancın % 45 ‘idir. Buna göre, 2026 yılı için belirlenen asgari ücret tutarları karşısında 41 inci maddede belirtilen hallere ilişkin sürelerin borçlanılmasında; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında, – Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı; 41 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde bulunanlar için, Alt sınırı :1.101,00 TL x % 32= 352,32 TL Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 32 =3.170,88 TL Diğer bentlerinde bulunanlar için, Alt sınırı :1.101,00 TL x % 45 = 495,45 TL Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 45 = 4.459,05 TL olacaktır. 5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik kalan sürelerinin borçlandırılmasında 1/1/2012 tarihinden itibaren kalan sürelerinde genel sağlık sigortalısı sayıldıklarından bu kişilerin genel sağlık sigortası prim borcu olması halinde %45 oranı üzerinden, borç bulunmaması halinde %39 oranı üzerinden hesaplama yapılacaktır. Buna göre, 2026 yılı için belirlenen asgari ücret tutarları karşısında 41 inci maddenin birinci fıkrasının (i) bendi kapsamında kısmi süreli çalıştıkları aylara ait eksik kalan sürelerinin borçlandırılmasında sigortalının genel sağlık sigortası prim borcu bulunmaması halinde; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında, – Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı; Alt sınırı : 1.101,00 TL x % 39 =429,39 TL, Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 39 = 3.864,51 TL, olacaktır. 2026 yılı için belirlenen asgari ücret tutarları karşısında yurt dışında geçen sürelerin borçlanılmasında ise; 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında, – Borçlanılacak her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarının; Alt sınırı :1.101,00 TL x % 45 = 495,45 TL Üst sınırı :9.909,00 TL x % 45 = 4.459,05 TL esas alınacaktır. 6- Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında durdurulan sürelerin ihyası Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalıların prim ödememesi nedeniyle Kanunun ilgili geçici maddelerine göre durdurulan sürelere ait günlük ihya borcu tutarı, başvuru tarihindeki 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç alt ve üst sınırları arasında olmak üzere, başvuru sahiplerince belirlenecek günlük kazancın % 45’idir. 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında, – İhya edilecek her bir gün için tahakkuk ettirilecek borç tutarı; Alt sınırı : 1.101,00 TL x % 45 = 495,45 TL Üst sınırı : 9.909,00 TL x % 45 = 4.459,05 TL olacaktır. 7- Geçici iş göremezlik ödeneklerinin alt sınıra tamamlanması 5510 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca; iş kazaları ile meslek hastalıkları, hastalık ve analık sigortalarından, yeniden tespit edilen alt sınırların altında bir günlük kazanç üzerinden ödenek almakta bulunanların veya almaya hak kazanmış yahut kazanacak olanların bu ödeneklerinin, günlük kazancın alt sınırındaki değişikliklerin yürürlüğe girdiği tarihten başlanılarak, değiştirilmiş günlük kazançların alt sınırına göre ödenmesi gerekmektedir. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 5 inci maddesinde sayılan sigortalıların geçici iş göremezlik ödeneklerinin değiştirilmiş günlük kazanç alt sınırı; -1/1/2026 tarihinden önce geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenler ile bu tarihten sonra iş göremezliğe uğramakla birlikte geçici iş göremezlik ödeneği hesabına esas günlük kazançları 1.101,00 TL altında hesaplanmış olanların, 1/1/2026 tarihinden 31/12/2026 tarihine kadar istirahatli bulundukları günlere ait geçici iş göremezlik ödenekleri 1.101,00 TL asgari günlük kazanç üzerinden, Çırak ve öğrencilerin geçici iş göremezlik ödeneklerinin değiştirilmiş günlük kazanç alt sınırı; -1/1/2026 tarihinden önce geçici iş göremezliğe uğrayan ve geçici iş göremezlik durumları bu tarihten sonra da devam edenler ile bu tarihten sonra iş göremezliğe uğramakla birlikte geçici iş göremezlik ödeneği hesabına esas günlük kazançları 550,50 TL altında hesaplanmış olanların, 1/1/2026 tarihinden 31/12/2026 tarihine kadar istirahatli bulundukları günlere ait geçici iş göremezlik ödenekleri, 550,50 TL asgari günlük kazanç üzerinden, hesaplanacaktır. 8- Emzirme ödeneği 5510 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında, analık sigortasından sigortalı kadına veya sigortalı olmayan karısının doğum yapması nedeniyle sigortalı erkeğe, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılardan, kendi çalışmalarından dolayı gelir veya aylık alan kadına ya da gelir veya aylık alan erkeğin sigortalı olmayan eşine, her çocuk için yaşaması şartıyla doğum tarihinde geçerli olan ve Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip, Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden emzirme ödeneği verileceği hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak Yönetim Kurulumuzca alınan 25/12/2009 tarihli ve 2009/407 sayılı karar ile 2010 yılından başlamak üzere bundan böyle her yıl bir önceki yıl için Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) değişim oranında artırılmasına bu şekilde hesaplanarak bulunacak rakamlardaki kuruşların liraya iblağ edilmesine ve konunun Bakan onayına sunulmasına karar verilmiş ve 31/12/2009 tarihli ve 179679 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onanmıştır. Bu durumda, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2025 yılı için TÜFE oranlarında ortaya çıkan değişim oranının % 30,89 olduğu dikkate alındığında, 2025 yılında 1.238,00 TL olan emzirme ödeneği tutarı 2026 yılında 1.621,00 TL olacaktır. 9- Cenaze ödeneği 5510 sayılı Kanunun 37 nci maddesinin üçüncü fıkrasında, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu veya sürekli iş göremezlik geliri, malûllük, vazife malûllüğü veya yaşlılık aylığı almakta iken veya kendisi için en az 360 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortası primi bildirilmiş olup da ölen sigortalının hak sahiplerine, Kurum Yönetim Kurulunca belirlenip Bakan tarafından onaylanan tarife üzerinden cenaze ödeneği ödeneceği hükmüne yer verilmiştir. Konu ile ilgili olarak Yönetim Kurulumuzca alınan 25/12/2009 tarihli ve 2009/407 sayılı karar ile 2010 yılından başlamak üzere bundan böyle her yıl bir önceki yıl için Türkiye İstatistik Kurumu Başkanlığı tarafından açıklanan Tüketici Fiyatları Endeksi (TÜFE) değişim oranında artırılmasına bu şekilde hesaplanarak bulunacak rakamlardaki kuruşların liraya iblağ edilmesine ve konunun Bakan onayına sunulmasına karar verilmiş ve 31/12/2009 tarihli ve 179679 sayılı Bakanlık Makamı Olur’u ile onanmıştır. Bu durumda, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 2025 yılı için TÜFE oranlarında ortaya çıkan değişim oranının %30,89 olarak açıklanması nedeniyle 2025 yılında 4.888,00 TL olan cenaze ödeneği tutarı 2026 yılı için 6.398,00 TL olarak belirlenmiştir. 10- İdari para cezaları 5510 sayılı Kanunda öngörülen yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere, aynı Kanunun 102 nci maddesi gereğince, fiil tarihinde geçerli olan ve 16 yaşından büyük işçiler için tespit edilen aylık asgari ücret dikkate alınarak idari para cezası uygulanması gerekmektedir. Buna göre, 1/1/2026 ila 31/12/2026 tarihleri arasında işlenen fiiller için 33.030,00 TL esas alınarak idari para cezası uygulanacaktır. 11- Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin yuvarlaması (*) 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanunun 2 nci maddesinin ikinci fıkrasında “Türk Lirası değerlerinin Türk Lirasına dönüşüm işlemlerinin ve Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında yarım Kuruş ve üzerindeki değerlerin bir Kuruşa tamamlanacağı ve yarım Kuruşun altındaki değerlerin dikkate alınmayacağı” hükme bağlanmıştır. Bu itibarla Genelgede, yapılan hesaplamaların sonucunda bulunan rakamın virgülden sonra üç basamaklı çıkan ve üçüncü basamağındaki rakamı yarım kuruş ve üzerinde olan değerler bir kuruşa tamamlanmış, yarım kuruşun altındaki değerler ise dikkate alınmamıştır. Bilgilerini ve gereğini rica ederim. Dr. Recai KAYA Kurum Başkanı
-
56. SGK Genelgesi 2026/7
T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü Sayı : E-71266071-206.16.01[206.16.01]-135103729 Konu : 2024/12 Sayılı Genelgede Değişiklik Tarih: 30.01.2026 GENELGE 2026/7 Yönetim Kurulunun 28.01.2026 tarihli ve 2026/67 sayılı kararıyla tecil işlemlerine ilişkin usul ve esaslarda yapılan değişiklikler dolayısıyla 2024/12 sayılı Genelgenin bazı maddelerinde yapılan değişiklikler aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir. Buna göre, 2024/12 sayılı Genelgenin ; 1- “17. 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında tecil işlemi” başlıklı bölümünde yer alan “ellibin” ibareleri “ellibin (ikiyüzellibin)” şeklinde değiştirilmiştir. 2- “17.4. İlk taksitin ödenmesi ve tecilin başlaması” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Tecil işlemi, belirlenen ilk taksit tutarının defaten ödendiği tarihte başlayacaktır. Örnek: C Limited Şirketi tarafından, 02/03/2026 tarihinde Kurum ünitesine 550.000 TL sigorta primi aslı, 200.000 TL gecikme cezası ve zammından oluşan toplam 750.000 TL tutarındaki borcunun 24 ay süre ile tecil edilmesi için başvuruda bulunularak ilk taksit tutarına mahsuben 09/03/2026 tarihinde 31.250 TL ödenmesi hâlinde ilk taksit tutarının ödendiği 09/03/2026 tarihi, tecil tarihi olarak kabul edilecektir.” 3 – “17.4.1. Tecil süresi ve kademeli tecil” başlıklı bölümünün üçüncü ve dördüncü paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Tecil işleminde borcun eşit taksitlerle ödenmesi esastır. Ancak borçluların kademeli ödeme planında ısrar etmesi ve ünitenin borçlunun taksitlerini eşit olarak ödeyemeyecek durumda olduğuna kanaat getirmesi hâlinde, en fazla ilk altı taksit, eşit taksitlere bölünmüş ödeme planındaki taksit tutarının %50’sinden az olmamak kaydıyla kademeli olarak tecil edilebilecektir. Buna göre, borçlular tarafından kademeli tecil talebinde bulunulması durumunda, en fazla başlangıçtaki altı aya ait taksit tutarları, tecil talep edilen borç tutarının, ödeme planındaki taksit sayısına bölünmesi suretiyle bulunacak tutarın %50’sinden az olmamak kaydıyla kademeli taksit tutarları hesaplanacaktır (talep edilmesi hâlinde düşük taksit tutarları %50’nin üzerinde de olabilecektir). Daha sonraki aylara ait taksit tutarları ise geriye kalan borç miktarının, kalan taksit sayısına bölünmesi suretiyle eşit olarak hesaplanacaktır.” 4. “17.5.3. Tecil işlemi bozulanların yeni tecil taleplerinin değerlendirilmesi” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Tecil talebinin değerlendirilmesinde; borçlunun, talepte bulunduğu yıl ile bu yıldan önceki iki takvim yılı içerisinde 6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesi kapsamında üç kez tecilinin bozulmuş olması halinde, söz konusu bozulmuş tecil borçları ödeninceye kadar yeni tecil talebi kabul edilmeyecektir. Ancak, daha önce bozulmuş olan tecil işlemlerine ilişkin borçların başvuru tarihinden önce ödenmiş olması hâlinde, söz konusu tecil işlemleri bozulmuş tecil sayılmayacak ve yeni tecil talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınmayacaktır. Ayrıca, tecil süreci devam ederken borçlunun yapılandırma kanunlarından yararlanmak amacıyla yaptığı başvurular nedeniyle sona eren tecil işlemleri, bozulmuş tecil olarak değerlendirmeye alınmayacaktır. Diğer taraftan, bozulmuş olan tecil sayılarının belirlenmesine ilişkin uygulama ünite ve borçlu bazında yapılacaktır. Örnek-1 : 08/06/2026 tarihinde 1.000.000 TL tutarındaki sosyal sigorta primi borcunun 12 ay süre ile tecil edilmesi talebinde bulunan A Limited Şirketinin 01/01/2024 ila 08/06/2026 tarihleri arasında bozulan tecil sayısına bakılmak suretiyle değerlendirme yapılacak, yapılan değerlendirme sonucunda bu süre içerisinde üç defa bozulmuş tecil işlemi var ise borçlunun 08/06/2026 tarihli tecil talebi reddedilecektir. Örnek-2 : Borçlu A’nın 2023 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin 500.000 TL tutarındaki prim borcu 01/02/2024 tarihinde 18 ay süre ile tecil edilmiştir. Borçlu A, ödeme yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmediğinden bu tecil işlemi 2024 yılında bozulmuştur. Borçlu A’nın, 2023 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim ayları ile 2024 yılı Kasım ve Aralık aylarına ilişkin 1.000.000 TL tutarındaki prim borcu 15/01/2025 tarihinde 24 ay süre ile tecil edilmiştir. Borçlu A, ödeme yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmediğinden bu tecil işlemi 2025 yılında bozulmuştur. Borçlu A’nın, 2023 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim, 2024 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2025 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım aylarına ilişkin 1.500.000 TL tutarındaki prim borcu 12/01/2026 tarihinde 36 ay süre ile tecil edilmiştir. Borçlu A ödeme yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmediğinden bu tecil işlemi 2026 yılında bozulmuştur. Borçlu A, bu defa 2023 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim, 2024 yılı Kasım ve Aralık ayları ile 2025 yılı Ağustos, Eylül, Ekim ve Kasım ayları ile 2026 yılı Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin 2.000.000 TL tutarındaki prim borçlarının tecili için 05/10/2026 tarihinde başvurmuştur. Borçlu A, 2023 yılı Ağustos, Eylül ve Ekim aylarına ilişkin prim borçlarını 01/10/2026 tarihinde tamamen ödemiştir. Yapılan bu ödeme sebebiyle ilk tecile konu olan dönemlerin tamamı kapanmış olduğundan, bu tecil işlemi bozulmuş tecil sayılmayacaktır. Dolayısıyla söz konusu tecil işlemi, yeni tecil talebinin değerlendirilmesinde dikkate alınmayacak ve başvuruda bulunduğu yıl ile bu yıldan önceki iki takvim yılı içerisinde bozulan tecil sayısı iki olacağından dolayı 05/10/2026 tarihli tecil talebi diğer şartları da sağlaması halinde kabul edilecektir.” 5- ” 17.6. Teminat” başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesinin ikinci fıkrasında “Şu kadar ki, amme borçlusunun alacaklı tahsil daireleri itibarıyla tecil edilen borçlarının toplamı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını (bu tutar dahil) aşmadığı takdirde teminat şartı aranılmaz. Bu tutarın üzerindeki amme alacaklarının tecilinde, gösterilmesi zorunlu teminat tutarı ellibin (ikiyüzellibin) Yeni Türk Lirasını aşan kısmın yarısıdır. Cumhurbaşkanı; bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, yeniden kanuni tutarına getirmeye ve alacaklı amme idareleri itibarıyla bu hadler arasında farklı tutar belirlemeye yetkilidir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde belirtilen tutar, teminatsız tecil tutarı olup tecil işleminde teminat gösterilmesine gerek olmayan borç tutarını göstermektedir. Bu tutarı aşmayan borçların tecilinde teminat aranılmaz. Teminatsız tecil tutarı, işyeri ve borç türüne bakılmaksızın borçlunun alacaklı Kurum ünitesine olan borç toplamı esas alınarak belirlenir. Teminatsız tecil tutarını aşan borçların tecilinde bu tutarı aşan kısmın yarısı kadar teminat gösterilmesi zorunludur. Teminatsız tecil tutarı, tecil edilen borçların toplamı esas alınarak uygulanacağından, tecil edilen ve tecil şartlarına uygun olarak ödeme yapılan borçlar için bu tutar dikkate alınmış ise yeni tecil taleplerinde daha önce tecil edilmiş borç tutarı ile talepte bulunulan borç tutarının toplamı dikkate alınır. Borcun tecilinden önce haczedilmiş mallar, tecil edilen borçlar için değerleri tutarınca teminat yerine geçer, bu durumda borcun teminatsız tecil tutarını aşıp aşmadığına bakılmaz. Borcun tecilinden önce haczedilmiş malların değeri, tecil edilen borç tutarından ve gösterilmesi gereken zorunlu teminat tutarından az ise haczedilen malların değeri ile zorunlu teminat tutarı arasındaki fark kadar teminat gösterilmesi istenilir. Bu durumda zorunlu teminat tutarı belirlenirken teminatsız tecil tutarı dikkate alınır. Örnek-1 : Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde işlem gören A Limited Şirketinin ünitede tescilli iki işyerinden dolayı gecikme cezası ve zammı dâhil birinci işyerinden Kurum ünitesine olan 125.000 TL sigorta primi, ikinci işyerinden dolayı 100.000 TL işsizlik sigortası primi olmak üzere toplam 225.000 TL tutarındaki borcunun 6 ay süre ile tecili için başvuruda bulunması durumunda, işyeri ve borç türüne bakılmaksızın borç toplamı 250.000 TL’yi aşmadığından herhangi bir teminat istenilmeksizin Kurum alacağı tecil edilebilecektir. Örnek-2: B Limited Şirketinin Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerlerinin borcu 200.000 TL, Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerlerinin borcu 175.000 TL, Bilecik Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde tescilli işyerlerinin borcu 125.000 TL olmak üzere, Kuruma toplam 500.000 TL borcu olmakla birlikte, her bir il müdürlüğüne olan borçların toplamı ayrı ayrı 250.000 TL’yi aşmadığı için ilgili il müdürlükleri tarafından herhangi bir teminat aranmaksızın tecil işlemi yapılabilecektir. Örnek-3 : C Anonim Şirketinin, İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne bağlı Bağcılar Sosyal Güvenlik Merkezinde (SGM) tescilli işyerlerinin borcu 245.000 TL, Fatih SGM’de tescilli işyerlerinin borcu 225.000 TL, Pendik SGM’de tescilli işyerlerinin borcu 2.000.000 TL olmak üzere, anılan il müdürlüğüne toplam 2.470.000 TL borcu olmakla birlikte, Bağcılar SGM ve Fatih SGM’ye olan borçların ünite bazında her biri 250.000 TL’yi aşmadığı için anılan SGM’ler tarafından herhangi bir teminat aranmaksızın tecil işlemi yapılabilecektir. Ancak Pendik SGM’ye 2.000.000 TL borcu bulunması nedeniyle teminat aranmayacak tutar olan 250.000 TL’yi aşan kısmı için (2.000.000- 250.000) / 2 = 875.000 TL tutarında teminat alınacaktır. Örnek-4 : D Limited Şirketinin Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne olan toplam 3.000.000 TL tutarındaki borcu, 1.375.000 TL değerinde teminat alınarak 30 ay süre ile tecil edilmiş iken daha sonraki bir tarihte tahakkuk eden 52.011 TL tutarındaki idari para cezası borcunun ayrıca tecil edilebilmesi için toplam borcun 250.000 TL’yi aşan kısmının yarısı kadar (3.052.011- 250.000) / 2 = 1.401.005,50 TL teminat gösterilmesi gerekmektedir. (1.375.000 TL’lik teminat daha önce alındığından 26.005,50 TL ek teminat istenilecektir.) Örnek-5: E Limited Şirketinin Artvin Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne olan gecikme cezası ve zammı dâhil toplam 250.000 TL tutarındaki sigorta primi borcu, teminat alınmaksızın 10 ay süre ile tecil edilmiştir. Borçlunun 200.000 TL tutarındaki cari ay sigorta primlerinin de tecile dâhil edilmesini talep etmesi hâlinde bu defa toplam borcun 250.000 TL’yi aşan kısmının yarısı kadar (450.000-250.000) / 2 = 100.000 TL teminat göstermesi gerekmektedir.” 6 . “17.6.1. Taşınır ve taşınmaz malların teminat olarak alınması ve değer tespitlerinin yapılması “ başlıklı bölümü aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Tecil işleminde borçlulardan teminat olarak öncelikle 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan kıymetlerden paraya çevrilmesi kolay olan nakit niteliğindeki kıymetler, banka teminat mektubu, kefalet senedi, hazine bonosu ve devlet tahvili gibi teminatların alınmasına gayret gösterilecektir. Ancak, borçlular tarafından bu nitelikteki kıymetlerin teminat olarak gösterilmesi çoğu zaman mümkün olmadığından, 6183 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinde öngörüldüğü şekilde Kurum tarafından haczedilmek suretiyle teminat olarak alınması mümkün olan menkul ve gayrimenkul malların teminat olarak gösterilmesi hâlinde, bu nitelikteki malların durumu, olayına münhasır olarak farklılık gösterebileceğinden, değer tespitine ilişkin raporlar da dikkate alınarak öncelikle satış kabiliyeti yüksek olan, Kurum tarafından muhafazası kolay, zaman içinde değer yitirmeyen ve Kurum alacağının tahsilini kolay kılan nitelikteki menkul ve gayrimenkul malların teminat olarak alınmasına dikkat edilecektir. Kurum alacaklarına karşılık öncelikle, üzerinde başka idareler ile gerçek veya tüzel kişilerin haciz, ipotek, rehin gibi kısıtlayıcı takyidatı bulunmayan ve satış kabiliyeti olan mallar teminat olarak alınır. Borçlular tarafından nakit niteliğinde teminatın veya üzerinde ipotek, rehin, haciz ve diğer kısıtlayıcı nitelikte takyidat bulunmayan menkul veya gayrimenkul malın bulunmadığının bildirilmesi ve tecil talep tarihine kadar yapılan icra takip işlemleri ile mal varlığı araştırması neticesinde üzerinde takyidat bulunmayan menkul veya gayrimenkul mal bulunmadığının anlaşılması durumunda, teminat olarak gösterilen mahcuz mal üzerinde Kurum haczinden önce tesis edilen takyidatın güncel değerleri ile tecil talep edilen borç için gösterilmesi gereken zorunlu teminat tutarı toplamının söz konusu mahcuz malın yukarıda belirtildiği şekilde tespit edilmiş değerini aşmaması hâlinde mahcuz mal teminat olarak kabul edilebilir. Örnek: N Anonim Şirketi tarafından Muğla Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne gecikme cezası ve zammı dâhil toplam 20.000.000 TL tutarındaki sigorta primi borcu için tecil talebinde bulunulmuş, yapılan araştırma sonucunda tapu kayıtları üzerine haciz uygulanan fabrika niteliğindeki gayrimenkul dışında başka malının bulunmadığı anlaşılmış ve bu gayrimenkulün değerinin de bilirkişi raporu ile 60.000.000 TL olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu gayrimenkul üzerinde Kurum haczinden önce tesis edilmiş ipotek ve hacizlerin güncel değerleri toplamının 50.000.000 TL olduğu varsayılır ise takyidatın değeri ile tecil talep edilen borç için gösterilmesi gereken zorunlu teminat tutarının (19.750.000 / 2 = 9.875.000 TL) toplamı olan 59.875.000 TL, gayrimenkulün değerinden az olduğu için bu gayrimenkulün teminat olarak alınması mümkündür. Diğer taraftan, üzerinde ipotek, rehin ve haciz gibi takyidat bulunan menkul ve gayrimenkul malın yanı sıra üzerinde takyidat bulunmayan malların da teminat olarak gösterilmesi durumunda, öncelikle takyidatsız malların teminat olarak alınması gerektiğinden, takyidatlı malın değerinin Kurum alacağını karşıladığı gerekçesi ile takyidatsız mallar üzerindeki Kurum hacizleri kaldırılmayacaktır. 17.6.1.1. Taşınır ve taşınmaz malların değer tespitlerinin yapılması Gösterilen teminat taşınır ise öncelikle icra memuru tarafından değer tespiti yapılır. Taşınırın niteliğine göre ilgili servis veya ünite amiri tarafından gerek görülmesi hâlinde bilirkişilere değer biçtirilir ya da ilgili meslek ve esnaf odalarından görüş alınır veya emsal malların piyasa araştırması yaptırılır. Tecil işlemlerinde teminat olarak taşınmaz gösterilmiş ise değer tespitlerinde; 1) Sermaye piyasası mevzuatı çerçevesinde yetkilendirilmiş değerleme uzmanları veya değerleme şirketleri tarafından düzenlenen raporlar, 2) Ticaret, Sanayi ve Deniz Ticaret Odaları ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları veya bunların bağlı olduğu birlik yönetimlerince bilirkişilik, eksperlik ve hakemlik yapma yetkisi verilenler tarafından düzenlenen raporlar, 3) Bankalar ve sigorta şirketleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları, 4) Mahkemeler veya icra daireleri tarafından yaptırılan değer tespit raporları, 5) Kurum teknik personeli tarafından düzenlenen raporlar esas alınır. Yukarıdaki 1’inci, 2’nci ve 3’üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin yetki veya ruhsat belgelerinin, 4’üncü sırada sayılan raporları düzenleyen kişilerin ise görevlendirme yazılarının rapora eklenmesi zorunludur. Söz konusu değerleme raporlarından, tecil başvurusunda bulunulan yıl veya bir önceki takvim yılı içerisinde düzenlenmiş raporlar kabul edilecektir. Tecil işleminde Kurum alacağına karşılık teminat olarak gösterilen malların değer tespiti için düzenlenen bilirkişi raporlarında malın niteliği, satış kabiliyeti, birim değeri, gayrimenkul ise konumu, kullanım alanı, tapu bilgileri, üzerinde işgal veya tapuya şerh edilmemiş yapıların bulunup bulunmadığı gibi imar durumunu belirleyici hususlar ile piyasa analizleri, inşaat özellikleri ve diğer faktörlerin yer alıp almadığına dikkat edilecek, ayrıntılı olarak düzenlenmemiş yalnızca değerini belirtir şekilde düzenlenen ve bilirkişinin uzmanlık alanına girmeyen raporlara itibar edilmeyecektir. Bu nedenle, gayrimenkullerin değer tespitine ilişkin bilirkişi raporlarında önerilen hususlarda tereddüt edilmesi veya şüpheye düşülmesi hâlinde başka bir bilirkişi raporu istenebileceği gibi, Kurum teknik personeline de değer tespiti yaptırılabilecektir.” 7. “17.7.2. Teminat dışındaki hacizlerin kaldırılması” başlıklı bölümünün birinci paragrafında yer alan “50.000 TL ve altında olup olmadığına” ibaresi “teminatsız tecil tutarını aşıp aşmadığına” şeklinde ve aynı bölümdeki örnek-2’de yer alan “50.000” ibareleri “250.000” şeklinde değiştirilmiştir. 8. “17.7.3. Ödemeler nispetinde hacizlerin kaldırılması, teminatın iadesi ve teminat değişikliği” başlıklı bölümünde yer alan örnek-2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “ Örnek-2 : K Anonim Şirketinin gecikme cezası ve zammı dâhil 6.000.000 TL tutarındaki sigorta primi borcundan dolayı Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından her biri 1.000.000 TL değerindeki 5 araç (toplam 5.000.000 TL) üzerine haciz tatbik edilmiştir. Borçlu şirket, tecil talep etmiş ve söz konusu borçlar 36 eşit taksitle ödenmek üzere tecil edilmiştir. Haczedilen araçların toplam değeri, tecil edilen borç tutarından az, ancak zorunlu teminat tutarından (6.000.000-250.000) / 2 = 2.875.000 TL’den fazladır. Borçlu şirket tarafından, 25 taksit ödendikten sonra kalan borç tutarının tecil faizi dâhil 3.646.652,78 TL olduğu varsayıldığında, 4 aracın toplam değeri, kalan 3.646.652,78 TL tutarındaki borcu karşıladığından, talep edilmesi hâlinde sadece bir araç üzerindeki haciz kaldırılabilecektir.” 9 . “17.8.1. Aylık taksitlerin aksatılması” başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan “üç” ibaresi ” dört”, “üçüncü” ibaresi “dördüncü”, ikinci bendinde yer alan “iki” ibaresi “üç” şeklinde ve aynı bölümde yer alan örnek-1 ve örnek-2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “ Örnek-1 : K Limited Şirketinin Bursa Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne olan borçları 01/07/2024 tarihinde 36 ay süre ile tecil edilmiştir. Borçlu şirket, 2025 yılı Kasım, Aralık ayları ile 2026 yılı Mart ve Nisan aylarına ilişkin taksitleri ödememiştir. Buna göre ödeme süresi 01/04/2026 olan ve ödenmeyen dördüncü taksiti takip eden günde (02/04/2026) tecil işlemi bozulacaktır. Örnek-2 : N Limited Şirketinin Erzurum Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğüne olan borçları 10/06/2025 tarihinde 18 ay süre ile tecil edilmiştir. Borçlu şirket, 2025 yılı Kasım, Aralık ayları ile 2026 yılı Nisan aylarına ait taksitleri ödememiştir. Ödenmeyen bu üç taksitin en geç son taksit (18’inci taksit) tarihi olan 10/11/2026 tarihine kadar tecil faiziyle birlikte ödenmemesi hâlinde 11/11/2026 tarihi itibarıyla tecil işlemi bozulacaktır.” 10. “17.8.2.1. Cari ay kavramı” başlıklı bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. “Cari ay kavramı, yasal süresi içerisinde verilmiş olan aylık prim ve hizmet belgelerinden veya muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinden kaynaklanmakla birlikte tecil peşinatının ödendiği tarih itibarıyla henüz ödeme vadesi geçmemiş primler ile bu tarihten sonra yasal süresi içerisinde verilen prim belgelerinden/beyannamelerinden kaynaklanan primler, cari ay borcu olarak kabul edilecektir.” 11 . “17.8.2.2. Cari ay yönünden bozma şartları ” başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan “ üç ” ibaresi “ dört “, “ üçüncü ” ibaresi “ dördüncü “, ikinci bendinde yer alan “ iki ” ibaresi “ üç ” şeklinde ve aynı bölümdeki örneğin ikinci paragrafında yer alan “2025 yılı Haziran ” ibaresi “ 2026 yılı Mayıs, Haziran “, “ üç ” ibaresi “ dört “, “ 2025 yılı Ağustos ” ibaresi “ 2026 yılı Ağustos ” şeklinde, aynı örneğin dördüncü paragrafında yer alan “ üçü ” ibaresi “ dördü ” şeklinde değiştirilmiştir. 12. “17.9.10.1. Aylık taksitlerin aksatılması” başlıklı bölümünün birinci bendinde yer alan “ üç ” ibaresi “ dört “, “ üçüncü ” ibaresi “ dördüncü “, ikinci bendinde yer alan “ iki ” ibaresi “ üç ” şeklinde değiştirilmiştir. 13. Ek-5 yazı örneği ekteki şekilde değiştirilmiştir. 14. Bu Genelge, yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Bununla birlikte, Genelgenin 2 numaralı maddesi ile getirilen değişiklik, bu Genelgenin yürürlük tarihinden sonra alınan tecil başvurularına uygulanacaktır. Genelgenin 9, 11 ve 12 numaralı maddeleri ile getirilen değişiklikler ise bu Genelgenin yürürlük tarihinden önce alınıp da karara bağlanmamış tecil talepleri ile bu tarih itibarıyla devam eden tecil işlemleri için de kalan süre dikkate alınmak suretiyle geçerli olacaktır. Bilgilerini ve gereğini rica ederim. İsmail ERTÜZÜN Kurum Başkan V
-
57. SGK Bildirgesi Üzerine: Ne, Nasıl ve Neden?
Podcast Hakkında "Mevzu Mevzuat" 2. Bölüm: Sigorta Prim Bildirgesi Nedir? Bilmeniz Gereken Tüm Detaylar Bu bölümde, işletmelerin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ile olan en önemli yükümlülüklerinden biri olan Sigorta Prim Bildirgesini ele alıyoruz. Bildirgenin amacı, hangi sürelerde ve nasıl hazırlanması gerektiği, cezai yaptırımlardan kaçınmak için dikkat edilmesi gereken noktalar ve güncel düzenlemeler hakkında bilmeniz gereken tüm detayları paylaşıyoruz. Mali müşavirler ve işletme sahipleri için rehber niteliğindeki bu bölümü kaçırmayın! 💼📑
-
58. SGK Duyurusu – Kuruma Olan Borçların Son Ödeme Tarihinin Uzatılması
T.C. SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANLIĞI Sigorta Primleri Genel Müdürlüğü DUYURU Kuruma Olan Borçların Son Ödeme Tarihinin Uzatılması Kurum muhasebe işlemlerinin yürütüldüğü Mali Otomasyon Sistemi (MOSIP) altyapısında yapılan güncelleme çalışmalarından dolayı bazı hizmetlere erişilmesinde gecikmeler meydana gelmiştir. Meydana gelen gecikmelerden dolayı 5510 sayılı Kanunun , 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında sigortalı çalıştıran işyerlerinin, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar ile diğer sigortalılar ve genel sağlık sigortalılarının, cari dönem sigorta prim borçlarının, yapılandırma/taksitlendirme/6183-48 inci madde taksitlendirme borçlarının, diğer her türlü borcun ve 5510 sayılı Kanununa ve ilgili kanunlara göre yapılan borçlanma ( 3201 sayılı Kanuna göre yapılanlar dahil) ve ihya kapsamındaki borçların son ödeme tarihi 31/03/2026 olanların ödeme süresi 07/04/2026 tarihi saat 23:59’a kadar uzatılmış olup bu tarihe kadar yapılacak ödemeler yasal süresi içerisinde yapılmış sayılacaktır. Sigorta prim teşvik ve desteklerinden yararlanmaya devam edilebilmesi, süresinde ödenmeyen primler nedeniyle gecikme cezası ve gecikme zammına maruz kalınmaması ve yapılandırma ödeme planlarının ihlal edilmemesi açısından belirtilen tarihe kadar ilgili borçların ödenmesi önem arz etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Kaynak: SGK
-
59. Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat Şahıs Sigorta Primleri Rehberi Yayınlandı
Gelir Vergisi Kanununa göre hayat/şahıs sigorta prim ödemelerinin yıllık gelir vergisi matrahının tespitinde beyan edilen gelirlerden indirilebilmesi mümkündür. Bu kapsamda hazırlanan “Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat/Şahıs Sigorta Primleri Rehberi” güncellenerek kullanıma sunulmuştur. Söz konusu Rehberde; Gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılabilecek sigorta primleri ve indirim oranları, Hayat/şahıs sigorta primlerinin gelir vergisi matrahından indirilebilmesinin şartları, Ücret geliri elde edenlerde hayat/şahıs sigorta prim ödemelerinin gelir vergisi matrahından indirilmesinin kapsamı, Sigorta primlerinin hangi dönemde indirim konusu yapılacağı, Sigorta primlerinin toplu (defaten) ödenmesi durumunda indirimin nasıl uygulanacağı, Sigorta prim ödemelerine ilişkin tevsik edici belgeler, Sigorta prim indiriminin uygulanmasına ilişkin örnekler, gibi konulara yer verilmiştir. Rehbere ulaşmak için; Link
-
60. Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat Şahıs Sigorta Primleri Rehberi Yayımlandı
Gelir Vergisi Kanununa göre hayat/şahıs sigorta prim ödemelerinin yıllık gelir vergisi matrahının tespitinde beyan edilen gelirlerden indirilebilmesi mümkündür. Bu kapsamda hazırlanan “Gelir Vergisi Matrahından İndirilecek Hayat/Şahıs Sigorta Primleri Rehberi” güncellenerek kullanıma sunulmuştur. Söz konusu Rehberde; Gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılabilecek sigorta primleri ve indirim oranları, Hayat/şahıs sigorta primlerinin gelir vergisi matrahından indirilebilmesinin şartları, Ücret geliri elde edenlerde hayat/şahıs sigorta prim ödemelerinin gelir vergisi matrahından indirilmesinin kapsamı, Sigorta primlerinin hangi dönemde indirim konusu yapılacağı, Sigorta primlerinin toplu (defaten) ödenmesi durumunda indirimin nasıl uygulanacağı, Sigorta prim ödemelerine ilişkin tevsik edici belgeler, Sigorta prim indiriminin uygulanmasına ilişkin örnekler, gibi konulara yer verilmiştir. Rehbere ulaşmak için tıklayınız. İnfografik için tıklayınız. Detaylı bilgi için Vergi İletişim Merkezini VİMER-189 arayabilirsiniz.